{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/496 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1452<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>\t ...\t<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22.12.2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/49 Esas 2022/912 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 16.10.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16.10.2025<br><br>\tİzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.12.2022 tarih 2019/49 Esas 2022/912 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, müvekkili ...'ın 17/12/2018 tarihinde  motorunu satabilmek  adına notere gittiğinde üzerinde haciz olduğunu öğrendiğini, bu durumun gerekçesini öğrenebilmek için 18/12/2018 tarihinde İzmir  Adliyesine geldiğinde hakkında 28. İcra Müdürlüğünün 201715676 esas sayılı dosyasından haberdar olduğunu, müvekkili bu icra dosyasında taraf olan şahsı tanımadığını, üstelik hiç bir suretle kendisinin imzalamadığı bir senet söz konusu olmadığını, söz  konusu icra dosyasındaki senetteki imzanın kesinlikle müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin şahısları hiç bir suretle tanımadığını, yapılan bu icra takibinden müvekkilinin yeni haberi olduğunu, her ne kadar icra dosyasında müvekkilin annesine tebligat yapılmış ise de  annesinin yaşlı ve hasta olması sebebiyle böyle bir evraktan müvekkiline bahsetmediğini müvekkili hakkında başlatılan icra dosyasında edilen bilgiler neticesinde ... ve .... müvekkilinin haberi olmadan müvekkili adına...Otomotoivten araç kiraladıklarını, kira sözleşmesinde müvekkilinin hiç bir şekilde adının geçmediğini, söz konusu icra takibine konulan senetten  müvekkilinin kimlik bilgilerinin telaffuz edilmediğini, müvekkilinin gerek asıl borç  ilişkisinden gerek senet ilişkisinde hiç bir şeklide bu şahıstan araç kiralamadığını, hiç bir şekilde bu kadınları tanımadığını, senet imzalama, kimseye kefil olma vs gibi işlemleri yapmadığını, kendi bilgileri kullanılarak yapılan  bu araç kiralama ve borç altına sokucu bu eylemlerinden dolayı bu şahısların dolandırıcı olduğunu, İzmir C.Başsavcılığınra dolandırıcılıktan suç duyurusunda da bulunulduğunu, 2018/149251 hazırlık numarasıyla soruşturma aşamasında olduğunu, müvekkilinin 30 yıldır aynı adreste ikamet ettiğini, müvekkilinin söz konusu  icra takibini başlatan şahıs arasında hiç bir surette bu bono borcuna dayanan borcunun bulunmadığını, menfi tespit davamızın kabulüne, müvekkilin davalı yana hiç bir şekilde borcu olmadığının tespitine, dava konusu senedin, teminatsız veya mahkememizce uygun görülecek bir teminat mukabilinde ve iş bu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, davaya konu senedin ödenmesini engeller mahiyette ve mevcut icra takibinin durdurulması amacıyla  ihtiyati tedbir karar verilmesine ve ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri, arabuluculuk giderleri ve avukatlık ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilemesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı vekili, İzmir 28. İcra Müdürlüğünün 2017/15676 E. sayılı dosyası ile borçlu ... hakkında 15/11/2017 tarihinde, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine başlandığını, usulüne uygun tebligatlar sonucunda, borçlu bu takibe karşı imza ve borca itiraz etmediğini ve dosyasının kesinleştiğini, gelinen aşamada davacı borçlu senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını, ehliyetini bir dönem kaybettiğini ve bu aşamada işlemlerin başkası tarafından yapıldığını, borçlu olmadığını ve bunun tespit edilmesini istediğini, alacak bonoya dayalı olduğunu, dava dilekçesinde hiçbir iddiayı kabul etmediklerini, davaya konu bono müvekkili ile davacı borçlu arasındaki bir alacak ilişkisinden kaynaklanarak imzalandığını, davacı borçlu vadesinde borcunu ödemediğini ve müvekkili tarafından takibe geçildiğini, kambiyo senetlerinin temel hukuki ilişkiden bağımsız  bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarını içermektedir hal böyle olmakla müvekkili ile aralarındaki alacak ilişkisinden kaynaklı imzalanmış, kayıtsız  şartsız borç ikrarına havi senede karşı davacı borçlu tarafından dile getirilen tüm iddiaların asılsız olduğunu, haksız davanın reddi ile yargılama giderleri, vekalet ücreti ve %20 'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacından tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.,<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alınan bilirkişi raporu karşısında imzanın davacıya ait olmadığı anlaşılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, alacağın bonoya dayalı olduğu, iddiaların gerçeği yansıtmadığı, söz konusu bononun taraflar arasındaki alacak ilişkisinden kaynaklı imzalandığı ve borcun ödenmemesi üzerine takibe geçilmekle birlikte temel ilişkide bağımsız ve soyut bir nitelik taşıdığı, bu nedenle dile getirilen iddiaların geçersiz olduğu, rapora yapılan itirazların değerlendirilmediği, davalı tarafça İzmir CBS'nin 2021/97584 soruşturma sayılı dosyanın yine İzmir CBS 2018/149251 dosyası ile birleştirilerek devam ettiği, buradan alınan imza örneklerine göre bononun müvekkili tarafından düzenlenmediği, sahte imza atılmadığı ortaya çıktığı, davalının bizzat kimlik bilgilerini kontrol ederek ve fotokopilerini alarak ticaret yaptığı, senet borçlusu ve kefilinin davalının ofisine gelerek senedi doldurup imza attığı, kimliklerin sahte olması halinde ifa kabiliyetinin son derece yüksek olduğu, davalı ibraz edilen belgeler ve şüpheli ile yapılan görüşmelere göre senedi davacının imzaladığı, soruşturma dosyası beklenmeden eksik ve hatalı inceleme kararı verildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, bonoda bulunan imzanın inkarı sebebiyle menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tMenfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklıya ait olup, alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanıyorsa senede karşı senetle ispat kuralı gereği borçlu tarafından, aynı mahiyette bir belgeyle borçlu olunmadığının ispatlanması gerekmektedir. <br>\tSahtelik iddiası yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek itiraz niteliğinde olup, mahkemenin davacı tarafından ileri sürülen sahtelik iddialarını HMK'nın 208 ve 211. ve devamı maddelerine göre tahkik etmesi ve imza inkarına ilişkin itirazın tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirleyip değerlendirmesi, elde edilecek sonucu tüm dosya münderecatı ile birlikte değerlendirerek bir karara bağlaması zorunludur. Dolayısıyla taraflar yargılamanın her aşamasında imza inkarında/sahtelik iddiasında bulunarak belgeye ilişkin sahtelik itirazında bulunabilirler. Takibe dayanak bonolardaki imzanın davacı borçluya ait olduğu hususunda ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. <br>\tSomut olayda; davacı, İzmir 28 İcra Müdürlüğünün 2017/15676 esas sayılı dosyasında takip dayanağı olan senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesiyle İİK'nun 72. maddesi gereğince menfi tespit talebinde bulunmuştur.<br>\tMahkemece davacı yanca yapılan şikayet üzerine İzmir CBS'nin 2018/149251 soruşturma sayılı dosyası üzerinden başlatılan soruşturmada davacı yan yönünden imza incelemesi yapılmış olmakla savcılık dosyasına sunulan 18/05/2019 tarihli raporda dava konusu bonoda bulunan yazı, rakam ve imzaların şikayet eden ....eli ürünü olmadığı yönünde kanaat bildirilmiş, Mahkemece söz konusu raporun tek imzalı olması sebebiyle  tevdi üzerine İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nca düzenlenen 06/09/2022 tarihli raporda da davacı adına atılı basit tersimli imzalar ile davacının mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan inceleme neticesinde senette borçlu imzaları bölümünde üstte atılı iki imza ile davacı imzası arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. <br>\tDavalı yanca yapılan şikayet üzerine İzmir CBS'nin 2021/97584 sayılı soruşturma dosyası, yukarıda belirtilen 2018/149251 soruşturma sayılı dosyası ile birleştirilmekle 2018/149251 sor. sayısı üzerinden yürütülün soruşturma neticesinde tüm taraflar yönünden 02/03/2023 tarihli KYOK kararı verilmekle birlikte itiraz edilmeksizin kararın kesinleştiği görülmüştür.<br>\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, dava konusu bonodaki imzanın davacıya ait olmadığının gerek savcılık gerekse de İDM tarafından alınan rapor ile anlaşılmasına, mahkeme incelme ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmamasına, söz konusu tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 2.630,32-TL'den peşin alınan 657,58-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.972,74-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"36b5e4fb85961b3c","SID":"f22fa3e8b6aa8406"}}