{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br><br>ESAS NO\t: 2024/490 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/716<br><br>DAVA\t: Rucuen Tazminat <br>DAVA TARİHİ\t: 24/08/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 12/11/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Rücuen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket sigortalısı ...Şti. 'ye ait \"...\"  adresindeki iş yerini ... tarihinde ... poliçe numarası ile sigortaladığını, ekte yer alan ekspertiz raporu incelendiğinde 19.09.2022 tarihinde; sigortalının deposunun yola paralel perde duvarı ve tavanından gelmekte olan temiz su kaçağının raflarda bulunan mallara zarar verdiğinin tespit edildiğini, gerçekleşen hasar sonrası Müvekkil şirketin, sigortalısına toplam 104.432,00-TL hasar tazminatını  ödediğini, ekspertiz raporundan anlaşılacağı üzere davalının kusuru nedeni ile sigortalı yerde  hasar meydana geldiğini, haksız ve mesnetsiz yapılan bu itirazın iptali için öncelikle arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak davalı taraf ile anlaşılamadığını belirterek sigortalıya ödenen  104.432,00TL tutarındaki tazminatın ödeme tarihinden işleyecek faizi ile birlikte hasarın meydana gelmesinde kusuru bulunan davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia etmiş olduğu zararı ve müvekkil idarenin kusurunu ispatlaması gerektiğini, zararın idari eylem veya işlemden değil de, zarar görenin veya bir başkasının eyleminden doğması halinde, zararla idari eylem arasındaki illiyet bağının kesildiğini ve zararın idari eyleme ve idare tüzel kişiliğine bağlanması imkanının ortadan kalktığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, 19/09/2022 tarihinde meydana gelen zarar nedeni ile davacı tarafından dava dışı sigortalısına ödenen tazminatın davalıya rücu istemine ilişkindir.<br>Davacı yanca, ekspertiz raporu, fotoğrafları, hasar dosyası ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası celbedilmiştir.<br>Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, dava dışı sigortalının su tesisastının mevzuata uygun olup olmadığı, meydana gelen olayda dava dışı sigortalının müterafık kusuru bulunup bulunmadığı, meydana gelen zararın neden kaynaklandığı, davalının bu zarardan sorumlu olup olmadığı, meydana gelen zarar su hasarından kaynaklı ise zararın ne kadar olduğunun tekstil ürünleri üzerinde inceleme ve dosyadaki belgelerle değerlendirilerek belirlenmesi, davacı tarafından yapılan ödemenin kadri maruf olup olmadığı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı varsa miktarının nelerden ibaret ve ne kadar olduğunun tespiti bakımından keşfen inceleme yaptırılmasına karar verilmiştir.<br>Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti 28/05/2025 tarihli raporunda; dava konusu olayın ve hasarın meydana gelmesinde davalı (... (...) ve dava dışı sigortalı ... Ltd. Şti. firmasını her birinin %50 (Yüzde Elli) oranında sorumluluğunun bulunduğu, Hasar gören kumaş 30/30/8 %100 pamuk üç iplik kumaş olduğu, hesaplamada kullanılan 976*130=126.880 TL. kumaş değerinden, 976 kg.*26 TL=22.448,00 TL. sovtaj bedeli düşülürse, 126.880-22.448=104.432,00 TL. olarak hesaplanan zararın 19.09.2022 tarihinde piyasa koşullarında kadri maruf olduğu, Davacı sigorta ile davadışı sigortalısı arasına kurulu sigorta sözleşmesine bağlı olarak, 19.09.2022 tarihinde meydana gelen hadisenin, sigorta süresi (18/07/2022-18/07/2023) dahilinde olduğu, dahili su riski gerçekleşmesi nedeni ile sigortalı kıymetlerde meydana gelecek zararın 39,250,000.00 TL sigorta bedeli üzerinden temin edildiği, Davalı Sigortacı meydana gelen hasar sonucunda teminat altına aldığı risk/risklerin gerçekleşmesi sonucu  sovtaj sonrası 104.532,00 TL hasar tazminatı ödemiş ve ödemiş olduğu hasar tutarınca sigortalısının haklarına halef olduğu, Davalı Sigortacının meydana gelen hasarda kusuru/sorumluluğu bulunan Davalı taraftan,  tarafımızca belirlenmiş olan %50 kusur oranı doğrultusunda (104.532,00 TL 52.216 TL rücu alacağı bulunduğu, şeklinde görüş bildirmiştir.<br>Bilirkişi raporu taraflara tebliğ olunmuş, taraf vekillerinin rapora itirazlarının değerlendirilmesi bakımından alınan ek raporda; Taraf vekillerinin sunmuş oldukları itiraz dilekçelerinde, kök raporda belirtilen tespit ve kanaatleri değiştirici nitelikte maddi unsurlar içeren herhangi bir bilginin yer almadığı ve bu sebeple kök raporda belirttiğimiz kanaatlerin aynen geçerli olduğunu bildirmişlerdir.<br>Dava şartları, 6100 sayılı HMK'nın  114. Maddesinde düzenlenmiş, 114/1-b maddesinde de \"Yargı Yolunun Caiz Olması\" dava şartları arasında sayılmıştır. Dava şartlarının davanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınması gerekmektedir. Dava şartı eksikliği bulunduğu takdirde davanın aynı kanunun 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir<br>Uyuşmazlık Mahkemesinin 22/09/2025 tarih, ... Esas, ...Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere;<br>Anayasa'nın \"Yargı yolu\" başlıklı 125. maddesinin yedinci fıkrasında; İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; İdari eylem ve işlemlerden dolayı hakları ihlal edilenler tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.<br>2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un \"Kuruluş\" başlıklı 1. maddesi;<br>\"(Değişik: 7/2/1983-KHK 56/1 md.; Aynen kabul: 23/5/1984 - 3009/1 md.)<br>... hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere ... kurulmuştur.<br>... bu Kanunda ... olarak anılır.<br>Genel Müdürlüğün hizmeti, ... görev alanı ile sınırlıdır. Ancak, şehrin yararlandığı su kaynaklarının korunmasına ilişkin hizmetler, büyük şehir belediye sınırları dışında da olsa bu kuruluş tarafından yürütülür. Ayrıca Cumhurbaşkanı anasistem ile ilgili başka belediye ve köylerin su ve kanalizasyon işlerini de bu Genel Müdürlüğe verebilir.[1]<br>..., ... bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluştur. ... personeli 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabidir.\" şeklindedir.<br>2560 sayılı Kanun'un \"Görev ve yetkiler\" başlıklı 2. maddesi;<br>\"...'nin görev ve yetkileri şunlardır:<br>             a) İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek,<br>             b) Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılmasıiçin abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek,<br>             c) Bölge içindeki su kaynaklarının, deniz, göl, akarsu kıyılarının ve yeraltı sularının kullanılmış sularlave endüstri artıkları ile kirletilmesini, bu kaynaklarda suların kaybına veya azalmasına yol açacak tesis kurulmasını ve bu tür faaliyetlerde bulunulmasını önlemek, bu konuda her türlü teknik, idari ve hukuki tedbiri almak,<br>             d) Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak,<br>             e) Her türlü taşınır ve taşınmaz malı satın almak, kiralamak, ekonomik değeri kalmamış araç ve gereçleri satmak, ...'nin hizmetleriyle ilgili tesisleri doğrudan doğruya yahut diğer kamu veya özel kuruluşlarla ortak olarak kurmak ve işletmek, bu maksatla kurulmuş veya kurulmakta olan tesislere iştirak etmek,<br>             f) Kuruluş amacına dönük çalışmaların gerekli kılması halinde her türlü taşınmaz malı kamulaştırmak veya üzerinde kullanmahakları tesis etmek.\" şeklindedir.<br>2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun \"Para borcu ve teminat için takip\"  başlıklı 42. maddesinin üçüncü fıkrası;\"(Ek fıkra: 15/8/2017-KHK-694/8 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/8 md.) İdari yargının görev alanına giren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamaz.\"  şeklindedir.<br>2004 sayılı Kanun'un geçici 13. maddesi;\"(Ek: 15/8/2017-KHK-694/9 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/9 md.) İdari yargının görev alanına giren konularda, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce başlatılmış ilamsız icra takipleri hakkında, talep üzerine icra müdürünce 42 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca dosya üzerinden düşme kararı verilir ve karar alacaklıya resen tebliğ edilir. Alacaklı, düşme kararının tebliğinden itibaren yedi gün içinde şikayet yoluna başvurabilir. Düşme kararının kesinleşmesinden itibaren otuz gün içinde idari yargı merciinde dava açılabilir. Düşme talebinin reddine veya düşme kararı hakkındaki şikayetin kabulüne ilişkin karar kesinleşmeden takibe devam edilemez.<br>Birinci fıkra kapsamındaki ilamsız icra takipleri hakkında açılmış itirazın iptali veya itirazın kaldırılması davalarında talep üzerine, karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Tarafların yaptığı takip ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti üzerlerinde bırakılır. Bu kararın kesinleşmesi üzerine takip dosyası icra müdürlüğüne iade edilir ve takip hakkında birinci fıkra uyarınca işlem yapılır.<br>\" şeklindedir.<br>Anayasa Mahkemesinin itiraz başvurusu sonucu vermiş olduğu 22/10/2020 tarihli ve E...., K.... sayılı kararının gerekçesinin ilgili kısmı;\"...2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 42. maddesinin üçüncü fıkrasında 'İdari yargının görev alanına giren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamaz.', geçici 13. maddesinde ise 'îdari yargının görev alanına giren konularda, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce başlatılmış ilamsız icra takipleri hakkında, talep üzerine icra müdürünce 42 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca dosya üzerinden düşme kararı verilir ve karar alacaklıya resen tebliğ edilir. Alacaklı, düşme kararının tebliğinden itibaren yedi gün içinde şikayet yoluna başvurabilir. Düşme kararının kesinleşmesinden itibaren otuz gün içinde idari yargı merciinde dava açılabilir. Düşme talebinin reddine veya düşme kararı hakkındaki şikayetin kabulüne ilişkin karar kesinleşmeden takibe devam edilemez./ Birinci fıkra kapsamındaki ilamsız icra takipleri hakkında açılmış itirazın iptali veya itirazın kaldırılması davalarında talep üzerine, karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Tarafların yaptığı takip ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti üzerlerinde bırakılır. Bu kararın kesinleşmesi üzerine takip dosyası icra müdürlüğüne iade edilir ve takip hakkında birinci fıkra uyarınca işlem yapılır. ' hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 16/10/2018 tarihli ve E...., K.... sayılı kararında idari yargının görev alanına giren konulara ilişkin uyuşmazlıkların itirazın iptali davası yoluyla görülmesinin mümkün olmadığına ve bu uyuşmazlıkların idari yargı yerlerince görülmesi gerektiğine karar vermiştir. <br>Açıklanan nedenlerle bakılmakta olan uyuşmazlık idari yargı mercileri tarafından çözülmesi gereken bir uyuşmazlık olup itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bu uyuşmazlığa bakma görevi bulunmamaktadır...\"<br>Uyuşmazlık Mahkemesinin 05/04/2021 tarihli ve E..., K.... sayılı kararında, özetle; \"2004 sayılı Kanun'un 42. maddesinin 3. fıkrasında yapılan değişiklik  ve Anayasa Mahkemesinin 22/10/2020 tarihli ve E...., K.... sayılı kararı doğrultusunda; idari yargının görev alanına giren konulara ilişkin uyuşmazlıkların, itirazın iptali davası yoluyla görülmesi mümkün olmadığından Mahkemece içtihat değişikliğine gidildiği ve davalı idarenin (...) hizmet kusuru nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemi niteliğindeki davanın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğine\" karar verilmiştir.  <br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 16/10/2018 tarihli ve E...., K.... sayılı kararında, özetle; \"... tarafından yapılan yol ve kaldırım .çalışmaları sırasında davacı özel hukuk tüzel kişisinin kablo tesislerine zarar verildiğinden bahisle açılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasının 2004 sayılı Kanun'un  42. ve geçici 13. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmadığına ve bu uyuşmazlıkların idari yargı yerlerince görülmesi gerektiğine\" hükmetmiştir. <br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;<br> Dava, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin  rücuen  tazmini amacıyla  davacı sigorta şirketi tarafından açılmıştır. Davacı sigorta şirketince, dava dışı sigortalısının işyerini sigortaladığı, perde duvarı ve tavandan temiz su basması nedeniyle sigortalısının işyerinde oluşan hasardan dolayı sigortalısına hasar bedeli ödediği, ödediği hasar bedelinden davalı ...'nin sorumlu olduğu ileri sürülmüş, yani davalının hizmet kusuruna dayanılmıştır.<br>Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Bu hususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli bulunmaktadır.<br>Öte yandan, yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve yerleşik içtihatlar uyarınca, kamu tüzel kişiliğini haiz ... (...) hizmet kusurundan kaynaklanan zararın rücuen tazminat davasına konu edilmesi Anayasa Mahkemesinin 22/10/2020 tarihli ve E...., K.... sayılı kararı gözetildiğinde hukuken mümkün bulunmamakta olduğundan davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle verdiği ileri sürülen zararın tazmini istemi niteliğindeki davanın, idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılarak; davacı tarafça açılan davanın, Yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle,  6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine usulden reddine  dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı tarafça açılan davanın, Yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 1.783,44 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan ‭1.168,04 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,<br>3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>5-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,<br>7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, <br>8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, <br>Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.12/11/2025<br><br>Katip <br> e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim <br>e-imzalıdır <br><br><br>***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5acb74279bfc16b5","SID":"5f38c93e25218a78"}}