{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/445 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1468<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>\t\t\t\t\t\t\t<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17.11.2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/358 Esas 2022/1069 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 22.10.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22.10.2025<br><br>\tİzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.11.2022 tarih 2022/358 Esas 2022/1069 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, 18.10.2021 tarihinde, davalı şirketin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, dava dışı ....'nun işleteni ve sürücüsü olduğu ....plakalı aracın davacıya ait ... plakalı araca çarptığını, kazanın meydana gelmesinde karşı taraf araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, meydana gelen hasarın ve zararın tespiti için dava dışı ... Şti. tarafından inceleme yapıldığını ve davacıya ait araçta 89.591,48 TL hasar oluştuğunun tespit edildiğini, hasar tazminatı ile 1.585,77 TL eksper masrafının ödenmesi için 21.12.2021 tarihinde davalı şirkete başvuru yapıldığını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL hasar tazminatının kaza tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili 05.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 43.000,00 TL'ye yükseltmiştir. <br>\tCEVAP\t: Davalı vekili, davanın kısmi dava olarak açılamayacağını, davacının tüm belgeleri eksiksiz olarak sunmadığını, başvuru şartını usulüne uygun şekilde yerine getirmediğini, orjinal parça iskontosunun haksız olduğunu, davacının KDV talebinin davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, kaza tarihinden itibaren faiz isteminin haksız ve mesnetten yoksun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafa ait ...plakalı araç sürücüsünün etken olduğu, davacının etken olmadığı, davacıya ait araçta kaza nedeniyle yedek parça ve işçilik olmak üzere KDV dahil toplam 88.559 00 TL hasar ve 27.750,00 TL değer kaybı meydana geldiği, ekspertiz rapor ücretinin de KDV dahil 1.585,77 TL olduğu, poliçe limitinin 43.000,00 TL olduğu, hesaplanan hasar bedelinin poliçe teminat limitini aştığı, buna göre davalı sigorta şirketinin teminat limiti kadar sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketine 22.12.2021 tarihinde başvuru yapıldığı, davalı şirketin başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası 04.02.2022 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 43.000,00 TL hasar tazminatının 04.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davacının 2918 sayılı KTK’nın 97. maddesi uyarınca başvuru esnasındaki tüm belgeleri eksiksiz olarak göndermediğini, hasarın hesaplanması açısından müvekkili şirkete gerekli bilgileri vermediğinden gerekli ve yeterli inceleme yapılamadığını, kaza ile ilgili kurgu hasar şüphesi meydana geldiğini, bu sebeple herhangi bir ödeme yapılmadığını, sigortalı aracın kazadaki kusur oranı nispetinde müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunduğunu, bu kapsamda kusur oranının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, orijinal parça ve iskontosuz hasar bedeli talebi haksız olduğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, ZMMS Genel Şartları dikkate alınarak yargılamaya devam edilmeis ve hüküm kurulması gerekirken ilk derece mahkemesince bu hususlara girilmeden doğrudan karar verilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE\t: Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasar bedelinin karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tToplanan deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, hasarın benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, aracında oluşan zarar dolayısıyla davacının ZMM sigorta poliçesi kapsamında hasar tazminatına hak kazanmasınına, zarar kalemlerinin olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak hesaplanmasına, gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına, Yargıtay'ın yerleşmiş kararlarında belirtildiği üzere davalı sigorta şirketi ile anlaşmalı ya da yetkili servisleri arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanmasının davacıyı bağlamamasına, davalı tarafın iskonto indirimi yapılmadan davacının gerçek zararından sorumlu olmasına, hasar bedelininden ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin sorumluğun bulunmasına, hasar bedelinin poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının, davacının ihbar yükümlülüğüne kasten aykırı davrandığının ve tenzili muafiyet koşullarının oluştuğunun davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.  <br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,\t<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 2.937,33-TL'den peşin alınan 974,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.963,33-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e5d86df36f0a6026","SID":"da858c58b9254833"}}