{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">TC.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  1. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t:  ... <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>BAŞKAN\t\t:  ... <br>ÜYE\t\t:  ... <br>ÜYE\t\t:  ... <br>KATİP\t\t:  ... <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/08/2025(Ek Karar)<br>NUMARASI\t\t:  ...  D. İş  ... Karar<br><br>DAVACI\t:  ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI\t:  ... <br>VEKİLLERİ\t: Av.  ... <br>\t  Av.  ... <br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Tedbir<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ : 12/11/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH\t: 12/11/2025<br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı (talep eden) vekili tarafından süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesi gereğince dosya incelendi: <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:<br><br>İhtiyati tedbir talebinde bulunanın ... ve Tic. A.Ş. iddia ve beyanlarında özetle; Davacı şirketin Sarıgerme,  ...  adresinde bulunan ... unvanlı otelin işletmeciliğini yaptığını, davalı şirketin ise davacı şirketin bu otelinin komşu parselinde, bölgede inşaat yasağı olmasına rağmen, gürültülü ve çevreye ağır rahatsızlık verecek şekilde inşaat faaliyetlerini  hukuka aykırı olarak yürüttüğünü, davalı şirket tarafından yürütülmekte olan hukuka aykırı inşaat faaliyetlerine  Valilik makamınca 01.05.2025 tarihinden itibaren inşaat faaliyetlerine yasak getirilmesine rağmen, davalı şirketin inşaat faaliyetlerini devam ettirdiğini, davacı şirket tarafından Ortaca Belediyesi'ne, İl ve İlçe Kültür Turizm Müdürlüğüne ve Kaymakamlığa bu konuda gerekli başvurular yapıldığını, Belediye tarafından inşaatın mühürlenmesi ve idari para cezası verilmesi  dahil gerekli yaptırım uygulanmasına rağmen, davalı şirket halen hem Muğla Valiliği'nin ve Ortaca Belediyesi'nin karar ve yaptırımlarını hiçe saydığını  hem de davacı şirketin müşteri şikayetleriyle karşı karşıya kalıp müşteri kayıplarına ve ticari itibar kaybına yol açtığını, davalı tarafın gerek valiliğin inşaat yasağı kararına gerekse kurumlara  yapılan başvurular sonucu verilen kararlara ve hatta kesilen para cezalarına aldırış etmeden  inşaata devam ettiğini,  davalı şirketin davacı şirkete ait otelin komşu parselinde yürütmekte olduğu inşaat faaliyetlerinin davacı şirketin oteline ve otelde kalan müşterilere maddi ve manevi rahatsızlık verdiğini, davacı şirketin ticari itibarınında zarar gördüğünü, davalı şirketin işbu dilekçe tarihi itibarı ile halen inşaata devam ettiğini, davalı şirketin haksız fiilleri nedeniyle davacı şirketin zarara uğradığının açık olduğunu, davalı şirkete söz konusu haksız fiilleri sebebiyle tazminat davası açılacağını, bu aşamada çevreye ve davacı şirkete daha fazla zarar verilmemesi için, davalı şirket tarafından davacı şirkete ait otelin hemen yan parselinde inşaat faaliyetleri yürütülen  ...  inşaatının durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece Mahkemesinin 22.8.2025 tarihli kararı ile;  6100 sayılı HMK'nın 389. maddesine göre ihtiyati tedbirin şartlarının mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi olarak açıklandığı, ayrıca tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği, buna göre davacı tarafından davalıya karşı açılacak olan davanın tazminat davası olacağı bildirilmiş olup, kanunda  ihtiyati tedbirin ancak uyuşmazlık konusu hakkında verileceğinin düzenlendiği, tazminat davasının konusu olmayan tedbir talebinin şartları oluşmadığı gerekçesiyle şartları oluşmayan tedbir talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı davacı şirket (talep eden) vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:<br>\t Davacı şirket (talep eden) vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ... adresinde bulunan ... unvanlı otelin işletmeciliğini yaptığını, davalı şirketin ise davacı şirketin bu otelinin komşu parselinde bölgede inşaat yasağı olmasına rağmen gürültülü ve çevreye ağır rahatsızlık verecek şekilde inşaat faaliyetlerini  hukuka aykırı olarak yürüttüğünü, işlemlerin durdurulması için istenilen tedbir talebinin açılacak dava konusu olayla ilgisi bulunmadığı ifade edilerek talebin reddedildiğini, Valilik makamınca 01.05.2025 tarihinden itibaren inşaat faaliyetlerine yasak getirilmesine rağmen,  davalı şirketin inşaat faaliyetlerini devam ettirdiğini, şirket tarafından Ortaca Belediyesi'ne, İl ve İlçe Kültür Turizm Müdürlüğüne ve Kaymakamlığa bu konuda gerekli başvuruların yapıldığını, Belediye tarafından inşaatın mühürlenmesi ve idari para cezası verilmesi  dahil gerekli yaptırım uygulanmasına rağmen işlemlerin devam ettiğini,   taraflarınca davalının inşaat yasağı kapsamında inşaat yapmaması için gerekli yasal yollara başvurulacak olup mahkemece yalnızca tazminat davası açılacağı hususuyla ihtiyati tedbir taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, tazminat davası davalıya karşı başvuracağımız yasal yollardan yalnızca biri olduğunu, asıl amaçlarının her geçen gün sona yaklaşmakta olan turizm sezonunda davalının tüm kurumların yasaklarına rağmen inşaata devam etmesi karşısında davalının bu eylemden geri bırakılmasını sağlamak olduğunu, davalı şirketin davacı şirkete ait otelin komşu parselinde yürütmekte olduğu inşaat faaliyetleri, davacı şirketin oteline ve otelde kalan müşterilere maddi ve manevi rahatsızlık verdiğini, söz konusu inşaat faaliyetlerinin turizm sezonunun en yoğun olduğu zamanda yürütülmesi bir yana , inşaat nedeniyle oluşan toz toprak yığınları, yüksek desibel içeren inşaat sesleri, kötü görüntü vb. nedenlerle davacı şirketin müşterilerinin de rahatsız olduğunu, müşterilerin şikayetlerde bulunduğunu, davacı şirketin ücret iadesi (reklamasyon) ve tazminat ödeme riski yaşadığını, ticari itibarı da zarar gördüğünü, şirket tarafından komşu parselde yapılan otel inşaatı sebebiyle ülkenin turizm sektörü ve imajı oldukça kötü etkilendiğini,  Türk Borçlar Kanunu(TBK) uyarınca haksız fiil teşkil ettiği gibi Türk Medeni Kanunu (TMK)'nun komşuluk hukukuna ilişkin hükümlerini de ihlal ettiğini, davalı şirketin fiillerinden doğan sorumluluğu kusurlu eylemleri nedeniyle hem TBK uyarınca haksız fiil sorumluluğu hem de TMK 730. Madde hükümleri uyarınca kusursuz sorumluluk hallerinden biri olan taşınmaz malikinin sorumluluğuna vücut verdiğini, (TMK. 737. Madde-730. Madde, TBK 49. Madde) davacı şirketin zarara uğradığının açık olduğunu, davalı faaliyetlerinin ihtiyati tedbir kararı verilmesinin gerektiğini, hatalı ret kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulünü, ihtiyati tedbir kararının kolluk ve icra müdürlüğü marifetiyle infazına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tHMK'nın  355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi; belirtilen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile ilgili konularla sınırlı olarak yapılmıştır.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebine ilişkindir.<br>Dava, davalıya karşı haksız fiil ve komşuluk hukukuna aykırı davranış sebebiyle tazminat davası açılacağından bu aşamada inşaatın durdurulması yönünde ihtiyati tedbir verilmesi istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı şirket vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>İhtiyati tedbir  6100 Sayılı HMK'nın 389 ve devamı  maddelerinde  düzenlenmiştir.  Davanın açılması ile  hüküm  arasında geçen  zaman içinde  müddeabihin  çeşitli  şekillerde  istenmeyen  değişikliklere  maruz  kalması veya  maruz  bırakılması  mümkündür. Bu değişiklikler  sonucu  davanın  sonunda  elde  edilebilecek  hükmün icrası,  mümkün olmayabilir veya  çok güçleşebilir. İşte  ortaya  çıkan  bu tehlikeyi  bertaraf  etmek amacıyla  ihtiyati  tedbir müessesesi  kabul edilmiştir.<br>HMK'nın 389/1.maddesinde “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” hükmü düzenlenmiş olup, aynı yasanın 391/3.maddesinde ise ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının gerekçeli olarak verileceği ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabileceği öngörülmüştür.<br>İhtiyati tedbire karar verilebilmesi için ihtiyati tedbire esas  olan bir hakkın bulunması ve ihtiyati tedbirin bir sebebinin mevcut olması gerekir. Yargılama sırasında mevcut durumun değişmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale gelmesi, gecikme sebebinin bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi söz konusu olan hallerde ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilmelidir. Görüldüğü üzere kanun koyucu bu konuda hakime oldukça geniş bir takdir alanı bırakmıştır. Ancak ihtiyati tedbire karar verilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya halen var olması da aranmaz. Dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için de her türlü tedbire karar verilebilir. Tedbir kararı verilebilmesi için davanın ispatına elverişli delil bulunması da zorunlu olmayıp, istekte haklı olma ihtimalinin mevcut olması yeterlidir. <br>Hemen belirtmek gerekir ki; ihtiyati tedbir talebini inceleyen hakimin davanın esası hakkındaki hükmünü peşinen ihdas ettiğinden söz edilemez. İhtiyati tedbire veya ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verirken hakim dava hakkındaki kanaatini yalnız ihtiyati tedbir talebi ile sınırlı olarak -kanunen gerektiği için- açıklamak durumundadır. Öte yandan ihtiyati tedbir kararı geçici nitelikte olup, durum ve şartların değişmesi ile her zaman değiştirilebilir.<br>HMK'nın 390/3.maddesine göre, tedbir talep eden taraf, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Burada sözü edilen ispatın ölçüsü ise “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında hakim, iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunu kabul etmekle birlikte,  aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle, ihtiyati tedbire karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır.<br>Somut olayda, davalı şirket tarafından, davacı  şirkete ait otelin hemen yan parselinde inşaat faaliyetleri yürütülen ... Otel inşaatının durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebi bulunduğu, davaya konu inşaatın davacıya ait parsel veya parsellere tecavüzlü olduğuna ilişkin herhangi bir iddianın bulunmadığı, davalı şirkete, inşaat faaliyeti sebebiyle müşterilerini rahatsız ettiği için  haksız fiilleri sebebiyle tazminat davası açılacağının belirtildiği, yerel mahkemenin 22/08/2025 tarihli gerekçeli ara kararla davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, karar yukarıda belirtilen nedenlerle davacı vekili tarafından istinaf edildiği anlaşılmıştır.<br>Somut olay değerlendirildiğinde, tazminat davasından önce karşı tarafa ait taşınmazdaki inşaatın durdurulması yönündeki talebinin bulunduğu, inşaat faaliyetlerinin uyuşmazlık konusu olduğu ve taraflara ait binalar ile inşaatın durumunun asıl dosyasında mahkemece yapılacak keşif sırasında tespit edilecek durumlara göre hareket edileceği bu aşamada talebin ilerde açılacak dava sonucuna ilişkin olduğu, davanın esasını çözer mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği anlaşıldığından davacı tarafın inşaatın durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara kararında usul ve esas yönünden 6100 sayılı HMK'nin 389. maddesindeki koşulların bulunmadığı, yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1-b/1 maddesine göre esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.   <br>HÜKÜM \t\t: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; <br>1-Davacı şirket vekilinin Muğla Asliye Ticaret  ...  Esas sayılı dosyasında verilen 22/08/2025 tarihli ara karar hakkındaki istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasın yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kullanılmayan gider avansı var ise yerel mahkeme yazı işleri müdürlüğünce ilgilisine iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-HMK'nın 359/4 maddesi gereğince, Dairemizin iş bu kesin kararının taraflara ilk derece mahkemesince resen tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile 12/11/2025 tarihinde karar verildi.\t<br><br><br>Başkan<br> ... <br><br>Üye<br> ... <br><br>Üye<br> ... <br><br>Katip<br> ...  <br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"09d06829244971c7","SID":"4391f75314d47a72"}}