{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/682 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1597<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19.01.2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/683 E. - 2023/45 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Genel Kurul Kararının İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 07.11.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07.11.2025<br><br>\tİzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.01.2023 tarih 2022/683 E. - 2023/45 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, davacının ortağı olduğu davalı kooperatifin 30.06.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısının düzenlendiğini, genel kurul toplantı tutanağında birinci sayfasının b bendinde görüleceği üzere ''... ortaklar listesinde kayıtlı 76 ortaktan 17 ortağın hazır bulunduğu...'', toplantı nisabının 17 ortak olduğunun açık olduğunu, Kooperatifler Kanunu m.45/2-3 fıkrasının yaptığı yollama uyarınca.... Kooperatifi Ana Sözleşmesi 'nin karar nisabı başlıklı 62. maddesi  gereğince ''...toplantı tarihindeki ortaklardan genel kurula  katılma hakkına sahip olanların çoğunluğunun toplantıda hazır bulunmaları gerekir '' dendiğini,  toplantı nisabının ortak sayısının çoğunluğu olduğunu, 76 ortaklı  davalı kooperatifin 17 ortak ile toplanmasının açıkça emredici kanun hükmüne ve ana sözleşmeye aykırılık oluşturduğunu, 30.06.2022 tarihli 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında, toplantı ve karar yeter sayısı olmadan kararlar alındığını, toplantı yeter sayısı bulunmadan alınan kararların şekil bakımından ve kurucu unsur bakımından emredici hukuk kurallarına aykırı olması sebebiyle hukuk aleminde varlık kazanmadığını, dava konusu olayda 30.06.2022 tarihli olağan genel kurulun gerek 7. maddesinde gerekse diğer maddelerinde alınan kararların, toplantı nisabının oluşmaması nedeniyle yok hükmünde olduğundan, alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti ve 30.06.2022 tarihli olağan genel kurulun iptalinin talep edildiğini, alınmış olan Genel Kurul kararlarının 1163 sayılı kanun hükümlerine ve anılan davalı kooperatif ana sözleşmesine aykırı olduğu gibi hukukun genel ilkelerine, hakkaniyet ve dürüstlük kurallarına da uygun olmadığını belirtmiş, kanuna ve ana sözleşmeye aykırı olan 30.06.2022 tarihli genel kurul yoklukla malul olduğunun tespitine anılan genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, davacının genel kurul kararına karşı dava açabilmesi için red oyu kullanmış ve şerh düşmüş olmasının gerektiğini, genel kurul kararına karşı dava açma süresinin toplantı tarihinden itibaren 1 ay olduğunu, toplantı tarihi olan 30/06/2022 tarihi ile dava tarihi olan 07/09/2022 tarihi arasında 1 aylık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davalı kooperatif ana sözleşmesinde \" Toplantı tarihindeki ortaklardan genel kurula katılma hakkına sahip olanların çoğunluğunun toplantıda hazır bulunması gerekir \" ibaresinin genel kurulun ilk toplantısı için geçerli olduğunu, iptali talep edilen toplantının ise ikinci toplantı olduğunu genel kurul toplantısı için ilk toplantıda yeterli çoğunluk sağlanmadığından dava konusu ikinci toplantının yapıldığını, kanun ve yönetmeliklerde de belirtildiği üzere ikinci toplantı için birinci toplantıda aranan çoğunluğun aranamayacağını,ikinci toplantıda 17 üyenin hazır bulunması ve toplantıya katılmasının yeterli olduğunu, dava dilekçesinde ikinci toplantıdan bahsedilmediğini, ilk toplantı yapılmış gibi yanlış bilginin verildiğini, genel kurul toplantısının emredici kanun hükmüne ve ana sözleşmeye aykırılık oluşturmadığını, aksi bir durum söz konusu olsaydı bu durumun toplantıya katılan ve tutanaklarda isimleri yer alan Tarım ve Orman Bakanlığı temsilcilerinin  gözünden kaçmayacağını belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça toplantının Kooperatifler Kanunu 'nun 45/2-3 fıkrasının yaptığı yollama uyarınca .... Kooperatifi Ana Sözleşmesi ' nin karar nisabı başlıklı 62.maddesindeki \"... toplantı tarihindeki ortaklardan genel kurula katılma hakkına sahip olanların çoğunluğunun toplantıda hazır bulunmaları gerekir\" hükmü gözetildiğinde toplantı nisabının ortak sayısının çoğunluğu olması gerektiği ve 76 ortaklı davalı kooperatifin 17 ortak ile toplanmasının açıkça emredici hükmüne ve ana sözleşmeye aykırılık oluşturduğundan bahisle genel kurulun yoklukla malul olduğunun iddia edildiği, dava konusu edilen genel kurul toplantısının ilk toplantıda çoğunluk sağlanamaması nedeniyle yapılan ikinci toplantı niteliğinde olduğu, ikinci toplantıda  davalı kooperatif ana sözleşmesi 60/3 . maddesi gereğince çoğunluk aranmayacağı, davacının yeterli çoğunluğun sağlanamadığı ve genel kurulunun yoklukla malul olduğu iddiasının yerinde olmadığı, davacının genel kurulun iptali iddiası yönünden 1163 sayılı Kooperatifler Yasası' nın 53. Maddesi uyarınca genel kurulda alınan kararların Yasa, ana sözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunulabilmesi için toplantıya katılan üyenin red oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zabta geçirmesi ve davanın bu iddiaların tümü bakımından toplantıya izleyen 1 ayın içinde açılmasının gerektiği, dava konusu edilen genel kurul toplantısının 30/06/2022 tarihinde yapıldığı ancak davanın 07/09/2022 tarihinde Kooperatifler Kanunu 53/1 maddesinde belirtilen 1 aylık süre geçtikten sonra açıldığı ve davanın süresinde açılmamış olduğu, davacının  dava konusu edilen toplantıya katıldığı, alınan kararlara karşı herhangi bir muhalefetinin bulunmadığı ve muhalefet şerhinin tutanaklara işlenmediği, muhalefet şerhi varlığının genel kurulun iptali davası açılabilmesi için dava şartı niteliğinde bulunduğu bu durumda HMK' nın 114/2. Maddesi hükmü yollaması ile 1163 sayılı Kooperatifler Yasası' nın 53 .maddesinin ve davalı Kooperatifin Ana Sözleşmesinin 68. Maddesi hükmünde aranılan dava şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, mahkeme kararının hem hukuka aykırı olup hem de şirket ana sözleşmesi incelemesi yeterince incelenmeden karar verildiğini,  mahkeme 30.06.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısının 2. toplantı olması ve 2. toplantıda şirket ana sözleşmesi gereğince toplantı yeter sayısının aranmayacağını belirtmiş ise de beyan dilekçesinde belirttiği üzere, 30.06.2022 tarihli 2. toplantının ... Kooperatifi Ana Sözleşmesi'nin toplantı Şekli ve Gündem, Toplantıya Başlama , Karar Nisabı başlıklı 59. - 60. - 62.  maddeleri incelendiğinde Ana  Sözleşmenin belirli şekli ve kurucu koşullar aradığının orta olduğunu, iptalini istedikleri 30.06.2022 tarihli olağan genel kurulun tutanaklarının Bergama 1. Noterliği tarafından onaylı 05643 yevmiye nolu 07. 07.2022 tarihli sureti incelendiğinde; Başkanlık Divanının Divan Başkanı - Divan Başkan Yardımcısı - Divan Katibi - Oy tasnifçisi olmak üzere 4 kişi toplandığının görüldüğünü, ister birinci toplantı olsun ister ikinci toplantı olsun asgari başkanlık divanı oluşturulacak kadar ortağın olağan genel kurul toplantısına katılımın şart olduğunun açıkça yazdığını, davalı kooperatif ana sözleşesine göre asgari başkanlık divanının 6 kişi ile toplanacağının açık olduğunu, genel kurul kararlarının şekli ve kurucu unsurlar bakımından emredici hukuk kurallarına aykırı olamayacağı ve hakimin bu durumları re'sen gözetmesi gerektiği nedeniyle 30.06.2022 tarihli genel kurulun yoklukla malul olduğunun tespiti ve kararının iptalini talep ettiklerini, davanın süresinde açılmadığı iddiasının hukuka aykırı ve gerçek dışı olduğunu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu uyarınca genel kurul toplantısının iptali için 1 aylık hak düşürücü sürede dava açmaları gerektiğini, 30. 06.2022 tarihinde toplanan genel kurul için 1 aylık hak düşürücü sürenin sonunun adli tatile rastladığını, kanun maddeleri uyarınca 30.06.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısının iptali için yasal sürenin 30.07.2022 tarihinde sona erdiğini, dava açma süresinin son tarihi adli tatile rastlaması sebebiyle HMK 102 ve 104 . maddeleri uyarınca 7 Eylül tarihi saat 23.59 tarihine kadar iş bu davayı açma hakları olduğunu, anılan davanın da 07.09.2022 tarihinde açıldığını ve süresinde olduğunu ve davanın adli tatilde görülecek işlerden  olmadığını, dava açan üyenin genel kurula katılmış olması, karşı oy kullanması ve karara karşı muhalefet şerhinin tutanağa yazdırılması koşullarının aranmayacağını, şekli ve kurucu unsurlar bakımından emredici hukuk kurallarına aykırılık hallerinde genel kurulun yok hükmünde olduğu ve olağan toplantı kararlarının baştan itibaren hukuk aleminde varlık kazanamayacağının emsal ve güncel tarihli Yargıtay kararınca da ortada olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tGEREKÇE :Dava, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavacı yanca ileri sürülen istinaf istemi ile davalı kooperatifin iptale konu genel kurul toplantısının Ana Sözleşmenin 62. maddesi kapsamında toplantı yeter sayısı sağlanmadan yapılmasının emredici düzenlemeye aykırı olduğu ve bu nedenle de yoklukla malul olduğu yönündeki iddiası kapsamında mahkemece söz konusu sözleşmenin 60/3 maddesi kapsamında toplantı yeter sayısının mevcut olduğu belirtilmekle bu yönden değerlendirmenin  ana Sözleşmedeki olağan genel kurul toplantısına yönelik toplantı yeter sayısının nasıl belirlendiğinin tespiti sonucu gidilmesi gerektiği kabul edilerek bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde  kooperatif Ana Sözleşmesinin 60. ve 62. maddelerinde toplantı yeter sayısı bakımından düzenleme  olmakla birlikte söz konusu maddelerin birbirlerinden bağımsız olarak düşünülmesi mümkün olmadığı gibi esasen birbirlerine aykırı da olmadıkları, buna göre her iki sözleşme maddesine göre olağan genel kurul toplantısı yönünden toplantı yeter sayısının katılma hakkı olan üyelerin çoğunluğuna karşılık geldiği buradan hareketle 76 üye barındıran davalı kooperatifin 39 üye ile toplantıya başlayabileceği ancak iptali istenen 2021 yılı genel kurul toplantısının önceden 15/06/2022 tarihinde yapılması planlanmış ise de toplantı için yeterli sayıya ulaşılamaması nedeniyle ertelenmekle 30/06/2022 tarihinde yapılmasının kararlaştırıldığı, iptali istenen 30/06/2022 tarihli genel kurulun ikinci toplantı olduğu göz önüne alındığında artık toplantı yeter sayısının  Ana Sözleşmenin 60/3 maddesi kapsamında belirlendiği üzere 6 kişi (sözleşmenin 60/1 maddesine göre 1 başkan, 1 başkan vekili, 2 katip ve 2 oy ayırıcısı sayısı göz önüne alındığında) olduğunun kabulü ile söz konusu 30/06/2022 tarihli toplantının ise davacının da katıldığı şekilde toplam 17 üye ile yapıldığı görülmekle iddianın aksine toplantı yeter sayısının mevcut olduğu kabul edilerek bu phususa dair mahkeme görüşü yerinde ve isabetli olup bu yönden davacı yanın istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>\t6100 sayılı HMK'nın HMK'nın 104/1. maddesi ile \"adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.\" şeklindeki hüküm göz önüne alındığında uzayacak sürenin 6100 sayılı HMK ile belirlenen süreler olduğu, her ne kadar davacı vekilince yukarıdaki gerekçeler ile iş bu iptal davasının yasal süre içinde açıldığı belirtilmiş ise de somut olaydaki gibi genel kurul kararının iptaline yönelik açılacak davalarda dava açma süresi 1163 sayılı Koopetaifler kanunu 53 maddesi'nden kaynaklandığı anlaşılmakla  bir önceki paragrafta yapılan açıklama karşısında ortada yoklukla malul olunmasını gerektirir bir genel kurul kararı olmadığından Mahkemenin iş bu davanın süresinden sonra açıldığı yönündeki görüşü isabetli olup bu yönden davacı yanın istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmış ayrıca bu kapsamda açılacak iptal davaları yönünden davacı yanın muhalefetinin tutanağa da işlenmediği görülmekle bu yönden de Mahkeme görüşü isabetlidir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 07.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>\t\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6609fa46d1c69034","SID":"69b93217a055560e"}}