{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1805 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1649 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t:  2025/1014 D.İş - 2025/1027 Karar <br>TARİH: 15/08/2025 (D.İş Karar Tarihi)<br>TALEP: İhtiyati Haciz <br>TALEP EDİLEN ALACAK : 118.850,50-TL<br>KABUL EDİLEN ALACAK: 118.850,50-TL<br>TEMİNAT BEDELİ  : 23.770,10-TL ( Alacağın % 20' si )<br>KARAR TARİHİ  : 09/10/2025                                                     <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>İhtiyati haciz talebinde bulunan vekili dilekçesinde; müvekkili firmanın borçlu firma tarafından borçlu firmaya 2025 yılının şubat ayında ürün satışı yapıldığını ve bu kapsamda borçlu firmaya ... fatura numaralı, 11.02.2025 tarihli, 118.850,50 TL tutarlı fatura düzenlediğini ancak vadesi gelmiş olmasına rağmen fatura bedelinin ödenmediğini, en son 14.08.2025 tarihinde ödeme yapılacağına ilişkin taahhütte bulunulduğunu ancak bu tarihten önce müvekkiline gönderdiği  Beşiktaş 1. Noterliği, 08.08.2025 tarihli, ... yevmiye sayılı ihtarname ile, 2023 yılında yapılan tamamen farklı ve yıllar önce yapılmış bir satışa ilişkin ayıp iddiası nedeniyle ödeme yapmayacağını bildirdiğini, sonuç olarak; müvekkilinin alacağının borçludan tahsili için borçlunun borcunu karşılayabilecek derecede taşınır, taşınmaz malları ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine öncelikle teminatsız olarak, mahkemeniz aksi kanaatte ise mahkemenizce takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 15/08/2025 tarih 2025/1014 D.İş - 2025/1027 Karar sayılı kararında; \"Talep, faturaya dayalı alacağın karşılığı olarak borçlunun malvarlığı, hak ve alacakları üzerine ihtiyaten haciz konulmasına ilişkindir.(...) Talep eden vekilin, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkili tarafından düzenlenen faturalar nedeniyle ihtiyati haciz isteminde bulunmuş, ayrıca karşı yan tarafından müvekkiline gönderilen elektronik posta ekinde mutabakatın yer aldığını belirterek yaklaşık ispat şartının yerine getirildiğini belirtmiştir.Talep eden vekili mutabakat formu mevcut olduğunu ileri sürerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmekte ise de, karşı yanın kendisine elektronik posta yoluyla gönderilmiş olduğu anlaşılan mutabakat formu hakkında bir beyanı bulunmadığı, bu durumun açıkça mutabakat formunun kabul edildiği sonucunu doğurmayacağı gözetildiğinde muaccel alacağın varlığının tespiti yargılamayı gerektirir niteliktedir.Tek başına e cari hesap mutabakatı ve benzeri evrakın taraflar arasında geçerli ve içeriğinin ihtirazı kayıt konulmaksızın kabul edildiğinin denetiminin mümkün olmadığı gözetildiğinde, salt e-fatura, e-cari hesap dökümü/mutabakatı gibi belgelerin ihtiyati haciz bakımından aranan yaklaşık ispat şartını sağlamadığı kabul edilmelidir (aynı y. İstanbul Bam 43.HD 2022/1578 E. 2022/1155 K).Anılan kanun maddeleri, dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgeler dikkate alındığında; dosya arasındaki raporun delil tespiti mahiyetinde olmadığı, bu aşama itibariyle yaklaşık ispat koşulu sağlanamadığı, dava konusu alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden ve anılan alacak kalemleri  ile  ilgili olarak İİK.nun 257 ve devamı maddelerinde öngörülen koşullar gerçekleşmediği, davacının  iddiasını yaklaşık ispat ile ispat edemediği, anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. \"gerekçesi ile, '' Davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin koşulları bulunmadığından REDDİNE,  '' karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçlu tarafından noterden gönderilen ihtarname ile borç açıkça kabul edilmiş olup,  yaklaşık ispatın bu şekilde gerçekleştiğini,  ancak ilk derece mahkemesinin söz konusu ihtarnameyi dikkate almadan karar verdiğini, taraflar arasında 2022 yılından bu yana kesintisiz şekilde süregelen, karşılıklı mal alım-satımına dayalı bir ticari ilişki bulunmakta olup bu çerçevede müvekkil firma tarafından borçlu firmaya düzenli olarak ürün satışı yapıldığını, uzun yıllara dayanan bu ticari ilişkiden ötürü taraflar arasında zaman içerisinde cari hesap ilişkisi oluştuğunu, bununla birlikte her bir satışın kendi başına bağımsız bir edim doğurduğunu ve ayrı fatura ile belgelendiğini, dolayısıyla hukuken ani edimli borç ilişkisi söz konusu olduğunu, yukarıda açıklanan ticari ilişki kapsamında, müvekkili firma tarafından borçlu firmaya 2025 yılının Şubat ayında ürün satışı yapıldığını ve bu kapsamda borçlu firmaya, ... fatura numaralı, 11.02.2025 tarihli, 118.850,50 TL tutarlı fatura düzenlendiğini, söz konusu ürünlerin, sipariş şartlarına, ticari teamüllere ve akde uygun şekilde eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim edildiğini,  teslimata ilişkin herhangi bir ihtirazi kayıt veya ayıp ihbarı süresinde yapılmadığını, ancak, vadesi gelmiş olmasına rağmen fatura bedelinin bugüne kadar ödenmediğini, müvekkilinin, borcun tahsili amacıyla defalarca kez borçlu şirket ile yazılı ve sözlü olarak iletişime geçtiğini, borçlu şirketin ise her defasında borcun ödeneceğini taahhüt ederek müvekkili oyaladığını, böylece ödemeyi kasten geciktirtiğini, söz konusu yazışmalardan açıkça anlaşılacağı üzere, borçlu şirketin borcun varlığını kabul ettiğini, ödeme sözü verdiğini; ancak her defasında süreyi uzattığını, en son 14.08.2025 tarihinde ödeme yapılacağına ilişkin taahhütte bulunduğunu,  ancak bu tarihten önce müvekkiline gönderdiği, Beşiktaş 1. Noterliği, 08.08.2025 tarihli, ... yevmiye sayılı ihtarname ile, 2023 yılında yapılan tamamen farklı ve yıllar önce yapılmış bir satışa ilişkin ayıp iddiası nedeniyle ödeme yapmayacağını bildirmişse de, aynı ihtarname içeriğinde borcu ikrar ettiğini, söz konusu ihtarnamenin, ilk derece mahkemesi dosyasında mevcut olduğunu, işbu ihtarnamenin içeriğinden borçlunun da borcu açıkça kabul ettiğinin anlaşıldığını, bununla birlikte, borçlunun bu davranışı, iyi niyetli bir ticari itirazdan çok, açıkça kötü niyetli bir ödemeden kaçınma girişimi olduğunu, müvekkili ile borçlu arasında her yeni satışta yeni bir bağımsız borç ilişkisi kurulmakta olup, yıllar önce yapılan bir satışa ilişkin ayıp iddiasının, mevcut ve tamamen ayrı bir satışa ilişkin bedelin ödenmemesi için ödemezlik def’i olarak ileri sürülemeyeceğini, ayrıca borçlu şirketin, aylardır süren yazışmalarda bu yönde hiçbir itirazda bulunmadığını,  tam tersine ödeme taahhüdünde bulunarak müvekkili oyaladığını, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde, cari hesap mutabakatı ve rapordan söz edildiğini, oysaki, dosyaya sunmuş olduğumuz delillerde yaklaşık ispat şartını sağlayan ve borçlu tarafından müvekkile gönderilen  ihtarname olduğunu, ilk derece mahkemesinin bu hususu hiç değerlendirmediğini, dosyada mevcut olmayan bir rapordan söz ederek ve dosya içeriği ile ilgisiz gerekçelerle talebi reddettiğini,  bu hususun kabulü mümkün olmayıp gerekçenin somut vakıa ile bağlantısız olduğu dikkate alınarak söz konusu kararın kaldırılması ve ihtiyati haciz talebinin ivedilikle kabul edilmesi gerektiğini, İlk derece mahkemesi kararının gerekçesinin, bir mahkeme kararının gerekçesinde bulunması gereken unsurları taşımadığını,  ilk derece mahkemesinin açıklamış olduğu gerekçenin sunmuş oldukları somut deliller ile ilgisi olmadığını, ihtiyati haciz talebinin kabulü için gerekli ve yeterli olan yaklaşık ispat şartının huzurdaki somut vakıa bakımından sağlandığını, Yargıtay tarafından alacağın yargılamayı gerektirmesinin ihtiyati haciz talebinin reddi için yeterli bir gerekçe olmadığını belirtilmesine rağmen; ilk derece mahkemesi tarafından tam da bu nedenle talebin reddine karar verilmiş olması hukuka uygun olmadığını, (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/1984 K. 2016/10631 T. 14.06.2016;  Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/2843 K. 2015/3932 T. 20.03.2015; Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/14828 K. 2015/16607 T. 10.12.2015)Borçlu şirketin mal kaçırma amacında olduğunun dikkate alınmadığını,  İcra ve İflas Kanunu’nun 257. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, rehinle temin edilmemiş ve muaccel bir para borcu bakımından ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, borçlunun mal kaçırma şüphesinin bulunması veya mal kaçırmaya yönelik fiili bir davranış sergilemesi gerekli olmadığını, bununla birlikte, somut olayda, taraflarınca sunulan e-posta yazışmaları ve borçlu tarafından gönderilen ihtarname içeriği incelendiğinde, borçlunun malvarlığını kaçırma kastının ve kötü niyetli tutumunun açıkça ortaya çıktığının görüleceğini, zira, borçlu şirketin mevcut, muaccel ve kesinleşmiş borcunu ödememek amacıyla soyut, mesnetsiz ve geçmişe dayalı iddialar ileri sürdüğünü; bu suretle İİK m. 257/1 anlamında alacağın tahsilini tehlikeye düşüren kötü niyetli bir davranış biçimi sergilediğini, ayrıca, süreç boyunca müvekkili yanıltarak zaman kazanma amacı güden borçlu şirketin bu davranışlarının, borçlunun malvarlığını kaçırma ihtimalini güçlendirdiğini ve alacağın tahsilini ciddi şekilde tehlikeye soktuğunu, dolayısıyla; yalnızca alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması ihtiyati haciz için yeterli koşul iken, somut olayda bu koşulların yanında borçlunun kötü niyetli davranışları ve malvarlığını kaçırma ihtimali de mevcut olup, ihtiyati haciz talebinin kabulü için fazlasıyla gerekçe bulunduğunu, borçlunun, haklı bir nedene dayanmayan ödemezlik def’i ile müvekkilin muaccel alacağını ödemekten imtina ettiğini, İleri sürerek; yukarıda arz ve izah edildiği üzere; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, müvekkili alacaklının borçlu firmadan 118.850,50 TL tutarındaki alacağının güvence altına alınması amacıyla,  borçlu şirketin  borcunu karşılayabilecek derecede taşınır, taşınmaz malları ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine öncelikle teminatsız olarak, mahkemeniz aksi kanaatte ise mahkemenizce takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; taraflar arasındaki ticari satış ilişkisi kapsamında düzenlenen 11/02/2025 tarihli, 118.850,50-TL tutarlı faturaya dayalı alacağın tahsilini teminen ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece talebin reddine karar verilmiş, karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca;  rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca;  ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. Somut olayda; dosyaya mübrez ve talep dayanağını oluşturan fatura, taraflar arasındaki inkar edilmeyen e-mail yazışmaları ve aleyhine ihtiyati haciz talep edilen tarafça, ihtiyati haciz talep eden tarafa gönderilen Beşiktaş 1. Noterliği, 08/08/2025 tarihli, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen tarafından ihtarname ile 2023 yılında satın alınmış ve iki yıl garantisi bulunan ürünlerde ayıp söz konusu olduğunun, bu ürünler bakımından satılanın misli ile değiştirilmesinin talep edildiğinin, bu süreçte ihtiyati haciz talep eden lehine doğmuş diğer satış bedeli alacaklarının ödenmeyeceğinin belirtildiği, ihtiyati haciz talebine dayanak mail yazışmaları kapsamından, somut talebe konu 11/02/2025 tarihli fatura bakımından aleyhine ihtiyati haciz talep edilen şirketin  ödeme taahhüdünde bulunduğunun anlaşıldığı, teslim olgusuna yönelik bir itirazın ileri sürülmediği,  bu saptamalar karşısında, mevcut delil durumuna göre davacının talep dayanağı 11/02/2025 tarihli satış faturasına konu 118.850,50 TL bakımından muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacağının varlığını yaklaşık düzeyde ispat ettiği, mahkemece bu gerekçelerle istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddedilmesinin yerinde olmadığı, ihtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunda haklı olduğu anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; ihtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm tesis edilerek, ihtiyati haciz talebinin %20 teminat mukabilinde kabulüne karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İhtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  15/08/2025 (D.İş Karar Tarihi) ve 2025/1014 D.İş - 2025/1027 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-İhtiyati haciz talebinin KABULÜ İLE;  İİK'nın 257 ve müteakip maddeleri gereğince borçlu ...'nin,   118.850,50-TL'lik borca yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, 3-İhtiyati haciz talep eden tarafından İİK 259. ve HMK 87. maddeleri uyarınca yukarıda belirlenen ve kabul edilen alacak miktarının takdiren %20'sine tekabül eden 23.770,10-TL tutarında nakdi veya Mahkemece kabul edilecek kati, süresiz ve muteber banka teminat mektubunu ilgili İlk derece mahkeme veznesine depo etmesi halinde ihtiyati haciz kararının yetkili icra müdürlüğünce infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine,  4-İİK'nın 261. maddesi uyarınca karar tarihinden itibaren on gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağına,  5-Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.013,90-TL ihtiyati haciz karar harcı talep eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç tahsiline yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 6-İlk derece mahkemesinde alacaklı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 1.013,90-TL ihtiyati haciz harcı ile 243,00-TL posta masrafı olmak üzere; toplam 1.872,30-TL'nin borçludan tahsili ile ihtiyati haciz talep eden alacaklıya verilmesine, 7-Dairemiz karar tarihi itibariyle alacaklı vekili lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre takdir olunan 7.500,00-TL vekalet ücretinin borçludan tahsili ile ihtiyati haciz talep eden alacaklıya verilmesine, 8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 615,40-TL istinaf karar harcının talep halinde ihtiyati haciz talep eden alacaklıya iadesine, 9-İstinaf eden tarafından yatırılan 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 255,00-TL dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gidiş dönüş gideri ile tebligat masrafı olmak üzere; toplam 1.938,10-TL'nin borçludan tahsili ile ihtiyati haciz talep eden alacaklıya verilmesine, 10-Artan gider avansı olması ve talep halinde, avansı yatıran tarafa iadesine, 11-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/10/2025 tarihinde İİK 258/2 ve HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile  karar verildi. <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3956ef1c9776dd6d","SID":"8ca98f2e31eb5d6d"}}