{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1994 - 2025/2312<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1994 <br>KARAR NO\t: 2025/2312<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                   K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/487 E.  -  2023/298 K.<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/06/2023 tarih ve 2022/487 E. - 2023/298 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şahsın 2021/113673 sayılı ve \"...\" ibareli marka başvurusunun yayınına müvekkili şirkete ait \"...\" esas unsurlu markalara dayalı olarak itiraz edildiğini, itirazın diğer davalı ... 2022-M-14024 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin \"...\" esas unsurlu markalarının tüketici nezdinde bilinir, tanınır markalar haline geldiğini, dava konusu marka başvurusunun müvekkili şirket markaları ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayniyet derecesinde benzer olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, markaya eklenen ayırt ediciliği düşük \"...\" kelimesinin markada farklılık yaratmadığını, benzerlik karşılaştırmasının \"...\" ve \"...\" ibareleri arasında yapılması gerektiğini, davalı markasının sonuna eklenen \"...\" harfinin iltibas tehlikesini ortadan kaldırmadığını, dava konusu markanın müvekkili şirkete ait markalar ile birebir aynı mallar üzerinde tescil edilmek istendiğini, markaların hedef kitlesinin aynı olduğunu, bu ürünlerin alımında tüketicilerin göstereceği dikkat derecesi ile harcayacağı zamanın normalden daha az olduğunu, bu durumun markaların karıştırılması ve iltibas riskini arttıracağını, davalı şahsın marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirkete ait \"...\" ibareli markaların zayıf markalar olmadığını ileri sürerek, ...Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2022-M-14024 sayılı kararının iptaline, 2021/113673 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>Davalı ...  vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şahıs vekili, \"...\" markasının Türkçe anlamı \"...\" olan \"...\" ve \"...\" ibarelerinin birleşimi sonucu oluşturulduğunu, müvekkilinin dava konusu marka adı altında bitkisel ve sağlıklı beslenme üzerine çalışmalar yaptığını, müvekkili markası ile davacı markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerliğin söz konusu olmadığını, markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, davacı tarafın markalarının tanınmışlığını ve müvekkilinin kötüniyetli olduğunu ispatlayamadığını, müvekkili markasının bir bütün olarak incelenmesi gerektiğini, müvekkilinin dava konusu marka altında hazır gıda ürünleri satmadığını, bilinçli tüketim algısı yüksek olan ve sağlıklı beslenmek isteyen kitleye bitkisel ve sağlıklı beslenme üzerine çalışma yapan ürünleri satmayı amaçladığını, markaların hitap ettiği tüketici kitlesinin birbirinden tamamen farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı yanın 2013/60855 sayılı markası için kullanım ispatı talebinde bulunulduğu, davacı tarafın, kullanımı ispat bakımından dosyaya herhangi bir belge sunmadığı, bu nedenle 2013/60855 sayılı markanın, YİDK kararının iptali davası bakımından dikkate alınmadığı; davacı şirketin hükümsüzlük davası bakımından mesnet gösterdiği 2022/059992 ve 2022/059991 başvuru numaralı markaların dava konusu markadan sonraki tarihli olduğundan incelemede dikkate alınmadığı; dava konusu markanın kapsamında yer alan 30. sınıf emtiaların, davacının gerekçe olarak gösterdiği tüm markaların tamamında aynen yer aldığı, tüm emtialar bakımından taraf markaları arasında \"emtiaların aynı veya benzer olması\" şartının sağlandığı; davacı markalarında esas unsurun \"...\" kelimesi olmasına karşın, dava konusu markanın esas unsurunun \"...\" ibaresi olduğu, bu ibarelerin görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadığı, bütün olarak bakıldığında dava konusu markanın davacı markalarının imajından uzaklaştığı, tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür ya da benzer ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olduğu, taraf markalarının birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunmadığı; davacı tarafça dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler kapsamında davacı yana ait \"...\" ibareli markanın tanınmış olduğuna dair bir kanaat oluşmadığı, davacı markasının tanınmış olduğu kabul edilse dahi, taraf markalarının benzer olmadığı gözetildiğinde, davalıya ait markanın, davacıya ait markaların ayırt edicilik karakterine ve itibarına zarar vermesi ve tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinin somut olay bakımından mevcut olmadığı; bunun haricinde davalı şahsın kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediği gerekçesiyle, davanın  reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik olduğunu, emsal yargı kararları bulunduğunu, tüketici kitlesinin eksik değerlendirildiğini, iltibasa etkisinin gözardı edildiğini, SMK'nın 6/5. maddesi şartlarının oluşmadığı yönündeki gerekçenin isabetsiz olduğunu, kötüniyet iddiasının da kanıtlandığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvuruda, davacı markasının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin öne çıkartılmadığı gibi esasen dava konusu başvurunun \"...\" ön eki anlamına gelen \"...\" kelimesinden türetildiği, bu hali dava konusu başvurunun davacının itirazına mesnet markalarından hem işitsel hemde anlamsal olarak yeterince farklılaştığı; nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.06.2025 tarih ve 2025/81-4522 E.-K. sayılı kararında \"...\" ibaresinin, 05.12.2023 tarih ve 2022/3365 E. - 2023/7083 K. sayılı kararında ise \"...\" ibaresinin davacının mesnet markalarıyla benzer bulunmadığı; öte yandan, taraf markaları benzer olmadığından davacı vekilinin tanınmışlık iddiasının tartışılmasının somut uyuşmazlığa bir etkisi bulunmadığı gibi, kötüniyet iddiasının da kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 28/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 04/12/2025<br><br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan<br><br>Üye<br><br>Üye<br><br>Katip<br><br> Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"10c483b5c9a02248","SID":"06daeeaa99527fcf"}}