{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2024/333 Esas<br>KARAR NO\t:2025/674<br><br>DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ:31/03/2017<br>KARAR TARİHİ:08/10/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkilleri desteği olan ...'nin geçirdiği trafik kazası sonucu vefat etmiştir. ...'nin desteğinden yoksun kalan müvekkilleri adına davalı ... Hesabı’na başvuruda bulunulduğu fakat talepleri tam ve gerekli şekilde karşılanmadığını, müvekkillerin uğradığı destekten yoksun kalma tazminat zararı yapılacak hesaplama ile tespit edildikten sonra yapılmış olan ödemenin eksik olduğunu, 20.06.2016 günü saat 10:10 sıralarında ... isimli şahsın sevk ve idaresinde bulunan ayrıca içerisinde yolcu mevcut ... plaka sayılı aracın belirtilen mevkiide her hangi bir sesli, görüntülü trafik işaret ve işaretçisinin bulunmadığını muhtemelen üçüncü şahıslar tarafından yapılan demiryolu ile stabilize yolun kesiştiği alandan kontrolsüz geçiş yapmak istediği sırada ... ait makinistliğini ... ve ... isimli şahısların yaptığı ... sefer sayılı 1 lokomotif 8 yolcu vagonu mevcut trenin çarpmasına maruz kalması sonucunda ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazaya ilişkin olarak ... Cumhuriyet BaşsavcıItgı'nca aldırılan kusura ilişkin bilirkişi raporuna göre ... plaka sayılı araç sürücüsü ... Asli (Tamamen) kusurlu olduğunu, lokomotif sürücüsü ve yardımcısının ise her hangi bir kusuru bulunmadığını,  meydana gelen trafik kazasında müvekkillerin desteği ... ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunmadığını, bu sebeple kusura katılması söz konusu olmayacağını, meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkillerin desteği ... vefat ettiğini, müvekkillerin eşi ve babası olan Müteveffa ... evin ve müvekkillerin tüm ihtiyaç ve gereksinimlerini karşılamakta olduğunu, meydana gelen bu acı olay sonrasında müvekkilleri müteveffanın tüm maddi desteğini yitirdiğini ve desteğinden yoksun kaldığını, bundan dolayı müvekkillerin maddi olarak çok zor günler geçirdiğini ve geçirmeye de devam ettiğini, haklı davanın kabulü ile tahkikat sonucunda müvekkillerin zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari 1.000-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 26.04.2016 tarihinde Karayolları Trafik Kanunu’nda değişiklik yapıldığını ve müvekkilin kuruma dava açılmadan önce gerekli belgelerle başvuru yapılması şartı getirildiğini,  ek tazminat talebi için gerekli belgelerle başvuru yapılmadığından, bu şart yerine getirilmeden ikame edilen işbu davanın usulden reddini, öncelikle, T.C vatandaşı olmayan davacıların bu davayı ikame etme hakkı bulunmadığını, dava hakkı konusunda itirazları bulunduğunu,  ikinci olarak davacıların teminat yatırması gerekip gerekmediğinin de değerlendirilmesini talep ettiklerini, teminat yatırılması gerektiğine ilişkin itirazımızı sunduklarını, ancak dava tarihinden  itibaren yasal temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini, dava tarihinden önce müvekkil kurumun davacılara ödeme yaptığını davacı müvekkilin kurumu ibra ettiğini, müvekkil kurumun sorumluluğunu yerine getirdiğini, bunun yanında tazminat borcunun kaynağının da haksız fiil olan trafik kazası olduğunu, müvekkil kurumun kendisine yapılan başvuruyu inceleyerek ödeme yaptığı için ödeme tarihinden itibaren yasal temerrüt faizi işletilmesi mümkün olduğunu, beyan ve hakları saklı kalmak kaydıyla, davaya cevaplarımızın sunumu ile davanın usul ve esasa ilişkin olarak sunmuş oldukları gerekçeler dikkate alınarak reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dava, davacıların murisinin ZMMS poliçesi bulunmayan ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu sırada 20/06/2016 tarihinde gerçekleşen kaza neticesinde vefat etmesi nedeniyle uğradıklarını iddia ettikleri destek zararının davalıdan tahsiline ilişkin maddi tazminat davasıdır. <br>20/06/2016 tarihli kazada, davacının kusur oranının belirlenmesi için dosya Adli Tıp Kurumu'na gönderilmiş, ATK'nın 13/11/2018 tarihli kusur oranına ilişkin raporunda;  Minibüs sürücüsü ...'un %100 oranında tam kusurlu davrandığını, makinistler ... ve ...'nin kusursuz olduklarını, ... ...'ne kusur izafesinin mümkün olamayacağı tespit ve rapor edilmiştir.<br>08/07/2019 tarihli bilirkişisi ...'un sunmuş olduğu bilirkişi raporunda özetle; Ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada davacı ...'in maddi zararının %98 oranında karşılanarak yeterli ödemenin yapıldığını ve davacı ...'in maddi zararı yönünden ibranamenin geçerli sayılması gerekeceğini ve davalı ... Hesabının sorumluluğuna gidilemeyeceğini, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada davacı ...'ye yapılan ödemenin yetersiz olduğunun tespit edildiğini, güncel verilere göre yapılan hesaplamada davacı ...'nin nihai ve gerçek maddi zararının 31.369,60 TL olarak tespit edildiğini, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada davacı ...'ye yapılan ödemenin yetersiz olduğunun tespit edildiğini, güncel verilere göre yapılan hesaplamada ...'nin nihai ve gerçek maddi zararının 26.367,27 TL olarak tespit edildiğini, temerrüt başlangıcının 14/02/2017 kısmi ödeme tarihi ve işleyecek faizin yasal faz olduğu tespit ve rapor edilmiştir.<br>03/04/2020 tarihli bilirkişisi ...'un sunmuş olduğu bilirkişi Ek raporunda özetle; Ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada davacı ...'in maddi zararının %96 oranında karşılanarak yeterli ödemenin yapıldığını ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 30/04/2013 tarih ve 2012/3873 Esas , 2013/5911 K. Sayılı kararı ile 11/10/2012 tarih ve 2011/13071 Esas 2012/10944 K. Sayılı kararları dikkate alındığında davacı ...'in maddi zararı yönünden ibranamenin geçerli sayılması gerekeceğini ve davalı ... Hesabının sorumluluğuna gidilemeyeceğini, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada davacı ...'ye yapılan ödemenin yetersiz olduğunun tespit edildiğini, güncel verilere göre yapılan hesaplamada davacı ...'nin nihai ve gerçek maddi zararının 37.182,31 TL olarak tespit edildiğini, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada davacı ...'ye yapılan ödemenin yetersiz olduğunun tespit edildiğini, güncel verilere göre yapılan hesaplamada davacı ...'nin nihai ve gerçek maddi zararının 30.964,47 TL olarak tespit edildiğini, temerrüt başlangıcının 14/02/2017 kısmi ödeme tarihi ve işleyecek faizin yasal faiz olduğunu, işbu ek raporda hesaplanan maddi zarar tutarlarının kök rapordan daha fazla olmasının 01/01/2020 tarihi itibari ile %15 oranında artan asgari ücretlerin de hesaplamada dikkate alınmasından kaynaklandığı tespit ve rapor edilmiştir.<br>29/03/2021 tarihli bilirkişisi ...'un sunmuş olduğu bilirkişi ikinci Ek raporunda özetle; Ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada davacılara yapılan ödemenin yetersiz olduğunun tespit edildiğini, güncel verilere göre yapılan hesaplamada davacı ...'nin talep edebileceği maddi zararının garameten 75.778,54-TL, davacı ...'nin talep edebileceği maddi zararının 9.905,58-TL olarak tespit edildiğini, davacı ...'nin talep edebileceği maddi zararının 7.992,88-TL olarak tespit edildiğini, temerrüt başlangıcının 14/02/2017 kısmi ödeme tarihi ve işleyecek faizin yasal faiz olduğunu, işbu ek raporda hesaplanan maddi zarar tutarlarının 1. Ek rapordan farklı olmasının, AYM'nin iptal kararı ile Yargıtay 17. HD 14/01/2021 tarih ve 2020/2598 esas 2021/34 karar sayılı kararının dikkate alınmasından kaynaklandığı tespit ve rapor edilmiştir.<br>Davacı vekili 20/04/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava talebini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 25.430,22-TL ıslah ederek toplamda 93.677,00-TL olarak ıslah etmiştir. <br>Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde, 09/06/2021 tarihinde ... Karar sayılı kararı ile; Davanın Kabulüne, Müteveffa ...'nin desteğinden yoksun kalmaları nedeniyle, davacı eş ... için 75.778,54-TL destek zararı, davacı çocuk ... için 9.905,58-TL destek zararı ve davacı çocuk ... için 7.992,88-TL destek zararı olmak üzere toplam 93.677,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 14/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.<br>Mahkememizin ... sayılı kararının davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosyamız istinaf incelemesi için İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesine gönderilmiştir.<br>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi 25/04/2024 tarih  2021/2124 Esas 2024/643  Karar sayılı ilamında; \"... Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13803 Esas ve 2022/7689 Karar sayılı kararında; \"...5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip  giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. ... öncelikle davacının teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.\" belirlemesinde bulunmuştur. Somut olayda vefat eden destek ve davacılar Suriye vatandaşı olup 5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorunda olmalarına rağmen Mahkemece dava şartı olan teminat hususu resen araştırılmadan  işin esasına girilerek eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde Mahkemece yapılması gereken davacıların teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmek, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Daire kararının kapsam ve şekline göre; davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir...\" gerekçesiyle Mahkememizin ... esas ... karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>İstanbul BAM 9. HD 25/04/2024 tarih  2021/2124 Esas 2024/643  Karar sayılı kaldırma ilamı üzerin dosya Mahkememize gönderilerek MAhkememizin 2024/333 esas sırasına kaydedilmiştir. <br>Mahkememizin 2024/333 esas sayılı dosyasında, 11/09/2024 tarihli celse ara kararı ile Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'ne yazı yazılarak teminattan muafiyete ilişkin Suriye ile Türkiye arasında bir anlaşma bulunup bulunmadığı hususu sorulmuş, yazılan müzekkereye verilen cevapta Türkiye ile Suriye arasında teminattan muafiyete dair mevcut anlaşma bulunmadığı bildirildiğinden Mahkememizin 15/01/2025 tarihli celse ara kararı ile, Suriye Arap Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında hukuki ve ticari konularda adli yardımlaşma anlaşması imzalandığından, anlaşmanın henüz yürürlüğe girmediği ve buna ilişkin Bakanlar Kurulu Kararnamesi henüz çıkarılmadığından; karşı tarafın muhtemel zarar ve ziyanı ile yargılama giderlerini karşılamak üzere; 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48/1.maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ğ maddesi gereği takdiren 10.000,00-TL teminatın Mahkememiz veznesine bloke etmesi için davacı vekiline 1 ay kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde teminatın yatırılmaması halinde 6100 sayılı HMK'nın 115/2.maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verileceği hususu da ihtar edilmiş ve davacı vekilince belirlenen teminat miktarı yatırılmıştır. <br>Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;<br>Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde 09/06/2021 tarihinde verilen ... karar sayılı kararının sadece davalı tarafça istinaf edildiği, davacı vekilince istinafa karşı cevap dilekçesi sunarak Mahkememizce verilen ... sayılı kararın doğru olduğu belirtilmiş, İstanbul BAM 9. HD 2021/2124 esas 2024/643 karar sayılı kaldırma ilamı öncesinde, ... esas sayılı dosyada hükme esas alınan ek rapora karşı davacı vekilince itiraz edilmemiş ve bu ek rapora göre dava değeri artırımı yapılmış olduğundan, bu durumda emsal niteliğindeki İstanbul BAM 9. HD 2022/781 esas 2024/1804 karar sayılı ilamında da değinildiği üzere davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan MAhkememizin ... sayılı kararına ilişkin İstanbul BAM 9. HD 2021/2124 esas 2024/643 karar sayılı kaldırma ilamı üzerine değişen asgari ücret nedeniyle, güncel asgari ücret üzerinden yeniden hesaplama yapılmasına gerek olmadığı değerlendirilmiştir. <br>Bu durumda, Mahkememizin ... sayılı kararında da belirtildiği üzere, Davacı taraf, destekleri olduğunu iddia ettikleri ...'nin 20/06/2016 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde hayatını kaybetmesi nedeniyle tazminat talebinde bulunmuş olup, dava dilekçesi ekinde yer alan Suriye Arap Cumhuriyeti/ İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Aile Defteri'nin tercüme evrakından; davacı ...'nın vefat eden ...'nin eşi, diğer davacılar ...'in ise vefat eden ...'nin çocukları olduğu, çocukların yaşı da dikkate alındığında aralarında destek ilişkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.<br>20/06/2016 tarihinde  gerçekleşen trafik kazası neticesinde davacıların desteği ..., ... plakalı araçta yolcu olarak bulunmakta olup, ATK Trafik İhtisas Dairesinin 13/11/2018 tarihli raporu ile ... plakalı minibüs sürücüsü ...'un %100 kusurlu olduğu, makinistler ... ve ...'nin ise kusursuz oldukları belirlenmiş, sürücünün tamamen kusurlu olduğu tespit edildiğinden ve davacıların desteği ise minibüste yolcu olarak bulunduğundan, kazanın gerçekleşmesinde ...'nin kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>Aktüer bilirkişiden alınan kök rapor ile 1.ek raporunda davacıların talep edebileceği tazminatın hesaplanmasında TRH 2010 tablosuna ve %1,8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılmış, ikinci ek raporda ise tazminatın hesaplanmasında TRH 2010 tablosu ve progressive rant yöntemine göre hesaplama yapılmış olup ikinci ek rapordaki hesaplama yönteminin Yargıtay 17.HD 14/01/2021 tarih 2020/2598 esas 2021/34 karar sayılı ilamı ile Yargıtay 17.HD 24/02/2021 tarih 2019/3292 esas 2021/1848 karar sayılı ilamına uygun yöntemle hazırlandığı anlaşılmaktadır.<br>Aktüer bilirkişi ikinci ek raporda; davacılara yapılan ödemelerin ödeme tarihindeki verilere göre yapılan incelemesinde yetersiz oldukları tespit edilmiş, davacıların güncel verilere göre hesaplanan nihai ve gerçek maddi zararları toplamı 532.450,36-TL olarak hesaplanmış, ancak tespit edilen tutar, bakiye teminat limitini aştığından, bakiye teminat limiti olan 93.677,00-TL'ye göre davacıların talep edebilecekleri maddi zararları garameten paylaştırılarak hesaplanmış ve netice olarak davacı ...'nin talep edebileceği maddi zararının garameten 75.778,54-TL, davacı ...'nin talep edebileceği maddi zararının 9.905,58-TL olarak tespit edildiğini, davacı ...'nin talep edebileceği maddi zararının 7.992,88-TL olduğu tespit edilmiş, yapılan hesaplama Yargıtay 17.HD 14/01/2021 tarih 2020/2598 esas 2021/34 karar sayılı ilamı ile Yargıtay 17.HD 24/02/2021 tarih 2019/3292 esas 2021/1848 karar sayılı ilamına uygun olduğundan ikinci ek rapor hükme esas alınarak davacı vekilinin 20/04/2021 tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alındığında, davanın kabulü ile müteveffa ...'nin desteğinden yoksun kalmaları nedeniyle, davacı eş ... için 75.778,54-TL destek zararı, davacı çocuk ... için 9.905,58-TL destek zararı ve davacı çocuk ... için 7.992,88-TL destek zararı olmak üzere toplam 93.677,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 14/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-Davanın Kabulüne,<br>Müteveffa ...'nin desteğinden yoksun kalmaları nedeniyle, davacı eş ... için 75.778,54-TL destek zararı, davacı çocuk ... için 9.905,58-TL destek zararı ve davacı çocuk ... için 7.992,88-TL destek zararı olmak üzere toplam 93.677,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 14/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,<br>2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 6.399,08-TL harçtan; 31,40-TL peşin harç, 233,24-TL tamamlama harcı ile 259,00-TL ıslah harcın mahsubu ile bakiye 5.875,44-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan 31,40-TL başvurma harcı, 31,40-TL peşin harç, 233,24-TL tamamlama harcı, 259,00-TL ıslah harcı, 314,00-TL ATK rapor ücreti, 600,00-TL bilirkişi ücreti,  247,95-TL tebligat/posta masrafı olmak üzere toplam 1.483,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4-Kendisini vekille temsil ettiren davacılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL  vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Yatırılan avanstan artan bakiyenin karar kesinleştiğinde yatırana/vekiline iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 08/10/2025         <br><br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br> <br>Hakim ...<br>e-imzalıdır<br> </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3dc6d6f82d5b9fd0","SID":"7b1b78aa7b9ad374"}}