{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  ...  <br>KARAR NO\t:  ... <br>KARAR TARİHİ\t: 06/11/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/03/2025<br>NUMARASI\t: ... Esas ... Karar<br><br>DAVACI\t: ...  -...<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t  [16483-84538-88703] UETS<br>DAVALILAR\t: 1-... - ...<br>\t\t2-... - ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ...-\t  [16393-93261-69026] UETS<br>\t  Av. ...-\t  [15879-78980-17495] UETS<br>\t  Av. ...-\t  [16491-94878-94844] UETS<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07/11/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkil ... davalılardan ...ndan 20.000-TL borç para aldığını, bunun karşılığında ...’na 20.000.00.TL tutarlı senet verdiğini, müvekkili bu parayı gününde ödemeyince ... müvekkilden borcun üzerine %20 faiz koyarak önceki senedi iptal edip, yeni senet aldığını, bu senedi de ödeyemeyince onun da üzerine daha yüksek oranda faiz koyarak yeni senet yaptırdığını, bu şekilde müvekkilin borcu katlanarak bugünkü rakama ulaştığını, müvekkili çalışamadığı ve gelir elde edemediği için borcunu ödeyemedikçe, senet yenilenerek borç katlandığını, borç katlandıkça müvekkil açısından içinden çıkmaz bir hal aldığını, müvekkil davalıya verdiği senetleri ödeyemeyince davalı ... Bodrum 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış ve müvekkili bu yolla baskı altına almaya başladığını, Bodrum 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibi ile muhatap olan müvekkil, ailesinin bunu duyması halinde sıkıntı yaşayacağını bildiği için dönem dönem davalı ...’na ve eşi ...’na birçok kez bu kadar borcu olmamasına rağmen paralar göndermiş onların adına ödemeler yaptığını, bu ödemelere ilişkin dekontları sunduklarını, müvekkili tarafından davalılara yapılan toplam ödeme miktarı 91.235,00 TL olduğunu, bu ödemeler davalının ve eşinin zaman zaman satın aldıkları arabanın ve motosikletin taksitini müvekkilin ödemesi veya bizzat kendilerine havale şeklinde gerçekleştiğini, müvekkil ailesinin bu durumdan haberdar olmaması için durumu gizlemeye ve kendi başıma çözmeye çalışmış ise de bu durumu başaramamış durumdan ailesi haberdar olunca da eşi ile boşanmak zorunda kaldığını, davalılara yapılan ödemeler davalılar tarafından müvekkil aleyhine başlatılan Bodrum 2. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasından indirilmediği gibi hiç ödeme yapılmamışçasına müvekkilin borcu varmış gibi sürekli faiz işletilmekte icra yoluyla müvekkil baskı altında tutulmaya devam edildiğini, davalılar tarafından şu an müvekkilden 670.000-TL’den fazla ödeme talep edildiğini, çaresiz kalan müvekkil, davalılar hakkında tefecilik suçundan Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikayette bulunmuş olup soruşturması devam ettiğini, davalılar müvekkilden aldıkları 91.235,00 TL'yi müvekkilin davalılara olmayan borcundan düşmedikleri için müvekkili davalılara Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas  sayılı dosyasından borçlu göründüğünü, müvekkilinin davalılara Bodrum 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas  sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalılar tarafından müvekkilden alacakları belgelendirilirse müvekkilin davalılara borçlu olduğu mahkeme tarafından yapılacak yargılama sonucunda tespit edilirse müvekkilin davalılara ödediği 91.235,00 TL'nin müvekkilin ana borcundan düşülmesine, dava sonuçlanıncaya kadar Bodrum 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının ihtiyati tedbir kararı verilerek durdurulmasına, davanın kabulü ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tataf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: İcra takibi açıldıktan ve kesinleştikten 5 yıl sonra, borcun tespitine yönelik iş bu davanın açılması haksız ve kötü niyetli olduğunu, Bodrum 2. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasıyla davacı tarafa kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile takip başlatıldığını, davacı/borçlu tarafından bu takip yoluna 5 gün içinde İcra Mahkemeleri'ne imzaya veya borca itiraz edilmemiş ve takip kesinleştiğini, borçlunun malvarlıkları üzerine haciz şerhi işlendiğini, borçlunun bu süre boyunca itirazda bulunmayıp yaklaşık 5 yıl sonra sonunda borcun tespitini talep etmesi, borcun ödenmesini ertelemeye yönelik, haksız ve kötü niyetli bir talep ettiğini, kambiyo senetlerine hakim olan sebepten soyutluk(müceretlik) ilkesi gereğince kambiyo senedinin alt yapısını oluşturan ve onun oluşmasını sağlayan temel borç ilişkisi geçersiz olsa dahi kambiyo senedine hayat verdikten sonra bunun bir önemi bulunmadığını, bu nedenle davacının iddiaları hukuki temelden yoksun olduğunu, maddi hukuk kaynaklı sıfat (husumet) yokluğundan davanın reddine karar vermesi gerektiğini, davalı müvekkil ... icra dosyasının tarafı olmadığını, davalı müvekkilin iş bu davada davalı sıfatı olmadığından sıfat yokluğu (husumetten) sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, borçlunun itirazı yerinde olmadığını, davacı taraf dilekçesinde bu şekilde bir borcu olmadığını belirttiğini, ancak bunu ispatlayacak herhangi bir yazılı delil sunmadığını, bedelsizlik davacının öne sürdüğü bir vakıa olduğuna göre bunu ispat yükü de davacıya ait olduğunu, davacı dava dilekçesinde bedelsizlik iddiasını ispatlayacak herhangi bir delil sunmadığını, farazi olarak sözde banka dekontları sunarak borçlarının olmadığını belirttiklerini, müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak nedeniyle açılmış bulunan işbu haksız ve kötü niyetli davanın ve tedbir talebinin reddine, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davacı/borçlunun, davalı müvekkile %20 icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı/borçluya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların talep ve savunmaları, dosya kapsamında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle; \"1-Davanın davalı ... yönünden REDDİNE, 2-Davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan REDDİNE, 3-İİK 72/4 maddesi koşulları oluşmadığından davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına,\" dair karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, yeterli incelemeler yapılmadan, gerekçeden yoksun bir şekilde, delilleri incelemeden, usulüne uygun bilirkişi incelemesi yapılmadan, tanık dinlenmeden ve açıkça hatalı verilen kararı kabul etmediklerini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle istinaf talebinin kabulüne, usul ve kanuna aykırı kararın kaldırılmasına ve yeniden esas ve usul hakkında talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar 26/03/2025 tarihli kararında menfi tespit davası hakkında müvekkil  ...  yönünden esastan red, müvekkil  ... yönünden husumet yokluğundan red kararı verilmiş olmakla davanın esası hakkında verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının tüm istinaf talepleri mesnetsiz olduğunu, ancak yerel mahkeme ilamında her iki müvekkil bakımından tek ve maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olduğunu, menfi tespit davası nispi harca bir dava olmakla yasa gereği dava sonunda hükmedilecek vekalet ücretinin maktu değil nispi olarak hesaplanması gerektiğini,  bu sebeplerle Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar 26/03/2025 tarihli ilamında  vekalet ücretine hükmedilen 7 numaralı kararının kaldırılarak her iki davalı müvekkil  hakkında ayrı ayrı nispi vekalet ücretine hükmedilmesi yönünde kararın düzeltilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE :<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (\"İİK\") m. 72 hükmü uyarınca icra takibinden sonra açılan, bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın davalı ... yönünden esastan reddine; davalı ... yönünden ise pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş; karara karşı her iki taraf vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>Somut olayda, davacı bonolardaki imzayı inkar etmemiş; davacının davalı ...'dan borç para aldığını, bunun karşılığında davalıya bono verdiğini, fakat borcu vadesinde ödeyemeyince davalının önceki bonoyu iptal ederek ve borcun üzerine %20 faiz koyarak kendisinden yeni bir bono aldığını, davacı bu borcu da senet vadesinde ödeyemeyince davalının yine borcun üzerine faiz koyarak kendisinden yeni bir bono aldığını, bu şekilde borcun katlanarak büyüdüğünü ve bugünkü rakama ulaştığını, davacı bono bedelini ödeyemeyince davalının bonoyu Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında icraya koyduğunu, davacının bu borca karşılık davalı ve eşi olan diğer davalı ...'na hem ödemeler yaptığını hem de davalıların alacaklılarına da borcuna mahsuben ödeme yaptığını fakat davalıların bu ödemeleri borçtan düşmeyerek kendisinden fazla ödeme almaya çalıştıklarını beyanla davalılara borçlu olmadığının tespitini talep etmiş; davalılar ise borçlu olmadığını ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının senedin bedelsizliğine yönelik ispata yarar bir delil sunamadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.<br>Davaya konu İcra dosyası olan Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ...; borçlunun ... olduğu, takibin kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip olup, takip dayanağının 08/01/2018 tanzim - 01/06/2018 vade tarihli, 151.700,00 TL bedelli, lehtarı ..., keşidecinin ... olduğu, \"nakden\" bedel kaydının bulunduğu ve 08/01/2018 tanzim - 15/07/2018 vade tarihli, 210.630,00 TL bedelli, lehtarı ..., keşidecinin ... olduğu, \"nakden\" bedel kaydının bulunduğu iki adet bono olduğu; toplam 362.330,00 TL asıl alacak ve 30.612,05 TL işlemiş faiz, 1.086,99 TL komisyon olmak üzere toplam 394.029,04 TL alacak için icra takibi yapıldığı, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>Somut olayda davacı tarafça esasen, icra takibine konu bonoların davalı ...'dan aldığı borç nedeni ile üzerin faiz konularak düzenlenen bonolar olduğu, davalıların tefecilik yaptığı ve bonolar nedeni ile olan borcuna mahsuben davalılara toplam 91.235,00 TL ödeme yapmasına rağmen davalılar tarafından, ödenen bu meblağın toplam borcundan mahsup edilmeyerek kendisinden fazla tahsilat yapılmaya çalışıldığı iddia edilmiş ve sonuç olarak öncelikle icra takibi başlamadan evvel davalılara ödediği 91.235,00 TL nedeni ile icra  dosyasından davalılara borçlu olmadığının tespiti, mahkeme davacının davalılara borcu olduğu kanısına varır ise de davalılara yaptığı 91.235,00 TL'nin ana borcundan mahsubu talep edilmiştir.<br>Dosya içerisinde yer alan ödeme kayıtlarından davacı tarafça davalılara banka havaleleri aracılığı ile yapılan ödemelerde icra takibine konu edilen bonolara ilişkin borca yönelik ödeme yapıldığına dair bir açıklama bulunmadığı fakat dosya içeriğinde bulunan ceza soruşturma dosyası içeriğinde davalı ...'nın Bodrum KOM Şube Müdürlüğünde 16/08/2022 tarihinde müdafi eşliğinde şüpheli sıfatı ile alınan ifadesinde; davacının, borcuna mahsuben kendisinin Ford Ranger marka aracının kredisi için 40.000,00 TL civarında ödeme yaptığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. <br>İkrar, taraflardan birisinin, kendi aleyhine olarak ileri sürülen bir olayın doğru olduğunu mahkemeye beyan etmesi olarak tanımlanmakta olup, ikrar yazılı olabileceği gibi sözlü dahi olabilmektedir. HMK'da ispat ve delilleri düzenleyen HMK 188/1 maddesinde; \"tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettiği vakıalar, çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez\" hükmüne yer verilmiştir. Yapıldığı yere göre mahkeme dışı veya mahkeme içi ikrardan söz edilir. Mahkeme dışı ikrar takdiri, mahkeme içi ikrar ise kesin delil niteliğindedir. Yargıtay HGK'nun 2017/11-133 esas ve 2020/344 karar sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere; bir davada yapılan mahkeme içi ikrar, başka bir davada da geçerli olup, kesin delil teşkil eder. Bununla birlikte ceza davasındaki (mahkemesindeki) ikrar da hukuk davasında geçerlidir. İkrarın  mahkeme dışında olması halinde bu makamın resmi bir makam olması gerekli ve zorunludur.<br>Kural olarak mahkeme dışı ikrar, kesin bir delil olmayıp, takdiri delildir. Bununla ancak takdiri delillerle ispat edilebilen hususlar ispat edilebilir. Bu bakımdan kesin delille ispatı gereken bir hukuki işlemin varlığı mahkeme dışı ikrar ile ispat edilemez. Ne var ki mahkeme dışı ikrar bir belge ile ispat edilebilirse kesin delil hükmünde olur.<br>Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, savcılıkta, haciz sırasında ya da polis önünde yapılan ikrar, mahkeme dışı ikrar olup; bir belge ile ispat edilebilirse, kesin delil hükmünde olacağı ve ikrarda bulunanı bağlayacağı açıktır.<br>Öte yandan 6100 sayılı HMK'nın 199. maddesinde “Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir.” hükmü bulunmakta olup,bu hükme göre vakıayı ispata yarayan yazılı belgelerin de bu kapsamda değerlendirmesi yapılmalıdır. Bu maddeye göre değerlendirme yapıldığında şikayet üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmada Cumhuriyet Savcısını temsilen polis tarafından usulüne uygun şekilde alınan beyan yazılı belge niteliğindedir.<br>Tüm bu açıklamalar ile birlikte somut dava dosyasının değerlendirilmesinde; davalılar aleyhine tefecilik suçunu işledikleri iddiası ile davacının suç duyurusunda bulunması üzerine, Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/5947 Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma işlemlerine başlandığı, ilgili dosyada yapılan soruşturma sonucunda şüpheliler (davalılar) hakkında delil yetersizliği nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, karara karşı müşteki (davacı) tarafça itiraz edilmesi üzerine Bodrum 1. Sulh Ceza Hakimliğinin  ...  D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verilerek kararın 05/12/2023 tarihinde kesinleştiği; ilgili soruşturma kapsamında davalı ...'nın Bodrum KOM Şube Müdürlüğünde 16/08/2022 tarihinde müdafi eşliğinde şüpheli sıfatı ile alınan ifadesinde davacının borcuna mahsuben kendisinin Ford Ranger marka aracının kredisi için 40.000,00 TL ödeme yaptığını beyan ettiği; davalının  resmî bir makam olan Polis Merkezindeki beyanı mahkeme dışı ikrar niteliğinde olup, düzenlenen ifade tutanağının yazılı olması nedeniyle HMK 199. maddesi kapsamında ödeme vakıasına ispata yarayan belge niteliğinde sayılacağından davalının davacı tarafından yapılan kısmi ödemeyi ikrar ettiği ve bu hususun çekişmeli olmaktan çıkarak ispat edildiği anlaşılmaktadır. O halde davacının borca mahsuben 40.000,00 TL kısmi ödeme yaptığının kabulü gerekmektedir. Kaldı ki bu beyanın iradeyi sakatlayan bir şekilde verildiği ve doğru olmadığı hususu da savunulmamıştır. Aksine düşünmek aksi savunulmayan bir ifadenin hukuken geçersiz olduğu sonucunu doğurur ki bu hususta hukuk güvenliğini ve resmi kurumlara olan güven duygusunu zedeler. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş içtihatları da bu yöndedir (15.H.D.'nin 13.10.2014 tarih, 2014/3691 Esas, 2014/5677 karar, 15.H.D.'nin 16.06.2014 tarih, 2013/6457 Esas, 2014/4120 karar, 15.H.D.'nin 02.03.2010 tarih, 2009/3691 Esas, 2010/1159 karar, 15.H.D. 2018/4115 Esas 2018/4805 Karar) Bu suretle ödeme yaptığını savunan ve bu hususta ispat yükü üzerinde olan davacının icra takibine konu borç nedeni ile davalı tarafa 40.000,00 TL kısmi ödeme yaptığını ispat ettiği anlaşılmış; davacının davalı ...'ya yönelik davasının bu miktar yönünden kabulüne karar vermek gerekirken tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacının istinaf başvurusunun bu yönden kabulü gerekmiştir.<br>Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde ise; davalı ... yönünden davanın esastan reddine, davalı ... yönünden ise davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesine rağmen, haklarındaki davanın reddi sebepleri farklı fakat vekilleri aynı olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmolunması, hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin 3/2 maddesinde düzenlenen \"Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.\" hükmüne aykırı olduğu anlaşılmakla, davalılar vekilinin istinaf başvurusu yerindedir.<br>Fakat bu hususlar mahkemece yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemekle; açıklanan nedenlerle, tarafların usuli kazanılmış hakları korunarak, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden karar vermek üzere kaldırılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>A)Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜ İLE, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/03/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince düzeltilerek aşağıdaki şekilde yeniden karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, <br>1-Davanın davalı ... yönünden KISMEN KABULÜ ile; Davacının Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında takibe konu bonolar nedeniyle davalı ...'na 40.000,00 TL borçlu olmadığının TESPİTİNE, FAZLAYA İLİŞKİN TALEBİN REDDİNE, <br>2-Davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan REDDİNE,<br>3-İİK 72/4 maddesi koşulları oluşmadığından davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, <br>4-Alınması gerekli 2.732,40 TL karar ve  ilam harcından 256,17 TL peşin harç ve 1.335,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.141,23 TL eksik harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>5-Davacı tarafından yatırılan 256,17 TL peşin harç ve 1.335,00 TL tamamlama harcının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Davacı tarafça sarf edilen 179,90 TL başvurma harcı, 723,50 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 903,40 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan takdiren 396,05 TL'sinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>7-Davalılar tarafından yargılama masrafı yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>8-Davacı kendisini  bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 40.000,00 TL ücreti vekaletin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,<br>9-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>10-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>11-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi uyarınca peşin alınan ve kullanılmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, <br>12-Dosya içerisinde başka yer mahkemesine ait dosya aslının veya başka kurumlara ait evrak asıllarının veya taraflarca sunulan ve mahkeme kasasına alınan evrak asıllarının bulunması halinde karar kesinleştiğinde ilgili yerlere İADESİNE,<br>B)İstinaf yargılaması bakımından:<br>1-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,<br>2-Davalı tarafça yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan 4 adet elektronik tebligat ücreti 60,00 TL, tebligat ücreti 210,00 TL, posta masrafı 360,00 TL ve 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.313,10 TL istinaf yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davalı tarafça yapılan 180,00 TL posta masrafı ve 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 1.863,10 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı yana verilmesine, <br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>C) Gider avansından kalan kısmın re'sen  yatırana iadesine,<br>Ç) İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.06/11/2025\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Katip<br>...<br> <br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7732fee845b9e0f5","SID":"dbff9f2782704a4b"}}