{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/589 <br>KARAR NO\t: 2025/1228<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/01/2023<br>NUMARASI\t: 2022/201 E. - 2023/40 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkillerin, ... Döner isimli markanın ... şubesi olmak üzere marka sahibi davalı ... ... Ticaret A.Ş. görüşme sağladığı, görüşmeler neticesinde ... sözleşmesi akdedildiği, ancak davalı firma, ... sözleşmesinin hayata geçirilmesine engel olduğu ve ... sözleşmesinin teminatı olarak verilen 05/10/2021 tanzim tarihli ve 01/11/2021 vade tarihli 100.000TL (YüzBinTürkLirası) bedelli kambiyo vasfında bulunmayan teminat senedini kambiyo takibine konu ettiğini, Ancak, takibe konu edilen senet üzerinde keşide yeri bulunmadığından senedin kambiyo vasfını taşımadığının kabulü gerektiğini, zira bonoda “düzenlenmeyeri” açıkça gösterilmemişse “senedi düzenleyen keşidecinin adının yanında yazılı olan yer” düzenlenme yeri sayılacağı, böyle bir idari birim (İl/ilçe) de senette yazılı değilse senet “bono” niteliğini taşımayacağı bono vasfı bulunmayan senet, hem keşideci hem de avalist yönünden hükümsüz olacağını, takibe konu edilen kıymetli evrak vasfı bulunmayan senet üzerinde \"nakden\" kaydı bulunduğu halde davalının davacılara hiçbir şekilde borç para vermediği, taraflar arasında hiçbir şekilde ticari mal yahut para alışverişi yapılmadığı dikkate alındığında, takibe konu edilen kambiyo vasfını yitirmiş senedin teminat senedi olduğu anlaşılacağını, öncelikle İİK Madde 72/3 uyarınca, usul ve yasaya aykırı şekilde başlatılan icra takibine ilişkin öncelikle teminatsız aksi halde teminat mukabilinde tedbir kararı verilerek ihtiyati hacizlerin kaldırılmasını, davanın kabulü ile davacıların İstanbul 25.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibinde borçlu olmadıklarının tespitini ve takibe konu senedin hükümsüzlüğünü, davalı aleyhine hükmedilecek %20 kötü niyet tazminatının davacılara verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; borçlu tarafından müvekkili şirkete verilen 05.10.2021 düzenleme tarihli, 01.11.2021 vadeli 100.000,00 TL bedelli senet vadesinde ödenmemesi üzerine öncelikle İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/47 Değişik İş ve 2022/42 K. sayılı 08.02.2022 Tarihli kararı ile ihtiyati haciz kararı verildiği, söz konusu kararla İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden asıl takibe geçildiğini, müvekkil şirket ile davacılar arasında ticari ilişki mevcut olup, var olan sözleşme gereğince bugüne dek ödenmeyen ve senetle teminat altına alınmış toplam alacak 100.000 TL'nin alınmasının sağlanması adına mahkeme kararı ile davacıların mal varlıklarına ihtiyati haciz konulduğunu, davacılar müvekkil şirkete söz konusu senet bakımından borçlu olmadıklarının tespitini talep ettiklerini, buna ilişkin olarak her ne kadar açıklamalar yapmışlarsa da; talep ve iddiaları gerçeklikten uzak olduğu, zira taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, ancak davacının da kabul ettiği üzere davacı taraf söz konusu ticari ilişkiye istinaden üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediği ve müvekkil şirketin zarara uğradığını, davacı yan takibe konu senet üzerinde keşide yeri bulunmadığından senedin kambiyo vasfını taşımadığını ve senedin hükümsüz olduğunu iddia ettiğini, bilindiği üzere düzenleme yeri zorunlu unsurlardan olmadığı, senet, borçlusunun adresinin yazılı olduğu yerde tanzim edilmiş sayılacağı, burada senet borçlusunun adresi senet üzerinde bulunduğu ve hiçbir karışıklığa mahal vermeyecek şekilde Antalya ilinde düzenlendiğini, ihtiyati tedbir talebinin reddini ve takibin devamını, davacı tarafın haksız ve hukuki mesnetten yoksun tüm beyan ve iddialarının külliyen reddini, haksız, hukuki mesnetten yoksun ve kötü niyetli olarak ikame edilen davanın her halükarda külliyen reddini, davacının kötü niyetli olması nedeniyle alacağın %20'den  aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"....Mahkememizce yargılama sırasında toplanan deliller kapsamında, davacı ve davalı arasında ... sözleşmesi imzalandığı, bu nedenle aralarında  ticari ilişkinin var olduğu, ticari ilişki kapsamında taraflar arasında ortak mutabakatla “... Döner” ... sistemi çerçevesinde tescilli “... Döner” markası ve sisteme dahil diğer ticaret hizmet markalarını, restoran tasarımı ve renk bileşimleri, işaretler, teçhizat yerleşimi, bazı ... maddeleri için formüller ve şartnameler, stok ve faaliyet kontrolleri yöntemleri, muhasebe ve iş uygulamaları çerçevesinde ... sistemine bağlı olarak cari faaliyetini yürütme amaçla yazılı sözleşme imzalandığı, ancak dosya kapsamına uygun denetime elverişli olarak düzenlenen bilirkişi raporunda yapılan defter incelemesinde söz konusu sözleşmeden kaynaklı taraflar arasında herhangi bir alacak borç ilişkisinin ve buna dayalı olarak alacak- borç kayıtlarının ticari defterlerde mevcut olmadığı , davaya konu kambiyo senedinin de kaydının olmadığı, usulüne uygun şekilde düzenlenen davalı yanın ticari defterlerinde 01/10/2021 tarihli ... Sözleşmesine ilişkin herhangi bir borç veya alacak kaydının da bulunmadığı anlaşıldığında davanın  kabulüne karar vermek gerekmiştir.Kötü niyet tazminatı talebi öğreti ve Yargıtay uygulamasına göre alacağın bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde icra takibine girişen alacaklı kötü niyetli kabul edilir. Davalının icra takibine girişmekle kötü niyetli olduğu hususunun dosya kapsamında açıkça kanıtlanmamış olması ya da öyle olduğu açıkça kanıtlanmasına gerek olmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılmasının mümkün olduğu bir durumun dosya kapsamında mevcut olmadığı, bu itibarla kötü niyet tazminatı koşullarının bulunmadığı kanaati oluştuğundan davacı yanın kötü niyet tazminat talebin reddine\" karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen davanın kabulü kararının usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılarak davanın reddine hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacılar arasında ticari ilişki mevcut olup bu ilişki kapsamında ödenmeyen ve senetle teminat altına alınmış toplam 100.000 TL alacağın tahsili amacıyla borçlunun mallarını kaçırma ihtimali bulunduğundan ihtiyati haciz talep ettiklerini ve İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/47 Değişik İş Esas ve 2022/42 Değişik İş Karar sayılı dosyalarından ihtiyati haciz kararı aldıklarını, davacıların her ne kadar söz konusu senet bakımından borçlu olmadıklarını ileri sürmüş olsalar da bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, zira taraflar arasında mevcut ticari ilişki gereği davacının üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirmemesi nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğradığını, nitekim bilirkişi raporunda da taraflar arasında ... Döner markasına ilişkin ... sözleşmesi bulunduğunun tespit edildiğini, buna rağmen Mahkemece davalı şirketin ticari defterlerinde söz konusu sözleşmeye ve senede ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesinin geçerli olduğunu, senedin ticari defterlere kaydının bulunmamasının veya ticari defterlere göre alacaklı olduğunun anlaşılamamasının kambiyo senedinin geçerliliğini etkilemeyeceğini, senet borçlusunun borçlu olmadığını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğinin açıkça vurgulandığını, davacının da kabul ettiği üzere davacı tarafın söz konusu ticari ilişkiye istinaden üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini, müvekkili şirketin zarara uğradığını, taraflar arasında ... Döner markasına ilişkin ... sözleşmesi yapıldığının isabetli şekilde tespit edildiğini, -davacı tarafından senedin teminat senedi olduğu iddia edildiğini, yazılı delil ile ispatı gerektiğini, davanın tümden reddine ve müvekkili lehine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin taraflar arasında ... Döner isimli markanın ... şubesi açılması amacıyla görüşmeler yapıldığını, görüşmeler neticesinde ... sözleşmesi akdedildiğini, ancak davalı şirketin sözleşmenin uygulanmasına engel olduğunu, bu sebeple taraflar arasında hiçbir ticari ilişkinin gerçekleşmediğini, buna rağmen davalı tarafın kötü niyetli şekilde ... sözleşmesinin teminatı olarak alınmış 05/10/2021 tanzim tarihli ve 01/11/2021 vade tarihli, 100.000 TL bedelli, kambiyo vasfı bulunmayan senedi takibe konu ettiğini, oysa senet üzerinde “nakden” ibaresi bulunmasına rağmen davalı tarafından davacılara herhangi bir borç para verilmediğini, taraflar arasında hiçbir ticari mal veya para alışverişi yapılmadığını, bu sebeple senedin kambiyo vasfını yitirdiğini ve teminat senedi niteliğinde olduğunun açık olduğunu, davalı tarafın istinaf başvuru dilekçesinde senedin teminat senedi olmadığı yönünde beyanda bulunmuş ise de dosya kapsamındaki delillerin senedin teminat senedi olduğunu ortaya koyduğunu, nitekim davalı tarafından dosyaya sunulan ... sözleşmesinin 13 sayfa olduğunu, ancak senedin bu sözleşmenin 14. sayfası konumunda bulunduğunu, ayrıca sözleşmenin 14.1 maddesinde de senedin teminat senedi olduğunun açıkça düzenlendiğini, dolayısıyla senedin teminat senedi olduğunun sözleşme hükümleri ile ispatlandığını, dosya kapsamında mevcut 07/09/2022 tarihli bilirkişi raporu uyarınca da, ticari defter tutmakla yükümlü olan davalı şirketin ibraz ettiği defterlerin usulüne uygun tutulmuş olmasına rağmen, bu defterler arasında davacılar ile davalı arasında herhangi bir ticari faaliyetin yer almadığının tespit edildiğini, bu durumun davacıların borçlu olmadığını ortaya koyduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 1997/4682 Esas ve 1997/5252 Karar sayılı kararında da, ticari defterlerde alacak verecek kaydına rastlanmaması halinde senedin teminat senedi olduğunun kabul edilmesi gerektiğine hükmedildiğini, aynı şekilde davalı firmanın defterlerinde de takibe konu edilen senedin yer almamasının, davacıların davalıya borçlu olmadığını gösterdiğini, davalı tarafın gerek cevap dilekçesinde gerekse istinaf başvuru dilekçesinde, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu ve senedin bu sözleşmeye istinaden alacaklara teminat olarak alındığını bizzat ikrar ettiğini, bu beyanların da senedin ... sözleşmesi kapsamında teminat senedi olarak alındığını ortaya koyduğunu,davacı vekilinin takibe konu edilen senet üzerinde düzenlenme yerinin bulunmadığını, bilindiği üzere bonoda düzenlenme yerinin açıkça gösterilmemesi halinde senedi düzenleyen keşidecinin adının yanında yazılı olan yerin düzenlenme yeri sayıldığını, ancak böyle bir idari birimin senet üzerinde yazılı olmaması halinde senedin bono niteliğini taşımayacağını, bono vasfı bulunmayan senedin ise hem keşideci hem de avalist yönünden hükümsüz olduğunu, dava konusu senet üzerinde düzenleme yerinin bulunmaması ve keşidecinin adının yanında da herhangi bir düzenleme yerinin yazılı olmaması sebebiyle senedin kambiyo vasfında olmadığının kabul edilmesi gerektiğini davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davalı tarafça davacı aleyhine başlatılan İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında 100.000,00-TL ihtiyati haciz bedelinden  dolayı borçlu olmadığının tespiti ve davalının söz konusu takip ile kötü niyetli davranmış olduğundan kötü  niyet tazminatı istemine ilişkindir. Mali Müşavir  Bilirkişi tarafından 07/09/2022  tarihinde  düzenlenen bilirkişi raporuna göre;  \"Davada davacı taraf ... ... ve Berkant ..., davalı taraf ... ... Ticaret Anonim Şirketi olsa da, davaya konu ... sözleşmesinin taraflarının ... ... Ticaret Anonim Şirketi ile ... İnşaat Tur. Özel Sağlık Hiz. Tarım ve Hayv. Tic. Ltd. Şti. Olduğu,  ... İnşaat Tur. Özel Sağlık Hiz. Tarım ve Hayv. Tic. Ltd. Şti.'nin tek pay sahipli ortağının ... ... olduğu Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün kayıtlarından anlaşıldığı, davanın tarafları arasında (davacı yanın tek ortaklı şirketi ile davalı şirket arasında) ortak mutabakatla “... Döner” ... sistemi çerçevesinde tescilli “... Döner” markası ve sisteme dahil diğer ticaret hizmet markalarını, restoran tasarımı ve renk bileşimleri, işaretler, teçhizat yerleşimi, bazı ... maddeleri için formüller ve şartnameler, stok ve faaliyet kontrolleri yöntemleri, muhasebe ve iş uygulamaları çerçevesinde ... sistemine bağlı olarak cari faaliyetini yürütme amaçla yazılı sözleşme imzalandığı,  incelemeye sunulan davalı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, ticari defter ve kayıtların sahibinin lehine delil olarak kullanılabileceği,  davalı şirket kayıtlarında davaya konu teminat senedinin kayıtlarına rastlanmadığı,  davacılar ... ... ve ... ... tarafından Usulsüz tebliğ ve kambiyo hukuku şikayeti ile İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesinde açılan davada; 2022/284 Esas, 2022/625 Karar ve 09.06.2022 tarihli kararda;  Davacı ... ...'ın usulsüz tebliğ şikayetinin kabulüne, İstanbul 25 icra dairesinin ... numaralı dosyasında örnek 10 ödeme emrinin (17/03/2022 tebliğ tarihli) usulsüz tebliğ edildiğinin tespiti ile ıttıla tarihinin 30/03/2022 olarak düzeltilmesine, Davacı ... ...'ın kambiyo hukuku şikayetinin kabulüne, İstanbul 25 icra dairesinin ... numaralı dosyasında mezkur davacı aleyhine yapılan takibin İİK 170/a md göre iptaline, Davacı ... ... cihetinden aynı dosyadaki kambiyo hukuku şikayetinin usulden reddine hükmedildiği, sonuç itibariyle davanın tarafları (davacı yanın tek ortağı olduğu ... İnşaat Tur. Özel Sağlık Hiz. Tarım ve Hayv. Tic. Ltd. Şti.) arasında ortak mutabakatla “... Döner” ... sistemi çerçevesinde tescilli “... Döner” markası ve sisteme dahil diğer ticaret hizmet markalarını, restoran tasarımı ve renk bileşimleri, işaretler, teçhizat yerleşimi, bazı ... maddeleri için formüller ve şartnameler, stok ve faaliyet kontrolleri yöntemleri, muhasebe ve iş uygulamaları çerçevesinde ... sistemine bağlı olarak cari faaliyetini yürütme amaçla yazılı sözleşme yapıldığı, incelenen davalı şirketin 2021 yılına ait ticari defterlerinin açılış-kapanış tasdiklerinin ve elektronik beratlarının yasal süresinde tasdik edildiği, 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı şirketin incelenen ticari defterlerinde davaya konu 100.000,00 TL miktarlı ve 01.11.2021 ödeme vadeli senedin kayıtlarında bulunmadığı\" şeklinde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından icra takibine konu belgenin sözleşmeye istinaden teminat amaçlı verildiği ve kambiyo vasfında olmadığını ileri sürmüş olup, davaya ve icra takibine dayanak belgenin incelenmesinde; düzenleme yeri bulunmadığı, ödeme yeri olarak da il kısmının yazmadığı, düzenleme yeri bulunmayan senedin kambiyo vasfında olmadığı,  ayrıca davacılar ... ... ve ... ... tarafından Usulsüz tebliğ ve kambiyo hukuku şikayeti ile İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesinde açılan davada; 2022/284 Esas, 2022/625 Karar ve 09.06.2022 tarihli kararda da kambiyo hukuku şikayetinin kabulüne, İstanbul 25 icra dairesinin ... numaralı dosyasında mezkur davacı aleyhine yapılan takibin İİK 170/a md göre iptaline karar verildiği, davaya konu belge bono vasfında olmadığından, alacaklı olduğunu ispat yükünün davalıda olduğu, davaya konu adi senedin yazılı delil başlangıcı mahiyetinde olduğu, alacaklı davalı tarafça dosyaya davacının sözleşme nedeniyle kendisini zarara uğrattığına dair başkaca delil bulunmadığı, ticari defter ve kayıtlarda da alacaklı olduğunu gösterir belge bulunmadığı, bono vasfı taşımayan senetten dolayı, davacının borçtan sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla, mahkemece sonuç olarak davanın kabulü yerinde ise de, yazılı gerekçenin somut olaya uygun olmadığı, kararın gerekçesinin düzeltilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Davacılardan ... yönünden ise, aval veren sıfatıyla sorumlu tutulabilmesi için senedin kambiyo senedi vasfında olması gerektiği, düzenleme yeri bulunmayan senedin kambiyo vasfında olmadığı,  davaya konu belge bono vasfında olmadığından davacı ...'ın sorumluluğunun bulunmadığı, Mahkemece sonuç olarak davanın kabulü yerinde ise de, yazılı gerekçenin somut olaya uygun olmadığı, kararın gerekçesinin düzeltilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince düzeltilmiş gerekçe ile kararın kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/01/2023 tarih, 2022/201 E. - 2023/40 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın  KABULÜ ile davacının İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı icra takibine konu 05.10.2021 tanzim tarihli, 01.11.2021 vade tarihli  100.000,00-TL miktarlı senetten dolayı  mahkememiz esasında davacı olan ... ... ve ... ... 'nın Davalı ... ... Ticaret A.Ş.'ye BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, - Koşulları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 7.160,16-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.790,04-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 5.370,12-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,4/b-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 30.000,00 TL  vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4/c-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 1.790,04-TL Peşin/nisbi Harcı, 950,00-TL Bilirkişi ücreti, 110,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.931,24TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan tahsiliyle davalıya  verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"50e86a84b9b68b52","SID":"15bc47cef172780c"}}