{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO\t: 2022/2620 <br>KARAR NO\t: 2025/1887<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 27/05/2022<br>NUMARASI\t: 2019/737 Esas - 2022/415 Karar<br>DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 05/11/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ         :<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 01/11/2011 günü saat 05:30 sıralarında... yönetimindeki... plaka sayılı aracın, Ankara istikametinden, Kızılcahamam istikametine seyir halindeyken sürücünün aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek, gidiş yönünde doğru yolun sağ tarafında bulunan yol seviyesinden 3,30 metre aşağıda bulunan dere yatağındaki taşa sağ ön burun hizasıyla çarpıp takla atması sonucu oluşan kazada araçta yolcu olan müvekkillerinin oğlu Murat ...'ın hayatını kaybettiğini, diğer yolcu ve şoför...'ın ağır yaralandığını, kazaya karışan sürücü...'ın Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin; 05/06/2022 tarih, 2012/63 Esas ve 2012/204 Karar sayılı kararıyla hapis cezasına çarptırıldığını, emniyet birimlerince düzenlenen kaza tespit tutanağına göre de... plaka sayılı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu bulunduğunu, ... plaka sayılı aracın, ZMMS'si bulunmadığından kaza nedeniyle yükümlülüğün ... Hesabı'na ait olduğunu, kaza nedeniyle ... Hesabı'na 22/05/2019 tarihli dilekçe ile başvuru üzerine davalı ... Hesabı'nın müvekkili Rahmi ... için 16.060,00.-TL, müvekkili Döndü ... için ise 24.789,00.-TL destekten yoksun kalma ödemesi yapıldığını, ödemenin yetersiz olduğunu, müvekkillerinin oğlunun, davalılardan...'ın kullandığı ve diğer davalı ...'ın işleteni olduğu araçta, davalı sürücü...'ın kusuru sonucunda vefat ettiğini, müvekkillerinin çekmiş olduğu ızdırabın bir nebze olsun dindirilmesi için manevi tazminat taleplerinin de bulunduğunu belirterek davacı Rahmi ...  ile Döndü ... için ayrı ayrı şimdilik 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,  davacı Rahmi ...  ile Döndü ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı tarafça müvekkili kuruma başvuruda bulunulduğunu, müvekkili kurum tarafından cevap verildiğini ve ödeme yapılarak zararın giderildiğini, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili kurumun sorumluluğunun, kusur oranıyla ve teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kusur ve tazminat tutarının hesaplanması bakımından raporlar alınması gerektiğini, hesaplanacak tazminat tutarından müterafik kusur ve hatır taşıması indiriminin yapılması gerektiğini, Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2012/63 Esas ve 2012/204 Karar sayılı kararında ve ifade tutanaklarında, maktul Murat ...'ın, ...'ın ve araç sürücüsü...'ın yüksek miktarda alkollü olduğu, aracı öncelikle sürücü belgesi bulunmayan ...'ın sürdüğünün daha sonra trafik kontrolü sırasında yakalanabileceği düşüncesi ile aracı...'a teslim ettiği tespitlerinin ve beyanlarının bulunduğu, yolcu Murat ...'ın meydana gelebilecek her türlü durumu kabul ederek araçta yolcu konumunda bulunması sebepleriyle  zarar görenin müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili kurum  meydana gelen zararı giderdiğinden faiz sorumluluğunun kalmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın Kızılcahamam Mahkemelerinde görülmesinin gerektiğini, kaza tarihinin 01/11/2011 olduğunu ve davanın zamanaşımına uğradığını, şahsının araç sahibi olduğu için kazadan sorumlu olmadığını, bildiği kadarıyla davacılar veya müteveffanın mirasçılarının dava konusu kaza nedeniyle ... Hesabı'ndan ödeme aldıklarını, bundan dolayı... plaka sayılı aracı üzerine ... Hesabı tarafından haciz uygulandığını, şimdi ise diğer davacıların tekrar tarafından tazminat talep ettiklerini, kendisinin yeşil kartlı olduğunu, Kızılcahamam Sosyal Yardımlaşma ve Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden yardım alarak geçimini sağladığını,  kazada sürücü  olmadığını, kusuru bulunmadığını, bacağını odun testeresinin kestiğini, çalışamadığını, tazminatın zenginleşme aracı olamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın kısmen kabulü ile, davacı Rahmi ...'ın maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 14.102,79-TL destekten yoksun kalma  tazminatının 20.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Hesabı, ... ve...'tan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı Döndü ...'ın maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 46.856,10-TL destekten yoksun kalma  tazminatının 20.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Hesabı, ... ve...'tan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı Rahmi ...'ın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın 01.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve...'tan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı Döndü ...'ın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 15.000,00-TL manevi tazminatın 01.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve...'tan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ve davalı ... Hesabı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; HMK madde 298/2, '' Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.'' madde hükmü oldukça açık olduğundan dolayı mahkeme tarafından yazılan kısa kararda gerekçe kısmında, davalılar lehine yapılan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimlerinden bahsedildiği ancak reddedilen kısım üzerinden kurulacak vekalet ücretinden bahsedilmediğini, buna karşılık, hüküm fıkrasında indirim sebebiyle reddedilen kısım üzerinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, kararın gerekçe kısmı ile hüküm fıkralarının birbirini tamamlaması, hüküm altına alınan kalemlerin gerekçe kısmında açıklanması gerektiğini, davacılar aleyhine vekalet ücretinden bahsedilmemişken gerekçeli kararda bu hususun yer almasının hukuka aykırı olduğunu ayrıca kanuni indirim sebebi olan müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimlerinin yapılması durumunda davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... Hesabı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapıldığında yapılan ödemenin yeterli olduğunu, müvekkili kurumun başvuru sahibine ibraname mukabilinde ödemede bulunarak kazadan kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, başkaca bir sorumluluğu bulunmadığını, Mahkeme tarafından öncelikle ibranamenin iptali şartlarının somut olayda mevcut olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili kurumca ödenen tazminat tutarı ile  Mahkeme tarafından yaptırılacak bilirkişi tarafından tespit edilecek tazminat miktarı arasında fahiş fark /ödemenin yetersiz olduğunun tespiti halinde ibranamenin hükümsüz sayılabileceğini aksi halde başvurunun reddi gerektiğini, ... Hesabı’nın sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, limit aşımı yapıldığını, ... Hesabı’nın sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle sakatlık hallerinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası teminat limiti ile sınırlı olduğunu, aleyhe karar verilmesi durumunda ... Hesabı’nın sorumluluğunun kaza tarihindeki poliçedeki teminat limiti kadar olduğunu, ayrıca Trafik Sigortası Genel Şartları’nın B.2-2.4 maddesindeki düzenlemeye istinaden müvekkili kurumun sorumluluğunun hem asıl alacak ve hem de avukatlık ücreti, yargılama giderleri ve harç açısından bu limitle oranlı olarak sınırlandırılması gerektiğini, 40.849,00-TL'nin 24.06.2019 tarihinde ödendiğini,  İstanbul 10. AHM 2011/719 E. sayılı kararı ile hak sahiplerinden ... ile çocukları ...'a toplam 109.163-TL anapara ödemesi yapıldığını (feriler dahil toplam 154.002 TL  21.06.2013 tarihinde, Ankara 14. İcra Md. 2013/10573 E. sayılı icra dosyasına ödendiğini) limit aşımı nedeniyle garameten paylaştırma yapılarak hüküm kurulması gerektiğini, Genel Şartlar gereğince hesaplama yapılırken TRH 2010 Yaşam Tablosu ve iskonto oranı (teknik faiz), %1,65 olarak dikkate alınması gerektiğini, aksi taktirde PMF Yaşam Tablosu kullanılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, müvekkili şirket dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.   Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 01.11.2011 günü saat 05.30 sıralarında sürücü...'ın, idaresindeki ...  plakalı otomobil ile D.750 devlet karayolu üzerinde Ankara istikametinden Kızılcahamam istikametine doğru seyir halindeyken sağa virajlı olay yeri İncik Boğazı mevkii 64.km'ye geldiğinde kontrolünü kaybederek seyir istikametine göre sağ taraftan yol dışı kalması sonucu yolcu Murat ...'ın yaşamını yitirdiği, davacıların eldeki davayı açarak destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda  hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre  %1,65  teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğine ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. -  2024/5474  K.,  2023/12136  E. -  2024/5730 K., 2021/16078  E. - 2022/10550  K. sayılı kararları).   Kazaya karışan araç sigortasız olup davacı vekilince, ... Hesabına 23/05/2019  başvuru tarihinden  itibaren  8 iş günü sonrası olan 04/06/2019 tarihi faize başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği halde  ödeme tarihi olan 20/06/2019 tarihinin faiz başlangıcı olarak alınması davalı lehine olduğundan dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiğine  ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.   6100 sayılı HMK'nın 297/2.maddesi gereğince de hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Somut uyuşmazlıkta Mahkemece kısa karar kurulurken indirimleri uygulamak sureti ile sonuç tazminat miktarı yazılmış ve gerekçeli kararda da aynı hüküm kurulmuştur. Tazminat miktarından müterafik ve hatır indirimi yapıldığı hususu da gerekçeli kararda gerekçe kısmında açıkça belirtilmiştir. Mahkemece kısa kararda taleplerin her biri ile ilgili gerekçeye girilmeksizin gerekçeli karara uygun hüküm kurulduğundan ve yargılama giderleri ile vekalet ücret kısmının kısa kararda bulunma zorunluluğu bulunmadığından kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki bulunmamaktadır. Ne var ki müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirim mahiyetinde olduğundan davalı taraf lehine bu kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  kabul görmüş pay esasına göre \"çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edildiği; Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda  desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalı olduğu; Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak payların düşeceği, Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun paylarının destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılarak, anne ve babaya verilmeyeceği; Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payının artacağı; Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payının diğerine aktarılacağı, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminatın bu ilkelere göre hesaplanmasının\"  benimsenmiştir.Somut uyuşmazlıkta nüfus kayıtlarına göre müteveffa eşi ve çocukları da bulunduğu   halde aktüerya hesabında sağ olan dava dışı eş ve çocuklara  pay ayrılıp ayrılmadığı ve pay ayrılması halinde kaza tarihindeki poliçe limitin aşılıp aşılmadığı, aşılması halinde ise garame hesaplaması ile tazminat belirlenmesi gereği anlaşılamadığından yetersiz ve denetime elverişli olmayan  bilirkişi raporu esas alınarak  eksik inceleme ile  karar verilmesi doğru olmamıştır.O halde Mahkemece yapılması gereken; desteğin kaza tarihinde sağ olan anne, baba, eş ve çocuklarına da pay ayrılarak payların belirlenmesi limitin aşılması halinde garame hesabı yapılması,  ödeme tarihi itibariyle davacı anne babaya yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi amacı ile ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarı karşılaştırılarak, ödemenin yeterli bulunması halinde ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmesi; ödeme yetersiz ise davalı ... Hesabı'nın davadan önce davacılara ödediği bedelin, ödemenin yapıldığı tarih ile zarar hesabının yapıldığı tarih arasında işleyen yasal faiz hesaplanarak güncellenmesi ve güncellenmiş miktarın, tazminat miktarından mahsup edilmesi tazminattan müterafik kusur indirimi ve  hatır indirim de yapılması suretiyle tazminatın belirlenmesi için  aktüerya bilirkişisinden hükme esas alınan rapor tarihi itibariyle ek rapor alınması ve usuli kazanılmış haklarda  (müterafik kusur indirimi ve  hatır indirim miktarları için  karşı vekalet ücreti verilmeyeceği de) gözetilerek karar vermekten ibarettir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı ... Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :<br>1-Davacı vekili ve davalı ... Hesabı  vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,  5-Davacı vekili ve davalı ... Hesabı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/11/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cea103046b4466b5","SID":"f9436ae4fb938a3e"}}