{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/1075 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1194<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 30/05/2025 ara karar <br>NUMARASI\t: 2025/52 E. <br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davacı vekili tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ... Film Yapım ve Dağıtım A.Ş. tarafından sosyal medyada, açık alanlarda gösterimi planlanan ve gösterime sunular “... ...” adlı film; içerdiği sahne, anlatım ve mesajlar itibariyle kamu düzenini, milli güvenliği tehdit ettiğini, toplumsal barışı zedelediğini, dini değerlere saldırı niteliği taşımakta ve nefret suçu unsurları içerdiğini, şefkat ve merhamet yuvası olan Yetimhane'yi adeta satanist bir mekana dönüştüren ve hangi amaca hizmet ettiği tarafımızca bilinmeyen Yetimhane 'de çekilen bir korku filmi için Hristiyanların mukaddesatından olan Haç işareti de kullanılıp kötü ruhların hakim olduğu bir mekan olarak ... ...'nin seçilmesi, Yetimhane'nin ve Büyükada'daki Kiliselerin ve görevlilerinin üzerine halkın nefretini çekeceği ve bazı müessif olaylara yol açacağı için Patrikhane tarafından izin verilmediğini, davalının Adalar Kaymakamlığı'na 12.12.2024 tarihli vermiş olduğu dilekçede de açıkça görüleceği üzere Kaymakamlığa ve İl Kültür ve Turizm Bakanlığı'na film için “...” adıyla başvurulduğu, davalının resmi merciileri yanıltmak maksadı ile hareket ederek gerçek dışı beyanda bulunduğunu, ... ... adı altında ne resmi ne de özel bir izin bulunmaksızın usul ve yasaya aykırı hareket edildiğini, Davalı ...'ün ilgili resmi ve özel kurumlardan izin alınması denmesine rağmen resmi merciileri de yanılttığı, izin alınmadığı gibi usulü prosedüre de riayet etmediği ve adeta farklı bir algı yaratarak üstelik tam bir hadsizlik örneği sergilemiş, Türk Patent Kurulu'na “... ...” ismi ile ... başvurusunda bulunmuş ve bir dizi usulsüzlük ile haksız menfaat elde etmeye çalıştığını, Türk Patent Kurulu, 2024/... Başvuru Numaralı, 16.09.2024 tarihli ... başvurusu hakkında SMK md. 5/1(ğ) gereğince başvurunun ; “Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren İşaretler “içermesi nedeniyle ret kararı verdiğini, sadece iç barışı değil, uluslararası ilişkilerde de olumsuz imaj yaratacağını, filmin çekiminden sonra “... ...” adıyla filmin afişleri “18 Nisan'da sinemalarda” kaydıyla ilan edildiğini, filmin bu ad ve konuyla gösterime girmesi, özellikle İstanbul'daki, Ada'daki Kiliseler, manastırlar, bütün Hristiyan mezarlıkları ve görevlilerine karşı ön yargılı kimselerin nefretini çekecek ve kamu düzenini bozan ve ayrıca Hristiyan vatandaşlara ve dini imkânlarına tecavüz hadiselerine yol açacağını, dava konusu film, TCK m.216 kapsamında \"halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve dini değerleri aşağılama\" suçunun unsurlarını taşımakta olup, açıkça nefret suçu oluşturduğunu, bu içeriklerin yayılması; toplumsal huzurun bozulmasına, dinler arası çatışma riskinin artmasına, hatta potansiyel güvenlik zafiyetlerine yol açacağını, bu sebeple CMK'nın 123. ve 127. maddeleri gereği ve suçun işlenmesinin önlenmesi ve kamu güvenliğinin sağlanması amacıyla, “... ...” adlı filmin gösteriminin durdurulmasını, sonuç olarak yasaklanmasına yönelik karar alınmasını, yine TMK. md. 25/1'in açık hükmüne göre de “saldırı tehlikesinin önlenmesi” kararının verilmesini talep zarureti doğduğunu beyan ve gerekçelerle “... ...” adlı filmin gösteriminin toplum düzenine, milli güvenliğe, dini değerlere açıkça aykırı olması ve nefret suçu oluşturması nedeniyle durdurulmasına, filmin kamuya açık biçimde gösteriminin tamamen yasaklanmasına, kararın ilgili kurumlara (valilik, RTÜK, Kültür ve Turizm Bakanlığı vs.) tebliğine,  Youtube  \"https://.../...?si=...\" linkinde yayınlanan fragman için erişim engeli kararı verilmesine, her türlü hukuki ve cezai başvuru hakları ve tazminat hakları saklı kalmak üzere tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesi 15/04/2025 tarihli ara kararı ile;\"1-6100 sayılı HMK'nun 389-390. maddeleri ile 5846 sayılı FSEK'nun 77. maddesi gereğince takdiren 1.000.000,00 TL( bir milyon türk lirası) nakdi veya aynı miktarda kesin ve süresiz teminat mektubu ibrazı koşuluyla İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN KABULÜNE, 2- \"... ...\" adlı filmin Sinemalarda Vizyona Girmesinin Önlenmesine, 3-\"... ...\" adlı filmin Youtube “https://.../...?si=...” linkinde yayınlanan fragmanı için Erişim Engeli Kararı Verilmesine,4-HMK'nın 393/2 maddesi gereğince  bu tedbirin İstanbul Nöbetçi İcra Dairesi aracılığıyla infazına, 5-HMK ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki 7251 Sayılı Kanununun 393/1 maddesi gereği bu kararın, tedbir isteyen tarafa tebliğinden  itibaren 1 hafta içinde teminat yatırılmadığı takdirde ya da teminat yatırılsa bile aynı süre içinde kararın infazı için ilgili icra dairesine başvurulmadığı takdirde, tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılacağının talep eden tarafa ihtarına,5-HMK 398/1 maddesi gereği ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymayan veya tedbir kararına aykırı davranan kişi/kişilerin, altı aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılacağı hususunun ihtarına,\" şeklinde karar verildiğini, İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili 25/04/2025 tarihli dilekçesinde özetle; Husumet itirazlarının mevcut olduğunu, kayıt tescil belgesinden de görüleceği üzere davanın neden müvekkiline karşı açıldığı taraflarınca anlaşılamadığını, filmin yapımcısının müvekkili olmadığını, ... ... Film Yapım ve ... Ticaret Limited Şirketi olduğunu, davacının iddia ve taleplerinin belirsiz olduğunu, savunma hakkımızı kısıtlar nitelikte olmasına rağmen HMK 31'de belirtilen \"hakimin aydınlatma ödevi\" ve HMK 194'te yerini bulan \"somutlaştırma yükümlülüğü\" gereği talepte bulunulmalı aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, söz konusu usul hükümleri yerine getirilmediğini, bilakis böyle bir dava dilekçesiyle ihtiyati tedbire hükmedilerek geri dönülmez zararlara sebep olduğunu, söz konusu davada davacı tarafından davanın neye istinat edildiği belli olmadığını yer yer TMK yer yer TCK belirli belirsiz ise SMK'nın adı geçtiğini ancak davanın neye istinat edildiği belirtilmediğini, kararın gerekçesiz olduğunu gerekçeli karar yalnızca şeklen değil içeriği itibariyle de geçerli bir gerekçe olması gerektiğini, kararın tedbir ara kararı olması da buna istisna olmadığını, hükümle gerekçe arasında illiyet bağının olmadığını, davacının müvekkilinin patent başvurusundan yola çıkarak ulaştığı sonuç en hafif tabirle kötü niyetli olduğunu, Dreamhouse tarafından da işbu \"... ...\" filmi için yapılan kayıt tescil başvurusu neticesi ilgili idarece film izlenerek \"... ...\" ismiyle kayıt tescil ettirildiğini, bakanlık tarafından yapılan başvuru incelemesi neticesi davacının filmi izlemeden yaptığı yalan yanlış algıların gerçeği yansıtmadığı ve filmin davacının mesnetsiz ve saçma iddialarının içi boş olduğu görülmüş olmasına rağmen verilen tedbir kararı açıkça hukuka aykırı olup davanın mahiyeti ve netice-i talebi de düşünüldüğünde hakimin tarafsızlığı ilkesinin ihlali olup açıkça ihsas-ı rey hükmünde olduğunu, tedbire itirazın reddi halinde terditli olarak ters teminat taleplerinin bulunduğunu beyan ve gerekçelerle öncelikle husumet nedeniyle davanın reddi ve dolayısıyla tedbir kararının tabii olarak kaldırılmasını, hukuka ve usule aykırı 15.04.2025 tedbir tarihli kararın itirazları doğrultusunda kaldırılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise teminat miktarı filmin gösteriminin durdurulmasından ötürü uğranacak zararın miktarına nispetle çok cüz'i kaldığından arttırılarak yeni bir miktar belirlenmesini, mahkemece verilmiş 25.04.2025 tebliğ tarihli tedbir ara kararına itirazları ile  1 ve 2 Nolu talepleri kabul görmeyecekse; HMK md.395 uyarınca tarafımıza hükmedilecek (ters) teminat karşılığında \"... ...\" isimli sinema filminin gösteriminin durdurulmasına yönelik tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin dilekçesine karşı 21/05/2025 tarihli dilekçesinde özetle; Davalının dilekçesi bütün itibariyle Kanunu dolanmak ve gerçeği saklamak üzerine hazırlandığını, gerek yazılı gerek ise görsel ... içeriklerinde boy boy gösterilen ... ... adlı filmin afişlerinden de filmin yapımcısının “...” olduğunu, davalının arkasına sığınmaya çalıştığı şirket ... ... şirketinin 26.11.2024 tarihinde tek ortaklı limited şirket olarak kurulduğunu, münferiden temsile yetkili tek kişisinin de müdür sıfatı ile ... olduğunu, bütün bunlara rağmen Davalı  savunmasında husumetin ... ... Film Yapım ve ... Ticaret Limited Şirketi’ne yöneltilmesi gerektiğini iddia ettiğini, davalı tarafın bu beyanı da açıkça kanunu dolanmak, düzmece bir şirketin arkasına sığınmak amacında olduklarını adı geçen ... Şirketi’nin MERNİS Kaydı incelendiğinde, kuruluş tarihinin 26.11.2024 olduğu açıkça görüldüğünü, Mahkemeye sundukları Sinema Şube Müdürlüğü tarafından Valilik Makamına hitaben yazılan E-52808538-2119.99-4176731 sayılı, çekim izni ... konulu yazının tarihinin ise, 14.10.2024 olduğunu, davalının şirketin kuruluşundan önce başvuru yaptığı açıkça görüldüğünü, filmde, özellikle dini değerleri ve belirli bir kitleyi hedef alan ifadeler ve kurgular aracılığıyla dini ayrımcılığı körükleyen, kin ve düşmanlığa sevk eden, milli güvenlik hassasiyetlerini zedeleyen sahneler bulunduğunu, davalı tarafın iddiasının aksine taleplerinin açık olduğunu, davalının iddia ettiği gibi gerekçesiz bir kararın söz konusu olmadığını, ... Yetimhanesinin sahibi olan İstanbul ... ... Patrikhanesi’nden ise ne isim ne de yer olarak Yetimhanenin kullanılması hakkında hiçbir izin almadığını, böyle bir iznin asla olmadığını görmezden geldiğini, davalı, Türk Patent Kurulu’na “... ...” ismi ile “...” başvurusunda bulunmuş ve bir dizi usulsüzlük ile haksız menfaat elde etmeye çalıştığını, TPMK tarafından Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi gerekçe gösterilerek başvurunun reddine karar verildiğini, tedbir Kararının devamı zaruri olduğunu, mahkeme tarafından belirlenen mevcut teminat, tedbirin yol açabileceği olası zararları karşılamaya yetecek niteliktedir. Ters teminat talebi hukuki mesnetten yoksun olduğunu beyan ve gerekçelerle davalı tarafın haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazının reddi'ne, davanın kabulü ile filmin kamuya açık biçimde gösteriminin tamamen yasaklanmasına  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesi 30/05/2025 tarihli ara kararı ile; Tüm dosya kapsamı,  TPMK'nın 2024/... Başvuru Numaralı, 16.09.2024 tarihli ... başvurusu hakkında SMK md. 5/1(ğ) gereğince başvurunun ; “Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren İşaretler “içermesi nedeniyle ret kararı verildiği, davalının film çekmek için talep etmiş olduğu izin taleplerinin reddedildiğini, yaklaşık ispat şartı dikkate alınarak talebe konu tedbir yönünden yasal şartların oluştuğuna kanaat getirilmekle,\" davacının tedbir talebinin kabulü yönünde tesis edilen tedbir ara kararına davalı vekilinin itirazlarının reddine,\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin tedbir talebinin kabulüne yönelik ara kararanın mesnetsiz, usul ve yasaya aykırı olduğunu, verilen tedbire itirazlarının kabul edilmediğini,  HMK 31'de belirtilen \"hakimin aydınlatma ödevi\" ve HMK 194'te yerini bulan \"somutlaştırma yükümlülüğü\" itirazlarının mahkemenin 07.07.2025 tarihli tensibiyle haklı bulunduğunu, buna rağmen tedbirin kaldırılması gerekirken söz konusu usul hükümleri yerine getirilmediğini, tedbire hükmedilmesinin geri dönülmez zararlara sebep olduğunu,  davacının iddia ve taleplerinin neye dayandırıldığı muallak olduğunu, farklı kanunlara yapılan belli belirsiz göndermeler nedeniyle hem savunma haklarının elinden alındığını, hemde usul kaideleri çiğnendiğini,  Yargıtay İçtihatlarıyla da birbirine bağlı bu iki temel usul ilkesinin yerine getirilmemesi halinde eksik ve hatalı bir yargılama yapılacağının açıkça belirtildiğini, davacının davasını somutlaştırmadığını somutlaştırılmamış bir dava ile \"yaklaşık ispat şartının\" karşılanmış olması mümkün olmadığını,  hayatın olağan akışına da aykırı olacağını, Mahkemenin hatalı tedbire itirazın reddi kararından dönmek yerine tedbire itirazlarının reddinin hatalı olduğunu,  Mahkeme’nin görevli olduğu düşünülse dahi FSEK madde 16'ya dayanılarak huzurdaki davanın davacının eser sahibi olmaması nedeniyle aktif husumet ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini,  dava konusu sinema filmde yer alan “... ...” adlı eser, FSEK'in  4 maddesinin 1. fıkrasının 3 numaralı bendinde ifade edildiği üzere mimari eser olduğunu, mimari eser, 1898-1899 yıllarında bir Fransız şirketi tarafından otel olarak inşa edildiğini, 1903-1964 yılları arasında yetimhane olarak hizmet veren eser, Avrupa'nın en büyük, Dünyanın ise ikinci en büyük ahşap yapısı olarak kabul edildiğini, mimarı İstanbullu Fransız asıllı mimar ... ... olduğunu, “... ...” isimli mimari eser bakımından FSEK’in 14, 15 ve 16. maddelerinde öngörülen manevi haklar, ... ...’ye ait olduğunu, manevi haklar, miras yoluyla intikal edip terekeye dahil olmadığını,  bu hakları kullanma yetkisine sahip olan kişilere intikal ettiğini, Mimar ... ..., 2 Mayıs 1921 tarihinde vefat ettiğini, dava açılış tarihi itibariyle ölümünden itibaren 104 yıl geçtiğini,  FSEK’in 14, 15 ve 16. maddelerin 3. fıkralarında eser sahibine tanınan hakları kendi namına kullanabilme yetkisi, FSEK m.19/5 gereğince Kültür ve Turizm Bakanlığı’na geçtiğini, eser sahibinin yaşadığı müddetçe ve ölümünden itibaren 70 yıl boyunca devam ettiğini,  “... ...” adlı mimari esere ilişkin mali hakların koruma süresi de sona erdiğini,  söz konusu mimari eserin günümüzdeki sahibinin İstanbul ... ... Patrikhanesi olduğu davacının sunduğu tapu kaydında görüldüğü üzere İstanbul ... ... Patrikhanesi, söz konusu mimari eserin FSEK kapsamında eser sahibi değil, eşya hukuku anlamında maliki sıfatını taşıdığını, İstanbul ... ... Patrikhanesi’nin ve onu temsil eden davacı ...’nin mimari eser üzerinde FSEK kapsamında sahip olduğu herhangi bir hakkı bulunmadığını, “... ...” adlı mimari eserin, dava konusu sinema filminde yer alması nedeniyle ne davacı ve İstanbul ... ... Patrikhanesi’nin FSEK kapsamında dava açabilme noktasında korunmaya değer hukuki bir menfaati bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, mahkemece verilen ara kararların gerekçesiz olduğunu,  Dreamhouse \"... ...\" filminin kayıt tescilini aynı isimle aldığı söz konusu film Kültür Bakanlığı yetkililerince de izlenip onay verildiğini, mahkemenin gerekçesinde kısaca tek gerekçe olarak gösterdiği SMK madde 5'e dayanan gerekçenin de içi boş ve mesnedi bulunmadığını, mahkeme ara kararında davacının tutarsız ve anlamsız bir iddiasını gerekçe olarak gösterdiğini,  SMK madde 5(ğ) nedeniyle \"... ...\" ismine yönelik yapılan patent başvurusunun reddedilmesi dolayısıyla böyle bir talepte bulunulması mümkün olmadığı gibi mümkün olduğu düşünülse dahi davacı bu hakka başvurma ehliyetine sahip olmadığına, ilgili eser bir belgesel olmayıp kurgu ögeler barındırması eser vasfının bir gereği olduğunu,  buna dayanan mesnetsiz iddiaların dikkate alınması FSEK ve SMK'nın ihlali anlamına geleceğini, mezkur filmde kişilik haklarının ihlalini oluşturabilecek hiçbir husus bulunmadığını, kişilik haklarına dair bir dava güdülecekse de Yerel Mahkeme görevsiz olduğunu, görevli Mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olacağını, davacının eserin kişilik haklarının ihlal edildiğine yönelik açıklamaları da absürt olduğunu, davacı film ile belgeseli karıştırdığını,  DREAMHOUSE'un yaptığı sinema filmi olayların kronolojik olarak anlatıldığı bir dokümanter olmadığını,  Mahkemece davacının davasının hiçbir tutar yanı ve mantığı olmaması bir yana davacının yargılama neticesi ancak ispatlanabilecek somutlaştırılmayan ve savunma haklarını ellerinden alır nitelikte bir dava dilekçesiyle teminat miktarının çok üzerinde bir yapım maliyetine mal olan; üstelik yayınlanmasının durdurulması halinde film üzerinde hak sahibi olan yapımcı, yönetmen, icracı sanatçı, özgün müzik yapımcısı gibi sayısı ziyadesiyle fazla olan kişinin hakkına oranla kötü niyetli iddiası haricinde hiçbir şekilde iddiasını bir delile dayandıramayan davacının talebi üzerine tedbir kararı verilmesi hiçbir usul ve kanuna dayanmadığını,  filmin vizyona girmesiyle aynı tarihte alınan bu ihtiyati tedbir kararıyla birlikte filmi izleme planı yapan seyirci de mağdur olup filmin vizyondan kaldırıldığı halinde geriye dönülemez zararların ortaya çıktığında ve hak sahiplerinden daha öte zararların da ortaya çıktığını, itirazlarının kabul görmeyerek tedbir kararının kaldırılmaması nedeniyle teminat bedelinin çok üzerinde bir maliyete mal olan filmin zararına karşılık olarak 1.000.000 Tl gibi cüz’i bir teminat takdir edilmesi hak ve nesafet kurallarına aykırı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkemenin 30/05/2025 tarihli ara kararının kaldırılarak tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ<br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı, hem yasal dayanakları hem de somut olayın özellikleri bakımından tamamen yerinde olduğunu, davalı tarafın istinaf başvurusunda ileri sürdüğü iddialar, ihtiyati tedbirin niteliği ve amacı ile bağdaşmadığını, kararın geçerliliğini veya hukuka uygunluğunu ortadan kaldıracak herhangi bir unsur içermediğini,  “... ...” gibi toplumsal ve dini ve etnik anlamda sembolik bir yapının provoke edici biçimde kamuya sunulmasının önlenmesi, hem hukuki yararın korunması hem de telafisi imkansız zararların engellenmesi bakımından zorunlu olduğunu, bu nedenle tedbirin devamı hakkaniyetin ve kamu vicdanına uygun olduğunu belirterek davalının istinaf isteminin reddine ihtiyati tedbirin devamına karar verilmesini talep etmiştir.<br> GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı tarafından dava dilekçesi ile Davalı ... ... Film Yapım ve Dağıtım A.Ş. tarafından sosyal medyada, açık alanlarda gösterimi planlanan ve gösterime sunular “... ...” adlı filmin gösteriminin durdurulmasına, filmin kamuya açık biçimde gösteriminin tamamen yasaklanmasına, kararın ilgili kurumlara (valilik, RTÜK, Kültür ve Turizm Bakanlığı vs.) tebliğine,  Youtube  \"https://.../...?si=...\" linkinde yayınlanan fragman için erişim engeli kararı verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.Kültür Ve Turizm Bakanlığı Yerli Sinema Eserlerine İlişkin  06/03/2025 tarihli kayıt tescil belgesinde yapımın adının \"... ...\", Yapımcının ... ... Film Yapım Ve ... Tic. Ltd.,olduğu belirtilmiştir.  TPMK'nın 2024/... Başvuru Numaralı, 16.09.2024 tarihli ... başvurusu hakkında SMK md. 5/1(ğ) gereğince başvurunun ; “Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren İşaretler “içermesi nedeniyle ret kararı verilmiştir.Davalı vekilinin istinaf başvurusunda; davacının talebinin açık olmadığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının ... ...'nin maliki ise de eser üzerinde hakkı bulunmadığını, bu nedenle dava açamayacağını, Dreamhouse \"... ...\" filminin kayıt tescilini aynı isimle aldığı söz konusu filmin Kültür Bakanlığı yetkililerince de izlenip onay verildiğini, mahkemenin gerekçesinde kısaca tek gerekçe olarak gösterdiği SMK madde 5'e dayanan gerekçenin de içi boş ve mesnedi bulunmadığını ileri sürmektedir.5846 sayılı  Fikir Ve Sanat Eserleri Kanunun 1.maddesinde Kanunun amacı düzenlenmiştir. Madde (1);  Bu Kanunun amacı, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek, öngörülen esas ve usullere aykırı yararlanma halinde yaptırımları tespit etmektir.FSEK 76. Maddeye göre;(Değişik birinci fıkra: 22/12/2016-6769/189 md.) Bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile bu Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme, Sınai Mülkiyet Kanununun 156 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdir.Türk Medeni Kanunu Madde 24- Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da Kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.Somut olayda dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı vekilinin dava dilekçesindeki talebinde;  Davalı ... ... Film Yapım ve Dağıtım A.Ş. tarafından sosyal medyada, açık alanlarda gösterimi planlanan ve gösterime sunular “... ...” adlı film; içerdiği sahne, anlatım ve mesajlar itibariyle kamu düzenini, milli güvenliği tehdit ettiğini, toplumsal barışı zedelediğini, dini değerlere saldırı niteliği taşımakta ve nefret suçu unsurları içerdiğini, şefkat ve merhamet yuvası olan Yetimhane'yi adeta satanist bir mekana dönüştüren ve hangi amaca hizmet ettiği taraflarınca  bilinmeyen Yetimhane 'de çekilen bir korku filmi için Hristiyanların mukaddesatından olan Haç işareti de kullanılıp kötü ruhların hakim olduğu bir mekan olarak ... ...'nin seçilmesi, Yetimhane'nin ve Büyükada'daki Kiliselerin ve görevlilerinin üzerine halkın nefretini çekeceği ve bazı müessif olaylara yol açacağı için Patrikhane tarafından izin verilmediğini, kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren İşaretler “içermesi nedeniyle ret kararı verdiğini, sadece iç barışı değil, uluslararası ilişkilerde de olumsuz imaj yaratacağını, İstanbul'daki, Ada'daki Kiliseler, manastırlar, bütün Hristiyan mezarlıkları ve görevlilerine karşı ön yargılı kimselerin nefretini çekecek ve kamu düzenini bozan ve ayrıca Hristiyan vatandaşlara ve dini imkânlarına tecavüz hadiselerine yol açacağını, dava konusu filmin, TCK m.216 kapsamında \"halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve dini değerleri aşağılama\" suçunun unsurlarını taşımakta olup, açıkça nefret suçu oluşturduğunu, bu içeriklerin yayılması; toplumsal huzurun bozulmasına, dinler arası çatışma riskinin artmasına, hatta potansiyel güvenlik zafiyetlerine yol açacağını bu nedenlerle “... ...” adlı filmin gösteriminin durdurulmasını, sonuç olarak yasaklanmasına yönelik karar alınmasını ve  TMK. md. 25/1'in açık hükmüne göre de “saldırı tehlikesinin önlenmesi” kararının verilmesini, tazminat hakları saklı kalmak üzere tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep  etmiş olup, davacı tarafça FSEK 1. Maddesinde düzenlendiği şekilde, FSEK'den kaynaklanan herhangi bir hakkın ileri sürülmediği, uyuşmazlığın FSEK'den kaynaklanan bir uyuşmazlık olmadığı, davacı vekilince, davalı tarafça yayınlanmak istenen sinema filminin,  Hristiyan vatandaşların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve kişilik haklarının zedelenmesi ihtimalinin bulunduğunu ileri sürdüğü, uyuşmazlığın çözümünde TMK 24. Madde ve genel hükümlerin uygulanacağı anlaşılmıştır.Dairemizce HMK 355. Madde gereğince resen yapılan incelemede; mahkemenin görevli olması HMK 1. Madde gereğince kamu düzeniyle ilgili ve HMK 114/1-c maddesi gereğince dava şartlarından olmakla, mahkemece resen görevli olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, davalı tarafça görev itirazında bulunulduğu, HMK 390. Madde gereğince  ihtiyati tedbir kararının görevli ve yetkili mahkemece verilmesi gerektiği anlaşılmakla, mahkemenin öncelikle görev hususunu resen değerlendirmesi gerekirken görevli olup olmadığı değerlendirilmeden yargılamaya devam olunması usul ve yasaya uygun görülmemiş, ilk derece mahkemesinin tedbire itirazın reddine ilişkin kararının kararının 6100 Sayılı HMK 355. Madde ve 353/1-a-3 maddesi gereğince kaldırılmasına, mahkemece görev itirazını değerlendirerek yargılamaya devam etmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, ancak dosya kapsamına göre davalı tarafın tedbire itirazlarının görevli mahkemece değerlendirilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30/05/2025 tarihli 2025/52 tarihli tedbire itirazın reddi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince kaldırılmasına, 2- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,4- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"184a3c38a808962c","SID":"5084f6827eda0625"}}