{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     <br><br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ     <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>ESAS NO\t: 2020/1974 <br>KARAR NO\t: 2025/1070<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...                                         ...<br>ÜYE \t: ...  \t                        ...<br>ÜYE \t: ...                        ...<br>KATİP\t: ...\t                      ...<br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 11/12/2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2018/454 E., 2019/953 K.<br><br><br>\tTaraf vekillerince yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili, taaflar arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, işin ifasında çalışan dava dışı ... ile ...'in davalı işveren bünyesinde yaklaşık 20 sene sürekli çalışmalarına rağmen çalışma süreleri boyunca ortalama 10-15 işveren değiştirdiklerini, davalının ilgili işçilerin kıdem tazminatı ödemelerini müvekkilinin hakedişinden kestiğini, yapılan kesintinin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davalının asıl işveren olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca işçilere ait her türlü ödemenin yüklenici tarafından yapılacağına ilişkin hükmün geçersiz olduğunu ileri sürerek, şimdilik 1.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili 02/10/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile, dava değerini bilirkişi ek raporu doğrultusunda artırarak toplam 118.470,79 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, harcını ikmal etmiştir.<br> Davalı vekili, davacı ile 28/05/2013 tarihinde hizmet alım sözleşmesinin imzalandığnı, sözleşmenin 01/06/2015 - 31/05/2018 tarihleri arasında  geçerli olmak üzere yeni sözleşme ile uzatıldığını, işçilerden ... ve ...'in emeklilik nedeniyle işten ayrıldıklarını, müvekkili tarafından 17/04/2018 tarihinde ...'e 62.121,69 TL 26/03/2018 tarihinde ...'e 77.446,60 TL ödeme yapıldığını, ödenen tazminatın 74.463,71 TL'lik kısmının ... bakımından, 58.844,63 TL'lik kısmının ... bakımından davacı hak edişinden kesildiğini, taraflar arasındaki sözleşme ve teknik şartnamede işçilerle ilgili olarak yapılan her türlü ödemenin yükleniciden tahsil edileceğinin düzenlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"... davacı ile davalı idare arasında 28/05/2013 tarihinde hizmet alım sözleşmesi imzalandığı, 2015 yılında sona eren sözleşmenin 31/05/2018 tarihine kadar uzatıldığı, Sözleşmenin 22. maddesinde, \"Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin 6. bölümünde belirlenmiş olup yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür.\" düzenlemesi, hizmet alımı işi teknik şartnamenin 5.24. maddesinde ise, \"Yüklenici, çalışanların hak etmiş olduğu ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil çalışması ücreti ve her türlü alacaklarını ödemekle yükümlüdür. İşin bitiminde çalışanların yükleniciden hiç bir alacağı bulunmayacaktır. Yüklenici iş sonunda çalışanların ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil çalışması ücreti ve her türlü alacakların ödendiğine ilişkin bordro ve banka dekontlarını, gerek duyulması halinde teşekküle sunmak zorundadır. Yüklenicinin çalışan alacaklarını ödememesi nedeniyle teşekkül herhangi bir ödeme yapmak zorunda kalırsa yüklenici söz konusu ödeme tutarını yasal faizi ile birlikte derhal teşekküle ödeyecektir.\" düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre dış ilişkide 4857 Sayılı Kanunun 112. maddesi uyarınca işçiye karşı müteselsil sorumlu olan davacı ve davalı şirket iç ilişkide, sözleşme ile düzenlenmesi halinde yaptıkları ödemeyi sözleşme hükümlerine göre sorumlulara rücu edebilecekler, sözleşmede düzenleme olmaması halinde ise TBK'nun 167. vd maddelerine göre sorumlulara başvurabileceklerdir.<br>Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki sözleşme ve eki şartnameler uyarınca, davacı  yüklenicinin istihdam ettiği dava dışı personellere emeklilik nedeniyle ödenen kıdem tazminatlarından davacı şirketin, işçilerin davacıda çalıştıkları süre ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu, bu nedenle davalı tarafından, işçilerin davacıda çalışmadıkları dönemden de sorumlu tutularak davacı yüklenicinin hakedişinden yaptığı fazla kesintinin yerinde olmadığı, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre, davacı bünyesinde çalışılan süreye tekabül eden sorumluluk miktarının düşülmesinden sonra kalan toplam 97.922,28 TL kesintinin davacıya iadesinin gerektiği kanaatine varıldığından davanın kısmen kabulüne...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatından müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, davalının müvekkili şirketin hakedişinden yapmış olduğu kesintilerin tamamının hukuka aykırı olduğunun taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile sabit olduğunu, akdedilen sözleşme hükümleri içerisinde kıdem tazminatı ödemesi bakımından rücu/kesinti düzenlemesi olmadığından davalının yapmış olduğu kesintilerin tamamının mevzuat gereğince hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararının kısmen haksız ve dayanaksız olduğunu, davanın tamamının reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili kurum tarafından yapılan kesintinin yasal düzenlemelere ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, sözleşme hükümleri ve işyeri devri kuralları gereğince davacının yapılan ödemeden sorumluğu olduğunu, davacının son işveren konumunda olduğunu, ayrıca faiz talebinin yersiz olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>Dava,taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi uyarınca alacak istemine ilişkindir.<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre;  taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2018/454E., 2019/953K. sayılı dava dosyasında verdiği 11/12/2019 tarihli kararına yönelik davacı ile davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile kalan 561,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.<br>\tHarçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.689,07 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak alınan 1.672,27 TL'nin mahsubu ile kalan 5.016,80 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.\t<br>\t3-İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t27/11/2025  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1,a gereğince miktar itibari ile  temyiz yoluna başvurulamayacağından KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  28/11/2025<br><br>        Başkan ...                  Üye ...                Üye ...             Katip ...<br>    e-imza\t\t\t                     e-imza\t\t\t                 e-imza\t\t\t\t \t             e-imza<br> <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3a323f8f50dec67e","SID":"272566af715ead5e"}}