{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA <br>DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:09/06/2021<br>DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ:10/11/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ:10/11/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalının araçlarının kazaya karıştığını, bu kazanın oluşumunda davalının asli kusurlu olduğunu, davacıda kalıcı hasarların oluştuğunu, davacının zararının ne davalı ... tarafından ne de davalı ... şirketi tarafından karşılanmadığını ileri sürerek 20.000,00 TL manevi tazminatın ve kalıcı iş göremezliğe ilişkin maddi zararlarının davalılardan alınarak davacıya verilmesini istemiştir.<br>Davacı vekili 09/12/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile dava tarihi itibariyle müvekkilinin kalıcı iş göremezlik oranın henüz belli olmadığını kalıcı iş göremezlik taleplerinin 1,00 TL olduğunu ancak yapılan yargılama sırasında müvekkilinin kalıcı iş göremezlik oranının bulunmadığını tespit edildiğini, dava dilekçesindeki taleplerini ıslah ile düzelterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile kusur oranı da düşüldükten sonra 9.012,67 TL geçici iş göremezlik ile bakıcı giderlerine ilişkin maddi tazminat taleplerinin olay tarihi olan 17/10/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini yine fazlaya dair hakları saklı  kalmak kaydıyla 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacının trafik kazasında asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin kazada kusurunun olmadığını, ATK'dan kusur raporu aldırılmasını talep ettiklerini, müvekkilinin, davacının varsa geçici ve sürekli iş gücü zararlarından sorumlu olmadığını, maddi zararlardan diğer davalı ... şirketinin sorumlu olduğunu, manevi tazminat taleplerini kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin İstanbul Nöbetçi Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere sigortalı araç sürücüsünün bir kusuru olmadığını, maluliyet tespiti yönünden ATK'dan rapor alınması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İ.D.M. KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece; maddi tazminat talebi yönünden \"davanın reddine\", manevi tazminat talebi yönünden ise \"Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE,  3.000.00 TL manevi tazminatın 17/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE\" şeklinde  karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taleplerinin maddi zararın tazminine ilişkin olduğunu, mahkemece taleplerinin gerekirse açıklattırılmasını istenerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, mahkemece verilen red kararının hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminat miktarının da düşük olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>G E R E K Ç E:<br>Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.<br>Dava trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakını da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.  <br>Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>Somut olayda; 17/10/2017 tarihinde davacı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ...  plakalı kamyoneti ile ... sokağı takiben seyir halindeyken olay mahalli olan üç yönlü (T) kavşağa geldiğinde yolun solundaki otoparka giriş yapmak üzere sola dönüşe geçtiği sırada aracının sol yan kısımlarıyla gerisinden gelen davacı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin ön kısımına çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiği sabittir.<br>Mahkemece; İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden ve ATK trafik ihtisas dairesinden alınan raporlarda belirtildiği üzere, davalı sürücü ...'ın %75, davacı sürücü ...'nun %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.<br>Mahkemece; davacı hakkında alınan İstanbul ATK'nın 19/08/2019 tarihli sağlık kururlu raporunda; davacının yaralanmasından dolayı sürekli maluliyetinin olmadığı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içinde 1 ay süreyle başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceği  belirtilmiştir.<br>Mahkemece alınan 19/12/2019 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda; davacının sürekli iş göremezlik zararının olmadığı, bakıcı giderine ilişkin zararının 1.777,50 TL, geçici iş göremezlik zararının ise 7.235,17 TL olduğu tespit edilmiştir.<br>Dava dilekçesinin incelenmesinde; davacı vekilinin kusur oranı da düşüldükten sonra müvekkilinin kalıcı iş göremezlik durumuna göre hesaplanacak maddi zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiği, ancak kalıcı iş göremezlik tazminat talebine ilişkin harçlandırılmış herhangi bir dava değeri bildirmediği ve yine müvekkilinin yaralanmasından kaynaklı geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin dava açmadığı anlaşılmaktadır.<br>Bu itibarla; davacı vekili dava dilekçesinde kalıcı iş göremezlik tazminatı talep etmiş olup, ıslah dilekçesi ile talep sonucunu değiştirerek geçici iş göremezlik tazminatı talep etmesi mümkün değildir. Mahkemece kalıcı iş göremezlik tazminatı talebi ile  açılan davada alınan bilirkişi raporuna göre kalıcı iş göremezlik zararının meydana gelmediğinin anlaşıldığı davacının herhangi bir geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin bir talebinin de bulunmadığı anlaşılmakla davacının  maddi tazminat talebinin reddine dair kurulan hükümde bir  isabetsizlik bulunmamaktadır. <br>Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarına gelince; toplanan deliller, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalı sürücünün meydana gelen kazada %75, oranında davacı sürücünün ise %25 oranında kusurlu olması, trafik kazası sonucu davacının yaralandığı, ATK raporuna göre 9 ayda iyileşebileceği, bu yaralanmadan dolayı davacının duyduğu elem, acı ve ızdırap, günün ekonomik koşulları, takdir edilecek manevi tazminat miktarının bir tarafın zenginleşmesine, diğer tarafın fakirleşmesine neden olmayacak oranda belirlenmesi gerektiği ilkeleri dikkate alındığında mahkemece davacı için takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük kaldığı, bu itibarla davacı için takdiren 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmıştır.<br>Hal böyle olunca davacının maddi tazminat davası yönünden istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, davacının manevi tazminat yönünden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulüne ve  ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan neden ve gerekçelere göre;<br>1-Davacının istinaf isteminin maddi tazminat davası yönünden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan REDDİNE,<br>2-Davacının istinaf isteminin manevi tazminat davası yönünden KABULÜNE, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/06/2021 tarihli, ... Esas, ... sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA ve dairemizce yeniden HÜKÜM KURULMASINA;<br>Davacının maddi tazminat davasının  REDDİNE,<br>Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 35,90 TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,<br>Hükmün niteliği ve tarihi dikkate alınarak, alınması gerekli 59,30 TL maktu ret karar harcının, davacı tarafça aşamalarda yatırılan toplam 617,05 TL'den mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiyenin karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,<br>Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,<br>Yargıtay HGK'nun  ... E, ... K sayılı güncel ilamı göz önüne alınarak; davalı kendisini görevsizlik kararı veren Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında vekil ile temsil ettirdiği için kendisine ayrıca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Davalı kendisini, davacının maddi tazminat kalemi yönünden vekil ile temsil ettirdiğinden, 1,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>Davacının manevi tazminat davasının KABULÜNE; 20.000,00-TL manevi tazminatın 17/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, <br>Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.366,20-TL karar ve ilam harcının davalı ...'tan alınarak hazineye irad kaydına,<br>Davacı tarafça yapılan 825,00 TL yargılama giderinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, <br>Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T  uyarınca kabul edilen miktar dikkate alınarak 20.000,00.-TL vekâlet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, <br>Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından artan kısmın  HMK'nın 333 maddesi gereğince yatıran taraflara iadesine,  <br>3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar  harcının talebi halinde  davacıya iadesine,<br>4-Davacı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının hazineye irat kaydına,<br>5-Davacı tarafından yatırılan 162.10 TL istinaf başvuru harcı ile 480,56 TL PTT gideri olmak üzere toplam 642,66 TL'nin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme ile harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 10/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.         <br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"26a56c254bac7767","SID":"5f2d5c301a86ebb8"}}