{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2025/20 <br>KARAR NO\t: 2025/957<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 08/01/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 12/11/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacının dava dilekçesinde özetle; müvekkili ------ 24/12/1976 kuruluş tarihli 800 paya ayrılı 20.000,00-TL sermayeli davalı ------ isimli şirketin 280 payına sahip hissedarı olduğunu, davalı şirketin diğer ortaklarının 400 paya sahip  ----- ve 120 paya sahip  ----- ise şirketin yönetim ve temsili için müdür olarak görev yaptıklarını, müvekkilin diğer hissedarlar ile kardeş olduklarını, müvekkilin 1976 yılından beri aktif olarak ticaretle uğraşan ve sermayesinin çok üstünde ciro yapan davalı şirketten yeterli bilgiyi alamadığını, şirketin senelerdir genel kurul toplantısı yapmadığını, şirket toplantısının bile 2021 yılında ihtarname ve davalar neticesinde tertip edilebildiğini, bu tarihten beri yapılan toplantılarda ise yine çoğunluk oyların sahibi davalı ortakların müvekkilin ortaklıktan doğan haklarını gasp ettiklerini, bu toplantılarda alınan kararlar sebebiyle iptal talepli davalar açmak zorunda kaldıklarını, davalı şirket tarafından 01/11/2024 tarihinde olağan genel kurul toplantısının yapıldığını, müvekkil adına belirtilen tarihte genel kurul toplantısına katılım sağlanıldığını, alınan kararlara ayrı ayrı muhalefet şerhleri toplantı tutanağına geçirildiğini, genel kurul kararlarının yokluk ve butlan nedeniyle hükümsüzlüklerinin tespiti veya iptal edilmesinin mümkün olduğunu, genel kurul kararlarının yok olduğunun tespitine TTK'da yer verildiğini, Yargıtay ve öğreti tarafından kabul edildiğini, müvekkil tarafından genel kurul toplantısının iptali için gerekli şartların sağlandığını, toplantı gündeminin 3. Maddesinde yer verilen finansal tablolar/bilançoların gerçeğe uygun olmadığını, ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin -----. Sayılı dosyasından tanzim edilen 23/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda yanı madde yönünden özetle 3 nolu finansal tabloların tasdiki kararının, taşınmaz satış bedellerinin gerçek değerlerinin gösterilmemiş olması sebebiyle iptal edilebilir olduğunun belirtildiğini, daha öncesinde de müvekkil tarafından istenilen bilgilerin dürüstlük ilkesine uygun olarak müvekkile iletilmediğini, müvekkil tarafından -----. Noterliğinin 19/12/2022 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bilgi talebinde bulunduğunu, bunun üzerine Davalı,  ------. Noterliğinin 28/12/2022 tarihli ------ yevmiye nolu cevabi ihtarını keşide ettiğini, ancak talep edilen hususlara gerçeğe uygun bir şekilde cevap verilmediğini, tek bir belgenin dahi iletilmediğini, toplantı tutanağının hemen altında ------- beyanında da anlaşılacağı üzere bir kısım belge ve bilgilerin ancak toplantı sırasında teslim alındığını, müdürlerin davalı şirkete ait aşınmazları ve araçları hukuka aykırı şekilde kendi mülkiyetlerine devrettiğini ancak bu işlemlere finansal tablolarda yer verilmediğini, gündemin 4 ve 8 nolu kararları gereği 2022 ve 2023 Mali Yılları faaliyetlerinden dolayı müdürler kurulu üyelerinin ibrası ile Müdürlere rekabet izni verilmesi gündemi yer aldığını, müdürlerin TTK hükümlerine aykırı şekilde yine bizzat kendileri tarafından ibra edilmesi ve rekabet izni vermelerine itiraz ettiğini, ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- esas sayılı dosyasının ----- karar sayılı kararında aynı madde yönünden kabul oyu verenlerin müdürlerin kendileri olmasının, yasa gereği müdürlerin bu gündem maddesinde oy kullanmalarının mümkün olmadığını, oydan yoksun kişilerin oylamaya katılması sebebiyle 4 ve 7 nolu kararın yoklukla malul olduğu yönünde karar verildiğini, söz  konusu kararların hukuka aykırı olduğunu, ortaklara karşı eşit işlem yükümlülüğü bulunan müdürlerin işbu yükümlülüklerini de yerine getirmediklerini, müdürler kurulunun sırf iki müdürün ortak amaç uğruna birlikte uy kullanması ile oluşan ibra kararının iptalinin gerektiğini, %35 oranında pay sahibi olan müvekkile karşı diğer iki ortak aynı zamanda müdür olan pay sahipleri bir araya gelip müvekkile karşı eşit davranılma ilkesini ihlal ettiğini, azınlık haklarını kullanmasını da bertaraf ettiklerini, huzur hakkı ödemesi almayan ve bu toplantıya kadar da kar payı dağılımı yapılmamış şirket müdürlerinin ayrı ayrı Türkiye şartlarında servet denecek bir mal varlığı sahibi olduğunu, eksik bedel gösterimi ile fatura kesildiğini ve faturasız satışlar yapıldığının bilindiğini, bu bedellerin şirket hesabına hiç girmediğini, 01/11/2024 tarihli tutanağa müvekkilin muhalefet şerhi geçmiş olmasına rağmen ve açık kanun hükmüne rağmen müvekkil aleyhine iş yapan müdürlerin adeta kendi kendilerini ibra ederek usulsüz işlem yaptıklarını, gündemin 5 nolu maddesinde özetle; 2022 yılı kârının tamamının ve 2023 yılı kârının bir kısmının toplamı olarak 15.000.000,00-TL kârın dağıtılmasına, aşan tutarın ise şirket sermayesine bırakılmasına şeklinde karar alındığını, müvekkil tarafından kabul edilmediğine yönelik şerh bırakıldığını ancak yine de 280 red 50 kabul oyuyla bu maddenin de kabul edildiğini, şirketin yıllardır kâr elde ettiğini, biriken kârların olduğu tüm şirket ortaklarının malumu olduğunu, ----. ATM'nin ------ esas sayılı dosyasında tanzim edilen bilirkişi raporunda da mali verilere göre davalı şirketin bütçesine uygun bir miktarda karşılık ve ihtiyatı ayırdıktan ve bir miktar da sermaye artışı yapıldıktan sonra yine de uygun bir miktarda kâr dağılımı yapılması gerektiğini bildirdiğini,  ---- ATM'nin ------ esas sayılı dosyasında 'şirketin projeksiyonu ve ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşullar' ibaresi ile karar alınmasının yeterli bir gerekçe olarak görülmeyerek 5 nolu kararın iptaline karar verildiğini, davalı şirket ortaklarının kar payı haricindeki bedelleri uzunca bir süre ellerinde tuttuğunu, parayı kullandıklarını ve nihayetinde eksik ve denetimsiz şekilde kar payı açıklaması ile ödeyerek sözde sorumluluktan kurtulmaya çalıştıklarını, şirket ortakları olan müdürlerin kazanç üzerinde keyfi bir tasarruf yetkisine sahip olmadıklarını, gündemin 6 ve 7 no lu maddelerinde müdürler kurulunun üyelerinin görev sürelerinin uzatılması, kurul başkanı seçimi ve ilzam yetkilerinin belirlenmesinin karar altına alınması, müdürlerin ücreti ile huzur hakkı ikramiye ve prim gibi hakların belirlenmesinin karar altına alınması hususlarının ele alındığı, 280 olumsuz 520 olumlu oy ile yine davalıların kendi istekleri üzerine bu maddelerin de kabul edildiğini, müvekkilin azınlık haklarının sabote edildiğini, yeni dönemde ödenecek ödemelerin toplam tutarının hakkaniyete uygun olmadığını, bu durumun örtülü kazanç aktarımı yoluyla şirketin mal varlığının azalmasına yol açacağını, ülkenin bulunduğu ekonomik durumu öne sürerek kâr payı dağılımını gerektiği gibi yapılması reddedilirken, aynı toplantıda bu sefer müdürler için aylık 110.000,00-TL ücret ödenmesini teklif edip kendi oyları ile kabul etmelerinin iptal etmeleri gerektiğini, somut olayda kanunun aradığı nisabın sağlanmadığının ortada olduğunu, buna rağmen yine çoğunluğu elinde bulunduran diğer ortakların hukuka uygun olup olmadığıyla ilgilenmeksizin istedikleri kararlar olağan genel kurul gündemine alarak usulen oylama yapmakta olduklarını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı şirketin 01/11/2024 tarihli genel kurul toplantısında, gündemin 3-4-5-6-7-8 nolu maddelerinde alınan kararların yoklukla malül olduğunun tespitini, bu talebin kabul görülmediği takdirde bu kararların batıl olduğunun tespitini, yoklukla malullük ya da butlan olduğunun tespit edilmesini, bu talebinde kabul edilmemesi halinde alınan kararların iptalini, 01/11/2024 tarihli genel kurul toplantısı gündeminin 6-7-8 nolu maddesine ilişkin kararların yürütülmesinin geri bırakılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin , davacıya faaliyet raporları ve bilanço ile kâr / zarar tablosunu 30/10/2024 teslim ettiğini, 2022 ve 2023 yıllarına ait Kurumlar Vergisi Beyannamelerini detay mizanlarını davacıya talebi üzerine genel kurul sırasında elden teslim edildiğini, 2021 mali yılına ait 06/02/2023 tarihli genel kurul öncesinde davacının bilgi alma talebiyle gönderdiği ----Noterliğinin 19/12/2022 tarih ve ----- yevmiye nolu ihtarnameye,  -----. Noterliğinin 28/12/2022 tarih ve ----- yevmiye nolu ihtarnamesi ile yanıt verildiğini, ancak dava dilekçesinde yanıt verilmediğinin iddia edildiğini, ancak bu ihtarname ve cevabın dava ile ilgili olmadığını, müvekkil şirket müdürlerinin şirkete ait taşınmazlarını kendi üzerlerine geçirdiklerine dair bir iddia olduğunu ancak bunu kanıtlar nitelikte bir delil sunulmadığını, böyle bir delil bulunmadığını, davacının müvekkil şirket müdürlerini taciz amaçlı olarak her sene dava ettiğini ve fahiş tutarlar karşılığında hisselerini devir teklifini kabul ettirmeye çalıştığını, davacının genel kurul toplantısında alınan kararların iptali talebiyle açılan bu davanın tamamen hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkil şirketin haksız dava sebebiyle karşılaşabileceği zararlar için davacının teminat sunmasını talep ettiklerini, müvekkil şirketin gerçekte  ----- tarafından kurulduğunu, kardeşleri ----  ile davacı  ----- pay verildiğini, ----  ile ---- hâla şirkette aktif olarak çalıştığını ancak davacı  --- 36 yıldır şirketin herhangi bir faaliyetinde bağlantısının olmadığını, davacının şirketteki payı için herhangi bir ücret ödemediğini, son 36 yıldır da şirkette çalışmadığını, buna rağmen şirketteki pay sahipliğinin yapısının değiştirilmediğini, davacı vekiline 18/11/2022'de davalı şirketin sahip olduğu sabit kıymetlere ilişkin amortisman tablolarını, 30/10/2024'te 2022 ve 2023 mali yılına ait Müdürler Kurulu Faaliyet Raporu ve Bilanço ve Gelir Tablolarını, 01/11/2024'te yapılan genel kurulda 2022-2023 yıllarına ait Kurumlar Vergisi Beyannamesinin, 01/11/2024'te yapılan genel kurulda 2022-2023 yıllarına ait --- 01/11/2024'te yapılan genel kurulda davalı şirketin gayrimenkullerinin muavin dökümü ile ek olarak faturalarının, 01/11/2024'te yapılan genel kurulda çalışanlara ait bordro ve SGK  bildirgelerini, 01/11/2024'te yapılan genel kurulda maddi duran varlıkların, ayrılan amortismanları da gösteren listeleri elden teslim ettiklerini, 18/11/2022 tarihinde teslim edilen belgelerin bu tarihte yapılan genel kurul tutanağında 30/10/2024'te teslim edilen belgelerin ilgili teslim tutanağında ve 01/11/2025'te teslim edilen belgelerin de bu tarihteki genel kurul tutanağının 2. Ve 3. Gündem maddeleri hakkındaki beyanları kapsamında kayıt altına alındığını, davacıya vekaleten toplantıya iştirak eden sayın  ----- bu tutanakları imzaladığını, davacının bu gündem maddesine ilişkin oy kullanma hakkını kullanması için yeterli bilgisi olduğunu, davacının iptal talebinin bir gerekçe teşkil etmediğini, dava dilekçesinde müvekkil şirketin finansal tablolarının hangi yönden gerçeğe dayanmadığına dair hiçbir somut vakıanın olmadığını, müvekkil şirkete ait detay mizandan amortisman tablosuna, KVK beyannamelerinden SGK tahakkuklarına kadar tüm finansal kayıtların davacıya verildiğini, davacının müvekkil şirket aleyhine açtığı ----- ATM----ve ----- ATM-----sayılı davalarında da bilançoların ve kâr ve zarar tablolarının görüşülmesi ve onaylanmasına ilişkin gündemin maddelerinin iptalini aynı gerekçelerle talep ettiğini, her iki davada da davacının talebinin reddedildiğini, davacının sürekli dayanaksız kötü niyetli davalar açtığını, davacının taşınmaz satış bedellerinin yanlış gösterildiği ve bu nedenle finansal tabloların gerçeği yansıtmadığını iddia ettiğini, söz konusu devir işlemlerinin geçmiş mali yıllarda gerçekleştiği için  anonim şirketlerde geçerli olan dönemsellik ilkesi göz önünde bulundurularak davacının taşınmazları bedeli altında satıldığını iddia etmesinin yersiz olduğunu, bu iddiaların somut bir dayanağının olmadığını, davacının  müvekkil şirket müdürlerinin, müvekkil şirket taşınmazlarını ve araçlarını hukuka aykırı şekilde kendi mülkiyetlerine devrettiklerini ancak bu hususa finansal tablolarda yer verilmediğini iddia ettiğini, ----- ATM------sayılı kararında davacının bu iddiasının da hiçbir dayanağının olmadığının sabit hale geldiğini, davacının tüm bu iptal taleplerinin altında ihtilafın başladığı dönemde müvekkil şirkete gönderdiği ihtarnamelerinde açıkça yer verdiği gibi müvekkil şirketin gayrimenkullerinin kendisine devrinin gizlendiğini, davalı şirketin sahip olduğu gayrimenkuller ve bunların satışından elde edilen tutarların şirketin aktifinde yer alan değerler olduğunu, davacının kendisine ödenen tutarların kar payı olmadığına dair beyanlarının dikkate değer olmadığını, davacının müdürler kurul üyelerinin ibrası kararına ilişkin diğer iki ortağın ibraya yönelik olumlu oy kullanmasını eşit davranılma ilkesine aykırılık olarak değerlendirdiğini ancak sermaye şirketlerinde kararların oy çoğunluğu ile alındığını ve bu kararın eşit işlem ilkesinin veya azınlık haklarının ihlalini teşkil etmediğini, müvekkil şirketin ---- İli ----- İlçesinde sahip olduğu bir taşınmaz ile ilgili 18/09/2015 tarihinde bir sözleşme akdettiğini, davacının da belirttiği gibi bu sözleşme kapsamında müvekkil şirketin payına inşa edilen binadan bağımsız bölümler düştüğünü, davacının müvekkil şirkete gönderdiği ----. Noterliğinin ----- yevmiye nolu ihtarnamesi ile şirket mal varlığı arasında yer alan bağımsız bölümlerin tasarruf yetkisi hakkında talep ve dava haklarının saklı kaldığını belirttiğini, ----- Noterliğinin ------ yevmiye numaralı ihtarnamesinde de davacı tarafından şirket adına kayıtlı taşınmazların satılan kısmı için hissesi oranında bedelin ödenmesi ve satılmayan taşınmazların akıbeti hakkında görüşülmesi talep edildiğini, müvekkil şirketin gönderdiği -----. Noterliğinin ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bu taşınmazlar üzerindeki tasarruf yetkisinin münhasıran şirkete ait olduğu ve satıldıktan sonra da tahsil edilen bedeller üzerindeki tasarruf yetkisinin de şirkete ait olacağı, hay sahiplerinin bu taşınmazlar üzerinde hiçbir tasarruf yetkisi olmadığını hatırlatmak zorunda kalındığını,  müvekkil şirket müdürlerinin özen ve sadakat yükümlülüklerinin ihlaline ilişkin hiçbir dayanak bulunmadığını, müvekkil şirket müdürlerinin senelerdir şirkette çalışmakta olduğunu, bilanço ve kâr zarar tabloları onaylanan şirketin müdürlerinin de ibrasının gerektiğini, davacının kâr dağıtılmadığına dair iddialarının yersiz olduğunu, müvekkil şirketçe dağıtılan 15.000.000,00-TL kârın %35'i olan 5.250.000,00-TL'nin 12/12/2024 tarihinde davacıya banka vasıtası ile ödendiğini, müvekkil şirketin 2021 yılında davacıya 1.514.358,3-TL tutarında kâr payı verdiğini, karın bir kısmının müvekkil şirketin uhdesinde bırakılmasına karar verilirken alınan karar ekonomik gereklilikler dikkate alınarak alınmış bir karar olduğunu şirketin esas sermayesinin 20.000,00-TL olduğunu, şirketin faaliyetlerinin devamı için nakit kaynaklarının şirket uhdesinde korunmasının tercih edilmesi gerektiğini, işletmenin bekasının da göz önünde bulundurulması gerektiğini, müvekkil şirket bir yandan kar dağıtımı yaparken bir yandan  da temkinli davranarak karın bir kısmının yeni yatırımların geliştirilmesi ve faaliyetlerin devam için kullanmayı tercih ettiğini, davacının kar tespiti talebinin ticaret hukukuna aykırı olduğunu,  davacının 36 yıldır müvekkil şirkete uğramadığını, kendisine ait başka bir şirketi ve işleri olduğunu, gerçekte davacının müvekkil şirketten tek istediğinin şirketin kendisine mal varlığı devretmesi veya payına düşenden yüksek tutarda para ödemesi olduğunu, davalı şirket  müdürlerinin şirket faaliyetlerinin yürütülmesi için yüksek emek ve mesai harcadıklarını, davalı şirket müdürlerinin aldıkları sorumluluk ve bulundukları pozisyon itibariyle genel kurulda kendilerine verilmesi kararlaştırılan ücret miktarlarının makul ve hatta çok düşük kaldığını, mevcut müdürlerin sayesinde şirketin kârlı bir işletme hale geldiğini, bu nedenle davacının bu kararın reddini talep etmesinin kötü niyetli olduğunu, nitekim 06/02/2023 tarihli genel kurulda alınan kararın iptali talebiyle --- ATM ----- sayılı dosyanın kararında bu maddenin iptali isteminin reddedildiğini, yine davacının haksız isteminin reddinin gerektiğini, müdürlerin çalışmaları ile şirketin büyümeye devam ettiğini, bu durumda da maddenin iptalinde davacının hukuki bir menfaati olmadığını, şirket sermayesinin artırılması ve bu doğrultuda şirket esas sözleşmesinin tadil edilmesine ilişkin maddenin tescil olmadığını, kararın iptal talebi hakkında karar verilmesine gerek olmadığını, davacının her ne kadar sermaye artırım kararının TTK'nın 621 maddesine aykırı olduğunu ileri sürmekte ise de bu madde açısından ağırlaştırılmış karar nisabının uygulanmasına gerek olmadığını, davacı 01/11/2024 tarihli genel kurulda müdürler kurulu üyelerinin atanması, görev sürelerinin uzatılması, görev taksimi ve temsil ve ilzam yetkilerinin  belirlenmesine ilişkin gündemin 6. Maddesi, şirket müdürlerinin ücreti ile huzur hakkı ikramiye ve prim gibi haklarının belirlenmesine ilişkin gündemin 7. Maddesi ve şirket müdürlerine izinlerin verilmesine ilişkin gündemin 8. Maddesine de itiraz etiğini, huzurdaki davada ise şirketin bir zarara uğramadığını, davacının bu talebinde hukuki menfaat olmadığını, açıklanan nedenlerle müvekkil şirketin haksız dava sebebiyle karşılaşabileceği zararlar için davacının teminat sunmasını, haksız ve kötü niyetli olarak ikame edildiği aşikar olan davanın reddini, yargılama vekalet ve harç ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlığın  davalı şirketin 01.11.2024 tarihinde icra edilen 2022 ve 2023 faaliyet yıllarına ait genel kurul toplantısında alınan 3,4,5,6,7,8 ve 9 numaralı kararların dava dilekçesinde dile getirilen nedenlerden ötürü iptaline karar verilmesinin mümkün olup  olmadığı, alınan kararların  6102 sayılı ticaret kanununa, davalı şirketin  ana sözleşmesine ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığına,alınan kararlarda resen dikkate alınması gereken yokluk veya butlan nedenleri olup olmadığına ilişkindir.Tarafların dava ve cevap dilekçeleri yukarıda özetlenmiştir. <br>Dava konusu genel mkurul toplantı tutanağı incelendiğinde hükümsüzlüğü istenen 3 numaralı maddenin 2022 ve 2023 yılları finansal tablolarının müzakeresine ilişkin olduğu, 4 numaralı maddenin müdürlerin ibrasına, 5 numaralı maddenin kar dağıtımına, 6 numaralı maddenin müdürler kurulu üyelerinin atanması, başkanın seçimi ve temsil ve ilzama ilişkin olduğu, 7 numaralı maddenin huzur hakkı ikramiye ve prim gibi hakların belirlenmesine, 8 numaralı maddenin müdürlere TTK'nın 395/1-2 ve 626/2. Maddeleri gereğince izin verilmesine ilişkin olduğu, 9 numaralı maddenin ise şirket sermayesinin arttırılması ve esas sözleşmenin 6. Maddesinin tadiline ilişkin olduğu görülmüştür. Mahkememizce bilirkişi ehyeti teşekkül ettirilmiş, alanında uzman bilirkişi heyetinin raporunda \"... Mahkeme tarafında re'sen bilirkişi seçilmemiz ve yapılan görevlendirme sebebiyle, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile Şirket belgelerinin yerinde inceleme sonuçlarına göre, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda açıklandığı şekilde, HMK.m.266 ve 279 ile Bilirkişilik Kanunu m.3/2 hükümleri gereğince, hukuki değerlendirme teşkil etmemek üzere ve münhasıran Mahkemenin yetkisine dahil olan hukuki değerlendirmeye yönelik bir ön çalışma mahiyetinde olmak üzere; 3 Nolu Gündem Maddesi Yönünden: Davalı -----01.11.2024 tarihinde yapılan 2022 ve 2023 yılı faaliyetlerine nedeniyle genel kurulda ortaklara sunulan Bilanço/Duran Varlıklar kalemi incelendiğinde, -----Arsa ve Araziler hesabı 2021,2022 ve 2023 yıllarında çalışmadığından şirketin bir arsası bulunmadığı anlaşılmakta ancak genel kurula sunulan 2022 yılı Bilançosunda -----Arsa ve Araziler hesabının mevcut olduğu, 2023 yılı Bilançosunda ise -----Binalar hesabı olarak düzeltilerek beyan edildiği başka bir ifadeyle 2022 yılı davalı şirket kayıtlarında ve Kurumlar Vergisi Beyannamelerinde “-----Binalar” olarak görülen taşınmazların genel kurulda ortaklara sunulan bilançoda “-----Arsalar” olarak beyan edildiği, ---- İli ----- İlçesinde sahip olduğu bir taşınmaz ile ilgili 07.09.2020 tarihinde, arsa sahibi sıfatıyla ----, ------. Düzenleme Şeklinde  Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'ni müteahit -----, akdedilmiştir. Davacının, şirket müdürleri ----- ve -----, davalı şirkete ait taşınmazları ve araçları hukuka aykırı şekilde kendi mülkiyetlerine devrettiği; ancak bu hususa finansal tablolarda yer verilmediği beyanını destekleyici bilgi ve belgeler somut şekilde yerinde incelememizde görülemediği, davacıya müteahhid ----- toplam 21 adet taşınmaz için 05.06.2020 tarihinde ---- no.lu fatura ve----- no.lu fatura ile 08.06.2020 tarih ve ----- no.lu faturaları davacı şirkete düzenlediği ve 2021 yılında ise bu taşınmazların şirket tarafından 3. Kişilere fatura yoluyla satıldığı ve 2024 yılında ---o.lu taşınmazların şirket aktifinde kayıtlı kaldığı, taşınmazın emsal rayicin altında satıldığı yönünde davacının iddiasını  destekleyici bir gayrimenkul değerleme raporu bulunmadığından farklı bir. Sonuca ulaşılamadığı, Netice olarak, raporumuzun değerlendirme bölümü - 2022 ve 2023 Yılları Bilanço ve Gelir Tablosu'ndaki kalem detaylı açıklanması” başlığı altında detaylıca izah etiğimiz üzere Bilanço ve Gelir tablosu ekinde hesapları açıklayıcı dipnotların bulunmamakla birlikte, esas itibariyle genel kabul gören muhasebe ilke ve standartlarına uygun olduğu değerlendirilen 2022 ve 2023 mali yılları bilanço ve gelir tablolarının kabulüne dair 3. No.lu genel kurul kararı yönünden butlan veya iptal koşullarının oluşmadığı,  4 Nolu Gündem Maddesi yönünden; 2022 Mali Yılı ve 2023 Mali Yılı faaliyetlerinden dolayı müdürlerin ibra oylamasında davalı şirketin 2022-2023 dönemindeki müdürleri --- ve ----- hem kendi ibralarında hem de birlikte görev yaptıkları diğer müdürün ibrasında TTK.m.436/2 gereğince her iki müdürün oydan yoksun oldukları, yani bu karar yönünden yalnızca davacı ortağın oy kullanabileceği, müdürlerin oyları düşüldüğünde her iki müdürün ibrası teklifi reddedilmiş olacağı halde oy çokluğuyla müdürlerin ibra edildiklerine dair 4 nolu genel kurul kararının emredici kanun hükmüne aykırı olduğundan hem butlan hem iptal koşullarının bulunduğu, 5 Nolu Gündem Maddesi Yönünden; Şirket Bilançolarında 2022 yılı karı 7.548.929,79TL olduğu — ve tamamının dağıtıma tabi olduğu ancak 2023 karı 30.089.356,36 TL iken 7.451.070,21TL'sının dağıtılmasının kararlaştırıldığı, 2022 ve 2023 yılı toplam karı 37.638.286,15TL iken davalı şirketin 01.11.2024 tarihli genel kurulunda sadece 15.000.000,00TL'nın dağıtıma karar verildiği ve 22.638.286,15 TL'sının dağıtılmayarak özkaynak olarak tutulduğu, şirketin cari oranının 6,88 olması, şirketin önemli bir miktarda karı dağıtmadığı ve özkaynaklar içinde muhafaza ettiği, , bu mali verilere göre davalı şirketin bütçesine uygun bir miktar karşılık ve ihtiyatı ayırdıktan, bir miktar da sermaye artışı yaptıktan sonra yine uygun bir miktarda kar dağıtımı yapması gerektiği, ekonomik koşullar gözetilerek karın önemli miktarının dağıtılmaması kararının şirketin ve ortakların yararını açıklayacak daha somut, tereddütsüz ve kesin olarak ortaya konması gerektiği, yedek akçe ve yasal zorunluluklar hariç hangi ticari/mali tehdit ve tehlike veya yatırım durumu sebebiyle karın dağıtılmaması konusunda yeterli bilgilendirme ve müzakere yapılmaksızın karar alınmasının iptal in kesin, tereddütsüz ve yeterli bir gerekçe olarak görülmeyeceğinden, dağıtılan ve şirket bünyesinde tutulan kar miktarları itibariyle genel kurul kararında kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına açık ve somut bir aykırılık görülemediğinden, dağıtılan ve şirket bünyesinde tutulan kar miktarları itibariyle iptali istenen 5 nolu genel kurul kararında kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına açık ve somut bir aykırılık görülmediği,  6 Nolu Gündem Maddesi Yönünden; ---- ve ----  3 yıl için müdür seçilmesinin, kanunda ve davalı şirket sözleşmesinde ibra edilmeyen eski müdürlerin tekrar seçilmesine mani bir hüküm bulunmadığından ve seçim kararlarının basit çoğunlukla alınabileceğine dair TTK.m.620 doğrultusunda 6 nolu genel kurul kararının butlanını veya iptalini gerektiren bir hususun tespit edilmedi  7 Nolu Gündem Maddesi Yönünden; Şirket Müdürler Kurulu başkanı -----aylık 60.000.-TL ve Şirket Müdürler Kurulu üyesi ------ de 50.000.-TL ücret ödenmesine dair kararın, 2022/2023 yıllarında şirketin aktif büyüklüğü ve karlılığı ile müdürlerin aldıkları sorumluluk ve bulundukları pozisyon ve emsal şirketlerde ödenen ücretler itibariyle makul olduğu değerlendirildiğinden kararın kanuna, şirket sözleşmesine ve dü kuralına aykırı olmadığı ve iptal koşullarının oluşmadı; 8 Nolu Gündem Maddesi Yönünden; müdürlere şirketle işlem yapma ve rekabet izni verilmesine dair 8 nolu genel kurul kararı emredici nitelikli TTK.m.626/2 ve 619/3 hükümlerine aykırı olduğundan kanuna aykırılık sebebiyle gerek butlan gerek iptal koşullarının oluştuğu, 9 Nolu Gündem Maddesi Yönünden; iptali istenen sermaye artırımı kararı, miktar itibariyle sermayenin 20.000 den yeni asgari sermaye tutarı olan 50.000'e çıkarılması ile yetinilmeyip 400.000'e yükseltilmesi yönünde olduğundan miktar itibariyle TTK'ya 7511 sayılı kanunla eklenen Geçici Madde 15/2 kapsamında olmadığı, yani basit nisaplarla karar alınamayacağı, aksine TTK.m.621/1-d kapsamında önemli kararlardan olduğundan toplantıda temsil edilen oyların 2/3'ünün olumlu oylarıyla alınabileceği, somut olayda ise 280 ret oyuna karşılık 520 kabul oyu ile alındığından 2/3 karar nisabı sağlanmadığından, ayrıca süresinde tescil edilip uygulanmadığı ve zaten hükümsüz hale geldiği tespit edildiğinden esasen sermaye artırımı yönünde alınmış bir kararın bulunmadığı, nitekim şirketin sonradan 2025 yılında alıp tescil ettirdiği genel kurul kararı ile şirketin asgari sermayesini 50.000 TL'ye yükselttiği tespit edildiğinden, dava konusu 9 nolu sermaye artırımı kararının yok hükmünde oldu; değerlendirilmekle birlikte, butlan veya iptal koşullarının da oluştuğu, Netice olarak, dava konusu 01.11.2024 tarihli genel kurul toplantı tutanağındaki kararlardan yalnızca 4, 8, 9 nolu kararlar yönünden yokluk, butlan veya iptal koşullarının oluştuğu, diğer kararların kanuna, şirket sözleşmesine ve dürüstlük kurallarına aykırılık tespit edilmediğine...\" dair görüşte olduklarını belirtir rapor sundukları görülmüştür.  <br>6102 sayılı TTK'nın 436/2. Maddesi \" Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy  haklarını kullanamaz. \" hükmüne haizdir.----BAM -----. HD. ------ Sayılı ilamında \"....TTK'nın 436/2.maddesinde, \"Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.\" şeklindeki düzenleme karşısında, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında ve bir birlerinin ibrasında oy kullanamayacağı açıktır. Yasada emredici şekilde düzenlenen bu hükme aykırı şekilde işlem yapılması ve yeterli nisap sağlanmaması halinde alınan kararın yoklukla malul olduğu kabul edilmelidir...\" belirtmiştir. Davalı şirketin ortaklık yapısı ve dava konusu 01.11.2024 tarihli GK hazirun cetvelinin incelenmesinden, davacı ----- 280, diğer ortaklar ---- 400, ------- 120 payı/oyu olduğu görülmektedir. Limited şirketlere de kıyasen uygulanacak TTK.m.436/2 gereğince müdürlerin kendi ibralarında kendi paylarından doğan oy haklarını kullanması mümkün değildir. Diğer ifadeyle ibra oylamasında müdürler kendi dönemleri bakımından oydan yoksundurlar. Yani, müdürlerin 400+120=520 payı oydan yoksun olduğuna göre, ibra kararında yalnızca bunlar dışında kalan pay sahibi olan davacı  ------- oy kullanabilecektir. Gündemin 4. Sırasındaki ibra oylamasında davalı şirketin 2022-2023 dönemindeki müdürleri --- ve ------ hem kendi ibralarında hem de birlikte görev yaptıkları diğer müdürün ibrasında, oydan yoksun oldukları halde oy kullanmışlardır. Bu durumda TTK.m.436/2 gereğince oydan yoksun paylar/oylar düşüldüğünde her müdürün ibrası teklifi reddedilmiş olacaktır. Her ne kadar bazı istinaf dairelerinin TTK 436/2'ye aykırılık durumunda alınan kararın iptal edilebilir olduğuna dair bazı kararlara rastlanmış ise de yukarıda bahsedilen istinaf dairesi kararı, denetime uygun bilirkişi raporu ve yerleşik yargıtay kararları gereği kanunda ve ana sözleşmede belirtilen nisaplara aykırı alınan kararlar yok hükmündedir. Somut olayda müdürlerin ibra oylamasında kullandıkları oylar hükümsüz olduğundan ve geriye kalan oy nazara alındığında alınan bu kararın yok hükmünde olduğu açıktır. Bu gerekçe gündemin 8 numaralı kararında alınan karar için de aynen geçerlidir. TTK m. 619/3 geri ilgili müdürler-ortaklar oydan yoksun olacağından,TTK.m.621/l-g hükmü gereğince önemli kararlardan sayılan bu konuda esas sermayenin salt çoğunluğu ve temsil edilen oyların 2/3'ü şeklinde belirlenen çifte nisaplar oluşmayacaktır.Müdürlerin kendi oyları ile TTK'nın 395. Ve TTK'nın 626. Maddesinde belirtilen rekabet yasağı hususunda anılan izinleri kendilerine verdikleri görülmüştür. TTK.nun 619/3 maddesine göre ilgili ortak, rekabet yasağına aykırı faaliyetlerde bulunmasını onaylayan kararlarda oy kullanamaz. Oydan yoksunluğu, TTK. nun 436/1 maddesindeki oydan yoksunluk hükmü ile birlikte değerlendirme yapmak gerekmiştir. Oydan yoksun kişilerin (------) oyları nisaba katılmadığında, gerekli yasal nisap da oluşmamaktadır. Oydan yoksun olan kişilerin oylamaya katılmış olması sebebiyle  genel kurulda alınan 8 numaralı karar yok hükmündedir. Nitekim safahatta mahkememizce zaten bu madde ile ilgili davacının tedbir istemi de kabul edilmiş verilen  karar istinaf denetiminde ----- BAM -----HD. ---- Esas, ------ Karar sayılı ilamı ile onanmıştır.Dava konusu 01.11.2024 tarihli genel kurul gündeminin 9. Sırasında görüşülüp alınan sermaye artırımı kararı, miktar itibariyle sermayenin 20.000 den 50.000'e çıkarılması ile yetinilmeyip 400.000'e yükseltilmesi yönünde olduğundan miktar itibariyle TTK'ya 7511 sayılı kanunla eklenen Geçici Madde 15/2 kapsamında olmadığı, aksine TTK.m.621/1-d kapsamında önemli kararlardan olduğundan toplantıda temsil edilen oyların 2/3'ünün olumlu oylarıyla alınabileceği, somut olayda ise 280 ret oyuna karşılık 520 kabul oyu ile alındığından 2/3 karar nisabının sağlanmadığından, ayrıca süresinde uygulanmadığı ve zaten hükümsüz hale geldiği tespit edildiğinden esasen sermaye artırımı yönünde alınmış bir kararın bulunmadığı, nitekim şirketin sonradan 2025 yılında alıp tescil ettirdiği genel kurul kararı ile şirketin asgari sermayesini 50.000 TL” iksı edilmektedir. Netice olarak dava konusu 9 nolu sermaye artırımı kararının yok hükmünde olduğu sonucuna varılmıştır. Mahkememiz bilirkişi heyeti ile 3 numaralı karar bakımından ayrışmıştır. Bilirkişi heyeti 3 numaralı madde ile ilgili olarak raporun 12 ve devamı sayfalarında önemli tespitlerde bulunmuştur. Buna göre Bilanço Aktif bölümünde, -------Kasa ve Bankalar daki paranın TL ve döviz miktar ayrımının yapılmak suretiyle ortakların bilgisine açıklanmadığı,-------Bankalar hesabı bakiyesi 31.12.2022 tarihinde 19.335.983,08TL iken 31.12.2023 tarihinde 51.744.722,33 TL'ya yükseldiği ve bu önemli artışın ticari faaliyet geliri veya bir şirketin taşınmaz satışından kaynaklanıp kaynaklanmadığının ve ne kadarının vadeli faiz gelirine bağlandığının izahatının görülemediği,Bilanço Aktif bölümünde --Verilen Depozito ve Teminatlar kaleminin 585.,975,37 TL'dan 1.152.412,84 TL'ya çıktığı ancak artışa konu depozitonun kime verildiğinin izahatının yapılmadığı, duran varlıklar kaleminde Binalar tutar 2023 yılında 9.026.255,67 TL olduğu ve bu binaların neresi olduğu, imalat/ikametgah veya kira amaçlı mı değerlendirildiğinin açıklanmadığı, Makine Tesis ve Cihazlar bakiyesi 60.685.123,41TL'dan hangi yeni alımlar sonucu 164.080.266,01TL'ya çıktığının izah edilmediği,Maddi Olmayan Duran Varlılar bölümünde -----Haklar kaleminin 31.12.2023 tarihli bakiyesinin 1.739.202,12 TL olduğu ancak hesabın mahiyetinin izah edilmediği tespit edilmiştir. Yine -----Özel Maliyetler kaleminde 31.12.2022 tarihindeki 2.884.335,35 TL'nın hangi satın almaya bağlı 4.145.080,55TL'ya  yükseldiğinin izah edilmediği, -----Diğer Maddi Duran Varlıklar hesabının 31.12.2022 tarihli bakiyesinin 59.263.015,58TL iken 31.12.2023 tarihi itibarıyla “0” TL olarak kapandığı ve nasıl kapandığının izah edilmediği, duran varlıklar, banka kredileri, genel üretim giderleri, kambiyo kar zararı başlıklı kısımlarda bir çok eksik bilgi olduğu, borç hak ve alacakların kaynaklarının izah edilmediği yukarıda açıklanan tüm bu önemli değişikliklere ilişkin dava konusu genel kurula katılan pay sahiplerini yeterli, tam, açık, anlaşılır, ihtiyaca uygun ve güvenilir şekilde bilgilendirici bilanço dipnotlarının hazırlanmadığı görülmüştür. Bilirkişi heyeti tüm bu eksikleri tespit etmesine rağmen bu madde bakımından \"....2022 ve 2023 mali yılları bilanço ve gelir tablolarının, yeterli şekilde açıklamalı dipnot bilgilerini içermemekle birlikte esas itibariyle genel kabul gören muhasebe ilke ve standartlarına uygun olduğu, gündemin 3 sırasında alınan 2022-2023 bilanço ve tablolarının tasdikine dair karar butlan ve iptal koşullarının oluşmadığı....\" yönünde görüş bildirmiştir. ---- BAM ------. HD.------Sayılı ilamında  \"  bilanço ve kar-zarar  gelir tablosunun okunması, müzakeresi ve tasdiki gündemi görüşülmüş ve yapılan oylama sonucunda yönetim kurulu faaliyet raporu ve finansal tablolar  hesap dönemi bilanço kar-zarar hesaplarının  onaylanmasına,oy çokluğu ile karar verilmiştir.Davacı tarafça, şirket faaliyet raporlarıının eksik ve yanıltıcı olduğunu finansal tabloların gereği gibi müzakere edilmediği, doğrudan genel kurul ile ilgili soruların cevapsız bırakıldığı,, faaliyet raporu ile finansal tablolar arasında yanlışlık ve uyumsuzluklar bulunduğu gerekçeleriyle alınan kararların iptalini istemektedir.6102 sayılı TTK'nın 514. Maddesine göre, yönetim kurulu, geçmiş hesap dönemine ait, Türkiye Muhasebe Standartlarında öngörülmüş bulunan finansal tablolarını, eklerini ve yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunu, bilanço gününü izleyen hesap döneminin ilk üç ayı içinde hazırlayıp genel kurula sunmakla yükümlüdür. Faaliyet  raporunun oylanması ve kabul edilmesi nedeniyle gündemin bu maddesinin finansal tablolarla birlikte değerlendirilmesi gerekir.TTK'nun 68/3. Maddesinde, yıl sonu finansal tabloların, bilanço ile gelir tablosundan oluştuğu düzenlenmiştir. Ayrıca TTK'nın dürüst resim başlıklı  515. maddesi, Anonim şirketlerin finansal tabloları, Türkiye Muhasebe Standartlarına göre şirketin malvarlığını,  borç ve  yükümlülüklerini,  öz kaynaklarını ve faaliyet sonuçlarını tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun bir şekilde; şeffaf ve güvenilir olarak; gerçeği dürüst, aynen ve aslına sadık surette yansıtacak şekilde çıkarılır, şeklindedirTTK'nun 68/3. Maddesinde, yıl sonu finansal tabloların, bilanço ile gelir tablosundan oluştuğu düzenlenmiştir... Bilirkişi raporunda davalı şirketin ticari defterleri ,ödenmemiş sermaye hesabı,ortaklardan alacaklar hesabı ,gider tahakkuk hesabı,sermaye ve iştirakler hesabı incelenmiş ve davacının iddialarını delillerle somutlaştıramadığı gerekçesiyle iptal koşullarını oluşmadığını belirtmekle yetinmiş, davacının yöneltmiş olduğu sorulara ilişkin ve  finansal tabloların şirket kayıtlarına ve dürüst resim ilkesine uygun olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmamıştır. ..\" belirtmiştir. Netice itibarı ile bilirkişi heyeti raporunda bilanço kar ve zarar hesapları( finansal tablolar) ile ilgili olarak detaylı bir çalışma yapılmış olup finansal tablolarda bir çok eksiklik bulunduğu, kar zarar gelir  gider kalemlerinin duran varlıklar kambiyo hesapları ile ilgili tablolarda bir çok eksik bulunduğu genel kurula katılan pay sahiplerini yeterli, tam, açık, anlaşılır, ihtiyaca uygun ve güvenilir şekilde bilgilendirici bilanço dipnotlarının hazırlanmadığı, söz konusu eksik bilgilerin izahının da yapılmadığı görülmüştür. Bu hali ile alınan kararın TTK'nın 515. Maddesine ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu kanaatine varılmış bu kararın da iptaline karar verilmiştir. Davacının hükümsüzlüğünü talep ettiği diğer maddeler bakımından usul ve yasaya aykırı bir durum tespit edilememiştir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kısmen kabulüne karar verilmiş buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM:  Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; <br>1-Davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile ;<br>A-Davalı şirketin 01.11.2024 tarihinde icra edilen genel kurul toplantısında alınan 4,8 ve 9 numaralı kararların YOK HÜKMÜNDE OLDUĞUNUN TESPİTİNE, 3 numaralı kararın İPTALİNE, <br>B- Diğer maddelere dair hükümsüzlük istemlerinin REDDİNE,  <br>2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>3- Davacı tarafından yapılan 615,50 TL başvurma harcı, 615,40 TL maktu harç, 20.000 TL bilirkişi ücreti, 1.072,50 TL tebligat ve posta masrafları olmak üzere toplam 22.303,30 TL yargılama giderinin haklılık haksızlık durumu nazara alınarak takdiren yarısı olan 11.151,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>4- Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>5- Davacı vekille temsil edildiğinden  Karar tarihinde yürürlükte bulunan Av. Asg. Üc. Trf.'ne göre 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, <br>6-Davalı vekille temsil edildiğinden  Karar tarihinde yürürlükte bulunan Av. Asg. Üc. Trf.'ne göre 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya ödenmesine, <br>7- 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının taraflara iadesine,Dair karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın  tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ------ Bölge adliye mahkemesi nezdinde  istinaf yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi.   </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"26f7bb3c0f8034b4","SID":"cdb9ee509466b43e"}}