{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/865 <br>KARAR NO\t: 2025/1226<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 09/01/2025<br>NUMARASI\t: 2023/221 E. - 2025/2 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle;  müvekkili firmanın, ürünlerini şirket yetkilisi olan ... adına 2011/112659 tescil numarasıyla tescilli \"...\" markasıyla pazarladığını, saç jölesi saç kremi vb. gibi ... ürünlerini kendi tasarladığı tasarımlarla üretip satışını yaptığını, kendi tasarımı olan ürün ambalajı üzerinde \"...\" markasını kullandığını, ayrıca ... ibaresini de yan unsur olarak farklı görsellik ve yazım şekilleriyle uzun zamandır kullandığını, davalı tarafından müvekkili firmaya keşide edilen Kartal 4.Noterliği'nin 29/09/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarında davalı firma adına 2014/... tescil numarası ile \"...\" markasının 03 sınıf emtialarda tescil edildiğini öğrenmiş bulunduklarını, fakat davalı adına tescilli ... markasının marka olarak hukuki dayanağının olmadığını, davalı firma adına tescilli ... kelimesinde ... İngilizce mat, ... ise bakmak anlamında kullanıldığını ve bu markanın ayırt edici özelliğe sahip olmayan iki kelimenin yan yana getirilerek oluşturulduğunu, ...'nin koyu tonda ... kelimesinin ise açık tonda ve bitişik yazılmak suretiyle farklı olmasına çalışılmış ise de bu markanın ayırt edici unsurlara sahip olmadığını, ... ... kelimesinin İngilizce mat görünümlü anlamına geldiğini ve ... sektöründe özellikle saç köpüğü ve saç jölesi gibi ürünlerin üzerinde davalı adına tescil edildiği 09/04/2015 tarihinden öncesine kadar kullanıldığını, ithal edilen her ürünün üzerinde bu ibarenin yer aldığını yeni bir kullanım olmadığını, ... markasının anlam olarak birbirinden farklı İngilizce iki kelimenin yan yana getirilerek ... ibaresinin açık ... ibaresinin ise koyu ton olarak yazılmış olmasının kendilerine ayırt edici bir nitelik kazandırmadığını belirterek, markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesini, davalı tarafından bu tescile ilişkin haklarını müvekkile karşı kullanılmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı firma adına kayıtlı 2014/... tescil numarası ile tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin \"...\", \"...\", \"...\" \"... ...\" ve \"...\" isimli markalarını TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, müvekkili firmanın hem yurt içi hem de yurt dışında önemli bir müşteri potansiyeli ve ticari itibarı olan bu markaları için çok büyük emek, çaba ve zaman harcayarak yatırım yaptığını, bu markaların her türlü reklam, satış ve pazarlama hakkına sahip olduğunu, müvekkilinin ... markasının ayırt edici bir özellik taşıdığını ve hükümsüzlüğünü gerektiren bir durum olmadığını, zira ... ibaresinin herhangi bir anlam içermeyen ve herhangi bir dilde de anlamı olmayan bir ibare olduğunu, \"...\" markasının jenerik renkleri olarak kırmızı ve siyah renkleri ise ayırt edilebilen bir özelliği olduğunu, Müvekkili markasının tanınmış marka statüsünde bulunduğunu ve hükümsüzlük talebinin ileri sürüldüğü dava tarihinden çok önce kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığını, sektörde tanınmış hale geldiğini, davacının kendi markası olan \"...\" ibaresinin de ayırt edicilik vasıflarına sahip olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Dairemizin  2020/1571 Esas  2023/944 Karar 21/09/2023 tarihli kararıyla; \"....davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına\" karar verilmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"....Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davalı markasının, markanın tescil edildiği ... ürünleri bakımından genel bir kullanımı bulunmadığı, ... sektöründe yaygın şekilde kullanılan tasviri bir anlamının da bulunmadığı ancak mat görünümün önemli olduğu ... ürünleri bakımından tasviri bir anlamın bulunduğu, davalı şirketin dava konusu ... markalı ürünleri 2010 yılından itibaren tescil başvurusundan önce dünyanın farklı ülkelerine satışını gerçekleştirdiği, davalının ... ürünleri bakımından gerçekleştirdiği yoğun kullanımlar sonucu ... markasının tasviri anlam taşıdığı ... ürünler bakımından markaya ayırt edici nitelik kazandırdığı, gerek yargı kararları gerekse öğretide kabul edildiği üzere ibarenin ihracatta markasal kullanımı halinde bu durumun markaya ayırt edicilik kazandıran SMK 25/4 kapsamındaki kullanım olarak kabulünün gerektiği, kaldırma ilamı sonrasında alınan 19/08/2024 tarihli bilirkişi raporu ile kaldırma kararı öncesi alınan raporlara yapılan itirazların da değerlendirildiği, 2014 yılı öncesinde ... unsurunun ticarete konu edildiği, davalı markasının 2014 yılından önce yurtiçi ve yurtdışı ciddi yoğun kullanım koşullarının sağlandığı ve ayırt edicilik kazandığı anlaşılmakla davanının reddine\" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -müvekkilinin 04.02.2005 başvuru ve 20.06.2006  tescil tarihli 2005/03161 tescil numarasıyla tescilli \"...\" markasıyla ürünlerini pazarladığını, ürün ambalajı üzerinde ayrıca ... ... ..., ... ..., CLAY ... ibarelerini de yan unsur olarak farklı görsel ve yazım şekilleri ile uzun zamandır kullandığını, davalı firmanın 2014/... tescil numarası ile \"...\" markasını 03 sınıf emtialarda iş bu ibarenin tasvir niteliğinde olması nedeniyle tescil edilen markanın hükümsüzlüğünün istendiğini,-İlk Derece Mahkemesinin hükme esas aldığı 19/08/2024 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki önceki raporlar arasındaki çelişkileri hiçbir şekilde gidermediğini, dava dosyası kapsamında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 21/09/2023 tarihli 2020/1571 E. 2023/944 K. Sayılı istinaf bozma ilamından önce  dosyadan alınan 15/10/2018 tarihli bilirkişi ek raporunda; davalı şirketin defterlerinde incelenen yıllara ait ticari defterlerin kapanış tasdikleri yapılmadığını, usulüne uygun tutulmayan defterler dikkate alınarak bu yıllara ait satış vs. kullanım iddialarının kabul edilemeyeceğini,-Hükme esas alınan 19/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda \" bağlantılı (grup/kardeş) şirket\" olarak belirtilen şirketlerin davanın tarafı olmadığını, Davanın ilk aşamasından itibaren ciddi ve yoğun kullanımın tespiti istenen şirketin davalı ... ... olduğunu, huzurdaki dava açılmadan önce müvekkili şirkete çekilen 29.09.2017 tarihli ihtarnamenin de tarafı ve ihbar edeni ... ... Şirketi olduğunu, bu nedenle davanın tarafı olmayan ve davanın hiçbir aşamasında bahsi geçmeyen kardeş şirketlerin sanki davanın tarafı gibi değerlendirilerek dava dışı kardeş şirketlerin faturalarının incelenmesi ve bu incelemeler neticesinde ... ... Şirketinin satış ve kullanıma  dair markanın ayırt edicilik özelliğinin kazanıldığı tespitinde bulunulmasının hatalı olduğunu, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına aykırılık teşkil eden bu husus göz ardı edilerek hazırlanan 19/08/2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesine itiraz ettiklerini, bağlantılı (grup/kardeş) şirketler arası faturalaşma örnekleri sunulmuş ise de, kardeş şirketler arasındaki bu faturalaşmalar davalı şirketin gerçek satışlarını yansıtmadığını, farklı saiklerle kardeş şirketler arasında yapılan faturalaşmanın, davaya konu markanın ayırt ediciliği sağladığının kabulünün bu nedenle de mümkün olmadığını, -19/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda kül halinde davalı şirket ile dava dışı firmaların bahsi geçen ürünlere ait tüm yurt içi ve yurt dışı satış rakamları gösterildiğini, yalnızca ... ibareli 2014/... tescil nolu markanın kullanımları davalı yanın talepleri doğrultusunda incelenmesi gerekirken mezkur firmalar adına tescilli tüm markalara ilişkin satışlar incelenerek değerlendirilmede bulunmasının hatalı olduğunu,- davalı yanın 11.04.2018 tarihli dilekçesinde de yer verdiği ve davalı şirket ile kardeş şirketler olduğunu beyan ettiği ...  ... Kimya Teks. Yayın Org. San ve Tic. Ltd. Şti. ve  İtimat Lüks Hırdavat Sanayi ve Ticaret Anaonim Şirketilerinin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde markanın kullanımı sonucu ayırt edicilik kazandığı iddialarının da kabulünün mümkün olmadığını,  davalının kendi beyanlarıyla ikrar ettiği işbu kardeş şirketler arasında yapılan satışlar gerçek satışlar olmayıp markayı tescil eden firmanın markasal kullanımının esas olduğunu, -Tescil edilen \"...\" markasının ayırt edicilik unsuru olmadığını, Davacı yanın ... ibareli 2014/... tescil numaralı markası 03 nolu sınıfta yer alan \"Ağartma ve temizlik amaçlı maddeler. Parfümeri; ... ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil). Sabunlar. Diş bakımı ürünleri. Aşındırıcı ürünler (zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar dahil). Parlatma ve bakım ürünleri (deri, vinil, metal, ahşap için)\"  mallar bakımından TPK nezdinde tescilli olup ne ... ne de tanınmış markalar sicilinde kaydı bulunduğunu, bahse konu marka olarak tescil edilen \"...\" ibaresinin tescil edildiği sınıfta yer alan birçok mal ve hizmet bakımından farklı firmalarca kullanıldığını, örneğin ... ibaresinin davalı firma ürünleri dışında ... markasının güneş kreminde aynen \"... ... Cream\"-\" Mat Görünümlü Güneş Kremi\" şeklinde kullanıldığını, \"google arama motorunda\" yapılan aramalarda ... ibaresinin güneş kremi emtiası dışında ruj, nemlendirici krem, saç jölesi, oje emtialarında da sıkça kullanıldığını ve bu kullanımlarda da ürünün mat görünüm sağladığı hususunu bildirdiğini, ibare ile emtia tanımlanmak istendiğini,  ayırt edicilik unsuru taşıyan bir marka vazifesi görmeyeceğini, çok sayıda farklı türde ürün için ... ibaresinin kullanımına ilişkin görsellerin delil olarak sunulduğunu, sunulu örneklerde de davalı yanın lehine tescilini sağladığı “...” ibaresi ... sektöründe yaygın olarak ve yan unsur olarak ürünün niteliğini tanımlayıcı şekilde kullanıldığını, davalı yanın işbu ibareye “ayırt edicilik” kazandırmadığını, -davaya konu “...” ibaresinin mat görünüm sağlamak niteliğini ifade ettiğinin ortalama tüketici nezdinde anlaşılabilecek bir ibare olduğunu, davaya konu “...” ibaresinin tanımlayıcı ibare olmakla tanımlayıcı ibare olmadığını kabul anlamına gelmemekle bunun yanında işbu ibare ibarenin ayırt edici vasfı da son derece zayıf olup ... sektöründe sıklıkla kullanıldığını, sunulu Yargıtay kararında da işbu kullanımlar haklı olup ilgili iş kolunda üretilen ürünlerin niteliğini belirtmek/tanımlamak için işbu ibare/ler kullanılabileceğini, bu nedenle marka hakkının haksız şekilde 3. kişilere karşı ileri sürülmesinin önüne geçmek amacıyla işbu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, -Davalı yanın haksız tesciline dayalı olarak bu ibarenin müvekkili tarafından kullanılmasının engellenmesi amacıyla ihtarname keşide edilmesi ve müvekkilinin haksız rekabet teşkil eden eylemler içerisinde bulunduğu iddiasının  kötü niyetli olduğunu, ... ... ibaresinin normal bir kullanıma sahip, yenilik taşımamakta, alışılagelmiş bir kullanıma sahip olduğunu,  “...” ifadesinin hiçbir işletme ile ilişkilendirilemeyen, ... sektöründe yıllardır kullanılan, zaten bu sebeple kimsenin tesciline gitmediği bir ifade olduğunu, hiçbir şekilde ayırt edicilik unsuru barındırmayan “mattlook” ifadesinin, hükümsüzlüğü ve sicilden terkini gerektiğini, bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; -cevap dilekçesinde kardeş şirketlerin incelenmesinin talep edildiğini, bozma kararına ilişkin yapılan Mali İnceleme neticesinde, kardeş şirketlerin işbu dosya nezdinde ele alınması ve incelenmesi neticesinde ortak kurucularının...olduğu, 2014 yılı öncesinde “...” unsurunun ticarete konu edildiği yurtiçi ve yurtdışı ciddi ve yoğun kullanım koşullarını sağladığı, hükümsüzlüğü talep edilen markanın 3. Sınıfta tescilli olduğu emtialardan yalnızca ... ürünler bakımından tasviri anlamı bulunduğu, diğer emtialar bakımından cins veya vasıf belirtmediği, mali ve sektörel inceleme neticesinde hükümsüzlüğü talep edilen davalı markasının ... ürünler yönünden başvuru tarihi 08.05.2014 öncesinde yurtiçi ve yurtdışı ciddi ve yoğun kullanım ayırt edicilik kazandığının belirtildiğini,  davacı tarafça ... ibaresinin tescil edildiği hizmet sınıfında birçok firma tarafından kullanıldığı iddia edilmekte ise de, Müvekkilinin marka hakkına tecavüz eden kullanımlar nedeni ile yasal yollara müracat edildiğini, arama motorunda gelen kayıtların çoğunun müvekkili firmaya ait marka ile ilgili olduğunu, Davacının iddia ettiği url adreslerinin yurt dışındaki firmalara ait internet sitesi adresleri olduğunu, markanın kendileri tarafından kullanıldığının ispatlanamadığını, “...” kelimesinin herhangi bir dilde herhangi bir anlamı ve karşılığı bulunmadığını, raporda açıkça müvekkili adına tescil edilen ... markasının tescil edildiği ... ürünleri bakımından genel bir kullanımının bulunmadığı tespit edildiğini, müvekkilinin markasının başvuru tarihi 08/05/2014 olduğunu, fatura örneklerinden açıkça anlaşıldığı üzere Müvekkilinin ... markalı ürünleri 2010 yılından itibaren dünyanın farklı ülkelerine satışını gerçekleştirdiğini, Müvekkili firmanın markanın tescilinden çok öncesinde de ... ibaresini yoğun bir şekilde kullandığı ve tanıtım faaliyetlerini gerçekleştirdiği bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, tescil edilen mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa SMK m.25/IV uyarınca bu marka hükümsüz kılınamayacağını, davacı tarafın dava ve cevap dilekçesinde ileri sürmediği iddiaları istinaf dilekçesinde ileri sürdüğünü, iddianın genişletilmesine muvafakatleri bulunmadığını, müvekkili markasının hükümsüzlüğünü gerektiren bir durumun olmadığını, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini, istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı taraf, davalı adına tescilli \"... ...\"  ibaresinin türevlerinin sektörde yer alan firmalarca da kullanıldığından, davalının kullanımında ayırtedicilik niteliği kazandığı tespitinin hukuka uygun olmadığını, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talebiyle davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur,TPMK kayıtlarının incelenmesinde, 2014/... tescil nolu, \"...\" ibareli markanın, 03 emtia sınıfında ... ... Sağlık ve Eğitim Hizmetleri San. Ve Tic. Ltd. Şti adına, 2011/112659 tescil nolu, \"...\" ibareli markanın, 35.emtia sınıfında ve 2005/03161 tescil nolu, \"...\" ibareli markanın 03, 10 ve 35.emtia sınıfında ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece kaldırma kararı öncesi alınan raporda bilirkişiler, davalının ... ürünleri bakımından gerçekleştirdiği yoğun kullanımlar sonucu ... markasının tasviri anlam taşıdığı ... ürünler bakımından markaya ayırt edici nitelik kazandırdığı, bu sebeple SMK m.25/IV uyarınca davalı markasının hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceği görüş ve kanaatini bildirdikleri anlaşılmıştır.Bilirkişiler tarafından düzenlenen ek raporda, \"Mali inceleme sonucu elde edilen tespitlerin kök raporda ortaya konan görüşü teşvik eder nitelikte olduğu, bu sebeple kök rapordaki görüşlerimizi muhafaza ettiğimiz sonuç ve kanaatine vardığımızı..\" şeklinde beyanda bulundukları anlaşılmıştır.İstinaf kaldırma ilamı sonrası alınan 19/08/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda; kardeş şirketlerin işbu dosya nezdinde ele alınması ve incelenmesi neticesinde ortak kurucularının...olduğu, 2014 yılı öncesinde “...” unsurunun ticarete konu edildiği yurtiçi ve yurtdışı ciddi ve yoğun kullanım koşullarını sağladığı,  hükümsüzlüğü talep edilen markanın 3. Sınıfta tescilli olduğu emtialardan yalnızca ... ürünler bakımından tasviri anlamı bulunduğu, diğer emtialar bakımından cins veya vasıf belirtmediği, mali ve sektörel inceleme neticesinde hükümsüzlüğü talep edilen davalı markasının ... ürünler yönünden başvuru tarihi 08.05.2014 öncesinde yurtiçi ve yurtdışı ciddi ve yoğun kullanım  ayırt edicilik kazandığı görüş ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır. 6769 sayılı SMK  5. Madde de mutlak red sebeplerinin düzenlendiği,  davacı tarafça SMK 5/1-b-c-d bentlerinde düzenlenen hükümsüzlük sebeplerine dayanılarak davalı markasının hükümsüzlüğünün talep edildiği anlaşılmıştır.6769 sayılı SMK'nin 25. Maddesine göre  5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. \"Marka tescilinde mutlak ret nedenleri\" Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez: .... d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.(2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.\" hükümlerine amirdir.Mahkemece alınan 19/08/2024 Tarihli bilirkişi raporunda özetle;\" Davalıya ait “...” markasının , 2014 yılı öncesinde “...” unsurunun ticarete konu edildiği yurtiçi ve yurtdışı ciddi ve yoğun kullanım koşullarını sağladığı,  hükümsüzlüğü talep edilen markanın 3. Sınıfta tescilli olduğu emtialardan yalnızca ... ürünler bakımından tasviri anlamı bulunduğu, diğer emtialar bakımından cins veya vasıf belirtmediği, mali ve sektörel inceleme neticesinde hükümsüzlüğü talep edilen davalı markasının ... ürünler yönünden başvuru tarihi 08.05.2014 öncesinde yurtiçi ve yurtdışı ciddi ve yoğun kullanım  ayırt edicilik kazandığı, aslında SMK m.5/I-d uyarınca mutlak ret sebebi bulunduğu, ancak bir sınıfta sayılan mal ve hizmetler bakımından her nasılsa marka tescili gerçekleşmişse, bu marka ve hizmetler bakımından, markanın SMK m.25 uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilebilmesi için “ ” markası, hükümsüzlük isteminden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak ayırt edicilik kazanmış ise, bu durumda markanın hükümsüzlüğü gündeme gelmeyeceği, bu çerçevede, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, Davalının “...” markasına ayırt edicilik kazandırdığına ilişkin bir tespit yapılmış olup, Markanın ihdas edeninin davalı olduğu, daha sonra ortağı ve yetkilisi olduğu şirkete verdiği izinle kullandığı anlaşılmakla, dava dışı kardeş şirketlerin kullanımı markanın ihdas ve istimal edeninin davalı olduğunu değiştirmeyeceğinden Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinde aykırlık bulunmadığı anlaşılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak  aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 09/01/2025 tarih ve 2023/221 E. 2025/2 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"be744b0de908e362","SID":"46f96a015644721b"}}