{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ... - ...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t\t: .....  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>D. İŞ  EK KARAR TARİHİ\t: 07/08/2025<br>NUMARASI\t\t: ... D. İş Esas- ... D. İş Karar<br>İHTİYATİ HACİZ<br>TALEP EDEN\t: ........  <br>VEKİLİ\t: Av.....<br>İSTİNAF EDEN<br>KARŞI TARAFLAR\t: 1-........ <br>\t\t2-........  <br>\t\t 3-........ <br>VEKİLİ\t: Av.....<br>DAVA\t: İhtiyati Haciz<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 09/10/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 10/10/2025<br>İhtiyati haciz talep eden vekili  tarafından karşı taraflar  aleyhine  Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş Esas sayılı dosyasında ihtiyati haciz talebi ile ilgili   07/08/2025 tarihinde tesis edilen karara, karşı taraflar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>TALEP: İhtiyati haciz talep eden vekili, karşı taraf borçluların müvekkiline bonodan kaynaklı borçlu olduklarını ve  vadesi geldiği halde borçlarını ödemediklerini,  bono üzerinde iki imza bulunduğunu, ikinci imzaların ........ ve ........ tarafından atıldığını, ........ ve ........'ın karşı taraf şirketin münferit yetkilileri olup, imzalardan birini şirket adına diğerini ise şahısları adına attıklarını, şirket için düzenlenen senette iki imza bulunması halinde ikinci imzanın şirket lehine aval niteliğinde olduğunu, alacağın rehinle karşılanmadığını, borçluların mal kaçırmasının da muhtemel olduğunu ileri sürerek,  karşı taraf borçluların menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının  ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ D. İŞ KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, \"...İhtiyati haciz isteyen tarafından onaylanmış olan talebin dayanağı olan belgenin/belgelerin fotokopisi ve dosya kapsamı incelenmekle; borcun rehinle temin edilmediği, borcun vadesinin geçtiği ve borcun ödenmediği, şirketi kaşesi dışında iki imza-yetkilisine aitse şirket ve yetkili (avalist olarak) sorumlu olduğu, Yargıtay Hukuk Genl Kurulu'nun 05.10.2011 tarihli ve 2011/12-480 E., 2011/598 K. ile 04.04.2018 tarihli ve 2017/19-812 E., 2018/576 K. sayılı, 2017/12-268 E., 2020/729 K. Sayılı kararlarında belirtildiği üzere şirket kaşesi dışına atılan ikinci imzanın düzenleyen şirket lehine aval veren sıfatı ile atıldığının ve imza sahibinin de aval veren sıfatı ile borçtan şahsen sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, nitekim bu hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.10.2011 tarihli ve 2011/12-480 E., 2011/598 K. ile 04.04.2018 tarihli ve 2017/19-812 E., 2018/756 K. Sayılı kararlarında da benimsendiği anlaşıldığından talebin kabulüne...\" gerekçesiyle, İİK'nun 257 vd. maddeleri gereğince, alacaklının ileride ihtiyati hacizde haksız çıkması halinde karşı taraf olan borçlu/borçlular ile üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olması kaydıyla, borçlunun/borçluların gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının, alacağa yetecek kadar kısımlarının ihtiyaten haczine, alacaklının teminat olarak, talebe konu 1.500.000,00 TL alacağın % 15’i miktarındaki nakdi teminat tutarını veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz kayıtsız ve şartsız (hiçbir ihtara, ihbara gerek kalmaksızın) nitelikteki teminat mektubunu (şayet alacaklı bir banka ise kendisi dışındaki başka bir bankaya ait teminat mektubunu) nakit ise mahkeme veznesine yatırmasına, teminat mektubu ise, mahkemeye ibraz etmesine, alacaklı tarafından teminatın karşılandığı hususu resmi bir belge ile belgelendirilemediği takdirde ihtiyati haciz kararının uygulanmamasına karar verilmiştir.<br>İTİRAZ: Karşı taraflar  vekili, borcun varlığını kabul etmemekle birlikte, mevcut durumda borçlarının bulunmadığını, müvekkilleri ile alacaklı arasında kira ilişkisi bulunduğunu, müvekkillerinin, alacaklının taşınmazında kiracı sıfatıyla bulunmakta olup, kira ilişkisinden kaynaklanan edimlerin teminat altına alınması amacıyla alacaklıya 1.500.000,00 TL bedelli teminat senetleri verdiklerini ancak alacaklı tarafın, bu senetleri hukuka aykırı şekilde, asli borç senediymiş gibi takibe konu ettiğini ve ihtiyati haciz kararı aldırarak müvekkillerinin tüm varlığına ölçüsüz ve fahiş şekilde haciz uygulanmasını sağladığını, müvekkillerinin bugüne kadar borcunu ödeme konusunda son derece iyiniyetli davrandığını ve parça parça ödemeler gerçekleştirdiğini ancak, alacaklı tarafın yapılan ödemeleri kasıtlı şekilde yok saydığını, kötü niyetli hareket ettiğini, senetleri cebrî icraya konu etmek suretiyle müvekkillerini ekonomik olarak baskı altına almaya çalıştığını, senetlerin teminat senedi niteliğini göz ardı ederek ve yapılan ödemeleri yok sayarak, borçları olmadığı halde borçları varmış gibi cebrî icra tehdidiyle olmayan borcu tahsil etmeye çalışmasının  hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, taraflar arasında bu ödemelere ilişkin olarak whatsapp yazışmalarının mevcut olduğunu, yazışmalarda ödeme yapılan tarihler ve tutarların açıkça yer aldığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF EDİLEN ARA KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, \"...Talep, ihtiyati haczin kaldırılması talebidir. <br>İhtiyati haciz talep eden vekili 07/08/2025 tarihli murafaa duruşmasında alınan beyanında; itiraz haksız ve mesnetsiz olduğunu, itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirmede; İhtiyati haciz kararına itirazın yasal düzenlemelerinden de anlaşılacağı üzere, ihtiyati haciz kararına itiraz sebepleri sınırlı sayı ilkesine tabidir (tadadidir) ve şekli niteliktedir, tüm bu hususlarla birlikte muteriz borçlular vekilinin itiraz sebebinin ihtiyati hacze konu bononun teminat senedi olduğu yönündedir, kambiyo senetleri kural olarak temel ilişkiden aridir. Mücerretlik ilkesi geçerlidir ancak temel ilişki ile kambiyo senedi ilişkilendirilecek olursa (illiyet bağı kurulacaksa) yüksek mahkeme kararlarına baktığımızda sadece teminat yazılı olmasının yeterli olmadığı, bononun zorunlu unsurlar yazılarak bono üzerinde ise sebebi belirtilerek) illiyet bağının kurulması gerekmektedir. Somut olayımızda belirtilen hususlar olmadığından (İİK 265/1 Maddesi Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.) muteriz borçlular vekilinin ihtiyati haciz kararına itirazının reddine....\" gerekçesiyle,  ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf borçlular vekili, itiraz  dilekçesini  tekrarla,  müvekkillerinin bugüne kadar borcunu ödeme konusunda son derece iyi niyetli davrandığını, parça parça ödemeler gerçekleştirildiğini ancak alacaklı tarafın, yapılan ödemeleri kasıtlı şekilde yok saydığını, müvekkilleri ile alacaklı arasında kira ilişkisi kapsamında verilmiş olan teminat senetlerinin hukuken asli borç senedi gibi işleme konulmasının, alacaklının kötü niyetli tutumunun somut göstergesi olduğunu, ortada ciddi bir kötü niyet,  fahiş ve keyfî haciz uygulamalarının bulunduğunu, icra işlemlerinde ölçülülük ve orantılılık ilkeleri çerçevesinde değerlendirme yapılmasının hukuken ve hakkaniyet gereği zorunlu olduğunu, whatsapp yazışmalarında ödeme yapılan tarih ve tutarların açıkça belirli olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının  kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Talep, ihtiyati haciz kararına itirazın reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>2004 sayılı İİK'nın  257. maddesinde ''Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.<br>Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br>2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;<br>Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.''  hükmü düzenlenmiştir.<br>Aynı Yasa'nın  258/1 madde ve fıkrasında ise; \"İhtiyati hacze 50nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.'' hükmü yer almaktadır. <br>İİK'nın 265. maddesinde de “ Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz. '' düzenlemesi bulunmaktadır. <br>Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ihtiyati haciz talebinin kabulü için İİK'nın 257 ve 258. madde koşullarının oluştuğu, karşı tarafların  ileri sürdüğü itiraz sebeplerinin İİK'nın 265. maddesi uyarınca yerinde olmadığı ve bu itibarla, ilk derece mahkemesince itirazın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından, karşı taraflar vekilinin istinaf isteminin  HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.   <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Karşı taraflar vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4-İstinafa başvuran karşı taraflar vekili tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/10/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın  362/1.f  maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. \t\t\t\t<br><br><br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br><br>.....<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7bc38ff44064e2f8","SID":"ee7a3dc65da86dbb"}}