{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1216 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1267<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br> İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/06/2025<br>NUMARASI\t: 2023/390 Esas, 2025/418 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ<br>KARAR TARİHİ: 09/10/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   <br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında karşılıklı mail ortamında sözleşme bağıtlandığını, bu sözleşme ile müvekkilinin iletişim hizmetleri adı altında davalının reklamlarını yapmak üzere broşür dağıtımı, site asansör panolarına afiş asımı, sinema filmlerinde reklam gösterimi ve instagram hesabı yönetimi hizmetlerini üstlendiğini, davalı firmanın ise bütün bu hizmetler karşılığında en son revize edilen fiyatlar sonrasında 71.468,00 TL+KDV ödemeyi kabul ettiğini, müvekkilinin edimlerini yerine getirmek üzere çalışmaya başladıklarını, müvekkili tarafından 27.12.2017 tarihinde davalı tarafa 5.000,00 TL+KDV şeklinde iletişim faturası kesildiğini, 23.01.2018 tarihinde ise Ocak ayı faturası olarak 33.234,00 TL+KDV şeklinde fatura kesilerek davalı şirkete gönderildiğini ve ödemesinin alındığını, 29.01.2018 tarihinde 5000 adet broşür dağıtımının gerçekleştiğine dair davalı şirket yetkilisine bilgi maili atıldığını, 31.01.2018 tarihinde 02.02.2018-08.02.2018 haftası sinema yayın planının davalı şirket yetkilisine gönderildiğini ve onay maili alındığını, tüm hizmetlerin gerçekleşmesine rağmen davalı şirket yetkisi ... tarafınca 01.02.2018 tarihinde \"... sözleşme feshi\" konulu atılan mailde, sosyal medya üzerindeki takipçilerin müvekkili şirkete devrinden sonra fake takipçiler ile takip edildiğini, broşür dağıtımının yapılmadığını ve hiç kimsenin broşür vasıtasıyla bayilerine gelmediğini ve bu konuya ilişkin kendilerine müvekkili tarafından ispata yarar binlerce resim gönderilmediğini, ... Florya'da 9. salonda yer alan filmde reklamın çıkmadığı gibi bahanelerin sunulduğunu, aynı gün davalı şirket yetkilisi ...'nun ise \"Bugün itibariyle bütün işlemi durduralım\" şeklinde mail attığını ve borç alacak durumlarının netleşmesi talebinde bulunduğunu, karşılıklı bir sözleşme feshinin somut olayda vukuu bulmadığını, bunun akabinde müvekkili şirketin 05.02.2018 tarihinde hem ...'na hem de ...'na Şubat ayı başına kadar yapılan iletişim doğrultusunda revize edilen bütçenin iletildiği ve Şubat ayında 25.680,00 TL+KDV fatura edileceği, onay sonrası fatura kesileceği şeklinde mail gönderilmesi üzerine, davalı şirket yetkilisi tarafından 15.02.2018 tarihinde ödeme yapılmayacağı bilgisini içeren mail gönderildiğini belirterek İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacının,  müvekkilinin yeni açılan...şirketinin bilinilirliğini artırmak için yaptıkları anlaşma kapsamında belirli sitelerin reklam panolarına şirketin reklamlarının yerleştirilmesi, belirlenen bazı sinema salonlarında 4 hafta süreyle şirketin reklamının yayınlanması, yine 10.000 adet reklam broşürünün dağıtılması ve 30 gün süreyle sosyal medya hesaplarının yönetimlerinin yapılması karşılığında müvekkili tarafından toplamda 71.468,00 TL+KDV ödenmesi konusunda anlaştıklarını, anlaşma gereğince müvekkili tarafından davacı tarafa, 2017 Aralık ayı için 5.900,00 TL (KDV dahil)  ve 2018 Ocak ayı için 39.216,12 TL ( KDV dahil) olmak üzere toplamda 45.116,12 TL ödeme yapıldığını, fakat müvekkilinin tüm anlaşma koşullarını yerine getirip ödemelerini yapmasına rağmen taahhüt edilen hizmetin yerine getirilmediğini, müvekkilinin instagramdaki takipçilerinin neredeyse tamamının fake hesaplar olduğundan müvekkilinin güvenilirliğini ve itibarını zayıflatacak nitelikte olduğunu,  ancak müvekkilinin sosyal medya hesaplarının yönetimini davacı şirkete vermesinin amacının takipçi sayısının artırılması yanında eklenen takipçilerin gerçek kullanıcılar olması olduğunu, davacı tarafın üzerine düşen görevi yerine getirmediğini, borç altına girdiği hizmeti eksik ve kararlaştırılan şekilden çok farklı biçimde ortaya çıkardığını, müvekkili şirket çalışanları tarafından davacının dağıtım yaptığı yerlerin gezildiğini, tek bir araçta bile broşür göremediklerini, davacı tarafından broşür konduğuna dair gönderilen birkaç resimde de farklı marka araçlarda broşür konduğunun görüldüğünü, müvekkili şirketin Toyotanın yedek parça, kasko, bakım ve satış işlemlerini yapmakta olduğunu, farklı markalarda araçlara broşür konmasının müvekkiline hiçbir fayda sağlamayacağını, müvekkili tarafından ilgili sinema salonlarının kontrol edildiğini, ancak listede olan salonlarda müvekkili şirketin reklamlarının olmadığının görüldüğünü, bu sebeplerle 01.02.2018 tarihli mail gönderilerek sözleşmenin karşılıklı olarak feshedilmesinin istenildiğini, davacı tarafın hizmet sunulmayan Şubat ayı için ücret talep edemeyeceğini ve taahhüt etmiş olduğu edimi yerine yerine getirdiğini ispatlamak zorunda olmasına rağmen davacının bunu ispatlayamadığını belirterek davanın reddi ile davacı şirketin alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 03/09/2019 TARİHLİ VE 2018/382 ESAS 2019/676 KARAR SAYILI KARARI İLE:<br>Hükme dayanak teşkil etmeye elverişli 08/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda \"... davacı tarafça 20.02.2018 tarih ve...seri sıra numaralı fatura kesildiği, davalı tarafça sözleşmenin fesh edilmesi sonucu, davacı tarafça verilememiş hizmetlerin bedelleri düşülerek kalan 25.680,00 TL+KDV alacaklı olabileceğinin ...\" tespit edildiği, 25.680,00 TL'nin KDV'sinin ( %18 ) 4.622,40 TL olarak hesaplanması sonucu toplam alacağın 30.302,40 TL olduğu ve davalı vekili tarafından 24.06.2019 tarihinde sunulan dilekçe ile davacı tarafa yemin teklifinde bulunmayacaklarını bildirdiği gerekçelerine istinaden davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul 33. İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasındaki itirazının 30.302,40 TL üzerinden iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,75 avans faizi ve değişen oranlardaki faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın likid olması nedeniyle alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair karar verilmiştir.<br>Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>DAİREMİZİN 18/05/2023 TARİHLİ VE 2019/3432 ESAS 2023/558 KARAR SAYILI KARARI İLE:<br> Somut olayda, taraflar arasında mail ortamında kurulan sözleşmesel ilişkinin varlığı konusunda çekişme bulunmadığı, 2017 Aralık ve 2018 Ocak ayına ilişkin faturaların davalı tarafından ödendiğinin sabit olduğu, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin davalı tarafından gönderilen 01/02/2018 tarihli e-mail ile sonlandırıldığı, davacı şirket tarafından gönderilen 05.02.2018 tarihli mail ile, Şubat ayı için 25.680,00 TL+KDV fatura edileceğinin belirtildiği, davalı şirketin ise 15/02/2018 tarihli e-mail ile fatura kesilmemesini bildirdiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın da bu aya ilişkin faturadan kaynaklandığı, zira davalı tarafın, fatura kesilen Şubat ayı için davacının hizmet sunmadığını ve sunduğunu da ispatlayamadığını iddia ettiği, 6100 sayılı HMK'nun 190 maddesi uyarınca uyuşmazlık konusu fatura kapsamındaki hizmetlerin yerine getirilip getirilmediğinin davacı tarafından ispatlanması gerekirken Mahkemece ispat yükünde yanılgıya düşülerek davalı tarafa yemin deliline dayanıp dayanmayacağı hatırlatılarak davalının yemin deliline dayanmayacağını beyan etmesine hukuki sonuç bağlanarak karar verilmesinin doğru olmadığı, buna göre uyuşmazlık konusu ile ilgili rapor düzenleyen bilirkişinin bu alanda uzman olmadığı da dikkate alındığında alanında uzman reklamcı bilirkişiden, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının edimlerini yerine getirip getirmediği, davalı tarafından yapılan ödemelerin davacı tarafından verilen hizmetleri karşılayıp karşılamadığı, uyuşmazlık konusu fatura kapsamındaki hizmetler sebebiyle davacının alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususlarında 6100 sayılı HMK'nun 222. maddesi uyarınca Mahkemenin ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden de karar verebileceği hususu nazara alınarak taraflarca ticari defterlere delil olarak dayanılmasa da tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmadığından bahisle davalının istinaf  başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair karar verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 24/06/2025 TARİHLİ VE 2023/390 ESAS 2025/418 KARAR SAYILI KARARI İLE:<br>Davacının, verilen ihtaratlı kesin sürede defterlerini ibraz etmediği, sonradan ticari defterleri ibraz ederek bu delile dayanmasının mümkün olmadığı, davacı vekili 27/11/2024 tarihli dilekçesi ile kısmi ıslah yoluyla ticari defterleri konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiş ise de, verilen kesin sürede delilin ibraz edilmemesi halinde ortada ıslah edilmesi mümkün bir usul işleminin varlığından söz edilemeyeceğinden ıslaha dair talebinin reddedildiği, kaldırma kararı gerekçesine göre mali müşavir ve reklamcılık alanında uzman bilirkişiden oluşan heyetten kök ve ek rapor alındığı, yapılan mali incelemede incelenen davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğundan bahisle sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğunun tespit edildiği, reklamcılık-iletişim faaliyetinin incelenmesi sonucunda ise, sosyal medya yönetimi açısından; her ne kadar davalı taraf, şirketi takip edenlerin sahte profiller olduğunu ve bunun itibar zedelediğini söylese de davacının iş başlamadan önce aldığı ekran görüntüleri sayesinde şirketin instagramda toplamda 72 takipçisi olduğu, 6605 kişiyi ise takip ettiği, şirketin bizzat takip ettiği hesapların ise spam kategorisinde hesaplar olmasından dolayı gerekli temizlemenin instagramın politikaları gereği 20 - 25 günlük bir sürede tamamlandığı ve tamamen davacının çabasıyla gerçekleştiği, ayrıca davacının organik takipçi kazandırmaya yönelik çabalarının olduğu, dolayısıyla davacının sözleşmeye uygun olarak edimini ifa ettiği, broşür dağıtımı açısından; ilgili broşür dağıtımının 05/01/2018 ile 19/01/2018 tarihleri arasında 23.493 dairenin bulunduğu ve ortalama 75.000 kişinin yaşadığı 34 sitede bulunan 704 asansör panosunda yayınlandığı, park halindeki arabaların kapı kollarına ve silecek aralarına çok sayıda broşür konulduğunun görüldüğü, davalının binlerce kanıt fotoğraf talebinin ise gerçekçi olmadığı, dolayısıyla davacının bu madde açısından da herhangi bir kusurunun bulunmadığı, sinema reklamı açısından; davalı her ne kadar 9 numaralı salonda kendileri için çekilmiş reklam filmini izleyemediğini belirtmiş olsa da dosyadaki beyanlardan reklam filminin oynadığı salonun 9 değil 11 olduğu ve bu değişikliğin davacı tarafından değil, sinema salonu yönetimi tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, 16/02/2018 tarihli dava-dışı ...şirketi yetkilisi ...'ın yazdığı yazıda davacıya yönelik olarak bilgilendirmede gecikmeden ötürü özür dilediğinin görüldüğü, dolayısıyla ilgili hizmete dair satın alınma süreçleri gerçekleştirilmiş olup ilgili salonda reklam filminin yayınlanmamasının sorumlusunun davacı taraf olmadığı hususlarının dosya kapsamına uygun alınan rapor ile tespit edildiği, buna göre davacının sözleşmeye yönelik edimlerini yerine getirdiği, her ne kadar davalı tarafından 01/02/2018 tarihinde sözleşmenin feshedildiğine ilişkin mail yoluyla bildirimde bulunulmuş olsa da, davacı tarafından verilen hizmete istinaden düzenlenen 20/02/2018 tarih, A-369003 sıra numaralı, 25.680,00 TL + KDV (30.302,40 TL KDV Dahil) faturanın, sözleşme kapsamında düzenlenen fatura olarak değerlendirilmesi nedeniyle davacının, davalıdan KDV dahil 30.302,40 TL alacağının bulunduğu gerekçelerine istinaden davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul 33. İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasındaki itirazının 30.302,40 TL üzerinden iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,75 avans faizi ve değişen oranlardaki faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş olup ayrıca davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve faturadan kaynaklanan alacak likit olduğundan hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafından sunulmayan ticari defter ve kayıtların ıslah yoluyla dosyaya sunulmasının mümkün olmadığını, bu nedenle dosyanın mevcut delil durumuna göre karar verilmesi talep edilmesine rağmen mahkemece bu husus irdelenmeden davanın kabulüne karar verildiğini, davacı tarafından icra takibine konu fatura teslim edilmediği gibi davacının ticari defter kayıtlarını yasal düzenlemeye uygun şekilde tutmadığı da göz önünde bulundurulduğunda müvekkiline ait usulüne uygun tutulan ve lehine delil niteliği olan ticari defterlerde faturanın kayıtlı olmaması sebebiyle müvekkilinin, davacıya bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin instagramdaki takipçi sayısı davalıya hesapların yönetimini verilmeden önce 1000 bile değil iken çok kısa bir sürede 10.000 seviyelerine ulaştığından bu hesapların neredeyse tamamının fake hesaplar olmasının müvekkilinin güvenilirliğini ve itibarını zayıflatacak nitelikte olmasından bahisle bu hususun mail yoluyla davacıya bildirilmesine rağmen ilgili maillerin inceleme konusu yapılmadığını, broşür dağıtımı hususunda da davacının edimini gereği gibi ifa etmediğini, zira müvekkilinin çalışanları tarafından davacının dağıtım yaptığı yerlerin gezilmesi neticesinde tek bir araçta dahi broşür görülmediğini, davacı tarafından gönderilen fotoğraflar incelendiğinde farklı markalı araçlara broşür  bırakıldığının tespit edildiğini, oysa müvekkili ...'nın yedek parça, kasko, bakım ve satış işlemlerini yaptığından farklı markalarda araçlara broşür konmasının müvekkiline hiçbir fayda sağlamayacağını, hizmetin davacı tarafından yerine getirildiğine yönelik bilirkişi raporunda varılan kanaatin gerekçelendirilmediğini ve itirazlarının inceleme konusu yapılmadığını, aynı şekilde davacı tarafından sinema salonlarına ilişkin hizmet ediminin de gereği gibi ifa edilmediğini, listede olan salonlarda şirketin reklamlarının olmadığının görülmesi üzerine davacının salonun bilgisi dışında değiştiğinden bahisle reklamın başka bir sinema salonunda yayınlandığını beyan ederek kaçamaklı şekilde sinema salonlarında reklamların gösterilmediğini kabul ettiğini, davacının, tedarikçilerden kaynaklı gecikme ve değişikliklerden müvekkilini haberdar etmesi sözleşme ile üzerine düşen bir sorumluluk olmasına rağmen müvekkilinin bu konuda bilgilendirilmediğini, davacı tarafça reklam filminin sinema salonlarında sözleşmeye uygun bir biçimde oynatıldığının somut deliller ile kanıtlanmadığını, müvekkilinin Şubat 2018 için hizmet almadığını, davacının taahhüt ettiği edimi yerine yerine getirdiğini ispatlamak zorunda olduğunu, ancak davacının bunu ispatlayamadığını, davacının hangi hizmet karşılığı 25.680,00 TL + KDV talep ettiği irdelenmediği gibi ayrıca davacı tarafından verilmeyen hizmetin neler olduğu, bedellerinin neler olabileceğinin de bilirkişi tarafından inceleme konusu yapılmadığını, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,5 avans faizi ve değişen oranlardaki faiz uygulanmak suretiyle takiben devamına karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığı gibi uygulanan faiz oranının da fahiş olduğunu, yine icra inkar tazminatına ilişkin yasal şartların da oluşmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br>Dava, ticari netilikteki hizmet sözleşmesi kapsamında düzenlenen fatura alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacının, davalı hakkında İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında 30.302,40 TL asıl alacak ve 64,76 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.367,16 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğine dair bir belgeye rastlanmadığından işbu itirazın iptali davasının yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İcra takibine konu edilen fatura 20/02/2018 tarihli, 30.302,40 TL bedelli ve \"Ocak ayı pazarlama iletişimi 3. taksit bedeli\" açıklamasını içermektedir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, davacı şirketin fatura konusu hizmet nedeniyle davalı şirketten alacaklı bulunup bulunmadığı ve davacı şirket lehine icra tazminatına hükmedilmesinin şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.Dairemizin kaldırma ilamından önce Mahkemece alınan 08/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda; tarafların birbirlerine gönderdiği mailler ortaya konulduktan sonra yapılan tespitler kapsamında 05.01.2018-19.01.2018 tarihleri arasında ... ... 'un ilanlarının toplam 23.493 dairenin bulunduğu ve ortalama 75.000 kişinin yaşadığı 34 sitede bulunan 704 asansör panosunda yayınladığı, buna ilişkin ...Turizm Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafınca 05.01.2018 tarih ve A/016975 seri sıra numaralı fatura ile reklam hizmet bedeli olarak 47.200 TL bedelli faturanın davacı adına kesildiğinin görüldüğü, ... Bilişim hizmetlerinden alınan yazı ile, ... ... sosyal medya hesapları yönetim hizmetinin 26.12.2017 tarihinde başladığı, İnstagram sayfasındaki...hesabının takip ettiği 6.605 adet sayfanın %70'inin +18 içerikli, %20'sinin yurt dışı profili ve %10'unun ise genel profil olduğu, kurumsal kimliğe uymayan profillerin çıkartılması işleminin 20-23 gün sürdüğü, verilen hizmetler kapsamında ... Bilişim hizmetleri -... tarafından 26.01.2018 tarih ve A/000529 seri sıra numaralı bilişim danışmanlık adı altında 1.400 TL faturanın davacı taraf adına kesildiğinin görüldüğü, ... Medya Reklam Spon. Prod. ve İletişim Hiz. Tic. Ltd. Şti. tarafınca ... ... plazanın reklam filmlerinin 19 Ocak - 02 Şubat tarihleri arasında yayınladığı, bunun akabinde 30.01.2018 tarih ve A/313737 seri sıra numaralı ... reklam bedeli (sinema reklamları) adı altında 8.100,70 TL'lik faturanın davacı taraf adına kesildiğinin görüldüğü, davacı tarafça broşür dağıtım hizmetlerine ilişkin fotoğrafların mevcut olduğu, mail ortamında yapılan anlaşma ile ilgili davacı tarafından yapılan hizmetlerin mail ile davalı tarafa yazılı bildirim yapıldığı, yapılan anlaşmaya dair davacının, sosyal medya yönetimi için ... Bilişim hizmetleri-... ile çalıştığı, broşür dağıtımı için ...Turizm Gıda San. ve Tİc. Ltd. Şti. ve sinema reklamlarının yayınlanması işi için ... Medya Reklam Spon. Prod. ve İletişim Hiz. Tic. Ltd. Şti. ile çalıştığı ve ilgili firmalardan hizmet alındığı ve faturaların kesildiğinin görüldüğü, davacı tarafça davalı taraf adına 27.12.2017 tarih ve ... sayı numaralı Aralık ayı iletişim faturası olarak 5.900,00 TL fatura kesildiği ve ilgili faturanın davalı tarafça ödendiği, yine 23.01.2018 tarih ve ... sayı numaralı Ocak ayı İletişim faturası olarak 39.216,12 TL fatura kesildiği ve davalı tarafça ödemesinin gerçekleştiği, bu kapsamda sözleşme yükümlülüklerine göre davacı ve davalı tarafın edimlerini yerine getirmeye başladığına dair karine teşkil ettiğini, davacı tarafça verilen ve devam edecek hizmetler karşısında, davalı tarafça sözleşmenin feshedildiğine dair mail atılması üzerine verilecek hizmetlerin son bulmuş olduğunu, davacı tarafça siteler iletişiminin tamamı, sinema ve broşür dağımı ile dijital hizmetlerin ise 1/2'sinin gerçekleşmesi üzerine, sözleşme yükümlülüklerine göre 2018/Şubat döneminde kesilmesi gereken 33.234,00 TL+ KDV faturası yerine, verilememiş hizmetlerin bedelleri düşülerek kalan 25.680,00 TL+KDV ödenmesinin istenildiği, davalı tarafça sözleşmenin feshedilmesi sonucu sözleşme hükümlerine göre ödenecek tutardan verilemeyen hizmetler için 7.554,00 TL+KDV tutarının düşülmesi ile istenen tutarın haksız kazanç olarak değeriendirilmemesi gerektiği, davacı tarafça verilmiş hizmetler için 20.02.2018 tarih ve...seri sıra numaralı Ocak ayı pazarlama iletişimi 3. taksit bedeli olarak 25.680,00 TL+KDV'li fatura kesildiğinin görüldüğü, sonuç olarak davacı tarafça verilen hizmetlerin karşılığında, davalı tarafı borçlandırdığı meblağı göstermek amacıyla, ticari vesika olan faturayı kesip davalı tarafa tebliğ etmesi ile alacaklı olacağı, davacı tarafça 20.02.2018 tarih ve...seri sıra numaralı fatura kesildiği, davalı tarafça sözleşmenin feshedilmesi sonucu, davacı tarafça verilememiş hizmetlerin bedelleri düşülerek kalan 25.680,00 TL+KDV alacaklı olabileceği belirtilmiştir.Dairemizin kaldırma kararından sonra Mahkemece SMMM ve reklam uzmanı bilirkişiden rapor alınmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 17/02/2024 tarihli raporda; davacının defterlerini inceleme günü sunmadığı, davalının incelenen ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil niteliğinin olduğu, davalı tarafından düzenlenen 27/12/2017 tarihli, KDV dahil 5.900,00 TL ve 23/01/2018 tarihli, KDV dahil 39.216,12 TL tutarındaki faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, fatura bedellerinin davalı tarafından banka aracılığı ile ödendiği, davalının ödenmemiş fatura borcunun bulunmadığı, uyuşmazlık konusu 20/02/2018 tarihli, KDV dahil 30.302,40 TL tutarındaki faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, reklamcılık ve iletişim faaliyetlerine ilişkin yapılan incelemede ise, sosyal medya yönetimi açısından; her ne kadar davalı, şirketi takip edenlerin sahte profiller olduğunu ve bunun itibar zedelediğini söylese de davacının iş başlamadan önce aldığı ekran görüntüleri sayesinde şirketin instagramda toplamda 72 takipçisi olduğu, 6605 kişiyi ise takip ettiği, şirketin bizzat takip ettiği hesapların ise spam kategorisinde hesaplar olmasından dolayı gerekli temizlemenin instagramın politikaları gereği 20-25 günlük bir sürede tamamlandığı ve tamamen davacının çabasıyla gerçekleştiği ve davacının organik takipçi kazandırmaya yönelik çabalarının olduğunun görüldüğü, dolayısıyla davacının sözleşmeye uygun olarak edimini ifa ettiği, broşür dağıtımı açısından; ilgili broşür dağıtımının 05/01/2018 ile 19/01/2018 tarihleri arasında 23.493 dairenin bulunduğu ve ortalama 75.000 kişinin yaşadığı 34 sitede bulunan 704 asansör panosunda yayınlandığı, park halindeki arabaların kapı kollarına ve silecek aralarına çok sayıda broşür konulduğu görülmüş olup davalının binlerce kanıt fotoğraf talebinin ise gerçekçi olmadığı, dolayısıyla davacının bu madde açısından da herhangi bir kusurunun bulunmadığı, sinema reklamı açısından; davalı her ne kadar 9 numaralı salonda kendileri için çekilmiş reklam filmini izleyemediğini belirtmiş olsa da, dosyadaki beyanlardan reklam filminin oynadığı salonun 9 değil 11 numaralı salon olduğu ve bu değişikliğin davacı tarafından değil, sinema salonu yönetimi tarafından gerçekleştirildiği tespit edilmiş olup dava-dışı ...şirketi yetkilisi ...'ın yazdığı 16/02/2018 tarihli  yazıda davacıya yönelik olarak bilgilendirmede gecikmeden ötürü özür dilediğinin görüldüğü, dolayısıyla ilgili hizmete dair satın alınma süreçlerinin gerçekleştirildiği, ilgili salonda reklam filminin yayınlanmamasının sorumlusunun davacı taraf olmadığı, her bir reklamcılık-iletişim faaliyetinin incelenmesi sonucunda davacının sözleşmeye yönelik edimlerini yerine getirdiği bildirilmiştir.Davacı vekili 25/11/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile, müvekkilinin, davalı şirkete fatura düzenlediği yıla ait ticari defter ve belgelerini işbu ıslah dilekçesi ile delil olarak sunduğunu belirterek mali yönden yapılan inceleme bakımından ek rapor alınmasını talep etmiştir. Mahkemece ise 23/12/2024 tarihli ara karar ile, verilen kesin sürede delilin ibraz edilmemesi halinde ortada ıslah edilmesi mümkün bir usul işleminin varlığından söz edilemeyeceğinden bahisle ıslah talebinin reddine karar verilmiş olup ayrıca davacı vekilinin rapora yönelik beyan ve itirazları süresinde olmadığından davalı vekilinin rapora beyan ve itirazlarını değerlendirmek ve kaldırma kararı gerekçesine göre davaya ve takibe konu fatura kapsamındaki hizmetlerin yerine getirilip getirilmediği, davalı tarafından yapılan ödemelerin, sözleşmenin feshine kadar yapılan hizmetleri karşılayıp karşılamadığı, uyuşmazlık konusu fatura kapsamındaki hizmetler sebebiyle davacının bir alacağının bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla ek rapor alınmasına karar verilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 07/09/2024 tarihli ek raporda, önceki görüşlerinde bir değişiklik olmadığı bildirilmiştir.Somut olayda, taraflar arasında mail ortamında kurulan sözleşmesel ilişkinin varlığı konusunda çekişme bulunmamakta olup davacı söz konusu sözleşme ile davalı şirketin reklamlarını yapmak üzere broşür dağıtılması, belirli sitelere reklam afişlerinin yerleştirilmesi, sosyal medya hesaplarının yönetilmesi ve sinema filmlerinde davalının reklamının gösterilmesi edimlerini üstlenmiştir. Davacı tarafından tanzim edilen 27/12/2017 tarihli 5.900,00 TL bedelli ve 23/01/2018 tarihli 39.216,12 TL bedelli faturaların ödendiği sabittir. Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan e-mail yazışmalarına göre, davalı tarafından 01/02/2018 tarihinde gönderilen e-mail ile, hizmetlerin gereği gibi verilmediğinden bahisle sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, davacı tarafından gönderilen 02/02/2018 tarihli e-mail ile ise, kararın uygulamaya konulduğu bildirilmiştir. Davacı tarafından 05/02/2018 tarihinde gönderilen e-mailde broşür dağıtımı ve sinema bedelinin 1/2 oranında azaltıldığı, dijital iletişim bütçesinin ise 5.500,00 TL'den 1.750,00 TL'ye indirildiği ve bu durumda Şubat ayında 25.680,00 TL+KDV fatura edileceği bildirilmiş ise de davalı tarafından gönderilen 15/02/2018 tarihli mail ile, fatura kesilmemesinin istendiği görülmüştür. Ancak davacı tarafından kesilen fatura icra takibine konu edilmiş ve takibe itiraz üzerine işbu dava açılmış olup taraflar arasındaki uyuşmazlıkta bu faturadan kaynaklanmaktadır.Uyuşmazlığa konu fatura bedelinin, verilen hizmetler karşılığı olduğunun davacı tarafından ispatlanması gerekir. Dava ve takip konusu fatura \"Ocak ayı pazarlama iletişimi 3. taksit bedeli\" açıklamasını içermekte olup davacının iddiası ve e-mail içeriklerine göre, söz konusu faturanın, site iletişimin %100 ve sinema ile broşür dağıtımı hizmetinin %50 oranında gerçekleştiği, dijital iletişim bütçesinin ise 5.500,00 TL'den 1.750,00 TL'ye indirildiği gözetilerek tanzim edildiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf Şubat ayı başında durdurulan hizmetlerin kapsam dışında bırakıldığını ve fatura edilen bedelin verilen hizmetlerin karşılığı olduğunu ileri sürmüş olup buna karşılık davalı taraf ise, hizmet alınmadığı gibi hizmetin eksik alındığını, ancak Aralık ve Ocak faturalarının ödendiğini, hizmet sunulmadığından bahisle Şubat ayı faturasının ödenmeyeceğini belirtmiştir.Somut olayda, sözleşme bedeli 71.468,00 TL + KDV olmak üzere toplam 84.332,24 TL olarak kararlaştırılmıştır. Sözleşme ilişkisi 25/12/2017 tarihinde davalı tarafından gönderilen onay e-maili ile kurulmuştur. Davacı tarafından düzenlenen 27/12/2017 tarihli 5.900,00 TL bedelli ve 23/01/2018 tarihli 39.216,12 TL bedelli faturaların ödendiği sabittir. Taraflar arasındaki anlaşmaya göre davacı 2018 Şubat döneminde 39.216,12 TL bedelli fatura kesecek ise de, sözleşmenin 01/02/2018 tarihinde feshedilmesi üzerine bu tarihe kadar verdiği hizmetlere karşılık uyuşmazlık konusu 30.302,40 TL bedelli faturayı kestiğini iddia etmiştir. Buna göre taraflar arasındaki sözleşmenin ayakta kaldığı süre, davalı tarafından yapılan ödemeler ile tüm sözleşme süresi ve bedeli de nazara alındığında davalının sözleşmenin ayakta kaldığı süreye ait bedeli ödediğini kabul etmek gerekir. Kaldı ki uyuşmazlığa konu fatura davalının ticari defterlerinde de kayıtlı değildir. Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır.Her ne kadar davalı vekili cevap dilekçesi ile, takibinde haksız ve kötüniyetli olduğundan bahisle davacının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiş ise de, yasal şartları oluşmadığından davalının tazminat talebi yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/390 Esas, 2025/418 Karar sayılı ve 24/06/2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davanın REDDİNE,b)Davalının kötüniyet tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından REDDİNE,c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 518,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 96,80 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, d)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,e)Davalı tarafından yapılan posta masrafı ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 4.120,00 TL yargılama gideri ile Mahkemenin ilk kararına yönelik yapılan istinaf başvurusu kapsamında yatırılan 638,79 TL istinaf harçlarının toplamından oluşan 4.758,79 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,f)Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. gereğince taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden;3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 620,98 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5,58 TL harcın talep halinde davalıya İADESİNE,4-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan 2.298,50 TL istinaf harçları ve yapılan 330,00 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 2.628,50 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.09/10/2025<br> <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8eb9fb3714e9777e","SID":"7583041a2fa7b7b0"}}