{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/625 - 2025/2316<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/625 <br>KARAR NO\t: 2025/2316<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/990 Esas 2022/1066 Karar<br><br>DAVACI\t: ... <br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>DAVANIN KONUSU\t: Limited Şirket Müdürünün Azli<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   : 10/11/2025<br>YAZIM TARİHİ                    : 10/11/2025<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.12.2022 tarih ve 2021/990 Esas, 2022/1066 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>İDDİALARIN ÖZETİ                                                                                                 :<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile;  davacı ve davalı ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ... sicil numarası ile kayıtlı ... Pet. Nak. İnş. ve Tic. Ltd. Şti.’nin %50’şer pay sahibi ortak olduğunu, davalı, şirketi münferit olarak yönetim hakkına ve temsil yetkisine sahip müdür olduğunu, davacı ve davalının dava konusu şirket dışında 3 diğer şirkette de %50’şer payla ortaklığı olduğunu, davacı, 2019 yılında davalının şirketlerdeki münferit yönetim ve temsil yetkisinin müşterek olarak değiştirilmesi teklifinden sonra davalı, davacıya eşine ve çocuklarına mobbing yapmaya başladığını, davacıya kar payı ödenmediğini, davacının şirket defterlerini ve muhasebe kayıtlarını incelemesine engel olduğunu, bunun dışında şirkete karşı özen ve bağlılık yükümlüğüne aykırı davrandığını, şirkete ait ... ... ... Mahallesi 188 ada 2 parsel sayılı taşınmazı muvazaalı işlemle kendi zimmetine geçirdiğini, şirketin gelirini kendi şahsi emelleri uğrunda harcamakta olduğunu, davalının görevini kötüye kullandığı ileri sürülerek şirketteki yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılmasına karar verilmesi talep etmiştir<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile; .... Noterliği'nde düzenlenen 10.07.2020 tarih 13132 sayılı ihtarname ile şirket lehine verdiği kefaletlerin kaldırılmasını şirketin müşterisi olduğunu bankalara bildirdiğini, bu ihtarname sonrasında bankalar şirketin kredi limitlerini dondurmuş, kullandırılan kredilerin ödenmesi yoluna başvurduğunu, şirketin iflas noktasına geldiğini, davacı ve eşi şirketi çalışmaz hale getirmeye çalıştığını, satıldığı belirtilen şirket taşınmazı (... ... ... Mahallesi 188 ada 2 parsel) bu süreçte şirketi yaşatmak amacıyla yapıldığını, taşınmazın satış bedeli resmi senette 1.600.000,00.TL olarak beyan edilmiş olmakla birlikte şirkete gerçekte 6.650.000,00.TL ödeme yapıldığını, davacının şirkete ait muhasebe kayıtlarını incelemesine engel olunduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, kar dağıtım yetkisi şirketin genel kuruluna ait olduğunu, davalı, tüm özeni göstererek şirketteki müdürlük görevini ifa ettiğini, taraflar arasında ... C. Başsavcılığı'na intikal etmiş pek çok soruşturma dosyası mevcut olduğunu, bu dosyaların celbi gerektiğini, davacının tek amacının şirketi yıpratarak işlemez hale getirmek olduğu belirtilerek davanın reddi talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                   :<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.12.2022 tarih ve 2021/990 Esas, 2022/1066 Karar sayılı kararı ile; davalının müdür olarak görev yaptığı uzun dönem süresince şirkete karşı; özen, bağlılık yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal ettiği, şirket adına kayıtlı ... ... Mahallesi 188 ada 2 parsel sayılı taşınmaz 09.09.2020 tarih 21718 sayılı satış nedeniyle 1.600.000 TL bedelle davalıya satıldığı, bu işlemde şirketi ..., alıcı ...’ı vekili ... temsil ettiği,  şirketin kasasında atıl para bulunmasına (ekonomik olarak gerekli olmamasına) rağmen şirketin ana faaliyet konusunun icra edildiği akaryakıt istasyonunun bulunduğu taşınmazın şirket müdürüne satılmış olmasının bağlılık, dürüstlük kuralı çerçevesinde şirket menfaatlerini gözetme ve şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunmama yükümlüğüne aykırı olduğu,  şirketle aynı faaliyet konusunda iştigal eden ... Pet. Ltd. Şti.’nin  hakim ortağı sıfatıyla rekabet yükümlüğüne aykırı davrandığı, Şirketin banka hesaplarından davacının ortağı olmadığı ... Petrol, ... Hazır Beton firmalarına para transferi işleminin şirkete bağlılık ve özen yükümlüğüne aykırılık oluşturduğu, Şirketin kasasında, banka hesaplarında atıl para tutulması şirket amacıyla bağdaşmadığı için özen yükümlüğünün ihlali olduğu, Şirketin 2013-2014-2015-2016-2017 yıllarına ait genel kurul toplantılarının yapılmamış olmasının özen yükümlüğünün ağır bir şekilde ihlal ettiği tüm bu sebeplerle davacı tarafın istemi haklı nedene dayandığından davanın kabulüne,  Şirket müdürünün yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasına ilişkin karar, hükmün kesinleşmeyle sonuç doğuracağını, bundan sonraki süreçte şirket yönetim organının seçimi TTK 616 maddesi uyarınca şirket genel kuruluna ait olduğunu, dolayısıyla hükmün kesinleşmesinden sonra şirket müdürünün genel kurul tarafından atanması gerektiğini, şirketin, yönetim organını oluşturamaması durumunda TMK 427 maddesi uyarınca kayyım atanması durumu bu süreçten sonra istenebilecek bir hal olduğunu, bu nedenle davacı tarafın ihtiyati tedbir yoluyla şirkete kayyım atanması istemi reddedildiği anlaşılmıştır.<br>DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf talebi ile; mahkemece davanın kabulüne karar verilerek müdürün azline karar verildiği ancak kayyım atanmadığı bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğu mahkeme tarafından azledilen şirket müdürünün yerine karar kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir cümlesinden şirkete yönetim  kayyımı tayini talebinin kabulüne karar verilmesini bu sebeple kararın bu yönüyle kaldırılarak kayyım atanmasını talep etmiştir.<br>DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf talebi ile;  satışı yapılan taşınmazın, ana faaliyet binası olmadığını, 188 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde mukim olup, dava dışı  şirketin şubesi olduğunu, ana faaliyetin yürütüldüğü yerin, hükme esas bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere ... Mahallesi ... Bulvarı ... Petrol no:218 .../... adresi olduğunu dolayısıyla devri yapılan taşınmazın, kesinlikle ana faaliyetin yürütüldüğü taşınmaz olmayıp, şube niteliğinde olduğunu, bu taşınmazın satıldığı dönemde şirketin nakit ihtiyacı içinde olduğunu, taşınmaz ipotekli olduğundan kimse almak istemediği için kendi adına taşınmazı satın aldığını, taşınmaz satış bedelinin şirket kasasına aktarıldığını, satıldıktan sonra ... A.Ş'ye kiraya verdiğini bu kira gelirinin de şirket kasasına aktarıldığını, müvekkili ...'ın ... Petrol şirketinde 16.02.2021 tarihine kadar tek ortak ve müdür sıfatıyla hareket etmiş olması rekabet yasağının ihlali olarak değerlendirilemeyeceğini, dava dışı şirkete hiçbir zarar vermemiş olup, her iki şirketin müşteri çevreleri, ekonomik durumları, faaliyet gösterdikleri adres gibi hususlar birbirinden farklı olduğunu, davacı ... tarafından da yıllardır bilinen bir durum olduğu, zira taraflar arasında akrabalık bağı da mevcut olduğunu, davacının, en baştan beri davalının başka bir firmada ortaklığı olduğunu bilmesi durumunun da iyiniyet kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin açıkça vurgulamakta olduğunu, firmalar ile yapılan işlemler, belgeli ve gerçek bir ticarete dayanmakta olup, bu hususta raporun ilgili bölümlerinde de para giriş çıkışları ayrıca tespit edildiğini, yapılan bu ticaret, şirketlere ödünç para verme şeklinde gerçekleşmiş olmayıp, başka firmalar ile yapılan ticaretin yanı sıra bu firmalar ile de aynı şartlar ve aynı nitelikte satış işlemleri gerçekleştirildiğini, dava dışı şirket kâr elde etmiş olup, bilirkişiler neye göre dava dışı şirketin kâr elde edemediği kanaatine ulaştığını, rapordaki kanaat hiçbir hukuki ve somut delile dayanmamakta olup, farazi olarak yapılmış bir yorumdan ibaret olduğunu, raporun bu yönüyle de kabul edilebilir bir tarafı olmadığından bahisle gereken itirazlar tarafça yapılmış fakat mahkemece gerekçesiz bir şekilde itirazların reddedildiğini, müvekkilin özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğinin kabulü kesinlikle mümkün olmadığını, kaldı ki davacının, müvekkilinin dava dışı şirketi yönetmemesi için tabiri caizse elini kolunu bağlayan onlarca girişiminden sonra müvekkilin yine kendine ait firmalar ile ticari ilişki tesis etmekten başka çaresi kalmadığını, genel kurul toplantılarının yapılmamış olması özen yükümlülüğüne aykırı kapsamında değerlendirilecekse dahi işbu dava müdür azli davası olup, bu durumun tek başına müvekkilin azli sonucunu doğuracak mahiyette olmadığını, müdür azli davasında esas olan şirketin iyi derece yönetilmesi yeteneğinin kaybedilmesi ve şirket menfaatlerinin ağır bir şekilde ihlal edilmiş olduğunun davacı tarafından ispat edilmiş olduğunu, müdürlerin azline karar verilebilmesi için haklı sebep aranmakta, haklı sebep de kaynağını TMK m.2'de tanımlanan dürüstlük kuralından almakta olduğunu,  bu nedenlerle; ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.12.2022 tarihli, 2021/990 Esas ve 2022/1066 Karar sayılı ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER                                                                                                                     :<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/990 Esas, 2022/1066 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,<br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                         :<br>Dava,  limited şirketin müdürünün azli istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>Karara karşı taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>... Ticaret Sicil Müdürlüğünden ... sicil No.su ile kayıtlı ... Petrol Nakliyat İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti.’nin sicil dosyası getirtilmiştir. Dosyadaki bilgilere göre; şirket 13.06.2000 tarihinde kurulmuştur. Şirketin 10.100.000,00 TL olan sermayesi 202 paya ayrılmıştır. Davacı ve davalı şirkette 101’er pay sahibidir. 20.07.2015 tarihli genel kurul kararı ile ikinci bir karar alınıncaya kadar ... şirketi münferit olarak temsil ve ilzam yetkisine sahip olarak şirket müdürü seçilmiştir.<br> Şirket müdürünün azli davasında husumetin müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir. Eldeki davada, husumet, yerinde olarak davalı müdüre yöneltilmiştir.<br>Davacı, davalı tarafın şirketin faaliyet yaptığı taşınmazı kendi adına satın aldığını, faaliyet yürütülen taşınmazın satılmasının gerekli olmadığını, taşınmazın satıldıktan sonra satış bedelinden daha yüksek bir gelirle ... A.Ş'ye kiralandığını,  şirketten elde ettiği geliri kendisi için kullandığını, kar payı ödemediğini, genel kurul yapmadığını, şirketle aynı faaliyet alanına sahip başka şirketlerde hakim ortak olduğunu ve bu şirketlere para transferleri olduğunu iddia etmiştir.<br>TTK'nın 630. maddesinde: \"(1) Genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.(3) Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur.<br>(4) Görevden alınan yöneticinin tazminat hakları saklıdır.\"Şeklinde hükümler yer almaktadır.<br>Davanın esasını teşkil eden ... ... Mahallesi 188 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde 09.09.2020 tarih 21718 sayılı satış nedeniyle ... adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Kaydın dayanağı resmi senede göre taşınmaz ... Petrol Nakliyat İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti. adına kayıtlı iken 1.600.000 TL bedelle ...’a satılmıştır. Bu işlemde şirketi ..., alıcı ...’ı vekili ... temsil etmiştir.Mahkemece hükme esas alınan Bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere; ekonomik olarak gerekli olmamasına rağmen ve şirketin adına kayıtlı başkaca mal varlıkları bulunmasına rağmen şirketin  faaliyetinin icra edildiği akaryakıt istasyonunun bulunduğu taşınmazın şirket müdürüne satılmış olması şirketle rekabet etme yasağına ayrıca bağlılık, dürüstlük kuralı çerçevesinde şirket menfaatlerini gözetme yükümlüğüne açık bir şekilde aykırılık oluşturmaktadır.<br>TTK’nın 626 maddesinde, limited şirket müdürünün “özen ve bağlılık yükümü, rekabet yasağı” düzenlenmiştir. Buna göre: “Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm diğer ortaklar yazılı olarak izin vermemişse müdürler şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamazlar. Şirket sözleşmesi ortakların onayı yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir (TTK m.626/2), müdürlerde ortaklar için öngörülmüş bulunan bağlılık borcuna tabidir (TTK m. 626/3)” denilmiştir. Bu hüküm emredici mahiyettedir.<br> TTK'nın 626/2'nci maddesi uyarınca, şirket ana sözleşmesinde aksi öngörülmemişse veya diğer tüm ortakların yazılı onayları olmadığı sürece müdürler şirketle rekabet teşkil edecek faaliyetlerde bulunamazlar. Müdürün rekabet yasağının kapsamı ve içeriği şirketin uğraş alanına göre belirlenir. Bunun ölçüsü şirketin fiilen uğraştığı işlerle planlanmış ancak henüz başlanmamış şirket faaliyetleridir.  <br>Somut olayda; bu haller mevcut olmamasına karşılık davalının şirketle aynı faaliyet alanında faaliyet gösteren ... Petrol Ltd. Şti.’nin hakim ortağı olması rekabet yasağının ihlali mahiyetinde olduğu, bu nedenle, davalının rekabet yasağına aykırı eylemi, müdürün azli istemi bakımından 'haklı neden' sayılmıştır.<br>Yine somut olayda; şirketin banka hesaplarından davacının ortağı olmadığı ... Petrol, ... Hazır Beton şirketine para transferi yapılmış olması şirkete bağlılık ve özen yükümlüğüne aykırılık oluşturduğu ayrıca Şirketin 2013-2014-2015-2016-2017 yıllarına ait genel kurul toplantılarının yapılmamış olmasının özen yükümlüğünün ağır bir şekilde ihlal ettiği sonucuna ulaşılmaktadır.Açıklanan sebeplerle davacı tarafın istemi haklı nedene dayandığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunarak davalı tarafın aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Mahkemece esas hüküm ile birlikte TMK 427.maddesi gereği kayyım atanması talebinin reddedildiği, müdürün azli kararının henüz kesinleşmediği bu sebeple bu aşamada  davacı tarafın ihtiyati tedbir yoluyla şirkete kayyım atanması isteminin reddedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılarak davacı tarafın aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu,  taraf vekillerinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, taraf vekillerinin  istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br><br> HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                   :<br>1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.12.2022 tarih ve 2021/990 Esas, 2022/1066 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2)a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 435,5‬0.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 435,5‬0.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, <br>4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br><br><br>5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde  İADESİNE,<br>6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,<br>Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 10/11/2025 tarihinde karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c09ab72e9f2ec253","SID":"64d6beb46215b487"}}