{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1318 <br>KARAR NO\t: 2025/1324<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/04/2025<br>NUMARASI\t: 2019/77 Esas -  2025/335 Karar<br>DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;   Müvekkilinin, ... numaralı, 07.03.2009 başlangıç ve 07.03.2010 bitiş tarihli Hırsızlık Sigorta Poliçesi ile sigorta ettiren sigortalı ... Anonim ŞİRKETİ'ne 15.000.000 ABD Doları bedelli “Kapsamlı Suç” sigorta güvencesi verdiğini, müvekkilinin, Hırsızlık Sigorta Poliçesi ile sigorta ettiği menfaati, sigorta broker ...  Limited aracılığı ile aralarında davalıların da bulunduğu reasürörlere 21 Mart 2009 ilâ 7 Mart 2010 arasını kapsayacak şekilde ve 15.000.000 ABD Doları bedelle tekrar sigorta (...) ettirdiğini, müşterek reasürörlerin temin ettiği ... güvencesinin Birinci dilim  5.000.000 ABD Doları için ... teminatının %85'i ... ... of Europe S.E tarafından %13'ü ... Insurance tarafından ve %42'si müvekkilinin üzerinde kalacak şekilde, birinci dilimi ilk aşan 5.000.000 ABD Doları için ... teminatının %98'i ... Insurance tarafından ve %62'si müvekkilinin üzerinde kalacak şekilde, birinci dilimini ikinci aşan (second excess) 2.500.000 AB0 Doları için ... teminatının %98'inin davalılar tarafından ve %2'si müvekkilinin üzerinde kalacak şekilde, birinci dilimini üçüncü aşan 2.500.000 ABD doları için reusürans teminatının %98'i Munich Re tarafından ve %2'si müvekkilinin üzerinde kalacak şekilde tekrar sigorta (...) edildiğini, buna göre, ... A.Ş'nin sigortalı, davacı müvekkilinin ise  ...  Sigorta A.Ş (eski adıyla ... Sigorta A.Ş) sigortacı/ mükerrer sigortalı ve davalıların ise reasürör olduğunu, davalıların, ... yapısı dilimi içerisinde ikinci aşan 7.500.000 ABD Doları için ... güvencesi verdiğini, müvekkilinin, ... Anonim Şirketi için düzenlediği Hırsızlık Sigorta Poliçesi'nde, ... Limited aracılığı ile temin edilen ... şartlarının bu Hırsızlık Sigorta Poliçesi'ne de uygulanacağının kayıtlı olduğunu, ... poliçesinin 1. sayfasında asıl sigortalının ... A.Ş olduğu ve 27. sayfasında ise sigorta güvencesinin “poliçe döneminde keşfedilen zararlar” için verildiğinin düzenlendiğini, ... Poliçesi'nin İngilizce metninde sadakatsizlik  yani ''emniyeti suistimal” başlığı altında sigortalının çalışanlarının şahsen veya başkalarıyla işbirliği içinde ekonomik menfaat elde etmek amacıyla dürüst olmayan ya da hileli hareketler ile herhangi bir yerde sigortalıya vereceği zararların sigorta güvencesine dahil olduğunun belirtildiğini, Sigortalı ... Anonim Şirketi'nin müşterilerinin 08.05.2009 ila 11.08.2009 tarihleri arasında yazdıkları 27 adet mektup sonucunda Hasanpaşa ve Çemenzar şubelerinden kendi bilgileri olmadan kredi kullandırıldığını, müşteri hesaplarından müşterilerin bilgisi dışında para çekildiğini, hesaplardaki paralar üzerine bilgileri olmadan rehin konulmak suretiyle tanımadıkları kişilere kredi  kullandırıldığını, kredi kullandırılmamasına rağmen kredi teminatı olarak satın alınan araçlar üzerine rehin konulduğunu keşfetttiğini,... Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 16.06.2009 tarihli Soruşturma On  kaporunun tanzimini müteakip riziko hakkında davacı müvekkiline hasar dosyası açıldığını, Sigortalı ...'ın zararının toplam 44.519.028 TL hesaplandığını, devam eden yargılamalar yönünden faizin işleyeceğini ve yargılama giderlerinin oluşacağının dikkate alındığında zararın daha da artacağının beklenmekte olduğunu, davalıların, ... yapısı içinde birinci dilim 5.000.000 ABD Dolarını ilk aşan 5.000.000 ABD Doları üzerindeki ikinci aşan 2.500.000 ABD Doları için ... güvencesi vermiş olmakla birinci dilim 5.000.000 ABD Doları ile birinci aşan 5.000.000 ABD doları toplamının 10.000.000 ABD Dolarını aşan zararının 2.500.000 ABD Dolarına kadar tazmin etmekle sorumlu olduğunu, müvekkilinin davalılardan talep ettiği tazminat tutarının fazlayı talep ve dava haklarının saklı kalması  kaydıyla 625.000 ABD doları olduğunu, müteaddit taleplere rağmen davalıların 625.000 ABD Dolarını ödemeyi haksız şekilde reddetmiş olduğunu, tüm bu sebeplerle 625.000 ABD Doları asıl alacak ile 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre hesaplanacak faizinin, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP : Davalı I.... \"...\" vekili cevap dilekçesinde özetle;. müvekkilinin I.G.I. .../Jordan \"...\" (...-Ürdün) Ürdün'de kurulu bir sigorta şirketi olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta davacı tarafın, ... sözleşmesine istinaden esas sigortalı ... ... A.Ş.'ye (\"...\") gerçekleştirmiş olduğu sigorta tazminatını ödemesinin rücuen tahsilini talep etmekte olduğunu, davacı ...  Sigorta A.Ş. 15.000.000 USD teminat tutarlı hırsızlık sigorta poliçesinde, ... A.Ş.'nin uğrayacağı zararları sigorta teminatı kapsamına aldığını ... Japon 'ın  imzalamış olduğu ... sigorta sözleşmeleri ile  hırsızlık poliçesinin ilk 5.000.000 USD'lik kısmı için ... ... of Europe S.E ile; bu 5.000.000 USD'yi aşan sonraki ikinci 5.000.000 USD'lik kısım için ise ... Insurance ile ikinci 5.000.000 USD'yi (toplamda 10.000.000 USD'yi) aşan 2.500.000 USD tutarındaki 3. Kısım için ise diğer davalı International .... Ltd. (\"... Bermuda\") ile anlaşmış olduğunu, buna göre, 10.000.000 USD'yi aşan 2.500.000 USD tutarındaki teminatın %98'ini ...; %2'si'nin davacı üzerinde olacağını ... Bermuda ile davacı arasındaki ... sözleşmesi'nin, İngiltere'de mukim sigorta broker ... Ltd. vasıtasıyla kurulmuş olduğunu, uyuşmazlıkta, esas sigortalı ...'ın iki farklı şubesinde şube müdürlüğü yapan ...'nın 2004 ila 2009 yılları arasında yaklaşık 5 yıl boyunca yüzlerce işlem ile banka müşterilerinin hesaplarından nakit paralar çektiğini, kendisine verilen elden paraları hesaplara yatırmadığını, usulsuz işlemler yaparak haksız kazançlar elde ettiğini ... Bermuda'nın 21 Mart 2009 ila 7 Mart 2010 tarihleri arasında geçerli ... sigorta poliçesi ile davacıya ... teminatının verildiğini, Söz konusu ... poliçesi uyarınca, 21 Mart 2009 ila 7 Mart 2010 tarihleri arasında \"keşfedilen\" zararların, bu zararı doğuran işlemin Geriye Dönük İşlerlik Tarihi (... Date) olan 18 Nisan 2008 tarihinden sonra gerçekleşmesi ve ilk olarak ... ve ... tarafından verilen teminatların tüketilmesi koşuluyla sigorta teminatı altına alındığını, müvekkilinin ... sözleşmesinin tarafı olmadığını, bu davada ... teminatını verenin reasürör diğer davalı ... International .... Ltd. olduğunu, söz konusu sözleşmede müvekkilinin taraf olmadığı gibi işbu sözleşmenin müvekkili tarafından imzalanmış da olmadığını, dolayısıyla, ... sözleşmesine taraf olmayan, bu nedenle de davacıya sigorta teminatı sağlamayan müvekkili  açısından davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddinin gerektiğini , Türk Mahkemeleri'nin bu uyuşmazlığı görmekle yetkili olmadığını, zira taraflar arasındaki yetki sözleşmesi Türk Hukuku bakımından geçerli olmadığının MÖHUK m. 46 uyarınca da Türk Mahkemeleri derdest uyuşmazlık bakımından milletlerarası yetkiye haiz olmadığını, tüm bu sebeplerden dolayı davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesini, Yetki itirazlarının kabulü ile Türk Mahkemelerinin bu uyuşmazlık bakımından milletlerarası yetkisinin bulunmadığının  ve Ürdün/Amman mahkemelerinin yetkili olduğunu tespitine karar verilmesini, aksi takdirde davanın esastan reddini, her halukarda, TTK m. 1446 ve m. 1448 uyarınca tazminatın tenzilini, Zimmet/ emniyeti suistimal teşkil eden her bir olayın ayrı bir zarar olduğunun tespiti ile her bir zarar için ayrı ayrı 250.000 USD muafiyet uygulanmasını, Yargılama giderleri ve sair sonuçlarının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı International .... Ltd. Vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin International .... Ltd. (\"...-Bermuda\") Bermuda'da kurulu bir sigorta şirketi olduğunu, müvekkilinin 21 Mart 2009 ila 7 Mart 2010 tarihleri arasında geçerli ... sigorta poliçesi ile davacıya ... teminatı verildiğini, söz konusu ... poliçesi uyarınca, 21 Mart 2009 ila 7 Mart 2010 tarihleri arasında \"keşfedilen\" zararlar, bu zararı doğuran işlemin Geriye Dönük İşlerlik Tarihi olan 18 Nisan 2008 tarihinden sonra gerçekleşmesi ve ilk olarak ... ve ... tarafından verilen teminatların tüketilmesi koşuluyla sigorta teminatı altına aldığını, dava konusu olayda, zararların 21 Mart 2009 ila 7 Mart 2010 tarihleri arasında keşfedildiği sabit olsa da, zarara sebebiyet veren eylemlerin yarısı Geriye Dönük İşlerlik Tarihinden önce olduğunu, davacı tarafından ihbarın ilk tespitten yaklaşık 7 yıl sonra yapıldığını, davacı ... Sigorta ve esas sigortalı ...'ın sigorta sözleşmesi ve TTK'nın sigorta hükümlerini ihlal ederek zararın artmasına yol açtığını, birçok nedenden ötürü taleplerin teminat harici kaldığıını, davacı tarafın sigorta tazminatı ödemesi talebinin ... tarafından reddedildiğini, bunu takiben davacının bu davayı açtığını, taraflar arasındaki yetki sözleşmesinin, somut olarak hangi mahkemenin yetkili olduğunun gösterilmemiş olması sebebiyle geçerli olmadığını, MÖHUK m. 46 uyarınca da Türk Mahkemelerinin derdest uyuşmazlık bakımından milletlerarası yetkiye haiz olmadığını, bu nedenle, Türk Mahkemelerinin  bu davayı görmekle yetkili olmadığını, davalı müvekkilinin ...-Bermuda'nın imzasını taşıyan ... sözleşmesinde Türk Mahkemelerinin yetkili olacağı belirtilmişse de, Türk Hukuku bakımından geçerli bir yetki sözleşmesinden bahsedilebilmesi için, yetkili kılınan mahkeme ya da mahkemelerin belirli olmasının gerekeceğini, davacı tarafın, diğer davalı ...-Ürdün'e karşı sunduğu cevaba cevap dilekçesinde, diğer reasürörler ... ve ... tarafından yapılan 10.000.000 USD ödemeye ek olarak MünichRe tarafından da tazminat ödendiğini ikrar ettiğini, davacı tarafından yapılan toplam sigorta tazminatı ödemesinin 10.793.012 USD olduğunun dikkate alındığında, davacının davasının konusuz kaldığını, zira davacının reasürörlerden tahsil ettiği sigorta tazminatının halihazırda yapmış olduğu ödemeyi/zararını aşmış durumda olduğunu, davacının ve esas sigortalı ...'ın sebepsiz zenginleşip zenginleşmediğinin belli olmadığınıi, bu nedenle, davacının davasını somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, esas sigortalı ...'ın ödediği tutarların, tarihleri ve söz konusu tarihlerdeki döviz kurlarıyla birlikte ortaya konmasının gerektiğini, davacının iddia ettiğinin aksine ... 18 Nisan 2008 tarihinden sonra keşfedilen zararların değil; 18 Nisan 2008 tarihinden sonra meydana gelen rizikoların, sigorta poliçesi süresincesinin, yani 21 Mart 2009 ila 7 Mart 2010 arasında keşfedilmesi koşuluyla sigorta teminatı altına alındığını, 18 Nisan 2008 tarihinden evvel gerçekleşen işlemlerin, zarara yol açan eylemlerin hiçbir şekilde ... tarafından teminat altına alınmış olmadığını,..., 18 Nisan 2008 (Geri Dönük İşlerlik tarihi - ... Date) tarihinden sonra meydana gelen zarara sebebiyet veren eylemlerin, 21 Mart 2009 ila 7 Mart 2010 arasında keşfedilmiş olmaları şartıyla ve yine ancak poliçede belirtilen şartlar altında teminat altına alınmakta olduğunu, dolayısıyla, davacının iddia ettiğinin aksine ... tarafından 18 Nisan 2008 tarihinden sonra keşfedilecek her türlü zararın teminat altına alınmamakta olduğunu ; yalnızca 18 Nisan 2008'den sonra gerçekleşen ve 21 Mart 2009 ila 7 Mart 2010 arasında keşfedilen zararların, diğer koşulların da gerçekleşmesi şartıyla sigorta teminatı sağladığını, dava konusu olayda, davacı tarafından sunulan soruşturma raporları ile ceza davasının kararına bakıldığında toplamda oluştuğu iddia edilen 12.189.421 USD tutarındaki zararın yarısının ... Date'ten yani Geriye Dönük İşlerlik Tarihinden (18 Nisan 2008'den) öncesine ait olduğunu, ... tarafından sağlanan teminatın ancak, 18 Nisan 2008'den sonra gerçekleşen eylemler ile müvekkilinden önceki iki reasürörün 5.000.000 USD + 5.000.000 USD = 10.000.000 USD tutarındaki poliçelerinin tüketilmesi halinde mümkün olacağını, davacının yaptığı ödemelerin esas sigortalı ...'ın zararından fazla olduğunu, hatır ödemesi niteliğindeki ödemelerin ... poliçesi tahtında tazmininin talep edilemeyeceğini, sigortalı ...'ın zararının her halükarda 10.000.000 USD'yi aşmamakta olduğunu,davacı tarafın zararının keşfinden yaklaşık 7 yıl sonra yaptığı bildirim sebebiyle müvekkilinin tazminat yükümlülüğünün ortadan kalktığını, zira, ...'a karşı açılan davaların dava tarihlerinde sulh edilmesi halinde müvekkilinin tazminat yükümlülüğünün hiç doğmayacağını, bu sebeple, her halükarda TTK m. 1446 uyarınca tazminatta indirim yapılmasının gerekli olduğunu, davacı tarafın ... sigorta sözleşmesinin koşullarını ve sigortalı olarak TTK'da öngörülen yükümlülükleri ihlal ettiğini, ...'den talep hakkının bulunmamakta olduğunu, her halükarda davacının kusuru oranında indirim yapılmasının gerektiğini, ceza niteliğindeki icra inkar tazminatlarından ...'ın sorumlu olmadığını, tüm bu sebeplerle milletler arası yetki itirazlarının kabulünü, Türk Mahkemelerinin bu uyuşmazlık bakımından milletlerarası yetkisinin bulunmaması ve Bermuda Mahkemelerinin yetkili bulunması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının bütün zararlarının tazmin edilmiş olması sonucunda davanın konusuz kalması  sebebiyle usulden reddini, Aksi takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini, Her halukarda, TTK m. 1446 ve m. 1448 uyarınca tazminatın tenzilini, zimmet/ emniyeti suistimal teşkil eden her bir olayın ayrı bir zarar olduğunun tespiti ile her bir zarar için ayrı ayrı 250.000 USD muafiyet uygulanmasını ,yargılama giderleri ve sair sonuçlarının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Davalı şirketlerin adresleri Ürdün ve Bermuda ülkeleridir. ... sözleşmesinde aracılık eden acentenin de Türkiye' de mukim bir adresi olmadığı, yabancı şirket olduğu görülmüştür.  Taraflar arasındaki ... sözleşmesinde yetkili mahkeme açıkça belirlenmediğinden  konulan yetki kaydı  geçersizdir. Türk mahkemelerinin sigorta uyuşmazlıkları bakımından özel yetkisini düzenleyen MÖHUK 46. Hükmü kapsamına giren hallerde genel yetkiyi düzenleyen MÖHUK 40 hükmü ve haliyle HMK'da yer alan yetki kuralları uygulanmayacaktır. Atıf yapılan kararların bir çoğu reaüsrans sözleşmesinden kaynaklı ihtilaflara ilişkin olup ... ilişkisinde sigortacı konumunda olan reasürörün esas iş yerinin yurt dışında olması aracılık eden acentenin de Türkiye'de mukim olmaması sebebi ile MÖHUK'un 46. Maddesi ve atıf yapılan tüm yüksek mahkeme kararları nedeni ile davalıların milletlerarası yetki itirazlarının kabulüne karar verilmiş davanın bu nedenle usulden reddine , ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; MÖHUK m. 40 hükmünde, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarının tayin edeceği düzenlenmiştir. genel şartların C. 9 sayılı maddesinde, sigorta sözleşmesinden doğan anlaşmazlıklar nedeniyle sigortacı aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkemenin sigorta şirketinin merkezinin veya sigorta sözleşmesine aracılık yapan acentenin ikametgahının bulunduğu veya rizikonun gerçekleştiği yerdeki, sigortacı tarafından açılacak davalarda ise davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemelerinin yetkili olduğu düzenlenmiş somut olayda rizikonun gerçekleştiği yer Hasanpaşa, Kadıköy, İstanbul olmakla taraflar Türk Hukukunun uygulanacağı yönünde anlaştıkları için Hırsızlık Sigortası Genel Şartları m. C.9 içinde yer alan şart taraflar arasında bir yetki şartı niteliğinde olduğunu bu şart uyarınca Yerel Mahkeme huzurdaki dava yönünden yetkili mahkeme olduğunu, sözü geçen MÖHUK m. 46 hükmü, HMK m. 15 hükmünde düzenlenen ve rizikonun gerçekleştiği yer mahkemesinin yetkili olacağını öngören düzenlemeyi ortadan kaldırmayacağını, Türk Mahkemesinin milletlerarası yetkisi MÖHUK m. 40 hükmünden hareketle iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına göre belirlenmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE : Dava, davacının sigortalısına ödediği hasar bedelinin ... sözleşmesi kapsamında davalılardan tahsili davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, eldeki davada Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı tarafından eldeki dava reasürens sözleşmesi kapsamında sigorta bedelinin tahsili istemiyle açılmış, davalı tarafın milletler arası yetki itirazında bulunması üzerine Mahkemece bu itiraz kabul edilerek dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 40. Maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder. Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin tayininde MÖHUK’un 40. maddesinde yer alan genel kuralın yanında 41 ilâ 46. Maddeleri arasındaki düzenlemeleri ile tamamlayıcı nitelikte yetki kuralları düzenlenmiştir.Yabancılık unsuru taşıyan bir uyuşmazlıkta Türk mahkemesinin milletlerarası yetkisi öncelikle MÖHUK’ta 41 ilâ 46. maddeler arasında düzenlenen Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisine ilişkin özel kuralları kapsamında kalıp kalmadığına göre belirlenir. Taraflar arasında davaya konu olan uyuşmazlık, MÖHUK’ta yer alan bu kuralların herhangi birinin kapsamına giriyorsa, Türk mahkemesinin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığı münhasıran ilgili özel yetki kuralına göre tespit edilir. Sigorta sözleşmesine ilişkin davalar bakımından Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, genel hüküm olan MÖHUK m. 40’a göre değil, “Sigorta sözleşmesine ilişkin davalar”da Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini düzenleyen MÖHUK m. 46’deki özel olarak düzenlemeye göre tespit edilecektir. Eğer, MÖHUK m. 46 uyarınca yetkili bir Türk mahkemesi tespit edilemez ise, mevcut uyuşmazlık bakımından Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi olmayacaktır. MÖHUK 46. Maddesine göre, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda, sigortacının esas işyeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubesinin ya da acentasının Türkiye’de bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.Taraflar arasında \"Eksedan Kapsamlı Suç Reasüransı\" sözleşmesi akdedilmiştir. Eldeki dava bu sözleşmede ... yapılan olarak gösterilen davacı sigorta şirketi tarafından reasürör şirketine karşı açılmıştır. Bu halde, davalı reasürör şirketinin  esas işyeri veya şubesi ya da acentasından herhangi birisi Türkiye’de bulunmadığından somut olaydaki uyuşmazlıkta Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi bulunmamaktadır.Taraflar arasında akdedilen ... sözleşmesinde yer alan  yetki şartı ile Türk Mahkemelerin yetkili olduğu düzenlenmiş ise de Türkiye'deki hangi mahkemenin yetkili olduğu kararlaştırılmamıştır. Oysa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 17. maddesi uyarınca yapılan yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için HMK'nın 18. maddesine göre yetkili mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır. Bu kapsamda ... belgesinde yetkili mahkemenin somut olarak belirlenmemiş olması nedeniyle taraflar arasında usulüne uygun düzenlenmiş bir yetki sözleşmesi bulunmamaktadır. Taraflar arasında Türk mahkemelerini yetkili kılan bir yetki sözleşmesi bulunmadığı gibi, MÖHUK'un 46. Maddesi uyarınca yetkili bir Türk mahkemesi de bulunmadığından davaya konu uyuşmazlık bakımından Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince, milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR  : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  09/10/2025<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fe99fbdc997a3158","SID":"8a67a18c4e955098"}}