{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL <br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1115 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1261<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 27/06/2025<br>NUMARASI\t: 2025/278 Esas, 2025/503 Karar<br>DAVA: Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)<br>KARAR TARİHİ: 09/10/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Holding'in gayrimenkul yatırımları alanında, diğer müvekkili ... Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. nin özel hastane işletmeciliği alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili gerçek kişinin ise her iki şirketin sahibi ve şirketlerin borçlarına müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, iflasa tabi kişilerden olmadığını, müvekkili şirketlerin zaman içinde ekonomik durumlarının bozulduğunu, bu yüzden konkordato teklifinde bulunmak zorunda kaldıklarını, dosyaya sundukları konkordato projeleri kapsamında müvekkillerinin borçlarını ödeyeceğini ileri sürerek konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP <br>Bir kısım müdahil alacaklılar vekilleri konkordato tasdiki talebinin reddine karar verilmesini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; konkordato komiser raporlarına göre, İİK’nun 289/3’uncu maddesi kapsamında “kesin mühlet” şartı olan konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı ve davacı şirketlerin borca batık oldukları gerekçesiyle her üç davacı yönünden koşulları oluşmayan konkordato tasdiki talebinin reddine, ... Holding A.Ş. ve ... Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.'nin borca batık olmaları nedeniyle iflaslarına, iflasın 27/06/2025 tarih ve saat 15.02 itibariyle açılmalarına, her iki şirket yönünden iflas tasfiyesinin adi tasfiye usulüne göre yapılmasına, tüm tedbir kararlarının kaldırılmasına, konkordato komiser heyetinin görevine son verilmesine ve kararın ilanına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ<br>Karar yasal süresinde davacılar vekili ile müdahil alacaklı ... ... Otel Tüketim Ürünleri Tekstil Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacılar vekili istinaf nedenleri olarak; borca batıklık durumu oluşmadığı halde iflas kararı verildiğini, istinaf dilekçesi ekinde sundukları yeminli mali müşavir raporuna göre şirketlerin borca batık olmadığını, aksine öz varlıklarının yüksek olduğunu, Konya'daki natamam hastane binası ile arsanın gerçek değerinin tespit edilemediğini, dosyadaki banka eksper raporuna ve istinaf dilekçesi ekinde sundukları 22.07.2025 tarihli SPK lisanslı gayrimenkul değerleme şirketinden aldıkları rapora göre hastane binası ile arsanın gerçek değerinin bilirkişi raporunda belirlenenden çok daha fazla olduğunu, hastane ruhsatı bedelinin de çok düşük hesaplandığını, belirlenen bu düşük bedelin dahi rayiç değer tespitine ilişkin rapora işlenmediğini, 14.07.2025 tarihli sağlık yönetimi uzmanı tarafından hazırlanan istinaf dilekçesi ekinde sundukları rapora göre hastane ruhsat bedelinin çok daha fazla olduğunun tespit edildiğini, şirket tarafından keşide edilen çeklerin borçlara dahil edildiğini, bu çeklerin çoğunun teminat çeki olduğunu ve lehtarlar tarafından keşide eden şirkete iade edildiğini, iade olunan çek bedellerinin bilançodan düşülmesi neticesinde şirketlerin borca batık durumda olmadığının görüleceğini, nakit alım tabloları incelenmeden düzenlenen komiser raporuna dayanarak karar verilmesinin hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkının ihlaline sebebiyet verdiğini, komiser raporunun karar duruşmasından 3 gün önce tebliğ edildiğini, raporun incelenmesi ve itirazların yapılabilmesi için yeterli süre verilmediğini, davacı Göztepe şirketi yönünden hastane olması nedeniyle kamu menfaati gereğince konkordato talebinden feragat ettiklerini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>Müdahil alacaklı ... ... Otel Tüketim Ürünleri Tekstil Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf nedenleri olarak; ön projede yer alan konkordato kaynaklarının dayanağına yer verilmediğini, tahsili mümkün olmayan hesapların kaynak gösterildiğini, aslında hiç var olmayan \"borç\" kalemlerinin bilançoya işlendiğini, davacının \"hileli\" şekilde iflas etmeye çalıştığını, davacı şirketlerin kötü niyetli işlemleri apaçık ortada olmasına rağmen konkordato komiser heyetince bunların tamamının görmezden gelinerek üstünün kapatılmaya çalışıldığını, konkordato projesinin başarıya ulaşamayacağı belli olmasına rağmen geçici mühlet süresinin beklenerek alacaklıların mağduriyetine göz yumulmasının fahiş hata olduğunu, davacı şirketler tarafından dosya kapsamına stok sayım listelerinin, 27.03.2025 tarihli tüm alacak ve borçların vadelerini gösteren listelerin, bağımsız denetimde kayik yetkisinin olup olmadığına ilişkin belgenin, çeklerle alacak senet listesinin, borç senetleri listelerinin, iflas halinde alacaklıların eline geçemesi muhtemel alacak miktarını gösteren tabloların ve nakit akım tablosunun dosya kapsamında ikmal edilmediğini, davacı tarafından İİK 286. madde gereğince zorunlu belge niteliğine haiz hiçbir belge dosya kapsamında ikmal edilmediğinden mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken iflas kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, borçlu şirket tarafından dosya kapsamına eksik evrak sunulması nedeniyle geçici mühlet kararının dahi verilmemesi gerektiğini, davacı şirketler tarafından nakit akım tablosu dosyaya sunulmadığı gibi muvazaalı işlemlerle borca batıklık durumu oluşturulduğunu, davacı şirketler tarafından mali tablolarla oynanarak bilinçli şekilde bilançonun zayıflatıldığını, bu hususun komiser heyeti tarafından fark edilmesine rağmen görmezden gelinerek adeta yok sayıldığını, davacı şirket ... tarafından dosyaya sunulan gelir tabloları incelendiğinde, her geçen yıl satışları artmış olmasına ve ticari faaliyetlerinden kar elde etmesine rağmen finansman giderlerini her geçen yıl fahiş oranda artırarak planlı şekilde bilançolarını zayıflattığını, dönem zararının tamamının hayali bir şekilde oluşturulan finansman giderleriyle ortaya çıktığını, salt bu hususun dahi davacı şirketlerin \"borca batıklık görünümü\" elde etmek için rakamlarla oynadığının en açık ispatı olduğunu, konkordato komiser heyeti tarafından finansman giderlerinin hangi kalemlerden oluştuğunun ve gerçekçi olup olmadığının incelenmesi gerekirken bu hususa dair yalnızca üç satırlık bir tespit yapılarak geçiştirildiğini, davacı tarafça dosyaya sunulan bilançolarda 2022 ve 2023 yılında \"0\" olan stok durumunun 15 milyona yakın olmasının ve verilen sipariş avanslarının bir anda 700 - 800 bin bandından 17 milyona çıkmasının dahi ilk bakışta bilançodaki dalgalanmaların anormal olduğunu gösterdiğini,19.06.2025 tarihli geçici mühlet dönemine ilişkin komiser heyeti raporu incelendiğinde, ... şirketinin 31.03.2025 tarihine ait rayiç bilançosundaki borçların yani bilançosunun eksi bakiye çıkmasına sebep olan borçların, neredeyse tamamının aval olunan çeklerden kaynaklı borç olduğunu, aval verilen çeklerin hangi şirketlere hangi ticari ilişkiye istinaden verildiği gibi hususların hiçbirinin aydınlatılmadığını, komiser heyeti tarafından bu hususlar denetlenmeden hazırlanan raporla iflas kararı verildiğini, davacı şirketin sözde aval olduğunu iddia ettiği muvazaalı borçlanmalarla hileli şekilde iflas ettiğini, taraflarınca yapılan çok basit bir araştırmayla ... şirketinin 2024 tarihinde ... ...'ya devredildiğinin öğrenildiğini, her nedense şirket devralındıktan 6 ay sonra konkordato davasının açıldığını, yalnızca ... şirketinin değil, ... Holding şirketinin de 2023 tarihinde ... ... tarafından devralındığını ve şirketin tüm kaynaklarının bu tarihten itibaren kaçırılmaya ve şirketin bilançolarıyla oynanmaya başlandığını, ... ... tarafından çok kısa süre önce devralınan 2 şirketin aynı anda iflasa sürüklenmesinin hayatın olağan akışına ve tüm ticari teamüllere aykırı olduğunu, sadece bu husus bile dikkate alındığında zaten iflasın sadece görünürde olduğunun anlaşılacağını, davacı borçluların dürüst şekilde hareket etmediğini, süreci kötüye kullandıklarını, alacaklı müvekkilleri gibi birçok alacaklının hukuki dinlenilme hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, bu hususların silahların eşitliği ilkesine de aykırı olduğunu, davacı şirketler grubunun iflasına karar verilebilmesi için davacı şirket yetkilisinin duruşmada hazır edilerek dinlenmesi gerektiğini, mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, zira davacıların tüm taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken şirketler yönünden iflas kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketlerin mal varlığını alenen alacaklılardan gizleyerek ve sessiz kalarak konkordato sürecini kötü niyetle kullandıklarını, bu nedenle iflas kararı verilmesinin davacıyı ödüllendirmek olacağını, konkordato sürecinin şeffaf ve dürüst işlem ilkesine uygun şekilde sürdürülmesi gerekirken davacı borçlu şirketlerin muvazaalı alacak ve borç kalemleri oluşturarak bu süreci kötüye kullandığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br>Dava, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde  kesin  mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine ilişkindir.Mahkemece, her üç davacı yönünden koşulları oluşmayan konkordatonun tasdiki talebinin reddine, ... Holding A.Ş. ve ... Sağlık Hizmetleri Ve Ticaret A.Ş.'nin borca batık olmaları nedeniyle iflaslarına karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili ile müdahil alacaklı ... ... Otel Tüketim Ürünleri Tekstil Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf konusu uyuşmazlık; konkordato talep eden şirketlerin konkordato tasdiki taleplerinin reddine ve iflaslarına karar verilmesinin usul ve esas yönünden hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, talebin, borçlu şirketin muamele merkezi asliye ticaret mahkemesinde  açıldığı ve 6100  sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde borçlu şirket vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkisinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamından, mahkemece İİK'nın 286 maddesinde sayılan belgelerin eksiksiz olarak sunulduğu belirtilerek davacılar lehine 28/03/2025 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği, geçici komiser heyeti atandığı, 19/06/2025 tarihli 3 aylık geçici mühlet dönemine ilişkin nihai raporun alınmasından sonra 27/06/2025 tarihi duruşmada her üç davacı yönünden koşulları oluşmayan konkordatonun tasdiki talebinin reddine, ... Holding A.Ş. ve ... Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.'nin borca batık olmaları nedeniyle iflaslarına karar verildiği görülmüştür.İİK'nun 288/1 maddesinde \"Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur.\"  düzenlemesi yer almaktadır. İİK'nın 288/1. fıkrası uyarınca geçici mühlet süresinde de uygulanması gereken İİK'nın 292/1.b bendi uyarınca konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa, mahkemece komiserin yazılı raporu üzerine mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar verilir. İİK‘nın 289. maddesinin üst başlığı kesin mühlettir. Maddenin ilk fıkrasında, kesin mühlet hakkındaki kararın, geçici mühlet içinde verileceği, üçüncü fıkrada, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 292. maddesi, sadece iflas kararı verilebilmesi hükmünü düzenlememektedir. Anılan maddeye göre, öncelikle borçlunun konkordato talebi hakkında karar verilmesi gerekir. İcra ve İflas Kanunu'nun 287/5. maddesine göre 291. ve 292. maddelerinin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanması gerekmektedir. Kanunun 289/3. maddesine göre konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde ise kesin mühlet verilebilecektir. Kanun'un 292/1. maddesine göre ise konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması halinde ise kesin mühlet talebinin reddi ile iflasa tabi olan talep edenin iflasına karar verilebilecektir. Belirtilen yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmemesi halinde geçici mühlet aşamasında da kesin mühlet kararı verilmeyerek, konkordato talebinin reddi ile iflasa karar verilebilecektir.İİK'nın 292. maddesinin son fıkrası; \"Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder, diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.\" hükmünü düzenlemektedir. İİK'nın 287/5 fıkrası gereğince, anılan hüküm geçici mühlet hakkında da kıyasen uygulanır.Yargıtay HGK'nın 2022/(15)6-387 Esas, 2022/695 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 15. HD'nin 2021/490 Esas, 2021/752 Karar sayılı ilamında; İcra ve İflas Kanunu’nun 292/son maddesi hükmünün emredici nitelikte olduğu, bu hüküm uyarınca konkordato talep eden hakkında geçici mühlet kararının kaldırılması ile iflâs kararının verilmesinin gerektiği durumlarda, konkordato talep eden borçlunun duruşmaya davet edilerek dinlenmesi gerektiği, bu hususun istinaf sebebi yapılmasa dahi re'sen gözetilmesi gerektiği  belirtilmiştir.A-Konkordato talep eden davacılar vekilinin istinaf sebepleri değerlendirildiğinde;İİK'nın 292. maddesinde; İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.'' hükmü yer almaktadır. Anılan maddenin d bendine göre; borca batık olduğu anlaşılan bir sermeye şirketi veya kooperatif konkordato talebinden feragat ederse borca batık durumda olup olmadığının mahkemece re'sen incelenmesi gerekir.Yargıtay 6. HD. 26.09.2024 tarihli 2024/2122 E. 2024/3011 K. Sayılı ilamı;\"İİK’nın  292/1-d maddesi uyarınca iflas kararı verilebilmesi için talep eden şirketin borca batık olması gereklidir. Borca batıklık, 6102 sayılı TTK’nın 377. maddesinde gösterilen şekilde varlıkların rayiç değerine ve İİK’nın 299. maddesi uyarınca alacaklılar listesinde gösterilenler ile gerçek anlamda tespit edilebilecek diğer borçların tutarına göre belirlenmelidir. İflas kamu düzenine ilişkin olduğundan...\"Yargıtay 6. HD. 03.10.2024 tarihli 2024/2016 E. 2024/3167 K. Sayılı ilamı; \"...borca batıklık, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nın 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç tespitinin yapılması mümkündür. Rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir.\"Yargıtay 6. HD. 02.10.2024 tarihli 2024/2502 E. 2024/3094 K. Sayılı ilamı; \"...İlk derece mahkemesince konkordato talep edenin geçici mühlet kararı verildikten sonra konkordatonun başarıya ulaşamayacağı gerekçesiyle konkordato isteminin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf yoluna talep eden borçlunun başvurduğu, konkordato kurumunun kamu düzeni ile ilgili olmadığı, bu nedenle istinaf eden borçlu şirket aleyhine iflas kararı verilemeyeceği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmişse de; konkordato sonucunda borca batık olan bir şirketin iflasına karar verilmesi kamu düzeni ile ilgili olduğundan talep eden şirketin rayiç değerlere göre borca batıklık durumunun devamı halinde İİK 288/1 yollamasıyla İİK 292/1-b maddeleri gereğince iflasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, re'sen bozmayı gerektirmiştir.\"Yargıtay 6. HD. 08.11.2023 tarihli 2023/3428 E. 2023/3766  K. Sayılı ilamı; \"...Konkordato talebine ilişkin yargılamada dava teorisinden farklı olarak, talep sonrası gelişmeler değerlendirmeye tabi tutulabilir. Konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. Bu kabulden hareketle talepten sonra şirketin malvarlığı ile ilgili lehe ve aleyhe olan gelişmelerin değerlendirilmesi gerekir. Buna göre her ne kadar bozma öncesinde alınan raporlarına göre davacı şirketin rayiç değer bilançosuna göre borca batık olduğu tespiti yapılmış ise de az yukarıda ifade edildiği üzere davacı tarafça bozma ilamı sonrasında süreç içerisinde şirketin borca batıklıktan kurtulduğu ileri sürüldüğüne göre mahkemece bozma sonrasında yeniden borca batıklık incelemesi yapılması bozma ilamına içeriğine aykırı olmayacağı gibi kazanılmış haklara müdahale niteliği de taşımayacaktır. Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde mahkemece yeniden bilirkişi raporu aldırılarak davacı şirketin güncel durumu itibariyle rayiç değerlere göre borca batık olup olmadığının tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.\"Yargıtay 6. HD. 14.12.2021 tarihli 2021/4653 E. 2021/2252 K. Sayılı ilamı; \"...Konkordato iflas ertelemenin aksine şirket kurtarma yolu değildir. Alacaklıların alacağına kavuşmasını amaçlayan bu kurum özünde borçlu şirketin faaliyetlerine devamını sağlamayı ve bu sayede borçların ödenmesini amaçlamaktadır. Konkordatonun tasdik şartlarından biri alacaklının eline olası bir iflasta geçecek bedelden daha fazlasının geçmesidir. Bu aslında konkordatonun amaçladığı sonuçlardan biridir. Konkordato sürecinde, dava teorisinin aksine yargılama sırasında değişen sermaye artırımı, iş ortaklığı yapılmsı vs. gibi durumların da nazara alınması, değişen hususların projenin uygulanabilirliğine etkisinin tartışılması gerekmektedir. ... borca batıklığın tespitinde İİK’nın 376. maddesi uyarınca borçlu malvarlığının rayiç değerlerinin dikkate alınması gerekirken, yalnızca şirket hesap ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonuçları ile yetinilmesi de doğru olmamıştır.\"19/06/2025 tarihli konkordato komiser heyeti nihai raporunda özetle; a-... Holding A.Ş. yönünden: ... Holding şirketinin 31.03.2025 tarihi itibariyle rayiç öz varlıklarının toplamının (-) 296.987.535,44 TL olduğu, şirketin 31.03.2025 tarihi itibariyle (-) 7.725.493,19 TL faaliyet zararı ve (-) 27.910.380,60 TL dönem zararı raporladığı, şirketin konkordato projesinde yer verdiği kaynakların tamamının sağlanabileceği kabul edilse dahi bu kaynakların borçların anaparasını ödemeye yetmemesi, şirkete ait çeklerin önemli bir bölümünün şirket ortağı ve yetkilisi ... ...'ya keşide edilmiş olması, ... ...'nun eşine ait ... Grup şirketine banka havaleleriyle aktarılan paralar nedeniyle ilgili şirketten 102.213.927,55 TL alacak oluşması, şirketin 31/03/2025 tarihi itibariyle (-) 7.725.493,19 TL faaliyet zararı ve (-) 27.910.380,60 TL dönem zararı raporlaması, şirketin kârlılık hedeflerinin gerçeklikten uzak olması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, şirketin konkordatoyu başarıya ulaştırmasının mümkün olmadığının anlaşıldığı, şirketin konkordato kurumundan beklenen faydayı sağlamasına imkan bulunmadığı, Sayın Mahkemenizce, rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu tespit edilen ... Holding şirketinin iflasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılması halinde, İİK m.308, f.2 uyarınca iflas tasfiyesini adi tasfiye usulüne göre yürütülmesine karar verilebileceği, b-... Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. yönünden: ... şirketinin 31.03.2025 tarihi itibariyle rayiç öz varlıklarının toplamının (-) 214.290.842,40 TL olduğu, ... şirketinin 31.03.2025 tarihi itibariyle faaliyetlerinden (-) 10.571.748,43 TL zarar raporladığı, Şirketin konkordato projesinde yer verdiği kaynakların tamamının sağlanabileceği kabul edilse dahi bu kaynakların borçların anaparasını ödemeye yetmemesi, şirketin sermaye artışından 99.950.000,00 TL kaynak sağlanmasına yönelik hedefinin hiçbir temelinin bulunmaması, şirketin 31/03/2025 tarihi itibariyle faaliyetlerinden (-) 10.571.74843 TL zarar raporlaması, şirketin işletmiş olduğu hastanenin cari giderlerini dahi ödeyememesi, faaliyetlerinden zarar eden ve cari işletme giderlerini ödeyemeyen 58.986.551 TL kâr hedefinin gerçekçi olmaması, şirketin kamuya olan yükümlüklerini yerine getirmemesi, konkordato projesi hazırlanırken aval olarak sorumlu olunan çeklerin nazara alınmaması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, şirketin konkordatoyu başarıya ulaştırmasının mümkün olmadığının anlaşıldığı, şirketin konkordato kurumundan beklenen faydayı sağlamasına imkan bulunmadığı, Sayın Mahkemenizce, rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu tespit edilen ... şirketinin iflasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılması halinde, İİK m.308, f.2 uyarınca iflas tasfiyesinin adi tasfiye usulüne göre yürütülmesine karar verilebileceği, c-... ... yönünden: ... ...'nun konkordato projesinin başarısının tamamıyla borçlu şirketlerin konkordato projelerinin başarısına bağlı olduğu, borçlu şirketlerin konkordatoyu başarıya ulaştırması mümkün olmadığına göre, ... ... yönünden de konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Konkordato komiser heyeti nihai raporunda, ... ...'nun konkordato projesinin başarısının tamamıyla borçlu şirketlerin konkordato projelerinin başarısına bağlı olduğu, borçlu şirketlerin konkordatoyu başarıya ulaştırması mümkün olmadığına göre, ... ... yönünden de konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince gerçek kişi açısından konkordato talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur.Konkordato komiser heyeti nihai raporunda, ... Holding  şirketinin konkordato projesinde yer verdiği kaynakların tamamının sağlanabileceği kabul edilse dahi bu kaynakların borçların anaparasını ödemeye yetmemesi, şirkete ait çeklerin önemli bir bölümünün şirket ortağı ve yetkilisi ... ...'ya keşide edilmiş olması, ... ...'nun eşine ait ... Grup şirketine banka havaleleriyle aktarılan paralar nedeniyle ilgili şirketten 102.213.927,55 TL alacak oluşması, şirketin 31/03/2025 tarihi itibariyle (-) 7.725.493,19 TL faaliyet zararı ve (-) 27.910.380,60 TL dönem zararı raporlaması, şirketin kârlılık hedeflerinin gerçeklikten uzak olması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, şirketin konkordatoyu başarıya ulaştırmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince bu şirket açısından konkordato talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur.Komiser raporunda ... Holding şirketinin 31.03.2025 tarihi itibariyle rayiç öz varlıklarının toplamının (-) 296.987.535,44 TL olduğu tespit edilmiştir. Dosyaya istinaf dilekçesi ekinde sunulan yeminli mali müşavir bilirkişi raporuna göre ... Holding öz varlığının (+)89.154.246,22 TL olarak hesaplandığı, dosyadaki komiser raporuna dayanak alınan gayrimenkul değerleme raporunda, eksper raporuna ve piyasa araştırmalarına göre Konya'daki hastane binası ve arsanın değerinin 398.956.541,80 TL olarak hesaplandığı, ... eksper raporuna göre 407.000.000,00 TL olarak hesaplandığı, dosyaya istinaf dilekçesi ekinde sunulan gayrimenkul değerleme uzmanının yerinde yaptığı tespitlere göre ise 500.000.000,00 TL olarak hesaplandığı, ... Holding tarafından keşide edilen ve komiser raporunda borçlara dahil edilen çeklerin teminat çeki olduğu ve lehtarları tarafından ... Holding'e iade edildiği, bu iade edilen çek bedellerinin 305.103.780,00 TL olduğu ileri sürülerek istinaf dilekçesi ekinde çek numaralarının dosyaya sunulduğu görülmekle konkordato talep eden bu davacının ileri sürdüğü istinaf sebepleri komiser tarafından tespit edilen borca batıklık durum tespitinin neticesine tesir edecek düzeyde bulunduğundan konkordato talep eden bu davacının istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.Komiser raporunda ... şirketinin 31.03.2025 tarihi itibariyle rayiç öz varlıklarının toplamının (-) 214.290.842,40 TL olduğu tespit edilmiştir. Dosyaya istinaf dilekçesi ekinde sunulan yeminli mali müşavir bilirkişi raporuna göre ... şirketinin öz varlığının (+)225.019.977,62 TL olarak hesaplandığı, dosyada komiser raporuna dayanak alınan sağlık yönetimi uzmanı raporunda, hastane ruhsatının 45.000.000,00 TL ve tıbbi cihaz bedelinin 25.007.710,00 TL olarak hesaplandığı, dosyaya istinaf dilekçesi ekinde sunulan sağlık yönetimi uzmanının yerinde yaptığı tespitlere göre ise hastane ruhsatının 159.900.000,00 TL ve tıbbi cihaz bedelinin 35.000.000,00 TL olarak hesaplandığı, ... şirketi tarafından keşide edilen ve komiser raporunda borçlara dahil edilen çeklerin teminat çeki olduğu ve lehtarları tarafından ... şirketine iade edildiği, bu iade edilen çek bedellerinin 3.936.000,00 TL olduğu görülmekle konkordato talep eden bu davacının ileri sürdüğü istinaf sebepleri komiser tarafından tespit edilen borca batıklık durum tespitinin neticesine tesir edecek düzeyde bulunduğundan konkordato talep eden bu davacının istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.Öte yandan mahkemece, nakit alım tablolarının sunulması için duruşma tarihine kadar talep edenlere süre verildiği, ancak komiser raporunun bu tablolar incelenmeden hazırlandığı anlaşılmıştır.Yine Sultanbeyli Vergi Dairesinin 04/07/2025 tarihli cevabi yazısına göre, kondordato talep eden gerçek şahsın bilanço usulüne göre defter tuttuğu bildirildiğinden bu kişinin tacir olduğu anlaşılmakla İİK 292/1.b maddesine bağlanan sonuçların karar yerinde tartışılmaması ile konkordato sonucunda borca batık olan tacirin iflasına karar verilmesi kamu düzeni ile ilgili olduğundan bu hususun da kararda değerlendirilmemesi yerinde olmamıştır.Konkordato talep eden ... şirketi, istinaf aşamasında  konkordato talebinden feragat etmiştir. İİK 292/1.d bendine göre; borca batık olduğu anlaşılan bir sermeye şirketi konkordato talebinden feragat ederse borca batık durumda olup olmadığının mahkemece re'sen incelenmesi gerekecektir.Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; yukarıda değinilen Yargıtay ilamlarında belirlenen şartlara uygun olarak şirketlerin gerçek ve fiili durumunu gösterecek şekilde şirketin rayiç değerlerine göre borca batık olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi yerinde olmamıştır.Davacıların komiser raporuna karşı ayrıntılı itiraz dilekçesi sundukları, bu itirazlarını duruşmada yeniden ayrıntılı şekilde dile getirdikleri görülmekle kendilerine yeterli süre verilmediği, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiği yönündeki istinaf sebepleri ile sair ileri sürdükleri istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. B-Müdahil alacaklı ... ... Otel Tüketim Ürünleri Tekstil Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi  vekili istinaf  sebepleri değerlendirildiğinde;İİK'nun 287. maddesi \"Geçici Mühlet\" başlığını taşımakta olup maddenin 1. fıkrası \"Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.\" şeklinde düzenlenmiştir. Yine aynı maddenin 3. fıkrasının 1. cümlesinde ise, Mahkemenin, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendireceği belirtilmiştir.\"...Mahkemece mühlet kararının, İsviçre düzenlemesinden farklı olarak, 286. maddedeki belgeler incelendikten ve eksiksiz olarak sunulmuş olduğu tespit edildikten sonra verileceği kabul edilmiştir. Şu halde, mahkeme belgelerin mevcudiyeti dışında bir incelemeye girişmeksizin, yani sadece şekli bir incelemeden sonra geçici mühlet kararını verecektir...\" (Prof  Dr. Selçuk Öztek,  Prof Dr. Ali Cem Budak, Doç. Dr. Müjgan Tunç Yücel, Doç. Dr. Serdar Kale, Doç. Dr. Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku, 3. Baskı, Ankara 2023, s. 277). İİK'nun 287. maddesinde yer alan düzenleme emredici nitelikte olup 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak sunulduğunun tespiti halinde geçici mühlet kararının verileceği kabul edilmiştir. Bu nedenle İİK'nun 286. maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak sunulduğunun tespit edilmesi halinde geçici mühlet ile birlikte borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli görülen bütün tedbirlerin alınması yönünde karar verilmesi, İİK'nun 286. maddesindeki belgelerin eksik sunulmuş olması halinde tamamlanması için İİK'nun 287/2 maddesi uyarınca süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden müdahil vekilinin sunulması zorunlu belgeler ile nakit akım tablosunun sunulmadığı yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. İİK'nın 287/5 fıkrası delaletiyle İİK'nın 292. maddesinin son fıkrası gereğince, mahkemece konkordato talep eden şirketlerin yetkilisi karar verilmeden önce duruşmaya davet edilip beyanları alındığından müdahil vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir.Müdahil vekilinin borca batıklık tespitine ve bu tespite dayalı iflas kararı verilmesine yönelik istinaf sebepleri yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen gerekçelerle yerinde görülmüştür.Ayrıca konkordato talep eden şirketlerin alacaklarının ve borçlarının gerçek olup olmadığının detaylıca araştırılmadığı, finansman giderlerinin ve bilançoların bilinçli şekilde artırıldığı, Göztepe şirketinin aval olarak verdiği çeklerin hangi ticari ilişkiye istinaden verildiği, gerçek bir ticari ilişki neticesinde verilip verilmediği gibi ciddi itirazları ve istinaf sebepleri yerinde görülmekle mahkemece bu konularda komiser heyetinden rapor alınması, gerektiğinde bu hususların şirketlerin merkezlerinde, ticari kayıtlarında ve yerinde fiili olarak yapılacak detaylı araştırmalarla aydınlığa kavuşturulması sağlanarak müdahil alacaklı vekilinin davacıların kötü niyetli oldukları yönündeki itirazlarının mahkemece açıklığa kavuşturulması gerekirken bu hususların etraflıca irdelenmemesi yerinde olmamıştır. Müdahil alacaklı vekilinin ileri sürdüğü sair istinaf sebepleri ise yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kaldırma kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacılar vekili ile müdahil alacaklı ... ... Otel Tüketim Ürünleri Tekstil Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜNE,2-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/278 Esas, 2025/503 Karar sayılı ve 27/06/2025 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,<br>4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacılar  tarafından ayrı ayrı yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı müdahil alacaklı ... ... Otel Tüketim Ürünleri Tekstil Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,6-Tarafların yapmış oldukları istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/10/2025<br>\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5d7650c2245da097","SID":"2004453428ff4182"}}