{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   .<br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/462 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1513<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27.09.2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/234 E. - 2022/823 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 30.10.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 30.10.2025<br><br>\tİzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.09.2025 tarih 2021/234 E. - 2022/823 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili; davacının davalı şirkette uzun zaman pazarlama elemanı olarak çalıştığını, ilk işe girişinde ortaya çıkacak olan zararlarının tazmini maksatlı 75.000,00-TL bedelli, vadesi, tanzim tarihi ve alacaklısı boş olan senedi verdiğini, işten ayrılmasından sonra şirketten senedi geri istediğini, fakat şirketin senet alındığı konusunu yalanladığını, davacının çalışması nedeniyle davalı şirkete teminat mahiyetinde verdiği sadece bedel kısmı dolu olan ve daha sonra geri kalan kısmı doldurulmuş olan 04/01/2017 tanzim, 19/04/2017 vade tarihli ve 75.000,00 TL bedelli senedin alacaklı kısmına davalı şirket yetkililerinin yakın arkadaşı olan .....'in isminin yazıldığını,....'in senedi davalı şirketin yöneticisi ..... ve ......'ın yakın arkadaşı davalı ......'a verdiğini, söz konusu senedin  bedelsiz olduğunu, davacının kardeşi davalı şirket arasındaki husumet nedeniyle senedi de doldurularak takibe konulduğunu belirterek; davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile % 20 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı ..... vekili, davacının davalının senet alacağını almasını geciktirmek amacıyla ve kötü niyetli olarak dava açtığını, davacı ......'ın davacı ve davalı şirketi tanımadığını, senedi .....'den ciro aldığını, bononun üzerinde senet bedelsizdi, bedeli teminattır veya bedeli rehindir ibarelerinin yer almadığını, davalının  senedin iyi niyetli meşru hamili olduğunu, davalının senedi iktisap ederken borçlu davacının bile bile zararına hareket etmediğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ....... Şti. vekili, davacının şirketlerinde plasiyer elemanı olarak Temmuz 2016 tarihine kadar çalıştığını ve anılan tarihte kendi isteğiyle işten ayrıldığını, davacıdan ne işe başlangıç aşamasında ne de iş aktinin sona erdiği tarihte herhangi bir senet veya kıymetli evrak alınmadığını, davacının 75.000,00-TL bedelli teminat senedi vermediğini, icra takip dosyası ile ilgilerinin bulunmadığını, icra takip dosyasında keşideci, ciranta, borçlu, alacaklı, kefil vb. sıfatlarının bulunmadığını, diğer borçlu ..... ile de borçlu, alacaklı, kefil vb. sıfatlarının bulunmadığını, davalı......'ı tanımadıkları gibi ticari ilişkilerinin de bulunmadığını, belirterek; davanın reddine, davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava ve takibe konu  bononun keşidecisinin  davacı,  lehtarının dava dışı  ...., hamilinin ise davalı ..... olduğu, bononun kambiyo senedi vasfını haiz olduğu, senet üzerinde açıkça teminat senedi olduğuna dair ibare bulunmadığı, bononun metninde nakden kaydı bulunduğu, bononun ihdas nedenine ilişkin taraflarca herhangi bir talil beyanı da ileri sürülmediği,  imzası ikrar edilmiş bono karşısında davacının, dava konusu bononun bedelsiz olduğunu ve anlaşmaya aykırı doldurulduğunu yasal olarak ispatlayacak yazılı bir delili dosyaya sunmadığı gibi  ödemeye ilişkin belge de sunmadığı, davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığından davalıya yemin teklifinde bulunma hakkının hatırlatıldığı, davacının davalılara yemin teklif ettiği, davalı......Şti. yetkililerinin usulüne uygun olarak yemini eda ederek dava ve takip konusu senedin davacının işyerinde çalışmaya başlamadan önce veya çalıştığı dönemde davacıdan teminat senedi olarak alınmadığına dair  yemin ettikleri, davalı hamil ..... da dava ve takip konusu senedin teminat senedi olmadığı ve bedelsiz bir senet olmadığı, diğer davalı ile arasında ticari ilişki olmadığına  dair yemin ettiği, böylece davacının bedelsizlik iddiasının usulün öngördüğü biçimde yazılı delille ispatlanamadığı, davacının dava dilekçesinde icra takibinin durdurulmasını talep etmesi üzerine teminat karşılığında icra veznesine giren paranın alacaklı  tarafa ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verildiği, ancak davacı tarafça teminat yatırılmadığından ihtiyati tedbir kararının infaz edilmediği, bu nedenle davalı hamil .....’ın verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığından ve alacağına geç kavuşması söz konusu olmadığından kötü niyet tazminatı koşulların oluşmadığı, davacı  tarafından  davalı  davalı.... Şti. aleyhine  de dava açılmış ise de dava ve takibe konu  bononun keşidecisinin  davacı,  lehtarının dava dışı ...., hamilinin ise  davalı..... olduğu, davalı ..... Şti.'nin dava ve takip konusu senette  kefil, lehdar veya ciranta olarak yer almadığından  dolayı iş bu senede dayalı olarak yapılan takipten dolayı borçlu bulunmadığının tespiti ve senet iptali istemi davasında husumet yöneltilemeyeceği, kötüniyet tazminat talebinin yasal şartları  oluşmadığı, belirtilerek; davacı tarafından  davalı.... ..  aleyhine açılan davanın  reddine, davalı.....Ltd. şirketi aleyhine  açılan  davanın ise pasif husumet yokluğundan dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, davalıların kötüniyet tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davacının davalı şirkette pazarlama elemanı olarak çalıştığını, davacıdan ilk işe girişinde davalı şirket tarafından 75.000,00-TL bedelli vadesi, tanzim tarihli ve alacaklısı boş olan senet alındığını, bu senedin daha sonra alacaklısı davalı ..... olarak doldurularak ....’in cirosu ile de ....’a verildiğini, davacı aleyhine gerçekte olmayan alacak kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile İzmir 28. İcra müdürlüğünün 2017/7956 E. Sayılı dosyası üzerinden  icra takibi başlatıldığını, senedin bedeli dikkate alındığında davacının mali durumu gereği böyle bir bedeli almış olması da mümkün olmadığını, görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, dava konusu ile aynı olan davacının diğer kardeşinin davasının iş mahkemesince görülmesine karar verildiğini, iş mahkemesinde devam eden derdest dosyadaki bilirkişi raporunda teminat senedi alınma uygulaması teamül haline geldiğinin belirtildiğini, ..... ..'ın diğer davalı şirket yetkililerinin arkadaşı olduğundan durumu bildiğini, senedi devralırken bile bile davacı zararına hareket ettiğini, .....'ın senedi .....’den ciro yolu ile alarak davalı şirketin üçüncü kişi yaratmasına yardım ettiğini, gerek davalı şirket gerekse de davalı ....kambiyo senedinin arka planındaki temel ilişkiyi hiçbir şekilde açıklamadığını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili istinafa cevap dilekçesi ile davacının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, bonoya dayalı takip dosyası kapsamında menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın  reddine karar verilmiştir.<br>\t1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede, davanın teminat senedi, bedelsizlik ve senedin boş olarak verildiği iddiasına dayanan menfi tespit istemine ilişkin olmasına, kambiyo senedi uyarınca açılan menfi tespit davasında ispat külfetinin davacı borçlu üzerinde bulunmasına, senede karşı ileri sürülen her türlü iddia ve def'inin yazılı delille kanıtlanması zorunlu olup ispat külfeti üzerinde bulunan davacının senede karşı ileri sürdüğü bedelsizlik ve senedin teminat senedi olduğu iddiasının da ancak yazılı delille ispatlanması gerekmesine, takibe konu bonoda herhangi bir şekli noksanlık bulunmamasına, bedelsizlik, senedin teminat senedi olduğu ve senedin sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı delil ile ispat edilememesine, borcun ödendiğini gösterir herhangi bir yazılı delil sunulmamasına, tanık dinlenmesine imkan sağlayan davalıdan sadır olmuş yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge bulunmamasına, ispat külfeti üzerinde bulunan davacının yemin teklifi üzerine davalı şirket yetkilisi ve diğer davalının usulüne uygun olarak yemini eda etmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 30.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>.<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e5e9f49496ffc59","SID":"e62fa7ae80cd9fa7"}}