{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/377 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1438<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/815 E.  2022/1125 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 16.10.2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16.10.2025<br><br>\tİzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.11.2022 tarih 2021/815 E. 2022/1125 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .....  tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacılar vekili, davalı tarafından sigortalı davacı maliki olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde yaralanan dava dışı üçüncü kişi tarafından açılan maddi tazminat davasında tazminat ödenmesine karar verildiğini, bu davanın davalıya ihbar edildiğini, tazminatların tahsili için takip başlatıldığını toplam takip bedelinin davacıdan tahsil edildiğini, davalının aracın ZMM sigortacı olması nedeni ile bu bedelden sorumlu olduğunu, belirterek; davacı tarafından ödenen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini,  kazaya karıştığı belirtilen aracın davalı nezdinde kaza tarihinde geçerli olmak üzere ZMSS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan doğan maddi tazminat sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde teminat limit dahilinde söz konusu olduğunu, kusur tespiti yapılması gerektiğini,  geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, davalının dava açılmasına sebep olmadığından faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait davalı tarafından ZMMS poliçesi ile sigoratlı dava dışı  sürücü ... sevk ve idaresindeki  hatlı minibüsün dava dışı yaya ...'a çarpması sonucu meydana gelen  trafik kazasında  yaya ...' ın yaralandığı, olayın oluşumunda  dava dışı sürücü ...'un  % 75 oranında asli, yaya ...'ın ise % 25 oranında tali kusurlu olduğu, zarar gören ... tarafından  davalı sigorta şirketine herhangi bir başvuru yapılmadığı ve  kendisine sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödemede de bulunulmadığı, davacı ve sürücü ...  aleyhine zarar gören İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde maddi ve manevi  tazminat davası  açıldığı, bu davanın 17.04.2018 tarihinde davalı sigortacıya davanın  ihbar edildiği ,  İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/477 Esas ve 2019/637 Karar  sayılı kararı ile zarar gören ... lehine  geçici iş göremezlik tazminatı, SGK tarafından karşılanmayan tedavi ve  bakıcı giderleri  olmak üzere  toplam 12.995,32-TL  maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminata  hükmedildiği, ...'ın geçici iş göremezlik süresinin  9 ay olarak belirlendiğinden geçici iş göremezlik tazminatının 10.808,59-TL, bakıcı giderinin aynı raporda 90 gün olarak belirlenmiş olmakla 4.567,02-TL, SGK sorumluluğunda olmayan diğer tedavi giderlerinin 1.951,48-TL olduğu, ... 'ın ZMMS teminatları kapsamında kalan toplam maddi zararının toplam 17.327,09 TL olduğu, dava dışı  sürücünün meydana gelen kazada % 75 oranında kusurlu  olduğundan 12.995,31-TL tazminattan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu,  bu miktarın  ZMMS poliçe teminat limiti içinde kaldığı, davalı  sigorta şirketinin İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından kendisine davanın ihbar edildiği 17.04.2018 tarihinde  temerrüde düştüğü, davacının 09.03.2020 tarihinde ve 10.03.2020 tarihinde ödeme yaptığı ve davanın da 2 yıllık süre içinde açıldığından zamanaşımı savunmasının da yerinde olmadığı, belirtilerek; davanın kabulüne, karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, kusur durumunun belirlenmesi için atk rapru alınması gerektiğini, tazminat hesaplaması aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından zmms genel şartları çerçevesinde yapılmadığını, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, zarar gören üçüncü kişinin gelir getiren bir işte çalıştığı ispatlanmadığı sürece kendisi için geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmaması yapılamayacağı, davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimlerinin araştırmadığını, davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, şirketten dava tarihinden daha önceki bir tarihten itibaren faiz talep edilemeyeceğini, ıslah ile arttırılan tutar için ıslah tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerektiğini, belirterek; kararının kaldrılmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, ZMMS poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişi lehine hükmedilen tazminatın poliçe ilişkisi kapsamında davalı sigorta şirketinden rücuen tahsiline istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\t1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.Toplanan tüm bu deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusur ve rücuya konu tazminatın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şeklline ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, trafik kazasından kaynaklı  geçici iş görmezlik zararı ile belgesiz tedavi ve tedavi amaçlı yol giderleri ve bakıcı gideri bakımından işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmasına, bu kapsamda sigortalı aracın neden olduğu üçüncücü kişinin poliçe limiti içinde kalan zararını sigortalı araç maliki işleten sıfatıyla ödeyen davacının, ödediği bu tazminatı gerçek zarar miktarı üzerinden sigorta genel şartları gereğice sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına isabet eden bedel nispetinde ve ödediği miktar ile sınırlı olmak üzere ZMMS poliçesiyle sigortalı aracın üçüncü kişilere vereceği zararı teminat altına alan akidi davalı ZMM sigortacısına rücu edebilecek olmasına, davalının zamanaşımı definin yerinde olmamasına, tazminata davalıların sıfatına uygun şekilde belirlenen talep ile bağlı olacak şekilde temerrüt tarihinden yasal faiz yürütülmesine, kabul edilen dava değeri, haklılık oranı, sorumluluk limiti ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT ve Harçlar Kanunu hükümlerine uygun şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 887,71-TL'den peşin alınan 221,93-TL'nin mahsubu ile bakiye 665,78-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.\t\t<br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7472aa9e30466337","SID":"67c74e1b1143a09d"}}