{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1881 - 2025/2282<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1881 <br>KARAR NO\t: 2025/2282<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/12/2018<br>NUMARASI\t\t: 2017/2200 Esas - 2018/1134Karar<br>DAVACI\t: ... BANKASI ANONİM ŞİRKETİ  <br>VEKİLLERİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: ... PETROL ÜRÜNLERİ MADENİ YAĞ ATIK<br>\t\tGERİ KAZANIMI TESİSİ VE BİODİZEL ÜRETİMİ<br>\t\tDAĞITIM PAZARLAMA SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ. <br>İFLAS İDARE MEMURU\t: 1 -...  - <br>\t: 2 -...   <br>\t: 3 -...   <br>DAVANIN KONUSU\t: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin<br>\t\t  Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ\t: 04/11/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 04/11/2025<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2018 tarihli 2017/2200 Esas- 2018/1134 Karar sayılı  kararı  aleyhine  davacı vekilinin istinafı üzerine Dairemizce 28/12/2021 tarihli 2019/2231 Esas-2021/1591 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, icra dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, hükmedilen alacaklardan ticari kredi kartı alacağı ile kredili mevduat hesabı alacağına asıl alacaklar yönünden takip tarihinden itibaren %28.08 oranında çek kredisi alacağı, taksitli ticari kredi alacağı ve ticari nitelikli kredi alacakları yönünden takip tarihinden itibaren %40 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, 138.973,05 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, depo isteminin takibin dayanağı rehin sözleşmesinde depo hakkı ile ilgili bir hüküm bulunmadığından reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilince yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/05/2024 tarih ve 2024/2873 Esas-2024/4248 Karar sayılı ilamı ile Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmesi üzerine duruşma açılarak yapılan istinaf yargılaması sonunda;<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                            :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacı banka ile davalı şirket arasında Genel Kredi Sözleşmesi, taşıt kredisi ve rehin sözleşmesi düzenlendiğini, davalının sözleşmeden kaynaklanan 740.023,19.TL borcu, 53.820,00.TL gayri nakdi riskinin bulunduğunu, .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/2393 sayılı dosyası ile başlatılan taşınır rehnine dayalı icra takibinin davalının haksız borca itirazı ile durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin  devamına ve  %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davacı banka ile davalı şirket arasında düzenlenen  Ticari Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesi ile müşterinin gerek taşıt kredisi sözleşmesinden gerekse bankayla imzaladığı başka sözleşmelerden doğan borçların teminatını teşkil etmek üzere davalı şirket adına kayıtlı araçlar üzerine rehin hakkı tesis edildiği, davalı taraf borca itiraz dilekçesinde açık bir şekilde rehin hakkına itiraz etmediğinden İİK 147. maddesi uyarınca alacaklının rehin hakkının tartışma konusu olamadığı kabul edildiği, bankanın şirkete kullandırdığı çek kredisi, taksitli ticari kredi, ticari kredi, kredili mevduat hesabı borcu ve ticari kredi kartından doğan borç rehin hakkı kapsamında olduğundan bu alacaklar için bilirkişi hesaplamasına göre davanın kısmen kabulü gerektiği kanaatine varıldığı, bilirkişi raporunda belirtildiği gibi ticari kredi kartından ve kredili mevduat hesabından kaynaklanan alacağa TCMB belirlenen %28,08 temerrüt faizi uygulanması gerektiği, diğer kredilerden kaynaklanan alacaklara ise taraflar arasındaki sözleşmenin 10. maddesine göre borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredi türlerinden en yüksek faiz oranının  2 katının uygulanmasının mümkün olduğu, ancak bu oranın uygulanması için bankanın temerrüt tarihindeki cari hesap kredilerine fiili olarak uygulanan faiz oranına ilişkin emsal sözleşmeleri sunması gerektiği, davacı tarafa akdi ve temerrüt faizine esas olan belgeleri ibraz etmek üzere kesin süre verildiği ancak bankanın 20 Eylül 2012 tarihli Genel Mektup dışında başka belge sunmadığı, sunulan Genel Mektubun da temerrüt tarihi ile uyumlu olmadığı, bu nedenle takiple istenen diğer üç kalem alacağa avans faizinin uygulanmasına hükmedildiği, rehin sözleşmesinde bankanın gayri nakdi riskleri için depo hakkı tanınmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının ticari kredilere avans faizi uygulanmasına ve depo talebinin reddine ilişkin kısımlarının hatalı olduğunu, ticari krediler için takipte talep edilen %40 temerrüt faiz oranının sözleşmeye uygun olduğunu ve bu durumun bilirkişi tarafından da tespit edildiğini, sözleşmeye göre depo talebinde bulunulabileceğini, mahkemece verilen kesin süre ihtarında emsal sözleşme sunulmasına ilişkin açık bir ara karar bulunmadığını, banka genel mektubunun da süresi içinde dosyaya sunulduğunu, mahkemece banka kayıtları üzerinde yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini ileri sürerek, mahkeme kararının reddedilen depo talebi ve Ticari Kredilere ilişkin avans faizi uygulanması yönlerinden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, kredi sözleşmelerinden kaynaklı nakdi ve gayrinakdi alacaklar için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi'nin 07/12/2018 tarihli 2017/2200 Esas- 2018/1134 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 28/12/2021 tarihli 2019/2231 Esas-2021/1591 Karar sayılı kararıyla davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, icra dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, hükmedilen alacaklardan ticari kredi kartı alacağı ile kredili mevduat hesabı alacağına asıl alacaklar yönünden takip tarihinden itibaren %28.08 oranında çek kredisi alacağı, taksitli ticari kredi alacağı ve ticari nitelikli kredi alacakları yönünden takip tarihinden itibaren %40 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, 138.973,05 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, depo isteminin takibin dayanağı rehin sözleşmesinde depo hakkı ile ilgili bir hüküm bulunmadığından reddine karar verilmiş, işbu karara karşı davacı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine <br> Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/05/2024 tarih ve 2024/2873 E. 2024/4248 Karar sayılı ilamı ile;<br> \"Davaya konu takip taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, kart üyelik sözleşmesi ve ticari taşıt kredisi ve rehin sözleşmesinden kaynaklanan alacakların tahsili, gayrinakdi alacaklar yönünden depo edilmesi istemine ilişkindir. Ticari taşıt kredisi ve rehin sözleşmesinde bulunan hüküm nedeniyle rehnin  başka sözleşmelerden doğan alacakların teminatı da olduğu açıktır.<br>Takipte talep edilen  gayrinakdi alacakların dayanağı sözleşme genel kredi sözleşmesi olup  depo talep edilip edilemeyeceği hususunda bu sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Taraflar arasında yapılan genel kredi sözleşmesinde gayrinakdi alacaklara ilişkin depo talep edilebileceği hüküm altına alınmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince bu husus gözden kaçılarak verilen kararın bozulması gerekmiştir. \" gerekçesi ile kararın  bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Dairemizce, Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraflara tebliğ edilmiş, Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılama yapılmıştır.<br>Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davanın devamı sırasında ....Asliye Hukuk 14.10.2019 tarihli 2018/286 Esas-2019/652 Karar sayılı kararıyla davalı şirketin iflasına, iflasın 14.10.2019 günü saat 10:36 itibari ile açılmasına karar verildiği, müflis şirketin tasfiye işlemlerinin ... İcra Dairesi'nin 2021/8 İflas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünün tespit edilmesi üzerine iflas dosyasında görevli tasfiye memurlarına davetiye tebliğ olunarak davaya kayıt-kabul davası olarak devam olunmuştur.<br>... İcra Dairesi'ne müzekkerimize cevaben gönderilen 13/05/2025 tarih ve 2021/8 İflas sayılı yazı ve ekindeki 22.06.2020 tarihli sıra cetvelinden davacı bankanın eldeki davaya ve ....İcra Müdürlüğü'nün 2017/2393 Esas sayılı icra takibine konu nakdi alacağının tamamının iflas masasına kaydedildiği anlaşılmıştır.<br>Davacı bankanın davaya ve takibe konu  gayrinakdi alacak talebinin ise, çek sorumluluk bedelinden kaynaklanan gayrinakdi risk sebebiyle depo talebine yönelik olduğu gözetilerek davacı bankadan çeklerin seri numaraları, basım tarihleri, ibraz ve ödeme durumu sorulduktan sonra, daha önce rapor düzenleyen bilirkişi Prof.Dr....'dan alınan 26/09.2025 tarihli ek raporda davacı bankanın gayrinakdi alacak talebinin dayanağını oluşturan çeklerin tümü bakımından çek sorumluluk bedelinden kaynaklanan riskin sona erdiği hususunda görüş bildirilmiştir.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile yukarıdaki açıklamalar ışığında yapılan değerlendirme sonucunda, davacı bankanın davaya ve takibe konu nakdi alacağının borçlu müflis şirketin iflas masasına kaydedildiği ve gayrinakdi alacağının ise çek sorumluluk bedeline ilişkin banka riskinin sona erdiği, bu haliyle davacının davasının konusuz kaldığı anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava tarihi itibariyle haklılık durumu dikkate alınarak davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-Davacının davası konusuz kaldığından ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, <br>2-Alınması gereken 45.513,22TL ilam harcından peşin alınan 12.637,75.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 32.875,47.TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya İADESİNE,<br>3-Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 45.0000 TL vekalet ücretinin Davalıdan Alınarak Davacıya Verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan 10 tebligat gideri 120,00 TL ve bilirkişi ücreti 1.000,00 TL olmak üzere toplam 1.120,00 TL yargılama giderinin Davalıdan Alınarak Davacıya Verilmesine,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 297/ç bendi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde Yatıran Tarafa İadesine,  <br>İstinaf  Yargılaması Yönünden;<br>1-Davacı tarafından yatırılan 44,40.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE, <br>3-6100 sayılı HMK'nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 121,30.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı,1.749.TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.749,00.TL istinaf yargılama gideri 3.000.TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam  4.870,3TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>2-Davacı tarafından yapılan121,30TL istinaf başvuru harcının davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, <br>3-Yargıtay bozma ilamı gereği zorunlu olarak duruşma açıldığından Hukuk Genel Kurulu'nun 04/03/2021 tarih, 2021/2-96 esas, 2021/205 karar sayılı ilamı uyarınca taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>4-6100 sayılı HMK.333 maddesi uyarınca peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 359/3 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,<br>Dair, tarafların yokluğunda HMK'nın 361. Maddesince kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/11/2025<br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c6cfadf8d755b55d","SID":"9cef7ab4f162f1cb"}}