{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2025/1787 <br>KARAR NO\t: 2025/1400<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/09/2025<br>NUMARASI: 2025/839 Esas (Derdest) <br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ : 03/12/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : <br>Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tespit istemi olup davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen reddine dair verilen ara karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmasıdır.Davacı vekili; taraflar arasında davacıya ait taşınmaz üzerinde tesis edilecek 01.12.2022 tarihli \"Ges Yapım ve Bakım Sözleşmesi\" imzalandığını, davaya konu işbu taşınmaz üzerinde davalı lehine tesis edilmiş herhangi bir ipotek görülmediğini, sözleşmenin imzalanmamış sayılmasına dair hükmünün devreye girdiğinin açıkça gözlendiğini, davacının ekonomik/mali açıdan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre yapılacak bir tasfiye bakiyesini nakden ve defaten ödeme gücüne sahip olduğunu, takdiren teminatsız veya uygun görülecek bir teminat mukabilinde; davalı tarafından düzenlenecek faturaların ödenmesinin tedbiren durdurulmasını, davalı bankaya teslim edilmiş bulunan, ... TAŞ tarafından düzenlenmiş bulunan Seri No: 454055- 20650644- 43- 1-0 E-Mektup No: ... olan teminat mektubunun tazmin edilmesinin veya tazmin talebine bulunulması durumunda adı geçen banka tarafından ödenmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkeme 22.09.2025 tarihli ara kararında; taraflar aralarındaki ticari ilişkinin  teminatı olan teminat mektubunun paraya çevrilmesi koşullarının dosyaya sunulan dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşme, ihtarname, tapu kayıtları ve delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, teminat mektubunun nakde çevrilmesi durumunda ileride telafisi güç veya imkansız  zararlar doğabileceğini, teminat mektubunun karşılıksız kalıp kalmadığının yargılama ile tespit edileceği gözetildiğinde, dosyanın bulunduğu aşama itibariyle, HMK'nın 390/3. maddesinde düzenlenen yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği kabul edilerek teminat mektubu hakkında tedbir talebinin kabulüne karar vermek gerektiğini, davacının davalı tarafından iş bedeli faturası/makbuzu/dekontu düzenlenmesinin ve düzenlenecek iş bedeli faturası/makbuzu/dekontu ödenmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ettiğini, fakat ticari ilişkilerde faturanın sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin bir belge olduğunu, tedbir kararı verebilmek için ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın varlığı ve ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkması gerektiğini, somut olayda henüz bir fatura/makbuz/dekont düzenlenmediğinden davacı vekilinin bu yöndeki talebinin reddine karar vermiştir.Davacı vekili istinafında; mahkemenin kararında teknik olarak kısmen ret kısmen kabul kararının net şekilde anlaşılmadığını,  bozulmuş bir sözleşme gereğince davalının \"iş birim bedeli\" hesaplayarak davacıya ödeme talebinde bulunamayacağını, kararın çelişkili olduğunu, tedbir taleplerinin reddedilen kısımlarına ilişkin ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını ve davalı tarafından iş bedeli faturası/makbuzu/dekontu düzenlenmesinin, düzenlenecek iş bedeli faturası/makbuzu/dekontu ödenmesinin tedbiren durdurulmasına\" karar verilmesini talep etmiştir.Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir takdir alanı bırakmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, kanunun öngördüğü ölçüde ispat edilememişse veya yaklaşık da olsa ispatı yargılamayı gerektiriyorsa ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. HMK'nın 389. maddesindeki şartların mevcut olması ve talep halinde ise hakim, ihtiyati tedbire davanın her aşamasında karar verebilir.İhtiyati tedbir talep eden, öncelikle dilekçesinde dayandığı tedbir sebebini açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmesi gerekir. Öte yandan Anayasanın 141/3. maddesine göre mahkeme, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile ihtiyati tedbir kararı vermesi veya istemin reddine karar vermesi hallerinde, kararında hukuksal gerekçe göstermek zorundadır.<br>DEĞERLENDİRME<br>Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser  sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi olup, davalı yüklenicidir. Taraflar arasında 01.12.2022 tarihli... ve Bakım sözleşmesi imzalanmıştır.Davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin bedeli 175.000.000TL + KDV olarak belirlenmiştir. Aynı sözleşmenin 14.1.1 maddesine göre davacının davalıya 25.000.000TL bedelli bir adet teminat mektubu vereceği kararlaştırılmıştır. Mahkemece teminat mektubu değerinin %30'unun ödenmesi halinde dava sonuçlanıncaya kadar teminat mektubunun paraya çevrilmemesine karar verilmiştir. Teminat mektubunun paraya çevrilmesi koşullarının sözleşme hükümleri ile birlikte incelenmesi gerekmektedir. Ayrıca dava konusu uyuşmazlık ve alacak miktarı yargılama sonucu belirlenebileceğinden bu aşamada mahkemenin verdiği ihtiyati tedbir kararı yerinde olmuştur. Öte yandan, davalı tarafından iş bedeli faturası/makbuzu/dekontu düzenlenmesinin ve düzenlenecek iş bedeli faturası/makbuzu/dekontu ödenmesinin tedbiren durdurulması talebi de yargılamayı gerektirdiğinden mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamında, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 22.09.2025 tarihli 2025/839 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE,2 -İstinaf  harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3 -Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince  KESİN olmak üzere 03/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"46903c00901bc693","SID":"3549bce736db4b49"}}