{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/461 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1484<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/367 Esas - 2022/747 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tespit<br>KARAR TARİHİ \t: 23/10/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 23/10/2025 <br>                    <br>Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/11/2022 tarih 2022/367 Esas 2022/747 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA :Davacı vekili, davacı şirketin davalıların hem daire sahibi, hem de yönetiminde yer aldığı 9126 ada 40 parselde kayıtlı taşınmazın 12 kat maliki ile sözleşme yaptıklarını, bu süreçte kat maliklerinin işlemleri takip etmek ve haberleşmek için kendi aralarında oluşturdukları whatsapp grubunda yazılı olarak normal rekabeti aşar şekilde müvekkili şirket aleyhinde gerçek dışı ithamlarda bulunduklarını, müvekkili aleyhine yaptıkları gerçek dışı itham ve yanıltıcı ifadelerin TTK m.55 te yer alan haksız rekabet niteliğinde olduğunu, ayrıca yine müvekkilinin inşaatında yer aldığı 385 ada 227 parselde bulunan apartmanı, eksiksiz olarak bitirerek oturma raporu da almış olmasına rağmen bu apartmanının süresinde bitirilmediği ve oturma raporunu haiz olmadığını iddia ederek muhatapların hukuka aykırı olarak müvekkili şirketin itibarını sarstıklarını, davalıların bu şekildeki davranışları ile müvekkilinin itibarını sarstıklarını ve anlaştıkları firmaları haksız rekabette öne geçirmeye çalıştıklarını belirterek, davalıların sayılan  fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve paylaşımların  durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı vekili,  dava konusu edilen ve deprem sonucu ağır hasarlı olduğu için yıkımına karar verilen ve yıkılan taşınmazın yeniden yapılması ile ilgili müvekkili davalıların yöneticisi olduğu apartman yönetimi ile muhatap olan şirketin.... A.Ş. olduğunu, dava açan şirketin ise 02/01/2019 tarihinde kurulan... A.Ş. isimli farklı bir tüzel kişiliğe sahip şirket olduğunu,  müvekkillerinin dava konusu olaylar ile ilgili olarak hiçbir süreçte davacı şirket ile muhatap olmadıklarını, dolayısıyla dava konusu olaylar nedeniyle davacı şirketin müvekkillerinden herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığını, davacının aktif husumetinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar ve davalıların kat maliki oldukları taşınmazdaki diğer kat malikleri ile iletişime geçen, teklif sunan, bir kısım kat malikleri ile sözleşme imzalayan, kat malikleri toplantısına katılan şirketin dava dışı ... A.Ş. şirketi olduğu, davacı şirketin, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hiç bir aşamasında davalılar ile muhatap olmadığı, esas itibarı ile dava konusu uyuşmazlıkta zarara uğradığı iddia edilen şirketin dava dışı ....A.Ş. olduğu, esasen bu durumun, her iki şirketin de vekilliğini yapan davacı vekilinin dava açarken yaptığı maddi hatadan kaynaklandığı, ancak mahkemece yapılan ön inceleme duruşmasında bu husus davacı vekiline sorulduğunda maddi hata yapıldığı yönünde bir beyanda bulunulmadığı, dava dilekçesinde dava dışı ... A.Ş.'ne karşı olan davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin talep edildiği, davacı vekilinin tahkikat aşamasına geçilmesine karar verilmesinden sonra ileri sürdüğü her iki şirketin de zarar gördüğüne yönelik iddianın da iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında olduğu gerekçesiyle davacının davasının aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili, mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere  esas itibariyle zarara uğrayan şirketin dava dışı..... A.Ş olduğunu, vekaletname incelendiğinde aynı vekaletnamede hem davacı şirketin hemde dava dışı ...A.Ş. adına vekaletname verildiği ve tüm dosya kapsamında dava açılırken maddi hata yapıldığının mahkemece de kabul edildiğini, mahkemece ön inceleme duruşmasında sorulduğunda maddi hata yapıldığı yönünde beyanda bulunulmadığı gerekçesiyle aktif husumet yönünden HMK 124/4 Maddesine aykırı karar verildiğini, mahkemenin de gerekçesinde davacı tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin  kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığını kabul ettiğini belirterek HMK 124/4 e aykırı kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tGEREKÇE :Dava, davalıların eylemlerinin TTK'nun 55 ve devamı maddeleri gereğince haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile haksız rekabetin menni istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t6100 sayılı HMK'nun 124/2. maddesinde \"maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir\" düzenlemesi yer almaktadır.   <br>\tSomut olayda, cevap dilekçesinde davalı tarafça davacı şirketin taraf sıfatı bulunmadığı belirtilmesine ve mahkemece de ön inceleme duruşmasında davacı şirketin aktif husumetinin bulunup bulunmadığı hususu uyuşmazlık konusu olarak belirlenmesine karşın, davacı vekilince HMK'nun 124/2. Maddesi uyarınca taraf değişikliği konusunda herhangi bir talebin ileri sürülmediği, bu durumda HMK'nun 124. maddesinin mahkemece resen uygulanması söz konusu olamayacağından, mahkemece dava şirketin aktif husumetinin bulunmadığı yönündeki tespit ve değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılarak, yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"35d76e0ca1d4f29a","SID":"0a8688b43087ee86"}}