{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/756 <br>KARAR NO\t: 2025/1200<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/01/2025<br>NUMARASI\t: 2024/467 E. - 2025/38 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi karar defteri incelendiğinde görüleceği üzere müvekkil şirket devamlı olarak ilgili Kooperatifteki hisse sahiplerinden hisselerini devralıp değerlendirdiğini, yaklaşık 40 adet hisse devri alan müvekkiller aynı zamanda müteahhitti olduğu yapı kooperatifinde üyeler ile arasında gelişen ticari güvene istinaden ve genel olarak vadeli alımlar yaptığından  tüm hisse alımlarını tıpkı huzurdaki dava da olduğu gibi vadeli satış şeklinde protokol düzenleyerek ve devamında üyelerin talebi neticesinde teminat senedi vererek gerçekleştirildiğini, müvekkili aynı yapıda komşu olan ve birbirlerini tanıyan sıklıkla konuşan ve fikir alışverişinde bulunan üyelerin satışların vadeli olmasından kaynaklı güvence vermesi yönünde ki baskıya karşı bu şekilde teminat senetleri düzenlemiş ve neticede tüm hisse devirleri bu şekilde sorunsuz olarak yapıldığını, müvekkili söz konusu 40 hisseyi vadesinde ödeyerek satın aldığını,  S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi üyeleri arasından da gelenek haline geldiği üzere ödeme ile birlikte verdiği teminat senetlerini de iade aldığını, anılı kooperatif karar defterlerinin celbini talep ettiklerini, huzurdaki uyuşmazlığın ispatı niteliğinde ki 40'a yakın protokol ve devamında düzenlenen teminat senetleri de delil listesinde yer aldığını, bu delillerin dahi tek başına üyelerin kendini güvende hissetmesi adına müvekkillerinin tanzim ettiği senetlerin teminat senedi olduğunun ispatı olduğunu,  tahkikat sonucunda müvekkilinin senedini iade etmesi gereken davalının, hiçbir hak sahibi olmamasına rağmen kötü niyetle dava açan ve hisse devrinden imtina eden davalılara borcu olmadığının tespitine ve senedin taraflarına iadesi ile öncelikle teminatsız aksi halde uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı tarafa elden teslim edilen teminaten verilen 490.000-TL bedelli, 31.12.2022 tarihli senetten dolayı müvekkillerin borçlu olmadıklarının tespitine, davalının, senet bedelinin %20'sinden az olmaması koşuluyla kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ:<br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının aksine söz konusu senet müvekkillerinin uhdesinde olmadığını, ve bu sebeple teslim edilmesi de mümkün olmadığını, söz konusu senet teminat senedi değil bono vasfında olduğunu, davacı müvekkillerinin \"olası icra tehlikesi\" sebebiyle kötü niyetle hareket ettiğinden bahisle kötü niyet tazminatı talebinde bulunduğunu, müvekkiller kanunların kendilerine tanıdıkları hakları usule ve yasaya riayet ederek kullanmaktan başka hiçbir şey yapmadıklarını,  haksız ve kötü niyetli olan, aleyhine tazminata hükmedilmesi gereken taraf davacı olduğunu, ortada hiçbir tehdit, ödeme baskısı veyahut güncel bir saldırı olmadığı halde işbu davanın açılması kötü niyetin açık bir göstergesi olduğunu, haksız ve mesnetsiz işbu davanın esastan reddine, karşı tarafın, alacak miktarının %20'sinden aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince 26/10/2023 tarih  2022/998 Esas  2023/863 Karar sayılı kararıyla,  Davanın REDDİNE, davalı tarafından talep edilen kötü niyet tazimatının yasal şartları oluşmadığından talebinin REDDİNE karar verildiğini, Davacının istinaf talebi üzerine, Dairemizin 23/05/2024 tarih 2024/554 Esas 2024/1009 Karar sayılı kararıyla; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiğini, Mahkemece yapılan yeniden yargılama sonucu;<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesince; senedin teminat olarak verildiği iddiası karşısında davacı şirket ve dava dışı kooperatif ticari defterlerinin incelenmesinde davalı Cengiz ... ve Fatma ... hesabına hisse bedeli olarak 05.12.2022 tarihinde Cengiz ...-Fatma ... Kooperatif Hisse Devir Sözl. Bedeli 31.12.2022 tarihli Teminat Senedi Ödemesi açıklaması ile 490.000 TL ödeme yapıldığının ayrıca kooperatife sunulan 21.09.2021 tarihli dilekçe ile taraflar arasında ki geçici devir protokolü ve senet suretinin sunulduğunun belirtildiği, ticari defterlerde kayıtlı bu ödemenin davacılar vekilince dosyaya sunulan 05.12.2022 tarihli ödeme dekontu ile tevsik edildiği bu haliyle dava konusu senedin tanzim tarihi bulunmadığı da dikkate alındığında havale tarihi ve havale açıklaması gözetildiğinde söz konusu ödemenin geçici devir protokolünde belirtilen ödemenin teminatı amacıyla verildiği anlaşılan dava konusu senede karşılık yapıldığından,\" 1-Davanın kabulü ile; Keşidecisi: ... ve ... İnş. Gıda ve San. Dış Tic. Ltd. Şti. Lehtarı: Fatma ... ve Cengiz ... olan  31.12.2022 vade tarihli 490.000,00-TL bedelli senetten kaynaklı olarak davacıların davalılara borçlu olmadığının tespitine,2-Yasal şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF:<br>Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın eksik incelemeye dayalı ve  hatalı olduğunu, davacının davayı açmakla hukuki yararı bulunmadığını, tespit davaları bir hakkın veya hukuki ilişkinin var olup olmadığının ya da bir belgenin sahte olup olmadığının tespitine ilişkin davalar olduğunu, bu davalar icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olunmadığının tespiti amacıyla açılabildiğini, borçlunun icra takibinden önce veya takip sırasında davayı açabilmesi, korunmaya değer güncel bir hukuki yararının mevcut olmasına bağlı olduğunu, davacı menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğunu ispat edemezse dava; dava şartı olan hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğini, doktrinde ve Yargıtay'ın istikrar bulmuş içtihatlarında da sabit olduğu üzere, takipte ileri sürülebilecek hususlara dayanılarak menfi tespit davası açılmasında da hukuki yarar olmadığını, müvekkillerinin dava açmasının davacıya yönelik bir saldırı olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığını, açıkça davacıya yöneltilmiş güncel bir saldırı da söz konusu olmadığını, davacı ne gibi bir saldırı altında olduğunu açıklamadığını, müvekkillerin senedi ellerinde bulundurdukları ve takibe koydukları varsayımında dahi davacının bu davayı açmakla hukuki yararı olmadığı gerçeği değişmediğini, Davacının iddiasının aksine söz konusu senet müvekkillerin uhdesinde olmadığını, olmayan bir senedi teslim etmeninde mümkün olmadığını, protokol hükümlerinde teminat senedi verileceğine ilişkin hüküm bulunmadığını,  senedin bono vasfında olduğunu, bono metninde teminat kaydı ibaresi olmadığını,  yerleşik uygulamaya göre, senet üzerinde senedin açıkça teminat olarak verildiğine ilişkin yeterli bilgi mevcutsa, bu takdirde senet teminat senedi olarak kabul edileceğini, dava konusu bonoda bahsi geçen hiçbir özellik bulunmadığını, bono vasfında olan bu kambiyo senedi hakkında açılan menfi tespit davasında  hukuki yararın varlığından söz edebilmek için borçlunun önceden çeşitli şekillerde uyarılması gerektiğini, yani hukuki yararın varlığını ispat için ödeme tehdidi altında bulunmanın gerektiğini, <br>Dosya kapsamında alınan rapor hükme esas alınmaya elverişli olmadığını,  kooperatif kayıtları güvenilir olmadığını, davacı kooperatif yönetimini ele geçirerek birçok kişiyi dolandırdığını ve hukuka aykırı bir şekilde kooperatif kayıtlarına geçmişe dönük olarak evrak soktuğunu, bu işlemler ile alakalı savcılık soruşturmaları devam ettiğini,  kooperatife bu işlemler sebebiyle İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/7 E. sayılı dosya kapsamında denetim kayyımı atandığını, Gerekçeli kararda geçen 21.09.2021 tarihli dilekçe kooperatif kayıtlarına hukuka aykırı bir şekilde geriye dönük olarak konulduğunu, müvekkilinin imzası bulunmamakla birlikte bu bildirim davadan sonra kayıtlara geçtiğini,  davacının elinde bulunan istediğinde evrak ekleyip çıkardığı S.S. ... YAPI KOOPERATİFİNİN kayıtları hiçbir şekilde güvenilir olmadığını,  güvenilir olmayan kayıtlar üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinin de hükme esas alınması mümkün olmadığını, davacı raporda müvekkillerin kooperatif üyeliğinin devam ettiği tespitine rağmen; hisselerini hukuka aykırı bir şekilde dava dışı 3. bir kişiye devrederek müvekkillerinin hisselerini ele geçirdiklerini,  Müvekkil ile akdedilen devir protokolünde imzası bulunan...'ın başkanlığının yasal olmadığını, bariz bir şekilde yasaya aykırı hareket eden yönetimin kayıtlarının bu aşamada dikkate alınmaması gerektiğini, davacının hiçbir yasal usul ve esasa uymadan mütemadiyen kanuna aykırı hareketler sergilemesi ve daha sonrasında bu hareketlerini hukuki bir zemine oturtmak için dava açması açıkça hakkın kötüye kullanılması olduğunu beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.                                                                                 <br>İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ<br>Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı yönündeki itirazların yasal dayanağı bulunmadığını,  davalının dava konusu senedin teminat senedi vasfı taşımadığını yönündeki iddialarının yazılı delillerle ispat ettiklerini, dava konusu senedin protokolde kararlaştırılan ödemenin teminatı amacıyla verildiği  mahkeme kararıyla ortaya konduğunu, davalının istinaf dilekçesindeki hukuki yarar itirazı dayanaksız olduğundan reddini,  mahkeme kararının onanması talep etmiştir. <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı tarafından müvekkil şirketin kooperatifteki hisse sahiplerinden hisselerini devralıp değerlendirdiğini, tüm hisse alımlarında huzurdaki davada olduğu gibi vadeli satış şeklinde protokol düzenleyerek ve devamında üyelerin talebi neticesinde teminat senedi verilerek gerçekleştirdiğini, davalıya da teminat senedi verdiğini, hisse devrinde imtina eden davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece senedin düzenleme tarihi bulunmadığından kambiyo senedi vasfı taşımadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu senette, ödeme tarihi 31/12/2022, keşideci... ve ... İnşaat Gıda ve Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi ve lehtarın davalılar ve  490.000,00 TL bedelli olduğu ve keşide tarihinin yer almadığı görülmüştür. Dairemizini iade kararında; 6102 sayılı TTK.nın 776. Maddesinde bononun yasal unsurlarının düzenlendiği düzenleme tarihi ve yeri de bononun yasal unsurlarından olduğu, dava konusu senette keşide tarihinin yer almadığı, kambiyo senedi vasfına haiz olmadığı anlaşılıyor ise de; davacının iddiasının bu senedin teminat senedi olduğu iddiasına ilişkin menfi tespit davası olduğu anlaşıldığından, mahkemece  İstanbul Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/657 E. sayılı dosyasında görülmekte olan  devir protokolünün iptali davasının da getirtilerek ve işin esasına girilerek inceleme yapılması gerektiğinin belirtildiği, İade kararımız üzerine mahkemece İstanbul Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/657 E. sayılı dosyasında görülmekte olan devir protokolünün iptali dava dosyası örneği dosyaya getirtildiğinin gerekçeli kararda belirtildiği, duruşma zaptında Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiği yeni dosya numarasının İstanbul Anadolu 8 ATM nin 2024/397 Esas sayılı dosya olduğunun belirtildiği ama Uyaptan yapılan kontrolde bu dosyanın davamız ile ilgili bulunmadığı anlaşılmıştır.İstanbul Anadolu 32 Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/03/2023 gün 2022/657 Esas 2023/179 karar sayılı kararında davacıların Fatma ... Ve Cengiz ... olduğu, davalının ... Ltd., olduğu dava konusunun sözleşmenin iptali olduğu mahkemece görevsizlik kararı verilerek ATM ne gönderildiği anlaşılmıştır.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, Davacı vekili müvekkili şirketin kooperatifteki hisse sahiplerinden hisselerini devralıp değerlendirdiğini, tüm hisse alımlarında huzurdaki davada olduğu gibi vadeli satış şeklinde protokol düzenleyerek ve devamında üyelerin talebi neticesinde teminat senedi verilerek gerçekleştirdiğini, davalıya  teminat senedi verdiğini, hisse devrinden imtina eden davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalılar tarafından protokole karşı çıkılmadığı, dava konusu senedin protokol kapsamında verilmediğini ileri sürdüğü, dosyaya iade kararımız üzerine  yanlış Asliye Ticaret Mahkemesi  dosyası gelmiş ise de gelinen aşamada ve davacı tarafından dava tarihinden önce  ödeme yaptığı da gözetildiğinde  mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar hukuken yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/01/2025 tarih ve 2024/467 E., 2025/38 K. sayılı kararına karşı davalılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  33.471,9‬0 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 8.637,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.834,08 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"28d22ebe3f57773d","SID":"a340976f7e97d676"}}