{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/363 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1382<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 31/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/320 Esas - 2022/554 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ \t: 09/10/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 09/10/2025 <br>                    <br>İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 31/05/2022 tarih 2018/320 Esas 2022/554 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA :Davacı vekili, 12/10/2012 tarihinde davalı ... ün sevk ve idaresindeki davalı .....ne ait, davalı ... ... A.Ş ne ZMMS ile sigortalı olan ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı motosikletin trafik kazası yaptığı, meydana gelen kazada davacı ... ve ...'in çocukları ... ve dava dışı ...'ın yaralandıkları, yaralanmaya bağlı olarak açılan maddi ve manevi tazminat ve motosikletin hasarlı olması sebebiyle açılan maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP : Davalı ... vekili; zaman aşımı def'inde bulunmuş olduğu, esasa ilişkin olarak kazanın meydana gelmesinde ...'a ait aracın kusurunun bulunmadığını, Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/368 E sayılı dosyasında müvekkilinin taraf olmadığını, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, reeskont faiz isteminin yerinde olmadığını, davanın İzmir 2 ATM 2018/319 E sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ederek davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı ... ... Şirketi vekili; ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olduğunu,  sorumluluğun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirkete başvurunun eksik belgelerle yapıldığını, davacının kusur ve malüliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından tespiti gerektiğini, tazminat hesabının aktüer hesabı konusunda uzman bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüdünün oluşmadığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden müvekkili  sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, maddi zarar talebinin açık olmadığını belirterek dilekçesinde belirttiği şekilde yargılamanın yapılmasını, sorumluğun tespit edilememesi halinde davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili; meydana gelen kazada ...'in asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, ceza dosyasından alınan bilirkişi raporunun doğru olmadığını, zaman aşımının gerçekleştiğini, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 12/10/2012 tarihinde davalı ... ün sevk ve idaresindeki davalı ... ..ne ait, davalı ... ... A.Ş ne ZMMS ile sigortalı olan ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı motosikletin çarpışması nedeniyle davacı ... ve ...'in çocukları ...'in %7,3 oranında malul kaldığı, meydana gelen kazada davalı sürücü ...'ün %40, davacı sürücü ...'in %60 oranında kusurlu olduğu, yargılama aşamasında davalı sigorta şirketi ile davacıların maddi tazminat konusunda anlaştıkları bu hususta feragatname ve temlik anlaşması suretinin sunulduğu, bu itibarla maddi tazminat yönünden davanın konusuz kaldığı, manevi tazminat yönünden; davanın kısmen kabulü ile, davacı...... ve ... için 20.000'er TL, ... için 30.000-TL olmak üzere toplam 70.000-TL manevi tazminatın 12.10.2012 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... . ..nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacılar vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ :Davacılar vekili;  maddi tazminat  talepleri  ödeme nedeniyle konusuz kalmış iken kusur yönünden ATK'dan rapor alınması ve yapılan yargılama giderlerinin davalılara yükletilmemesinin hatalı olduğunu, ayrıca manevi tazminat taleplerinin tümden kabul edilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verildiğini, ayrıca belirlenen kusur oranına itiraz ettiklerini belirterek kararın kaldırılmanı istemiştir. <br>... vekili;ATK raporunda, müvekkili sürücü ...'e, hızını tehlike anında durabileceği seviyeye düşürerek seyretmediği için %40 kusur verildiğini, Torbalı 2 Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/159 Esas sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda müvekkilin kullandığı otobüsün 20 km hızla gittiğinin tespit edildiğini, bu itibarla izafe edilen %40 oranındaki kusurun hakkaniyete aykırı olduğunu, kazaya ...'in sebep olduğunu, bu nedenle  takdir edilen manevi tazminat bedelinin fahiş olduğunu, ...'nün davacıya ödeyeceği tazminat bedelini müvekkiline  rücu edeceğinden müvekkilinin ekonomik durumunun göz önüne alınması gerektiğini, manevi tazminat belirlenirken meydana gelen zarar yanında, kusur oranı, kaza tarihindeki paranın satın alma gücü ve tarafların sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınması gerektiğini belirtmiştir. <br>... vekili;KTK'nun 109/2 maddesi gereğince davanın zamanaşımına uğradığını, meydana gelen kazada davalı araç sürücüsünün kusuru bulunmamasına karşın, araç sürücüsüne kusur isnat edilmesinin hatalı olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 52. Maddesi uyarınca zararın artmasına veya doğmasına sebep olan kişinin sonuçlarına kendisi katlanması gerektiğini, kurumda görev yapan araç sürücüleri periyodik olarak psiko-teknik testlerden ve sağlık kontrollerinden geçirildiğini, davalı otobüs sürücüsünün trafik kurallarına uymasına, tüm dikkat ve özeni göstermesine rağmen kazaya engel olamadığını, eksik inceleme sonucu düzenlenen adli sağlık kurulu raporunu kabl etmediklerini, hükmedilen manevi tazminat tutarının, kusur durumu, olayın oluş biçimi, tarafların mali ve sosyal durumları ile bağdaşmayacak ölçüde fahiş olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.\t<br>\tGEREKÇE :Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle maddi tazminat yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 92. maddesinin (f) bendi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının gereği manevi tazminat poliçe kapsamı dışında olduğundan davalı sigorta şirketinin  manevi tazminat talebi yönünden her hangi bir sorumluluğu söz konusu değildir. Buna karşın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  85 ve 90. maddeleri kapsamında davacıların manevi zararından  işleten sıfatına haiz  araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumludur.<br>Davalıların sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arzeder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan, açıklamalı ayrıntılı, denetime elverişli bir kusur bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde ve olayın oluş şekline uygun düşecek biçimde, tarafların kusur oranlarının ATK Trafik İhisas Dairesinden alınan raporla tespit edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilerek, bu yöndeki taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Somut olayda, maddi tazminat talebi yönünden; davalı sigorta şirketi ile davacıların anlaştıkları, davalı sigorta şirketince davacılara maddi tazminat ve yargılama giderleri hususunda ödeme yapıldığı ve buna ilişkin feragatname ve temlik anlaşması suretinin dosyaya sunulması nedeniyle yerel mahkemece maddi tazminat yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmemesinde ve  temlik anlaşması uyarınca tarafların leh ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti taktirine yer olmadığına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilerek, maddi tazminata ilişkin yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. <br>6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince haksız bir eylem sonucunda zarara uğrayan kimse, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini isteyebilir. Manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Esasen manevi tazminat, ne bir ceza, ne de gerçek manasında bir tazminattır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.(Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K.) Olay nedeni ile davacıların manevi zarara uğrayacağı yadsınamaz bir gerçekliktir. Maddi zararda olduğu gibi manevi tazminatta kesin bir hesabın yapılması olanaksızdır. Bu itibarla, somut olayın özelliği, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak davacılar yararına takdir olunan manevi tazminat miktarının oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilerek, taraf vekillerinin manevi tazminata ilişkin yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacılar vekili, ... vekili ve ... vekili vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 4.781,70 TL'den peşin alınan 239,10 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.542,60 TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, <br>4-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 4.781,70 TL'den peşin alınan 319,80 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.461,90 TL harcın davalı ...'nden alınarak hazineye gelir kaydına, <br>5-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere  09/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d29384d34125662c","SID":"67c00cd56eb969e2"}}