{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2024/1132 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1011<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 23/12/2024<br>BİRLEŞEN DOSYA - İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2025/95 <br>KARAR NO\t: 2025/91<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 31/01/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 12/11/2025<br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>ASIL DAVA\t: Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Müvekkilinin davalı şirket pay sahibi olduğunu, davalı şirketin 01/11/2024 tarihinde yapılan genel kurulunda müvekkilinin 450 red oyuna karşın 1800 kabul oyuyla, şirket sermayesinin 3.000.000,00 TL'sinden 13.000.000,00 TL arttırılmasına, arttırımın ortakların hisseleri oranlarına göre yapılmasına, şirketten alacaklı olduğunu iddia eden ortaklar için sermaye taahhütlerinin bu alacaklarından karşılanmasına, şirketten alacağı olmayan ortakların ise nakden sermaye koymak sureti ile arttırıma katılmalarına, ödenmesi gereken sermayenin miktarı, vadesi ve rüçhan hakkının kullanımı ile ilgili tüm işlemlerin yönetim kurulunca yapılmasına karar verildiğini, müvekkilinin genel kurul toplantısına katılıp olumsuz oy kullandığı ve toplantı tutanağına muhalefet şerhini düştüğü, iş bu karar ile şirketten alacaklı olduğunu iddia eden ortaklar için sermaye taahhütlerinin bu alacaklardan karşılanmasına, şirketten alacağı olmayan ortakların ise nakden sermaye arttırımına katılmalarına ve bu suretle müvekkilinin nakden sermaye arttırımının dayatıldığını, davalı şirketin sermaye arttırımı yapma ihtiyacının bulunmadığını, diğer ortakların şirketten alacaklı oldukları miktarların soyut olduğunu, kararın kanuna esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu beyanla davalı şirketin 01/11/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan sermaye arttırımına dair kararının iptaline karar verilmesini ve icrasının tedbir en durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.<br>CEVAP\t: Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle;  müvekkil şirketin %30 hissedarı bulunan ortak..., İzmir ... Noterliği ... yevmiye numaralı ve 31.05.2024 tarihli ihtarname ile ve taraflar arasındaki sözleşmenin 7.a. ve 7.c. Maddeleri gereğince, şirkete verdiği borcun iadesini ve ihtarnamede belirtilen vadede ödenmesini, şirket tüzel kişiliğine ihtar edildiğini, iş bu ihtarname üzerine, şirket tüzel kişiliği tarafından tüm ortaklara İzmir ... Noterliği marifetiyle 25.06.2024 tarih ve... yevmiye numaralı ihbarname ile durumun bildirildiğini ve ortağa olan borcun şirket bütçe ve mali yapısının uygun olmaması nedeniyle, ödenmesi için gerekli hazırlığın yapılması, sermaye sağlanması ve benzeri hususlar gerekçeli olarak ihbar edildiğini,  şirket ortaklarından davacı... tarafından cevabi ihtarnamelerin, müvekkile tebliğ edildiğini, diğer ortaklara da tebliğ edilmesine karşın muhataplardan herhangi bir cevap alınmadığını, sonrasında; 03.10.2024 tarihli ve 40 numaralı karar ile şirket yönetim kurulu, şirket ana sözleşmesinin 6. Maddesinin değişikliği ile şirket sermayesinin arttırılmasına, 01.11.2024 tarihinde genel kurul yapılmasına karar verildiğini, 01.11.2024 tarihinde, davacının katılımı ile geniş çaplı genel kurul, bakanlık temsilcisi nezaretinde düzenlendiğini, gündemin konuşulduğunu ve neticeten şirket sermayesinin, şirket borçlarının karşılanması, şirket demirbaşlarının borç nedeniyle risk altına girmemesi, şirket tüzelkişiliğinin sıhhatli şekilde ticari hayatına devamı için şirket sermayesinin arttırılmasına karar verildiğini,  davacının iş bu genel kurula bizzat asaleten katıldığını, sermaye arttırımına ilişkin tüm işlemlerin tamamlandığını ve şirket tüzel kişiliği tarafından bu kez İzmir Ticaret Odası'na süresi içinde, genel kurulun tescil ve ilanı için başvurulduğunu, fakat ticaret odası tarafından tescil talebinin TTK nun 456/3 maddesi gereği üç aylık süre içerisinde yapılmadığından talebin kabul edilmediğini ve sermaye arttırımına ilişkin genel kurul kararının iş bu nedenle geçersiz hale geldiğini, davanın konusuz kaldığını, davanın açılmasında müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını beyanla, konusuz kalan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. <br>Birleşen İzmir.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Karar sayılı dava dosyasında;<br>DAVA\t:  Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle;   müvekkilinin, davalı İzmir ...Enerji Üretim A.Ş'nin 450.000 TL sermayeli ve 450 paya sahip ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalı şirketin 01.11.2024 tarihinde yapılan genel kurulunda, müvekkilinin 450 ret oyuna karşın 1800 kabul oyu ile şirket sermayesinin 3.000.000 TL'den 13.000.000 TL'ye olmasına, bu arttırımın ortakların hisseleri oranlarına göre yapılmasına, şirketten alacaklı olduğunu iddia eden ortaklar için sermaye taahhütlerinin bu alacaklarından karşılanmasına, şirketten alacağı olmayan ortakların ise nakden sermaye arttırımına katılmalarına, ödenmesi gereken sermayenin miktarı, vadesi ve rüçhan hakkının kullanımı ile ilgili tüm işlemlerin yönetim kurulunca yapılmasına karar verildiğini, müvekkilinin genel kurul toplantısına yönetim kurulu üyesi olarak katıldığını, TTK 446/1-d gereğince ''Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri iptal davası açabilir.<br>'' hükmü bulunduğunu, 01.11.2024 tarihli genel kurul kararında ''şirketten alacaklı olduğunu iddia eden ortaklar için sermaye taahhütlerinin bu alacaklarından karşılanmasına, şirketten alacağı olmayan ortakların ise nakden sermaye arttırımına katılmalarına'' şeklinde alınan kararda açıkça görüleceği üzere şirketin diğer ortak ve yönetim kurulu üyeleri nakit ödemeden sermaye arttımını yaparken müvekkili ...'ya nakden sermaye arttırımı dayatıldığını, buradaki amacın dürüstlük kurallarına aykırı olarak müvekkilinin payının elinden alınmak olduğu ve müvekkilinin bu durumda şahsi sorumluluğunun doğacağının sabit olduğunu, sermaye artırımının, esas sermaye sisteminde genel kurul kararıyla, kayıtlı sermaye sisteminde ise yönetim kurulu kararıyla yapıldığını, sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararlarının dürüstlük kuralına aykırı olması halinde iptal edilebilirlik yaptırımına tabi olmasının TTK’nın 445. maddesinde hüküm altına alındığını, TTK 446/1-d gereğince ''Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri iptal davası açabilir.<br>'' hükmü de bulunduğunu, sermaye artırımları, şirketin amaç ve gereksinimlerine uygun olmayıp, yönetim kurulu ve çoğunluk pay sahiplerine yarar sağlarken münferit ve azınlık pay sahiplerinin zarara uğramasına sebebiyet veriyorsa dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bu durumun, sermaye artırımının şirketin amaç ve gereksinimleriyle paralelliği, çoğunluk pay sahiplerinin sermaye artırımına gitmelerindeki amacın salt kişisel yarar sağlamak olup olmadığı, azınlık pay sahiplerinin sermaye artırımı sebebiyle zararının bulunup bulunmadığı, zarara uğramaları kaçınılmazsa da en az zarar verecek yolun seçilip seçilmediği gibi kıstaslarla değerlendirilmesini, 01.11.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan sermaye arttırımı kararı, diğer ortakları ve yönetim kurulu üyeleri olan kişiler tarafından şirketin amaç ve gereksinimine uygun olarak değil, kendi menfaatleri gereğince keyfi ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak alındığını, alınan kararın amacı toplantı tutanaklarında da belirtildiği üzere diğer ortaklar ve yönetim kurulu üyeleri olan ... tarafından açıkça beyan edildiğini, sermaye arrtırımı kararının, diğer yönetim kurulu üyeleri ve ortakların şirkette kalan alacaklarını tahsil etmek için keyfi ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak yapıldığının sabit olduğunu, yönetim kurulu üyesi ve aynı zamanda ortak olan müvekkili ...nın sermaye arttırım payını yatıramamasını gözeterek %40 olan şirket hissesini almak amacıyla genel kurulda yönetim kurulu ve ortakların bu sermaye arttırım kararını aldıkları açıkça görüldüğünü, alınan sermaye arttırma kararı uygulandığı takdirde müvekkilinin şirkete ve pay sahiplerine karşı şahsi sorumluluğu doğacak ve diğer yönetim kurulu üyeleri ve aynı zamanda ortak olan kişiler tarafından müvekkilinin ortaklık payını alınacağını, davalı şirketin sermaye arttırımı yapma ihtiyacı bulunmadığını, diğer ortakların şirketten alacakları olduğu miktarların soyut olduğunu, davalı şirketin tesisisin bulunduğu arsanın müvekkilinin ailesine ait olup, 7 yıldır davalı şirketten kira alınmadığını, müvekkilinin hem yönetim kurulu üyesi hemde pay sahibi olduğundan davalı şirket ile müvekkilinin ailesi arasında 2000 TL'lik sembolik bir kira sözleşmesi yapılmışsa da, bu kira bedelinin ödenmediğini ve müvekkili tarafında da talep edilmediğini, çünkü taşınmazın reel aylık kira bedelinin aylık 10.000 $ civarında olduğunu, müvekkili ve ailesinin davalı şirkete diğer ortaklara nazaran daha fazla katkı koyduğunu, diğer ortakların şirketten alacaklı olduğunu iddia ederek sermaye arttırımı kararı almaları keyfilikten ve dürüstlük kuralına aykırılıktan öteye gitmediğini, yönetim kurulu ve diğer ortakların almış olduğu sermaye arttırım kararı neticesinde müvekkilinin ailesinin sahibi olduğu taşınmazın, şirket tarafından sembolik bir sözleşmeyle kira alınmadan kullanılmasına rağmen müvekkilinin ortaklık payının diğer yönetim kurulu üyeleri ve ortaklar tarafından alınmak amacı taşıdığını, yönetim kurulu üyelerinin hem müvekkilinin payını alarak hemde müvekkilinin payını aldıktan sonra müvekkilini yönetim kurulundan çıkartmak, hem müvekkilini şirketten uzaklaştırmak hemde şirketten uzaklaştırırken aynı zamanda sembolik bir sözleşmeye dayanarak müvekkiline ve ailesine ait taşınmazları şirket adına kullanmaya devam ederek müvekkilini büyük bir zarara sokma amacı güttüklerini, alınan bu kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğunun sabit olduğunu, yönetim kurulu üyesi sıfatı bulunan müvekkilinin bu karar neticesinde hem şirkete hemde üçüncü kişilere karşı şahsi sorumluluğu doğacağından, dürüstlük kuralına aykırı olan sermaye arttırımı kararının iptal edilmesi gerektiğini, Yargıta... Hukuk Dairesi’nin 28.10.2004 tarihli, ... K. sayılı ''Ortaklığın çıkarları veya ihtiyacının zorunlu kılmamasına karşın sermaye artırım kararı ile bir kısım paydaşların rüçhan hakları bir kısım paydaşlar yararına olacak biçimde dolaylı veya dolaysız sınırlanır veya tamamen kaldırılırsa esas sermaye artırımı kararlarının objektif iyi niyet kurallarına uygunluğundan söz edilemez.\" hükmünün mevcut olduğunu, Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi, sermaye ve oy çoğunluğuna sahip ortakların haksız kararlarıyla azınlık pay sahiplerinin bazı haklarını engelleyen ya da engelleme amacı olan genel kurul kararlarının dürüstlük kuralına aykırı olması halinde iptali istenebileceğini, hal böyle olunca müvekkilinin yönetim kurulu üyesi sıfatıyla davalı şirketin 01.11.2024 tarihli genel kurulunda alınan sermaye arttırımı kararının ve genel kurulda alınan tüm kararların iptaline karar verilmesini, müvekkili ...'nın açmış olduğu İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin ...E. Sayılı dosyasıyla görülen pay sahibi sıfatıyla açtığı genel kurul kararının iptal davası bulunduğundan, usul ekonomisi gereğince işbu yönetim kurulu üyesi sıfatıyla kararın iptali talep edilen dosyanın İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin ... E. sayılı görülen dosyayla birleştirilmesini talep ettiklerini belirtmiş , davanın kabulü ile; öncelikle İzmir.... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin... E. sayılı dosyasında dava konusu pay sahibi sıfatıyla açılan 01.11.2024 tarihli genel kurul kararının iptali davası görülmekte olduğundan, mahkeme dosyasının daha önce açılan dosyayla birleştirilmesine, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi sıfatıyla açmış olduğu bu davada, davalı şirketin 01.11.2024 tarihli genel kurulunda alınan sermaye arttırımı kararının ve diğer alınan tüm kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. <br>CEVAP\t: Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; müvekkil şirketin %30 hissedarı bulunan ortak..., İzmir ... Noterliği... yevmiye numaralı ve 31.05.2024 tarihli ihtarname ile ve taraflar arasındaki sözleşmenin 7.a. ve 7.c. Maddeleri gereğince, şirkete verdiği borcun iadesini ve ihtarnamede belirtilen vadede ödenmesini, şirket tüzel kişiliğine ihtar edildiğini, iş bu ihtarname üzerine, şirket tüzel kişiliği tarafından tüm ortaklara İzmir... Noterliği marifetiyle 25.06.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihbarname ile durumun bildirildiğini ve ortağa olan borcun şirket bütçe ve mali yapısının uygun olmaması nedeniyle, ödenmesi için gerekli hazırlığın yapılması, sermaye sağlanması ve benzeri hususlar gerekçeli olarak ihbar edildiğini,  şirket ortaklarından davacı... tarafından cevabi ihtarnamelerin, müvekkile tebliğ edildiğini, diğer ortaklara da tebliğ edilmesine karşın muhataplardan herhangi bir cevap alınmadığını, sonrasında; 03.10.2024 tarihli ve ...numaralı karar ile şirket yönetim kurulu, şirket ana sözleşmesinin 6. Maddesinin değişikliği ile şirket sermayesinin arttırılmasına, 01.11.2024 tarihinde genel kurul yapılmasına karar verildiğini, 01.11.2024 tarihinde, davacının katılımı ile geniş çaplı genel kurul, bakanlık temsilcisi nezaretinde düzenlendiğini, gündemin konuşulduğunu ve neticeten şirket sermayesinin, şirket borçlarının karşılanması, şirket demirbaşlarının borç nedeniyle risk altına girmemesi, şirket tüzelkişiliğinin sıhhatli şekilde ticari hayatına devamı için şirket sermayesinin arttırılmasına karar verildiğini,  davacının iş bu genel kurula bizzat asaleten katıldığını, sermaye arttırımına ilişkin tüm işlemlerin tamamlandığını ve şirket tüzel kişiliği tarafından bu kez İzmir Ticaret Odası'na süresi içinde, genel kurulun tescil ve ilanı için başvurulduğunu, fakat ticaret odası tarafından tescil talebinin TTK nun 456/3 maddesi gereği üç aylık süre içerisinde yapılmadığından talebin kabul edilmediğini ve sermaye arttırımına ilişkin genel kurul kararının iş bu nedenle geçersiz hale geldiğini, davanın konusuz kaldığını, davacı aynı gerekçeler ile Sayın mahkeme nezdinde yine aynı genel kurul kararının iptalini talep ve dava ettiğini, birleşen davayı davacı bu kez yönetim kurulu üyeliğine dayandırmış olduğunu, dava dilekçesinden anlaşıldığını, ancak; TTK md. 446'da anonim şirketlerde genel kurulun iptalini isteyebilecekler sıralı olarak belirtildiğini, asıl davada genel kurulun iptali yine aynı gerekçeler ile yine aynı kişi tarafından mahkeme huzuruna getirildiğini, bu kez yeni bir dava ile aynı konuyu dava etmek konusunda davacının hukuki menfaati olmadığını ve mükerrer bir dava olarak ikame edildiğini beyanla birleşen derdest davanın hukuki menfaat yokluğundan reddine, bu talebi kabul edilmediği takdirde, davanın konusuz kalması sebebi ile reddine, iş bu talebinin de kabul edilmemesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. <br>DELİLLER \t\t:Asıl ve birleşen dava dosyasında davacı vekili iddiasını ispata yönelik olarak; 01.11.2024 tarihli şirket genel kurul kararı, bilirkişi incelemesi, tanıklar, emsal Yargıtay kararlarına dayandığı görülmüştür.<br>Asıl ve birleşen dava dosyasında davalı vekili savunmasını ve iddiasını ispat yönünde; ihtarnameler, taraflar arasında kurulu 05.06.2017 tarihli şirket ortakları arasında kurulu sözleşme, dava konusu işlem ile ilgili alınan yönetim kurulu kararları, genel kurul kararı, ticaret odası başvuruları, 08.11.2024 tarih ve 41 sayılı yönetim kurulu kararı, 31.10.2024 tarih ve... sayılı SMMM ... raporları, ticaret odası kayıtları, tanık, bilirkişi incelemesi, yemin ve sair delillere dayandığı görülmüştür. <br> Uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, dava dosyasının konusunda uzman nitelikli hesaplama bilirkişi ... ve SMMM...den oluşan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya ibraz edilen 06/08/2025 tarihli raporda özetle; davalı İzmir ... Enerji Üretim A.Ş'nin 2022/2023 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısının 01.11.2024 tarihinde yapıldığı: gündemin 5.maddesinde: Şirketin, sermayesinin 3.000.000,00-TL'den 10.000.000,00-TL arttırılarak 13.000.000,00-TL olmasına, bu arttırımın ortakların hisseleri oranlarına göre yapılmasına, şirketten alacaklı olduğunu iddia eden ortaklar için, sermaye taahhütlerinin bu alacaklarından karşılanmasına, şirketten alacağı olmayan ortakların ise nakden sermaye arttırımına katılmalarına, ödenmesi gereken sermayenin miktarı, vadesi ve rüçhan hakkının kullanımı ile ilgili tüm iş ve işlemlerin Yönetim Kurulu'nca yapılmasına, şirket ana sözleşmesinin sermaye başlıklı 6. Maddesinin yeni şeklinin aşağıdaki gibi olmasına,...'ya ait 450 ret oyuna karşılık, 1800 kabul oy'u ile, oyçokluğuyla karar verildiği, davacı...nın 01/11/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan sermaye arttırımına dair kararının iptaline karar verilmesini ve icrasının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği, iptali istenen genel kurul kararının üç aylık süre içerisinde tescil edilmemesi sebebi ile geçersiz hale gelip gelmediği, bu sebeple davanın konusuz kalıp kalmadığı, davanın açılmasında davalı tarafın kusuru olup olmadığı, konusunda: Şirketin 01/11/2024 tarihli 2022/2023 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısı evraklarının tescili için 20/01/2025 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne başvuru yapıldığı ancak kurum tarafından gerekli düzeltme ve eksikliklerin tamamlanmasının istendiği ve bu sebeple tescil işleminin tamamlanmadığı, sermaye arttırımı görüşmesinde bahsi geçen (Ortaklara Borçlardan ... tarafından 3.000.000,00 TL ve ... 3.000.000,00 TL olarak eklenmesi öngörülen 6.000.000,00 TL dışındaki) geri kalan 4.000.000,00 TL nakden arttırım tut: 1/4” ünün tescil tarihinden ödenmemiş olduğu ve bu nedenle eksiklik olarak bildirildiği  tutanakta “diğer ortakların pay oranları doğrultusunda ödeneceği\" belirtilen bu taahhüdün yerine getirilmemiş olduğu, belirtilen iş bu eksik nedeniyle 01.11.2024 tarihli genel kurul toplantı tutanağının tescil işlemlerinin tamamlanamadığı ve T.T.K'nun 456. Madde 3 nolu bendi gereği sermaye arttırımının gerçekleşmediği, 01.11.2024 tarihli Genel kurul toplantısının geçersiz hale gelip gelmediği, bu sebeple davanın konusuz kalıp kalmadığı, davanın açılmasında davalı tarafın kusuru olup olmadığı, konusunda takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğunu, <br>Sermaye arttırımının ortaklığın çıkarları ve ihtiyaçları için zorunlu olup olmadığı, şirketin sermaye arttırımına ihtiyaç duyup duymadığı konusunda:Şirket'in faaliyeti ile borçlarını ödeyecek oranda kaynak yaratamadığı ve Sermaye'sinin yeterli olmadığı; nakit kaynak sağlanması ile bu durumun aşılabilmesinin mümkün olabileceği sonucuna varıldığını, nihai takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğunu,<br>Arttırım kararının bir kısım paydaşın rüçhan haklarını diğer paydaşlar yararına olacak şekilde dolaylı veya dolaysız sınırlayıp sınırlamadığı konusunda; 10.000.000,00 TL Sermaye artışında 6.000.000,00 TL kısmının şirket ortakları ...n şirketten olan alacaklarından karşılanması ve geri kalan 4.000.000,00 TL kısmının ise diğer ortaklar tarafından nakden arttırımı öngörüldüğü ortakların rüçhan haklarını kullanarak belirlendiği şekilde Sermaye arttırımının gerçekleşmesi halinde Ortakların sermaye paylarının hesaplandığını, nakden yapılması planlanan 4.000.0000,00 TL için ortaklardan ..., ... ve... tarafından rüçhan haklarının kullanılması durumda ortakların pay oranlarında bir değişiklik olmayacağı, rüçhan hakkının kullanılmaması durumunda ise bu ortakların pay oranlarının aleyhlerine şekilde değişeceğinin anlaşıldığını, davacı...nın 01/11/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan sermaye arttırımına dair kararının iptali yönünden takdir ve değerlendirmenin Sayın Mahkeme'ye ait olduğunu rapor ve beyan ettikleri görülmüştür. <br>İzmir Ticaret Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevapta, Merkez... sicil numarası ile kayıtlı İzmir... Enerji Üretim Anonim Şirketi'ne ait sicil kayıtlarının tetkikinde 01/11/2024 tarihli genel kurul <br>sermaye arttırımına dair genel kurul kararının tescili hususunda talepte bulunulduğu fakat TTK <br>376 M gereği yapılan artırımın  yeterli olmaması, SMMM raporunda sonuç kısmında  özvarlığın <br>(-) olarak görülmesi,-özvarlık varlık tespitinin mizana göre değil,bilançoya göre yapılması <br>gerektiği, toplantıda görüşülen pay dağılımna uygun şekilde nakit taahhütte bulunan ortakların <br> ilgili tutarı ödemiş olması ve buna ilişkin banka yazılarının ibraz edilmesi gerekir iken ödemenin <br> yapılmadığı ve ilgili yazıların ibraz edilmediği gerekçesi ile reddedildiği hususu tespit edilmiş <br>olup, tescil için gerekli evraklar şirket ilgilisi tarafından teslim alındığından diğer hususlarda <br>bilgilerinin bulunmadığını bildirdikleri görülmüştür.  <br>DEĞERLENDİRME\t:Asıl ve birleşen dava dosyasında dava; şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının ortağı olduğu davalı şirketin sermaye arttırımına dair 01/11/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararın kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına uygun olup olmadığı, bu kapsamda iptali gerekip gerekmediği, iptali istenen genel kurul kararının üç aylık süre içerisinde tescil edilmemesi sebebi ile geçersiz hale gelip gelmediği, bu sebeple davanın konusuz kalıp kalmadığı, davanın açılmasında davalı tarafın kusuru olup olmadığı, bu kapsamda davanın açılmasına sebebiyet verip vermediği, birleşen davanın derdest dava olup olmadığı noktasında toplanmıştır.<br>İptali istenen davalı şirketin 01/11/2024 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında, 3.000.000,00-TL sermayesine tekabül eden 3.000 adet hisseden , toplantıda 2.250 adet hisseyi temsil eden paydaşların hazır olduğu, gündemin beşinci maddesi ile; davalı şirketin 3.000.000,00-TL olan sermayesinin 13.000.000,00-TL ye çıkarılmasına, hazır bulunan paydaşların 450 red oyuna karşılık 1.800 kabul oyu ile oy çokluğu ile karar verildiği, toplantı ve karar yeter sayısının sağlanmış olduğu görülmüştür. <br>Her ne kadar asıl ve birleşen dosyada davacı vekili tarafından, davalı şirketin sermaye arttırımına ihtiyacı olmadığı halde, sermaye arttırımına gidildiği, bu sebeple sermaye arttırımına ilişkin genel kurul kararının iptali gerektiğini beyan etmiş ise de, mahkememizce davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya sunulan, dosya kapsamına uygun, benimsenen bilirkişi heyeti raporu içeriğine göre, davalı şirketin faaliyeti ile borçlarını ödeyecek oranda kaynak yaratamadığı ve sermayesinin yeterli olmadığı; bu nedenle ek nakit kaynağa ihtiyaç duyduğu, davacının iş bu husustaki itirazında haklı olmadığı kanaatine varılmıştır. <br>Yine her ne kadar asıl ve birleşen dava dosyalarında davacı tarafça sermaye arttırımına dair kararda, şirketten alacaklı olduğunu iddia eden ortaklar için sermaye taahhütlerinin bu alacaklardan karşılanmasına, diğer şirket ortaklarının ise nakden sermaye arttırımına katılmalarına karar verilmek suretiyle, müvekkilinin nakden sermaye arttırımına katılmasının dayatıldığını, iş bu durumun, kararın iptalini gerektirdiği iddiasında bulunmuş ise de, davalı şirketin iptali istenen sermaye arttırımına dair kararında, 3.000.000,00-TL olan sermayesinin 10.000.000,00 TL arttırılarak 13.000.000,00-TL sına çıkartılmasına, sermaye artışında 6.000.000,00 TL kısmının şirket ortakları...'nun ve ...'ın şirketten olan alacaklarından karşılanması ve geri kalan 4.000.000,00 TL kısmının ise diğer ortaklar tarafından nakden arttırımı öngörüldüğü, iş bu ortaklara rüçhan hakkının tanındığı, iş bu ortakların rüçhan hakkını kullanarak belirlendiği şekilde sermaye arttırımının gerçekleşmesi halinde ortakların sermaye paylarının hesaplandığı, nakden yapılması planlanan 4.000.0000,00-TL için ortaklardan... tarafından rüçhan haklarının kullanılması durumda ortakların pay oranlarında bir değişiklik olmayacağı, rüçhan hakkının kullanılmaması durumunda ise bu ortakların pay oranlarının aleyhlerine şekilde değişeceği anlaşıldığından, iş bu durumun pay sahiplerinin haklarının ihlal edici nitelikte bulunmadığı, bu nedenle kararın bu sebeple iptalinin gerekmediği kanaatine varılmıştır. <br>Yine her ne kadar asıl ve birleşen dosya davacısı vekili, şirketten alacaklı olduğu iddia olunan ortakların, şirketten alacaklı olduğu hususunun soyut olduğunu, sermaye arttırımına dair kararın kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğu iddiasında bulunmuş ise de, mahkememizce davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi, taraf beyanları ve dosya içeriğine göre, sermaye arttırımına, şirketteki alacaklarına mahsuben katılacak ortakların, şirket kayıt ve defterlerine göre, şirketten alacaklı oldukları, iş bu kayıtların gerçeğe aykırı olduğunun davacı tarafça ispat etmesi gerektiği, ancak bu hususta somut iddia ve delil sunulamadığı, yukarıda arz edilen sebepler de dikkate alındığında, davacı tarafından iptali istenen kararların yasaya, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılığı bulunmadığı kanaatine varılmıştır. <br>Davalı şirketin iptali istenen, sermaye arttırımına dair genel kurul kararının Türk Ticaret Kanunu'nun 471. Maddesi uyarınca üç aylık yasal süre içerisinde ilan edilmediği ve geçersiz hale geldiği, iş bu nedenle davanın açılmasına müteakiben, davanın konusuz hale geldiği, her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiğinden, davanın açıldığı tarih itibarı ile davalı şirketin sermaye arttırımına dair kararının iptalini gerektirir sebepler bulunmadığından, asıl ve birleşen davanın açılmasına davalı tarafın kusurunun bulunmadığı, iş bu sebeple asıl ve birleşen dava dosyasında, davanın konusuz kalması sebebi ile esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, yargılama giderlerinden davacı tarafın sorumlu olmasına karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;<br>Asıl dava ve birleşen İzmi... ATM'nin... Esas sayılı dava dosyasındaki davanın konusuz kalması nedeni ile ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA, <br>Asıl dava dosyasında; <br>Davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, <br>Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>Davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>Birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dava dosyasında; <br>Davacı tarafça peşin yatırılan harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>Davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>Dair asıl ve birleşen dosya davacısı vekilinin yüzüne, davalı tarafın yokluğunda  karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.12/11/2025   <br><br>Başkan ...<br> eimza<br>Üye ...<br> E imza<br>Üye...<br> eimza<br>Katip...<br> eimza<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"602b50317f773338","SID":"30dab2783ae9a8a3"}}