{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/509 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1735 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ESAS NO\t: 2022/65 Esas - 2022/963 Karar<br>TARİHİ: 20/12/2022<br>DAVA: Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 23/10/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ... ...'un dava dışı ... Yapı Ürünleri ve Tic. A.Ş'nin konkordato projesi sürecinde olması hasebiyle firma tarafından verilen 20/05/2020 tarihli avans teminat mektubuna teminat olmak üzere davalı banka nezdindeki vadesiz Euro hesabına bloke konulmasına muvafakat verdiğini, bahse konu blokeye muvafakat yalnızca avans teminat mektubuna teminat teşkil etmesi amacı ile olduğunu, avans teminat mektubunun 07/05/2021 tarihinde davalı bankaya hitaben yazılan talep dilekçesi ile ... Yapı tarafından iade olunduğunu, söz konusu dilekçede banka hesaplarına konulan blokenin %40'lik kısmının kaldırılması istenmiş ise de davalı banka tarafından \"akdedilen nakit, mevduat ve yatırım hesabı rehni sözleşmesi gereği blokenin kaldırılmasının mümkün olmadığı, bloke işleminin şirketin tüm borçlarına karşılık tesis edildiği\" ileri sürüldüğünü, iddianın kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin kesinlikle böyle bir amaçla bloke konulmasına muvafakat etmediğini, imza atmadığını, bloke işleminin kaldırılmasının talep edildiğini, ancak talebin reddedildiğini, işbu davaya konu blokeye muvafakatin sadece teminat mektubu için olduğunu, bunu alıp ... Yapı..firmanın tüm borçları için teminat verilmesi olarak iddia etmenin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacının, davalı banka nezdindeki 61315303-5002 numaralı vadesiz Euro hesabında bulunan 46.850 Euro tutarındaki blokenin kaldırılmasına, yargılama giderinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... Yapı Ürünleri Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi arasında 04.09.2014 ve 25.01.2019 tarihlerinde Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiğini, akabinde dava dışı borçlu firmaya avans teminat mektubu kullandırıldığını, işbu teminat mektubuna karşılık olmak üzere davacı ile müvekkili  arasında Nakit, Mevduat ve Yatırım Hesabı Rehni Sözleşmesi imzalandığını, dava dışı firma ... Yapı Ürünleri Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi ile müvekkili banka arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin ticari kredi kullandırımına ilişkin olduğunu, davacının müvekkili banka ile akdettiği Rehin Sözleşmesi'nin ilk bendinde işbu sözleşmenin Genel Kredi Sözleşmesi'nin ayrılmaz bir parçası olduğunun açıkça belirtildiğini, bu durumda ticari niteliği açıkça ortada olan mezkur sözleşmelerden doğan ihtilafların ticari dava teşkil edeceği ve ticaret mahkemesinin görev alanına gireceğini, Türk Ticaret Kanunu ilgili maddesinde açıkça belirtildiği üzere; işbu davanın ticari dava niteliğinde olup görevsiz mahkemede açıldığını, ayrıca somut olayda davacının tüketici sıfatına haiz olmadığının da açıkça ortada olduğunu, davacının, dava dışı borçlu firmanın müvekkili banka nezdinde kullanmış olduğu ve ticari saiki tartışmasız olan avans teminat mektubuna karşılık olmak üzere; kendi rızasıyla rehin sözleşmesi akdettiğini, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, dava konusunun bir tüketici işlemi olmadığını, davanın ticari nitelikte olduğunu, bu nedenle işbu davanın öncelikle görev yönünden reddini talep ettiklerini, aksi halde esastan reddine karar verilmesini,  yargılama giderinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 20/12/2022 tarih ve 2022/65 Esas - 2022/963 Karar sayılı kararında;\"...Dava hukuki niteliği itibariyle; davacının davalı banka nezdindeki 61315303-5202 nolu vadesiz Euro hesabında bulunan 46.850 Euronun üzerinde bulunan blokenin kaldırılması- muarazanın giderilmesine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının davalı banka nezdindeki 61315303-5202 nolu vadesiz Euro hesabında bulunan 46.850 Euronun üzerinde bulunan blokenin kaldırılması talebi hususlarında olduğu anlaşıldı. Eldeki dava öncelikle İstanbul Anadolu 6. Tüketici Mahkemesinin 2021/630 esas sırasını kaydedilerek görülmüş, ilgili Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle Mahkememizin işbu esas sırasına kaydedilerek tahkikata devam olunmuştur.Taraf delilleri toplanılmış, uyuşmazlığın çözümü bilirkişi incelemesini gerektirdiğinden dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 20/06/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; davacı ... Işık ... ile davalı ... Bankası A.Ş. arasındaki hukuki ilişkinin hesap rehni/mevduat rehni sözleşmesi olduğu, taraflar arasında akdedilen Nakit, Mevduat ve Yatırım Hesabı Rehin Sözleşmesi'nde rehnin kapsamının düzenlendiği, 4. maddenin genel işlem şartı niteliğinde olduğu ve TBK m. 21 hükmü uyarınca geçersiz sayılması gerektiği, dosyaya mübrez, davacının el yazısı ile kaleme alınmış 15.05.2020 tarihli yazıda davacının rehnin kapsamını sadece ... Yapı'ya verilecek olan teminat mektubu ile sınırladığı, bu yazıya ilişkin olarak davalının cevap dilekçesinde rehin sözleşmesine ek yapıldığının ifade edildiği yani söz konusu yazıdan davalının da haberdar olduğu, nitekim davalı bankanın Çiftehavuzlar Şubesi'nin 10.06.2021 tarihli yazısında rehnin teminat mektubu karşılığında verildiğinin açıkça ifade edildiği, sayılan nedenlerle rehne konu edilen asıl alacağın sadece ... Yapı'ya verilen 514.730 TL değerindeki teminat mektubu olarak değerlendirilmesi gerektiği, rehnin asıl alacağını teşkil eden teminat mektubunun davalı bankaya iade edilmesi ve davalı bankanın bu hususu açıkça kabul etmesi karşısında rehnin de kendiliğinden sona erdiği, görüş ve kanaatine varıldığını, hukuki tavsif ve nihai kanaat 6100 sayılı HMK'nın md. 266/c.2 hükmü gereği tamamen Mahkememize ait olmak üzere tespit ve görüş bildirildiği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve denetime elverişli hükme esas alınan bilirkişi rapor içeriğine göre; dava dışı ... Yapı .... AŞ. İle davalı bankanın Çiftehavuzlar Şubesi arasında genel kredi sözleşmelerinin akdedildiği, davacı ile davalı ... Bankası A.Ş. Çiftehavuzlar Şubesi arasında, bila tarihli, 613153035002 numaralı hesap üzerine, 46.850Euro tutarlı Nakit, Mevduat ve Yatırım Hesabı Rehin Sözleşmesi düzenlendiği, işbu hukuki ilişkinin hesap rehni/mevduat rehni sözleşmesi olduğu, davacı tarafça bu rehnin sadece dava dışı asıl kredi borçlusu olan ... Yapının verdiği avans teminat mektubuna teminat olmak üzere verildiği ve teminat mektubu da asıl borçlu tarafından iade olduğundan blokenin kaldırılmasının istenilmesine rağmen davalı bankanın talebi uygun görmemesi nedeniyle eldeki davanın açıldığı, davalı tarafça ise rehnin sadece avans mektubu için verilmeyip dava dışı asıl borçlunun tüm borçları için verildiğinin savunulduğu, davanın tarafları arasındaki sözleşmenin kanunen geçerlilik şekline uygun olup geçerli olarak kurulduğu, temel sorunun bahse konu rehnin hangi amaçla verildiği ile ilgili olduğu, davalı tarafın savunmasına esas olarak dayanak yaptığı aradaki sözleşmenin 4. Maddelerinin genel işlem koşulu içerip içermediği hususunun incelenmesinde; önceden hazırlanmış sözleşme metninin genel itibariyle hiç değiştirilmeden imzalandığı, bu durumun banka tarafından tek yanlı olarak hazırlanıp kabule sunulduğu kanaatine varıldığı, bu haliyle 4. maddenin genel işlem koşulu içerdiğinin anlaşıldığı, bu durumda denetim mekanizmalarının  işletilmesinde, davalı banka tarafından sözleşmede genel işlem şartları kullanıldığına dair davacıya açıkça bilgi verildiğinin ve şartların içeriğinin öğrenildiğinin ispatlanamadığı,  bu nedenle rehin kapsamını düzenleyen 4. Maddenin geçersiz sayılmasının gerektiği kanaatine varıldığı, davacının davalıya hitaben yazdığı 15/05/2020 tarihli yazıda “... ... ...'un yetkilisi olduğu ... Yapı Ürünleri ve Tic. A.Ş.'nin şubenizden kullanacağı 514.750 TL'lik avans teminat mektubuna konu bloke tutarı olan #257.3754# TL'nin 61315303 no'lu kendi hesabımdaki mevduat üzerine rehin tesis edilmesini kabul ve rica ederim.\" ifadesine yer verildiği, davalı Banka tarafından sunulan cevap dilekçeleri içeriğine göre  davacının el yazısı ile yazdığı bu belgenin, taraflar arasındaki “Nakit, Mevduat ve Yatırım Hesabı Rehin Sözleşmesi”ne ek yapıldığının ifade edildiği, bu durumda rehne konu edilen asıl alacağın sadece davalı tarafından dava dışı ... Yapı'ya tahsis edilen 514.730 TL değerindeki teminat mektubuna ilişkin olduğunun kabulü gerektiği, ayrıca davalı ... Bankası Çiftehavuzlar Şubesi'nin 10.06.2021 tarihli, 24687673-... sayılı, “... Yapı Ürünleri ve Tic. A.Ş. Hk.” konu başlıklı yazısında \"Çiftehavuzlar/İstanbul Şubemiz ticari kredi ve takip borçlusu ... Yapı Ürünleri A.Ş. Firmasına 514.730,00-71L tutarında verilen avans teminat mektubuna karşılık olmak üzere ... Işık ... ile akdedilen Nakit, Mevduat ve Yatırım Hesabı Rehni Sözleşmesi'ne binaen şahsın mevduat hesabına nakit blokaj uygulanmıştır.” ifadesine yer verildiği, davalının da kabulünde olduğu üzere ve bu haliyle davacının, hesap rehnini sadece ... Yapı'nın teminat mektubu karşılığında tesis ettiği, hesap rehninin asıl alacağını oluşturan teminat mektubunun, risk gerçekleşmeksizin, yani banka herhangi bir ödeme yapmaksızın davalıya iade edildiği, bu durumda rehne konu edilen asıl alacak sona ermiş bulunduğundan, rehin ilişkisinin kendiliğinden sona erdiği göz önünde bulundurularak, davacının rehnin kaldırılması talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile, ''1-Davacının davasının kabulü ile; davalı TC ...  Bankası nezdindeki  61315303-5002 numaralı vadesiz Euro hesabında bulunan 46.850 Euro tutarındaki BLOKENİN KALDIRILMASINA, muarazının bu şekilde giderilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddasını ispatla mükellef olduğunu ve yargılamanın hiçbir aşamasında bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ayrıca müvekkil bankanın davacının iddilarını hiçbir zaman kabul etmediğini, tüm bu nedenlerle verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, Dosya incelendiğinde muarazanın giderilmesinde kendi lehine sonuç çıkacak olan tarafın davacı taraf olduğunu, ancak davacının dosyaya iddiasını ispatlayan herhangi bir delil sunmadığını, ayrıca müvekkilin davacı ile akdedilen sözleşme hükümlerine uygun olarak hareket ettiğini, ancak ilk derece yargılamasında bu hususların dikkate alınmadığını, davanın kabulüne karar verildiğini, verilen kararın hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu,İlk derece mahkemesi tarafından davacının adi yazılı beyan dilekçesi ve şubenin  10.06.2021 tarihli yazısı ile müvekkil bankanın durumunu kabul ettiğine kanaat getirildiğini, mahkemece yapılan bu yorumun hatalı olduğunu, zira davaya konu ilişkinin kaynağının davacı ... ... ... ile akdedilen nakit, mevduat ve yatırım hesabı rehni sözleşmesi olduğunu ve sözleşme hükümlerinde mevduat rehninin açıkça dava dışı borçlu firmanın müvekkil bankaya karşı doğmuş ve doğacak borçlarının tümüne teminat teşkil edeceğinin ifade edildiğini, Borçlu firma ... Yapı Ürünleri A.Ş. ile akdedilen Genel Kredi Sözleşmelerinin eki ve ayrılmaz parçası niteliğinde olan ve davacı ... ... ...'un imzasının bulunduğu “Nakit, Mevduat ve Yatırım Hesabı Rehni Sözleşmesi” nin 4. ve 7. maddesinde sözleşmede nakit blokaj olarak alınan mevduat rehninin kredi borçlusu ... Yapı Ürünleri A.Ş.'nın banka nezdindeki tüm borçlarına teminat teşkil ettiğinin açıkça ifade edildiğini, Davacı tarafından imzalanan rehin sözleşmesi ve ayrılmaz bir parçası olduğu Genel Kredi Sözleşmeleri'nin konuya ilişkin düzenlemelerinin yoruma gerek duymayacak şekilde açıkça kaleme alındığını, tüm bu sözleşme hükümleri göz önüne alındığında; ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu, zira tüm dava süreci boyunca davaya konu mevduat rehninin dava dışı asıl borçlu firmanın tüm borcuna teminat teşkil etmesi üzerine savunma yapıldığını ve davanın reddinin talep edildiğini, Dava dışı borçlu firma ... Yapı, dava tarihi itibariyle müvekkil bankaya borçlu olduğundan Genel Kredi  Ve Mevduat Rehni Sözleşmeleri hükümlerine göre işbu davaya konu mevduat rehninin, firmanın tüm borcununun teminatını oluşturduğunu, ... Yapı Ürünleri ile müvekkil banka arasında 04.09.2014 ve 25.01.2019 tarihlerinde ticari kredi kullanımına dair Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiğini, ... Yapı Ürünleri firmasının işbu davanın açıldığı tarihte müvekkil bankaya borcunun bulunduğunu, riski devam ettiğinden davacı ile müvekkil banka arasında tesis edilen işbu davaya konu mevduat rehninin firmanın tüm borcuna teminat teşkil ettiğinin kabulünün gerektiğini, Davacının müvekkil bankaya borçlu dava dışı şirket ... Yapı Ürünleri A.Ş'nin eski ortağı ve dava tarihi itibariyle firma yetkilisinin eşi olduğunu, kendisinin ticaret hayatının işleyişine yabancı olmadığını, basiretli bir tacir gibi hareket etmesinin beklendiğini, bu nedenle iddialarının dürüstlük kuralına aykırı ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları incelendiğinde davacının 08.02.1994 tarihinde borçlu firmanın hisselerinin bir kısmını devraldığı, akabinde hissesini 05.11.1996 tarihinde ... ... ve Yurdanur ...'a devrettiğinin ilan edildiğini, 10.11.2000 tarihinde yeniden dava dışı firmanın bir kısım hisselerini devraldığı ilan edilen davacı ... ... ...'un 24.09.2012 tarihinde tüm hissesini eski eşi ve şirketin tek yetkilisi ... ...'a devrettiğinin ilan edildiğini, Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde dava dışı firma ile ilişkisi bu kadar yakın olan ve firmaya verilen teminat mektubuna karşılık mevduat rehni tesis edilmesine dair sözleşme imzalayan davacının kendisini işbu hukuki ilişkide tüketici olarak konumlandırdığını, hatta davayı sürecin en başında Tüketici Mahkemesinde açtığını, ancak davacı ile müvekkil banka arasındaki ilişkinin ticari iş niteliğinde olduğunu, ayrıca davacının basiretli tacir gibi hareket etmesi, dolayısıyla imzaladığı sözleşmenin hükümlerini kabul etmiş olmasının bekleneceğini, işbu davanın açılmasındaki amacın müvekkil bankanın alacağına ulaşmasını engellemek olduğunu,Davacının dava dışı asıl borçlu firmanın ticari kredi borcuna özgür iradesiyle teminat tesis ettiğini, basiretli tacir gibi hareket etmesi beklenirken  rehin sözleşmesinin genel işlem koşulu ihtiva ettiğini ileri sürmesinin iyi niyet ve dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığını, Davacının dava dışı asıl borçlu şirket ... Yapı Ürünleri'nin kullanmış olduğu ticari krediye teminat olmak üzere ve müvekkil banka lehine, mevduatı üzerine rehin tesis ettiğini, yapılan işlemin ticari iş niteliğinde olduğunu, bu nedenle dava dışı asıl borçlu firmanın eski ortaklarından olan ve işlem tarihi itibariyle firma yetkilisinin eşi sıfatına haiz, ayrıca ticaret hayatına yabancı olmayan ve  halen dahi şirket sahibi olan davacının basiretli tacir gibi hareket etmesi ve mevduat rehni sözleşmesi ve genel kredi sözleşmesi'nin genel işlem koşulu denetimine tabi tutulmaması gerektiğini, Bir an için davacının ve bilirkişinin iddia ettiği gibi sözleşmenin TBK madde 20 ve devamında izah edilen denetime tabi olsa dahi; davacının okuyup anlayarak imzaladığı mevduat rehni sözleşmesi dikkate alındığında genel işlem şartı niteliğinde olmadığını ve  mevduat rehni sözleşmesinin hukuka, yasaya ve usule aykırı olmadığını,Bilirkişi raporunun 12. sayfasında TBK md.25 ve gerekçesine göre; içerik denetiminin dürüstlük kuralı kriter alınarak yapılacağı; ancak bu konuda hakime yol gösterecek bir kriter veya hangi hallerin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceğinin örneklendirilmediğinin ifade edildiğini, bilirkişinin kanunda mevcut olan bu boşluğun TKHK ve Tüketici Sözleşmelerinde haksız şart hakkındaki yönetmelikte yer alan haksız şart kavramına göre doldurulabileceğini ifade ettiğini, bu hususun kabul edilebilir olmadığını, Bilirkişinin atıf yaptığı hükümler ışığında işbu uyuşmazlıkta; TBK md 25'e göre sözleşmeye dürüstülük kuralına aykırı olarak, müşterinin aleyhine ve onun durumunu ağırlaştıran hükümlerin konulamayacağını, konulması halinde TBK 21. maddeye göre geçersiz sayılacağını, içerik denetimin en önemli kriteri dürüstlük kuralının nasıl yorumlanacağı olduğunu, ilk derece mahkemesinin kararına esas aldığı bilirkişi raporuna göre; tüm içerik denetiminin tüketici ilişkileri için düzenlenen haksız şarta göre yapıldığını, davacı ile imzalanan sözleşmenin ticari iş mahiyetinde olduğunu, bu durumda bilirkişinin yaptığı içerik denetiminin hatalı olduğunu, bu husustaki itirazlarının ilk derece mahkemesi tarafından dikkate alınmadığını ve hatalı bir karar verildiğini, Davacının dava dilekçesinde Rehin Sözleşmesi'nde bulunan ıslak imzasının hile ile alındığını iddia ettiğini, sözleşmenin hile ile imzalatıldığı iddiasının yersiz ve mesnetsiz olduğunu, bu hususta ispat yükünün davacıya ait olduğunu, bu hususun ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmediğini, somut olayda davacının dava dilekçesinde 20.05.2020 tarihinde dava dışı borçlu firmaya kullandırılan avans teminat mektubuna teminat olmak üzere mevduat hesabına bloke tesis edilmesine muvafakat ettiğini ifade ettiğini, davacının hile ile iradesinin sakatlandığını ileri sürebileceği kanuni 1 yıllık zamanaşımı  süresinin geçmiş olduğunu, davacının bu husustaki iddialarına itiraz ettiklerini, ileri sürülen hilenin varlığından söz edebilmek için aranacak en temel unsurun aldatma kastı olduğunu, somut olayda ise sözleşmede açıkça düzenlenen hususlarda hilenin varlığından söz etmenin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, zira burada doğru olmayan bilgi vermek ya da kasten gizlemek vb. bir durumun söz konusu olmadığını, Davanın kötüniyetle ve haksız olarak ikmal edilmesi nedeniyle tazminat  taleplerinin mevcut olduğunu, davacının işbu davayı haksız ve kötüniyetle açtığını, bu nedenle davalının tazminata mahkum edilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, dava dışı  ... Yapı Ürünleri A.Ş firmasına davalı banka tarafından 514.730,00-TL tutarında verilen avans teminat mektubuna karşılık olmak üzere davacı ile akdedilen Nakit, Mevduat ve Yatırım Hesabı Rehni Sözleşmesi'ne binaen davacı mevduat hesabına uygulan blokenin kaldırılması istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne,  karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı taraf, dava dışı '... Yapı Ürünleri Ve Tic. A.Ş.'nin  konkordato projesi sürecinde olması hasebiyle firma tarafından verilen 20.05.2020 tarihli “...” no’lu avans teminat mektubuna teminat olmak üzere davalı banka  nezdindeki  61315303-5002 numaralı vadesiz EURO hesabına bloke konulmasına muvafakat verdiğini, bahse konu blokeye muvafakat yalnızca avans teminat mektubuna teminat teşkil etmesi amacı ile olduğunu, söz konusu avans teminat mektubu 07.05.2021 tarihinde davalı bankaya hitaben yazılan talep dilekçesi ile  ... Yapı tarafından iade olunduğunu, söz konusu  dilekçede banka hesaplarına konan blokenin %40’lık kısmının kaldırılması istenmişse de davalı banka  tarafından   \"akdedilen nakit, mevduat ve yatırım hesabı rehni sözleşmesi gereği blokenin kaldırılmasının mümkün olmadığı, bloke işleminin Şirket’in tüm borçlarına karşılık tesis edildiği\" belirtilerek talebin kabul edilmediğini, böyle bir amaçla bloke konulmasına muvafakat etmediğini ileri sürerek davalı banka nezdindeki 61315303-5002 numaralı vadesiz Euro hesabında bulunan 46.850 Euro tutarındaki blokenin kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı taraf ise, dava dışı ... Yapı Ürünleri Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi ile Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiğini, akabinde dava dışı borçlu firmaya avans teminat mektubu kullandırıldığını, işbu teminat mektubuna karşılık olmak üzere davacı ile Nakit, Mevduat ve Yatırım Hesabı Rehni Sözleşmesi imzalandığını,borçlu firma ... Yapı Ürünleri A.Ş.nin bankaya olan borcunun halen devam  ettiği tespit edilmiş olup  Genel Kredi Sözleşmesinin ayrılmaz parçası niteliğinde olan Yatırım Hesabı Rehni Sözleşmesinin 4.maddesi, 7. Maddesi, borçlu firma ... Yapı Ürünleri A.Ş.  ile akdedilen 25.01.2019 ve 04.09.2014 tarihli  Genel Kredi Sözleşmeleri’ nin teminata ilişkin Genel hükümler başlıklı 8.maddesi b bendi, 8.madde c bendi, 8. Madde i bendi, 8.maddesi b bendi uyarınca  blokenin kaldırılmasının uygun görülmediği belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava dışı  ... Yapı Ürünleri ve Tic. Ltd. Şti. (Yeni ünvan: ... Yapı Ürünleri ve Tic. A.Ş.)  ile davalı bankanın Çiftehavuzlar Şubesi arasında; 04.09.2014 tarihli 500.000,00 TL limitli ve 25.01.2019 tarihli 2.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmeleri imzalanmış olduğu, dava dışı ... ...'un her iki GKS. de müteselsil kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu anlaşılmıştır.  Davacı ... ... ... tarafından davalı bankaya hitaben verdiği imzalı dilekçe ile ;'' ... ... ...'un yetkilisi olduğu  ... Yapı Ürünleri ve Tic. A.Ş.'nin şubenizden kullanacağı 514.750 TL. Lik avans teminat mektubuna konu bloke tutarı olan 257.375 TL.'nin .....303 nolu kendi hesabımdaki mevduat üzerine rehin tesis edilmesini kabul ve rica ederim, '' beyanda bulunmuştur.Davacı ... ... ... ile davalı T.C. ... Bankası A.Ş. Çiftehavuzlar Şubesi arasında imzalanan Tarihsiz   “Nakit, Mevduat ve Yatırım Hesabı Rehin Sözleşmesi” başlıklı 1 sayfadan ibaret sözleşme incelendiğinde; ''  Sözleşmede, İşbu Rehin Sözleşmesi ........tarih ve......sayılı Genel Kredi Sözleşmesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bir tarafta T.C, ... Bankası A.Ş. Adına Çiftehavuzlar  Şubesi (Banka), diğer tarafta ....... (Müşteri/Rehin Veren) arasında yapılan görüşme ve müzakereler ile sözleşme maddelerinin Banka tarafından açık ve net bir şekilde anlatılması ve Müşteri/Rehin Veren tarafından anlaşılarak kabul edilmesi neticesinde aşağıdaki şekilde mutabık kalınarak işbu sözleşme imzalanmıştır. Banka, Müşteri ve Rehin Veren müştereken;1-) Müşteri, Rehin Veren açılacak kredinin tasfiyesine veya verilecek mektubun iadesine kadar rehinli kıymetin (nakit, mevduat vs.) bloke bir hesapta veya ait olduğu hesapta bloke konulmak suretiyle Bankada tutulmasını, bu kıymetin başka bir hesaba nakledilmesi veya herhangi bir şekilde başka bir işleme tabi tutulmasını istemeye hakkı olmadığını,4-) Müşteri, Rehin Veren kredi teminatı olarak, Bankanın Çiftehavuzlar Şubesi nezdindeki.......numaralı mevduatının, Hazine/Banka Bonosunun, Devlet Tahvilinin (tahakkuk edecek faizlerde dahil olmak üzere).....kısmının  ... Yapı Ürünleri ve Tic. A.Ş. lehine T.C.... Bankası A.Ş.'nin bilumum şubelerinde doğmuş ve doğacak borç ve taahhütlerinin açılmış ve açılacak kredilerin teminatı olarak rehin ettiğini ve Bankaca rehin kaldırılmadığı sürece işbu hesabı/hesapları üzerinde tasarruf yetkisinin bulunmadığını T.C.... Bankası A.Ş. .....Şubesi'nin her ne nam altında olursa olsun alacağını herhangi bir yasal işleme ve Rehin Verene ihbara lüzüm kalmaksızın mezkur hesaptan takas ve mahsup yoluyla tahsile ve alacağını işbu rehinden karşılamaya hakkı olduğunu,7) Müşteri, Rehin Veren Bankanın, her ne sebeple olursa olsun Müşteriden asaleten/kefaleten alacağı bulunduğu sürece teminatların kısmen/tamamen geri verilmesi isteğini kabul edip etmemekte serbest olduğunu,Müşteri veya üçüncü şahıslar tarafından Bankaya verilen veya verilecek olan teminatların, bu teminatlarla ilgili olarak elde edilen her türlü alacağın, Müşteri'nin Banka'ya olan borçlarının tümü için teminat teşkil edeceğini,Rehin tablosuna göre; Rehin veren: ... ... ..., niteliği: EURO, Hesap No:......502, Rehin Tutarı: 46.850,00 EURO olduğu,Yukarıda nitelikleri ve unsurları belirtilen; mevduat/menkul kıymetleri, varsa tahakkuk etmiş ve/ veya edecek faizleri/getirileri ile birlikte işbu krediye karşılık Bankaya rehnettiğimi kabul ve taahhüt ediyorum.'' Hükümlerinin yazılıp sözleşme altının davacı Rehin Veren ve davalı Banka görevlileri tarafından imzalanmıştır.Davacı tarafından davalı bankaya Beşiktaş 19 Noterliğinden gönderilen 04/06/2021 tarih ve 10649 yevmiye nolu ihtarname ile;''......Söz konusu avans teminat mektubunun 07.05.2021 tarihinde Bankanıza hitaben yazılan talep dilekçesi ile sabit olduğu üzere ... Yapı tarafından iade edildiğini, banka hesaplarına konan blokenin kaldırılmasının...,'' ihtaren bildirildiği, davalı banka tarafından davacıya hitaben yazılan 10/06/2021 tarihi cevabi yazı ile;''....... Konkordato sürecinde olup 1 yıllık kesin mühlet tanınan borçlu firma ... Yapı Ürünleri A.Ş” nin Banka'ya olan borcunun halen devam ettiği tespit edilmiş olup yukarıda açıklanan düzenlemeler uyarınca blokenin kaldırılması ve sözleşme örneklerinin verilmesi talebinin uygun görülmediği,'' belirtilmiştir.Mahkemece, bankacı ve hukukçu bilirkişilerden oluşan heyetten rapor alındığı, alınan bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda istinafa konu karar verilmiştir.Somut olayda, davacının bankaya hitaben verdiği yukarıda yazılı dilekçe doğrultusunda davacı ile davalı banka arasında Davacı ... ... ... ile davalı T.C. ... Bankası A.Ş. Çiftehavuzlar Şubesi arasında imzalanan Tarihsiz “Nakit, Mevduat ve Yatırım Hesabı Rehin Sözleşmesi” başlıklı 1 sayfadan ibaret sözleşme imzalandığı, sözleşmenin  üst paragrafında açıkça;''Bir tarafta T.C, ... Bankası A.Ş. Adına Çiftehavuzlar  Şubesi (Banka), diğer tarafta ....... (Müşteri/Rehin Veren) arasında yapılan görüşme ve müzakereler ile sözleşme maddelerinin Banka tarafından açık ve net bir şekilde anlatılması ve Müşteri/Rehin Veren tarafından anlaşılarak kabul edilmesi neticesinde aşağıdaki şekilde mutabık kalınarak işbu sözleşme imzalanmıştır,'' şeklindeki düzenlemeye göre sözleşme maddelerinin davalı banka tarafından davacıya açıkça anlatıldığı, rehin veren tarafından da anlaşılarak kabul edilmesi neticesinde sözleşme maddelerinde mutabık kalınması üzerine sözleşmenin imzalandığının belirtildiği, bu düzenleme uyarınca sözleşme maddelerinin müzakere edildiği, ayrıca taraflar arasında imzalanan   sözleşme tek sayfadan ibaret olup imzalayan davacının kolayca anlayabileceği bir içeriktedir. Bu tespitlere göre sözleşme hükümlerinin  genel işlem koşullarına aykırılık teşkil etmediği anlaşılmıştır.Taraflar arasında imzalanan “Nakit, Mevduat ve Yatırım Hesabı Rehin Sözleşmesi” uyarınca davacının süre ve işlem adedi kısıtlamasına yer vermeden  kişisel hesabını dava dışı şirket lehine rehin verdiği, şirketin yaptığı tüm bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacakları öncelikle takas, mahsup vb. şekillerde bu hesaptan tahsil edebilme konusunda davalı bankaya yetki verildiği, davalı tarafça dava dışı GKS. 'nin tarafı olan müşteri ......A.Ş.nin  Banka'ya olan borcunun halen devam ettiğinin belirtildiği gözetildiğinde, mevduat hesabına uygulanan blokaj işleminin sözleşmeye ve hukuka uygun olduğu, bu tespitlere göre mahkeme, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçe ile  davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir. (bkz. Yargıtay 11 HD.nin 2016/2062 Esas, 2017/5018 Karar sayılı içtihadı ve Yargıtay 11 HD.nin 2017/591 Esas, 2018/8133 Karar sayılı içtihadı.) Sonuç itibariyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>A-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2022 tarih ve 2022/65 Esas - 2022/963 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, <br>1-Davanın REDDİNE,<br>İLK DERECE YÖNÜNDEN:<br>2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 8.066,01 TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.509,91 TL. harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sarf edilen harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar ve tarifenin 13/1 maddesi dikkate alınarak hesap ve takdir olunan  74.847,74 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk aşamasında Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin  6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>İSTİNAF YÖNÜNDEN:<br>8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 9-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,10-Davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.  \t\t<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd6a190c4e18991f","SID":"466f70e6cf127f94"}}