{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:15/10/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:10/09/2019<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:15/10/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; davalı hakkında Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yapılan icra takibine, davalı tarafından itiraz edildiğini, davalı tarafından borcun tamamına ve ferilerine yapılan itirazın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, 21/07/2012 tarihinde meydana gelen elektrik kesintisi nedeniyle, sigorta kapsamında bulunan cihazlarda dilekçe ekinde yer alan ekspertiz raporunda belirtilen hasarın meydana geldiğini, ... firması tarafından kullanılmakta olan ... Marka ... model ve ... seri numaralı baskı makinesinin ana kartı, motor kartı ve güç kartının anlık voltaj dalgalanmasına bağlı olarak hasarlanması neticesinde söz konusu hasarın meydana geldiğini, bu hasar nedeniyle sigortalıya 03/10/2012 tarihinde 13.684,00.-TL ödeme yaptıklarını, 6792 sayılı TTK 1301 ve 6102 sayılı TTK 1472. maddelerinin sigortacıya ödediği tazminatın haksız fiili ile zarara sebebiyet verenlerden ve bu zarardan sorumlu olanlardan mevcut kusur oranına göre geri alma imkanı verdiğini, tüm bu sebeplerle davalarının kabulü ile davalının icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili; zamanaşımı itirazında bulunmuş ayrıca davacı tarafın dava dilekçesinde; sigortalısına ait işyerinde hasara neden olan olayın ani voltaj yükselmesi/düşmesinden kaynaklandığını iddia ettiğini ancak enerji nakil hattının alçak gerilim hattı ile ilişkilendirilmesinin teknik açıdan yanlış olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği gibi; enerji nakil hattında voltaj dalgalanmasının sözkonusu olması halinde bütün alçak gerilim hatlarında voltaj dalgalanmasının olması gerektiğini bunun da aynı trafodan beslenen diğer abonelerin bundan etkilenmesi ve cihazlarının arızalanması anlamına geldiğini ancak davacı tarafın sigortalısına ait işyerinin zarar gördüğünü iddia ettiği tarihte voltaj dalgalanmasına bağlı davalı şirkete hiçbir arıza ihbarı gelmediğini, bunun da hasarın meydana gelme sebebinin voltaj dalgalanmasına bağlı olmadığının açık kanıtı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"...Taraflar arasındaki uyuşmazlık, meydana hasardan davalı şirketin sorumlu olup olmadığı, kusur oranı, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, hasar miktarı hususlarında olduğu anlaşılmış olup, kazanılmış haklar saklı tutulmuş olacağından hak düşürücü sürelerin de görevsiz mahkemede davanın açıldığı zamana göre hesaplanması hukuksal bir gereklilik olup Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde davalı şirket aleyhine 22/04/2013 tarihinde icra takibine başlandığı, davalı şirketin 27/05/2013 tarihinde ödeme emrine itirazı neticesinde takip durmuş, davacı tarafa itiraza ilişkin tebliğ 12/06/2013 tarihinde yapılmış bunun üzerine davacı Muğla Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinde 05/06/2014 tarihinde harcını yatırarak görevsiz mahkeme olan 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmış olup davalının zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.   <br>Davanın çözümü; meydana gelen zararın nasıl oluştuğu, davalı şirketin bu zarardan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>Gerekli deliller toplandıktan ve servis kayıtları ile davacı şirket nezdinde tutulan kayıtlar getirtildikten sonra, mahallinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen her iki bilirkişi raporunda da dava konusu cihazın şebeke gerilimindeki dalgalanmaya bağlı zarar gördüğü bundan başka da herhangi bir arızanın sebebinin tespit edilmediği, dava konusu cihazın zarar giderme bedelinin yeni ve ikinci el piyasa bedelleri ile makina teknolojisi dikkate alındığında uygun rayiç değerlerde olduğu, davalı şirketin tüketiciye güvenilir, kaliteli, kesintisiz elektrik enerjisi hizmeti vermekle görevli olduğu, bu nedenle hasarın oluşunda kusurlu olduğu, raporlara karşı davalı tarafça özellikle arızanın meydana geldiği tarihte şirket kayıtlarında arıza kaydı bulunmadığı bildirilerek itiraz edilmiş ise de; bilirkişi raporlarında değinildiği üzere anlık voltaj yükselmelerinin her zaman kayıt olarak geçmeyeceği, oluşan zararda teknik servisin değişim yaptığı kartların tümünün güç devresi beslemelerine ilişkin kartlar olduğu, oluşan zarar ile şikayetin uyumlu olduğu belirtildiğinden mahkememizce de kabul gören bilirkişi raporlarında da  tespit edildiği üzere zararın 13.684,00.-TL olduğu anlaşılmıştır. <br>Rucüen tazminat davasında davacı sigorta şirketinin sigorta ettirene tazminatı ödediği tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinden sigorta şirketinin davalıyı temerrüde düşürmesi gerekmemektedir. Buna göre davacı sigorta şirketinin sigorta ettirenine zarar bedelini 03.10.2012 tarihinde ödediği tespit edilmekle davacının ödeme tarihinden itibaren faiz talebi yerinde görülmüş, ödeme tarihinden icra takibine kadar asıl alacağa işleyecek faizin 687,62.-TL olduğu, davacının talebinin 678,20.-TL olduğu buna göre davalı vekilinin faize itirazının yerinde olmadığı anlaşılmakla reddine karar verilmiştir. Buna göre Mahkememizce de kabul gören ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporlarında hesaplanan hasar tutarı esas alınarak  davanın kabulü, davalı hakkında yürütülen Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu itirazların iptali ile takibin 13.684,00.-TL asıl alacak, taleple bağlılık ilkesi gereği 678,20.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.362,20.-TL üzerinden ve icra takip tarihinden itibaren asıl alacak 13.684,00.-TL alacak bedeline yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacı tarafın, sigortalısına ait işyerinde hasara neden olan olayın elektrik voltaj dalgalanmasından kaynaklandığı iddiasıyla oluşan hasarın tazmini talepli işbu davayı açtığını, ancak davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olmasının yanında meydana gelen olay ile müvekkili şirketin faaliyeti arasında illiyet bağı bulunmadığını, enerji nakil hattının alçak gerilim hattı ile ilişkilendirilmesinin teknik açıdan yanlış olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği gibi; enerji nakil hattında voltaj dalgalanmasının sözkonusu olması halinde bütün alçak gerilim hatlarında voltaj dalgalanmasının olması gerektiğini, bunun da aynı trafodan beslenen diğer abonelerin bundan etkilenmesi ve cihazlarının arızalanması anlamına geldiğini, ancak davacı tarafın sigortalısına ait işyerinin zarar gördüğünü iddia ettiği tarihte voltaj dalgalanmasına bağlı müvekkili şirkete hiçbir arıza ihbarının yapılmadığını, bunun da hasarın meydana gelme sebebinin voltaj dalgalanmasına bağlı olmadığının açık kanıtı olduğunu, sigortalı şirketin koruyucu tedbirleri almadığını, davacının sigortalısı olan şirketin bu elektrikli aletlerin korunması için gerekeni yapması, yeterli koruma önlemlerini alması gerektiğini, olay günü sadece sigortalıya ait işyerinin zarar görmesi, başkaca bir zarar ihbarı olmaması hususları gözetildiğinde, hasarın sebebinin voltaj dalgalanması olmadığını, hasarın meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusurlu olduğunu gösteren hiçbir somut veri bulunmadığını, İlk Derece  Mahkemesi kararına dayanak olan bilirkişi raporlarının itirazlarını karşılamadığını, bilirkişi raporlarının varsayımsal iddialara dayandığını, eksik inceleme ile düzenlendiğini, somut veri barındırmayan varsayımlarla hazırlanmış olan rapor doğrultusunda karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle davacı sigorta şirketinin sigorta ettirene tazminatı ödediği tarihten itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürülmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, rücuen tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, itiraz dilekçesinin davacı alacaklı vekiline 12.06.2013 tarihinde tebliğ edildiği, iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 05.06.2014 tarihinde açılmış olmasına, gerek dava dilekçesi ile sunulan ekspertiz raporundan, gerekse mahkemece aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarından, sigortalıya ait ... Marka ... model ve ... seri numaralı baskı makinesinin ana kartı, motor kartı ve güç kartının hasarlanmasının davalı tarafından temin edilen elektrik hattındaki voltaj dalgalanmasından kaynaklandığının anlaşılmasına, davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği hasar bedelini ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte talep edebilmesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 981,08 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 245,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 735,78 TL istinaf karar harcının  davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.15/10/2025<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e9a5b9be852c3d93","SID":"f57c929c867f5dac"}}