{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/1840 <br>KARAR NO: 2025/2117<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/10/2024<br>ESAS NO: 2024/447 <br>KARAR NO: 2024/956<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025<br>İSTİNAF KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 21/11/2025<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 22/10/2024 tarih ve 2024/447 E - 2024/956  K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ...Bankası’nda çalıştığını, alacağına karşılık ...’den 65.000,00 TL bedelli senet aldığını, davacının bankadan tanıştığı ve kendisini galerici gibi tanıtan davalı ...’ndan araba almak için 65.000,00 TL bedelli senedi ciro etmek için verdiğini, davacının senedi verdikten sonra davalı ... ve ortakları olarak tanıdığı ... ve diğer davalı ...’dan aracı alamadığını, araç satışından vazgeçildiği için davacının senedin iadesine karar verilmesini istediğini, davalı ...’nun senedi kaybettiğini iddia ettiğini, davacının kendisinde bulunan senet fotokopisi üzerine davalı ...’san ibraname aldığını, ibraname tarihi 22/01/2018 olmasına rağmen davalılar tarafından senedin vade tarihinin 15/02/2019 olarak yazıldığını, davalıların senedin kaybolduğuna dair davacıyı ikna ettiklerini, davalı ...’nun bu senede dayanarak Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ... Esas) sayılı icra takibi başlattığını, icra takibinin 26/10/2020 tarihinde davalı ...’a temlik edildiğini, davacının aracına haciz ve yakalama şerhi konulduğunu, aracın yakalandığını ve satış işleminin başlatıldığını, davalıların aralarında ortak olduğunu, icra takibinde diğer davalılar ...nda hiçbir işlem yapılmadığını, bedelsiz olan senetten dolayı davacının borçlu olmadığını belirterek 65.000,00 TL bedelli bono yönünden borçlu olmadığının tespitini ve davalıların bono bedelinin % 20’si oranında tazminata mahkum edilmesini ve bu aşamada öncelikle icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açmadan önce ara bulucuya başvurmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile redine karar verilmesini, davalı ...'ın diğer davalı ... ile tanışıklığı hariç ticari vs. hiçbir ilişkisi bulunmadığını,  davalı ...’ın Örnek-10 ödeme emrine yasal süreleri içerisinde itiraz edilmeyen, İcra Mahkemeleri nezdinde şikayet yoluna başvurulmayan bir icra takibini (diğer davalı ...'dan olan alacağına karşılık) temlik alan, yaklaşık 20 yıldır ve halen, hayatını işçi emekçisi olarak idame ettiren iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, davalının diğer davalı ...'ndan olan adi nitelikteki alacağını tahsil etmek amacıyla ...'nun teklifi üzerine temlik giderlerini dahi kendisi üstlenerek mevzu bahis icra takibine konu alacağı usule ve hukuka uygun olarak temlik aldığını, davalının, davacı...'ı fiziken görse tanıyamayacak bir kişi olduğunu, hiçbir tanışıklığı, ilişiği bulunmadığını ve...'ı ismen söz konusu temlik sonrasında tanıdığını,  davaya konu kambiyo senedinin arka planında bulunan hukuki ilişki yahut senedin şekli unsurları ...nda bilgi ve görgü sahibi olmadığını, Örnek-10 ödeme emrine yasal süreleri içerisinde itiraz edilmeyen, İcra Mahkemeleri nezdinde şikayet yoluna başvurulmayan bir icra takibini ...'ndan olan alacağını tahsil etme gayesiyle hareket ettiğini, davalının, ... yahut dava dışı tanışık olmadığı ... ile hiçbir ortaklık ilişkisi bulunmadığını, dava dilekçesinde iddia edilen araç alım satım olayı, senedin kaybolması, bedelsiz oluşu, ibraname vs. hususlar ile ilgili en ufak bir bilgisi ve eylemi olmadığını, bu hususların temlik alacaklısı davalı tarafı da ilgilendirmediğini, davalının iyi niyetli temlik alacaklısı olduğunu,  asılsız ve mesnetsiz, kurgudan ibaret beyanlarda bulunan kötü niyetli davacının; hiçbir görüşmesi, tanışması, telefon yahut sair yollarla iletişimi olmayan davalıyı, dava dışı ... ile diğer davalı ... ile kendi hayal gücünün yansıması olan dava dilekçesinde ortak olarak ilan ettiğini, davalıyı dolandırıcılıkla, sahtecilikle itham eden davacının dava dilekçesinde bahsettiği, davalı aleyhine Kayseri CBS nezdinde yaptığı suç duyurusu ...nda tahkikatın sonuçlanmasıyla KYOK kararı verileceğine inancının tam olduğunu, söz konusu muhtemel karar sonrasında davacı... ...nda 5237 S. TCK. 267 İftira suçuna ilişkin şikayet dilekçesini başsavcılığa sunacağını, ayrıca tazminat hukuku yahut özel hukuk nezdinde sair yasal haklarını kullanacağını beyan ettiğini beyan etmiş, davacı yanın iddia ve taleplerini kabul etmediğini, diğer davalı ... ve dava dışı ... ile hiçbir ortaklık ilişkisi bulunmayan, davaya konu kıymetli evrakın düzenlenmesi konusunda hiçbir eylemi olmayan, sadece temlik alacaklısı konumunda olan iyi niyetli davalı ...'a yöneltilen haksız ve mesnetsiz davanın reddini, fazlaya ilişkin dava, hak ve istemler saklı kalmak kaydıyla, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine, sayın mahkeme aksi kanaatte ise esasa girilip yapılacak olan yargılama sonucunda esastan reddine ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davalının alacağını sürüncemede bırakmak için açılmış olan davada, davacının kötü niyetli olması nedeniyle, 2004 S. İİK’nun madde 72'e göre alacağın geç alınacak olmasından kaynaklanan zararı gidermek adına, alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan aleyhine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediğini, söz konusu senedin ... tarafından ciro edilerek ...ın bilgisi dâhilinde kendisine verildiğini, ... ve ... arasındaki alacak borç ilişkisinin kendi aralarında olduğunu, kendisini ilgilendirmediğini, ...ın dava dilekçesindeki beyanlarının tamamen iftira olduğunu, gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini,  davacının kendisine galerici olarak tanıdığını söyleyerek yalan beyanda bulunduğunu, kendisinin mermer ve doğal taş işi yaptığını, ayrıca kendisinin yetkilisi olduğu şirketin 2017 yılından itibaren ...Bankası’nda KOBİ temsilcisi olduğunu, gerek görüldüğünde bu durumun bankanın... Şubesinden öğrenilebileceğini, davaya konu senedi kendisine ...’den geçtiğini, bu senedi ...ı tanıdığı ve kendisinin borcun ödenmemesi durumunda borcu ödeyeceğini kabul ve teyit etmesine itibar ederek aldığını, kendisinin yaptığı ticaretlerde ortağının olmadığını, ... ve ...’ın ortağı olmadığını, ...ın dilekçesinde belirtmiş olduğu durumun da tamamen yalan ve hayal ürünü olduğunu, davaya konu senet için Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, davacı ...a hem fiziki olarak hem de e-tebligat olarak ödeme emri icra dairesi tarafından gönderildiğini, yasal süreler içerisinde hiçbir itirazda bulunmadığını, davacının adına takip kesinleşip aracın üzerine haciz konulmasından da kendisinin haberi olduğunu, ayrıca bu araç üzerine haciz konduktan sonra borcu ödemek için şahsından süre istediğini, kendisini bir süre oyalayıp hiçbir ödeme yapmadığını, bunun üzerine borçluya bizzat tebliğ olan ve yasalara uygun olarak kesinleşen alacaklı olduğu Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... esas sayılı dosyayı ...’a olan borcundan dolayı İcra dairesine yasal olarak temlik ettiğini, bu dosyayı borcuna karşılık ...’a temlik ettikten sonra alacaklı tahsilat için işlemlere başlayınca borçlu ...ın tamamen kötü niyetli olarak kendisine bu davayı açtığını, davacıya ayrıca savcılıktan suç duyurusunda bulunacağını beyan etmiş, tarafına açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İddia ve savunmalar, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 09/05/2024 tarih 2024/974 esas 2024/1070 karar sayılı ilamıyla, \"1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 26/12/2023 tarih ve 2020/878 E - 2023/1175 K sayılı kararın  KALDIRILMASINA, 3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye  GÖNDERİLMESİNE,\" karar verilmiş,  genel açıklamalar ışığında davalı ... davayı kabul etmiş olup bu durumda davacı, diğer davalı ...'ın alacağı temlik aldığı esnada böyle bir  alacağın olmadığını bile bile temlik aldığını yazılı ve kesin delillerle  ispat ederek borçlu olmadığını ispat etmek durumdadır.Davacı dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmış olup mahkemece davacıya, davalı ...'a yemin teklif etme ... hatırlatılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği bildirilmiş mahkememizce davacıya yemin ... hatırlatılarak yemin dilekçesi sunmak üzere süre verildiği, verilen sürede yemin metni sunulmadığı anlaşılmakla davacı tarafça ispat edilemeyen davanın reddine...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı ..., ibraname, ibranamedeki imza ve davayı kabul beyanı sunulduğunu, ancak yerel mahkemece tüm bu hususlar gözardı edilerek davanın reddine karar verildiğini, davalı tarafından sunulan 25.03.2022 tarihli dilekçe ile işbu dava kabul edilmiştir. Ayrıca dosya kapsamında mevcut 22.01.2018 tarihli belgede ile de  “Yukarıda fotokopisi bulunan 65.000 TL tutarlı senetten dolayı ...da hiçbir hak ve alacağım yoktur. 22/01/2018 ...”  ibaresi altında davalı ...’nun imzası bulunmaktadır. Dava konusu senetten dolayı müvekkilin borçlu olmadığı davalı tarafından kabul edildiğini, diğer davalı temlik alan ... ise iyiniyetli temlik alacaklısı olduğundan bahisle davanın reddini talep etmişt, yerel mahkemece de davalı ...'in borçlu olunmadığını bilerek hareket ettiği ispatlanamadığından bahisle davanın reddine karar verildiğini, Türk Borçlar kanunu çerçevesinde müvekkil açısından davalılar arasında herhangi bir fark olmadığını, şöyle ki; borçlu, alacağı temlik edene karşı sahip olduğu bütün def’ileri, devralana karşı da ileri sürebileceğini, davalılar arasında dava konusu alacak temlik edilmiş olup işbu temlik ivazlı temlik hükmündedir. dolayısıyla davalı ...'in kötüniyet olgusunu ispata gerek kalmaksızın borcun ibra edilmesi nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, dava konusu alacağa ilişkin davalı ... tarafından düzenlenmiş ibranamenin mevcudiyeti, davalı ...'in diğer davalı ile yakınlığı sebebiyle alacağın karşılığının bulunmadığını bilebilecek kişilerden olduğu aksi kabulde dahi taraflar arasındaki temliğin ivazlı temlik mahiyetinde olduğu ve davalı ...nın garanti sorumluluğu bulunduğu, buradan bahisle davalı ...'in kötüniyetli şekilde icra takibi başlattığını ispat noktasında tarafımızın herhangi bir yükümlülüğü olmadığı aksi kabulde dahi davalının bilerek müvekkil zararına hareket ettiğinin dosya kapsamı ile de sabit olduğu dikkate alınarak istinaf başvurumuzun kabulü ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/447 E. 2024/956 K. Kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini,  İstinaf başvurumuzun kabulü ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/447 E. 2024/956 K.  sayılı kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Dava, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit talebine ilişkindir.<br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalılardan ...'nun dosyasına sunduğu 25/03/2022 tarihli beyan dilekçesi ile açılan işbu davayı kayıtsız şartsız kabul ettiğini beyan ettiği, ilk derece mahkemesince hükmün gerekçesinde davalının davayı kabul ettiğinin bildirilmesine rağmen hükümde çelişki oluşturacak şekilde her iki davalı yönünden de davanın reddine karar verildiği, işbu hususun HMK 297 kapsamına ve çelişkili hüküm yasağına aykırı olduğu anlaşılmakla, belirtilen gerekçe ile davacı istinafının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 22/10/2024 tarih ve 2024/447 E - 2024/956 K sayılı kararın  KALDIRILMASINA, <br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre esastan bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>7-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.   20/11/2025<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"921987b62dc48804","SID":"cc02addc0f1297cb"}}