{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1697 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1592 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:  İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t:  2024/579 Esas - 2025/122 Karar<br>TARİHİ: 12/02/2025<br>DAVA Şirketin İhyası<br>KARAR TARİHİ: 02/10/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  ihyasını talep ettikleri ... Otomotiv Tic. A.Ş.,'nin müvekkili şirkete borçlu bulunduğu, müvekkili şirketin alacağı sebebi ile ihyası istenen borçlu şirket aleyhine Beykoz İcra Md. ... E. Sayılı dosya üzerinden 04.11.2022 tarihinde başlattıkları icra takibine borçlu şirket tarafından haksız olarak itiraz edilmesi üzerine, taraflarınca İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi' nde 2023/236 esas sayılı dosya üzerinden 29.03.2023 tarihinde itirazın iptali davası açıldığı ve davaları kabul olunarak 02.07.2024 tarihinde davamızın kabulüne dair tesis olunan kararla takibin devamına karar verildiğini; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde süren dava boyunca borçlu şirket vekili tarafından temsil edilmiş tasfiye veya terkin konusunda dosyaya hiçbir bilgi verilmediği, buna karşın davanın lehlerine sonuçlanmasının ardından, ilgili icra dosyasında ilam uyarınca ek ödeme emri hazırlanıp borçlu vekiline tebliğ edildiğinde, borçlu vekilince müvekkili şirketin sicilden terkin edildiğini ve vekaletininde son bulduğuna dair yazının icra dosyasına gönderildiğini; sicilden usulsüz olarak terkin olunan müvekkili şirket borçlusu ... Otomotiv Ticaret A.Ş.'nin ek tasfiyesi için sicile yeniden tescilini, tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; ticaret sicilden terkin edilen şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi  kapsamında olduğu, davacının husumetinin yalnızca yasal hasım olan müvekkili müdürlüğe yöneltildiği, usule ve Yargıtay içtihatlarına göre husumetin aynı zamanda tasfiye memuru ...'ya da yönetilmesi gerektiğini, müvekkilinin TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığı, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip ve sonuca bağladığı, yargı merci gibi hareket edemeyeceği, “..Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir. Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.” (TTK.m. 32). Yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verildiği, aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceği, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının, memurların sorumluluğunu gerektirdiği, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiği, bu yapılmadan şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebilir olduğu, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığı, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkilinin tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığı, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağı, tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiği, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan,  tasfiye memurunun kendi kusurundan doğan ve onun eksik işlemlerini tespit etmesi mümkün bulunmayan müvekkili ticaret sicili müdürlüğüne izafe edilebilecek herhangi bir sorumluluk ya da kusurun bulunmadığı, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığı, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağı, müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı tasfiye memuru dava dilekçesini tebliğ almasına rağmen davaya cevap vermemiş davayı inkar etmiş sayılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi  12/02/2025 tarih ve 2024/579 Esas - 2025/122 Karar sayılı kararında;\"Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 547. maddesi gereğince Ticaret Sicil Müdürlüğünden tasfiye sebebiyle terkin edilen şirketin faal olduğunun tespiti ile ihyası istemidir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 19/08/2024 günlü cevabi yazısıyla ihyası talep edilen  şirketin son tescilini 17.06.2023 tarihinde yaptırdığı, şirket yetkilisinin ... olduğu, şirketin 17.06.2023 tarihinde sicil kaydının tasfiyenin sona ermesi nedeni ile terkin olduğu bildirmiştir.İstanbul BAM 13. HD. 2023/983 Esas,2023/1059 K. Sayılı ilamında \"...Karar İhyası talep edilen şirket tasfiye neticesinde ticaret sicilden terkin edildiğinden, ihyası talepli davanın tasfiye sürecini tamamlayan tasfiye memuru ile yasal hasım olan İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne karşı yöneltilmesi gerekir. Bu noktada anılan davalılar arasında HMK'nın 59. maddesi uyarınca zorunlu dava arkadaşlığı  bulunmaktadır...\" sayılı ilamında belirtildiği üzere ek tasfiye amaçlı davada ticaret sicil müdürlüğü ile tasfiye memurları arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Bu nedenle davacıya tasfiye memurunu davaya dahil etmek üzere süre verilmiş usul ve yasaya uygun şekilde tasfiye memuru davaya dahil edilmiş dava dilekçesi ve ekleri kendisine tebliğ edilerek yargılamaya devam olun muştur. Tasfiyesi istenen şirket aleyhinde davacı yan Beykoz İcra müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında icra takibine girişmiş, tasfiyesi istenen şirketin takibe itirazı ile takibin durması üzerine davacı yanın İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret mahkemesinin 2023/236 Esas sayılı itirazın iptali istemi ile dava açtığı görülmüştür. Söz konusu dava dosyasında 02.07.2024 tarihli karar ile davanın kabulüne karar verildiği, takibin 18.504,94 USD üzerinden ve bu miktara takip talebinde istenen cins ve oranda faiz uygulanmak sureti ile devamına karar verildiği görülmüştür. İcra takip dosyasında davacının şirketin terkin edildiğini öğrendiği görülmüştür. Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Şirketin devam eden bir hukuki uyuşmazlığı nedeniyle şirketin ihyasına karar verildiğinde, yapılacak ek tasfiye işlemleri, tasfiye üstlenmiş olduğu görevin devamı niteliğindedir. ( Bkz. İst. BAM 14. HD.  2019/771 E, 2020/880 K. ) TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. TTK 547 maddesi kapsamında açılan davada zaman aşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir.  ( Bkz. İst bam 13. HD. 2020/1769 Esas , 2020/1480 Karar  sayılı ilamı ) İst Bam 12. HD. 2021/251 E,  2021/200 K. Sayılı ilamında \"....TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu , terkin edilen şirketin  davacıya borçlu olup olmadığının bu davanın konusunu teşkil etmediği ,yapılan ilanlara rağmen alacağın bildirilmemesinin  ihya isteminin reddine gerekçe olamayacağı, davacının derdest davanın sonlandırılabilmesi için ihya istemekte hukuki yararı bulunduğu, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği esasen davalı tasfiye memurunun istinaf sebeblerine konu ettiği hususların esas  davalarda incelenebilecek nitelikte olduğu gözetilerek, mahkemenin dava dosyası  ile sınırlı olarak  tüzel kişiliğin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin hükmüne yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmemiş davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.\" belirtilmiştir. Yapılan yargılamaya göre, her ne kadar dava konusu şirket kendisi tarafından tasfiye sürecine girip tasfiyeyi sonuçlandırmış ve sicilden terkin edilmiş ise de dava konusu terkin edilen şirket hakkında  halen devam eden icra takibi ve dava bulunduğu, dolayısıyla faal olduğu, şirket borcu ortaya çıkabileceği, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince \"Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.\" hükmü dikkate alındığında davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son yetkilisi olan davalı ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır. İhyası istenen şirket 2022 yılında başlatılan icra takibinden keza itirazın iptali dava dosyasından haberdar olduğu halde usul ve yasaya aykırı şekilde tasfiyenin tamamlandığından bahisle şirketi sicilden terkin ettirmiştir. Tasfiye memuru usulsüz tasfiye nedeni ile aşağıda açıklanacak nedenlerden ötürü davacının yaptığı yargılama giderlerini ve vekalet ücretini ödemekle mesul tutulacaktır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, ihyası talep edilen şirket hakkında icra takibi ve dava olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son yetkilisi ve aynı zamanda tasfiye memuru olan davalı ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. İstanbul BAM 12. HD. 2018/970 E, 2018/698 K. Sayılı ilamı \"....Tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılmasından davalı tasfiye memuru sorumlu bulunduğundan davada taraf sıfatı bulunduğu,  davalı tasfiye memuru aleyhine  davanın kabulü nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi HMK 326/1 gereği olduğu  gözetilerek; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün davacı yargı gideri bakımından kaldırılarak  yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiştir.\" İstanbul BAM 13.HD.  2020/94 E, 2020/698 K. Sayılı ilamı \"... Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Davacının açtığı dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/1277 E.)Davacının şirket aleyhine açtığı dava sonuçlanmadığına göre tasfiye eksik yapılmıştır. İlanlara başvurulmamış olması sonucu değiştirmez. İhya davası şirketin aktif hale gelmesi için değil, söz konusu hukuk davasına münhasır olmak üzere davanın sonuçlandırılması ve sonrasında tasfiyenin tamamlanmasını temin için açılmıştır. Tasfiye işlemi eksik yapıldığı ve davacının dava açmasına sebebiyet verildiği için yargılama giderlerinin tasfiye memuru üzerinde bırakılmasında ve vekalet ücreti takdirinde bir usulsüzlük yoktur.\" gerekçeleri ile tasfiye memurunun vekalet ücretinden ve yargılama giderinden sorumlu olduğu belirtilmiştir.İstanbul BAM 12. HD. 2017/897 E,2017/645 K. Sayılı ilamında \"... Somut olayda ; terkin olunan şirketin eski çalışanı olan davacının  eksik gösterilen sigortalı hizmet tesbiti  davası  açıldığı ,davanın sürdürülebilmesi için davacı vekiline davalı şirketin tüzel kişiliğinin ihya davası açmak üzere süre verildiği,  açılan bu davanın görülebilmesi  için  şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına,  tasfiye memuru atanarak tescil ve ilanına  karar verildiği , tasfiyeden sonra dava açılmış olsa da  davacı bakımından tasfiyenin usulune uygun sonlandığının kabul edilemeyeceği , şirketin alacağı ve borcu bulunmadığı bu sebeble ihyasında hukuki yarar bulunmadığı savunmasının dinlenebilir olmadığı , ,toplanan tüm delillere göre TTK 547 maddede ki ek tasfiye koşullarının  gerçekleştiği kanaatına varan mahkemenin takkdirinde isabetsizlik olmadığı,ihya ve yeniden tasfiye memuru atanmasına ve tasfiye usulune uygun sonlandırılmadığından davalı tasfiye memurunun HMK 326/1 gereği yargı gideri aleyhine hüküm verilen davalıdan alınacağından istinaf sebebleri yerinde bulunmamakla davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun  esastan reddine karar verilmiştir.\" belirtmiştir.İstanbul BAM 13. HD.  2018/1670 E, 2019/1527 K. Sayılı ilamında \"...Tasfiye yapıldığı tarih itibariyle usulüne uygun yapılmış olsa bile tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi amacıyla şirketin ihyası yasal zorunluluktur. Tasfiyede ilanların yapılmış olması, davacının tasfiye memuruna başvurmaması sonucu değiştirmez. Davacının şirketten alacaklı olup olmadığı, İş Mahkemesindeki yargılama sonucu belirlenebilecek bir husustur. Sonuç olarak; TTK 547. maddedeki ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası isteminin koşullarının oluştuğu, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla..\" şeklindeki kararında tasfiyenin yapıldığı tarih itibarı ile usule uygun yapılsa dahi tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi için şirketin ihyasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tasfiye memurundan tahsil edilerek davacısına ödenmesine dair mahkeme kararını onamıştır. Kaldı ki somut olayda söz konusu dava ve takip zaten tasfiyenin tamamlandığı belirtilen tarihten önce açılmıştır.Davalı tasfiye memuru şirket hakkında devam eden dava ve icra takibi olduğunu bilmesine rağmen şirketi ticaret sicilinden terkin ettirmiştir. Bu nedenle davalı tasfiye memuru yargılama giderlerinden  ve davacının vekalet ücretinden sorumludur.\" gerekçesi ile,\"DAVANIN KABULÜNE, İstanbul Ticaret Sicil müdürlüğünün  456761-0 sicil nosuna kayıtlı bulunup 17.06.2023 tarihinde sicilden terkin edilen TASFİYE HALİNDE ... OTOMOTİV TİCARET ANONİM ŞİRKETİ hakkında derdest olan İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret mahkemesinin 2023/236 Esas sayılı dosyası ile Beykoz İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dava/takip dosyalarının yürütülmesi, kesinleşme ve infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle İHYASINA, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden TESCİLİNE,2-Tasfiye Memuru olarak şirketin son yetkilisi olan ... TC kimlik numaralı ...'nın atanmasına, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yürütülmesine, ek tasfiye işlemleri bitinceye kadar tasfiye memurunun görevine devam etmesine\" karar verilmiş, karara karşı davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasında görülmüş olan ... Tic.A.Ş.'nin ihyası talepli davanın yapılan yargılama neticesinde İstanbul  Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  tarihli, 2024/579 E., 2025/122 K. sayılı kararı ile; \"Davanın kabulüne, ...Tasfiye Halinde ... Otomotiv Tic.A.Ş. hakkında derdest olan İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/236 E. sayılı dosyası ile Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dava/takip dosyalarının yürütülmesi, kesinleşme ve infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere sicilden terkine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle ihyasına, ... tasfiye memuru olarak şirketin son yetkilisi olan ... ...'nın  atanmasına...\" karar verildiğini, ancak söz konusu karar usul ve yasaya aykırı eksik inceleme içerdiğinden istinaf incelemesi  neticesinde kaldırılması gerektiğini, Tasfiye Halinde ... Otomotiv Tic.A.Ş., 19.06.2023 tarihli, 10855 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği üzere Bakırköy 32. Noterliği'nin 14.06.2023 tarih, ... sayı ile tasdikli, 07.06.2023 tarihli Genel Kurul Kararı uyarınca Türk Ticaret Kanununa uygun şekilde tasfiye edilerek sicilden terkin edildiğini, Müvekkili ... tasfiye memuru sıfatıyla söz konusu şirketin tasfiyesini Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilen usule uygun şekilde gerçekleştirmiş olup davaya cevap dilekçesinde de belirtmiş oldukları şekilde işbu davada ek tasfiyenin şartlarının oluşmadığını, ayrıca davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı da bulunmadığını, zira davacı taraf, dava dilekçesinde tasfiyenin usulsüz yapıldığını iddia etmişse de bu iddialar ek tasfiye davasına konu edilemeyeceğini, bu itibarla, eksil incelemeye dayalı yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ticaret sicilden tasfiye suretiyle terkin edilmiş şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması için TTK 547. maddesine göre ihyası talebine ilişkin olup, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tasfiye memuru vekili tarafından ihya kararı verilmesinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesinde \"tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veyan birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.\" denilmek suretiyle ek tasfiye düzenlenmiştir. Tasfiye Halinde ... Otomotiv Ticaret Anonim Şirketi'nin sicil kaydının tasfiye sonucunda 17/06/2023 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce terkin edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça ihyası istenilen şirket aleyhine Beykoz İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında icra takibine girişildiği, ihyası istenen şirketin takibe itirazı ile takibin durması üzerine davacı tarafça İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret mahkemesinin 2023/236 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali istemi ile dava açıldığı, 2023/236 Esas sayılı dava dosyasında 02.07.2024 tarihli karar ile davanın kabulüne karar verildiği ve bu dava/takip dosyalarının yürütülmesi, taraf teşkilinin sağlanması, kesinleşme ve infaz işlemlerinin tamamlanması ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden sicile tescil edilmesi ve tasfiye işlemleri eksik bırakıldığından ek tasfiye işlemleri yönünden tasfiye memurunun görevinin devamına karar verilmesi gerekir. Bu nedenle Mahkemece, davacının şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu kabul edilerek ihyasına karar verilmesinde ve tasfiye memuru atanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalı tasfiye memuru vekilinin aksi istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalı tasfiye memuru ...'nın  istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda Yargıtay HGK.'nun 14/07/2025 Tarih ve 2024/251 Esas -2025/468 Karar sayılı kararı uyarınca HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olmak üzere 02/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.    <br><br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"16e260958c0706db","SID":"e6d704af1300ae50"}}