{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/839 - 2025/1881<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2024/839 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1881<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/02/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/115 Esas - 2024/123 Karar<br><br>DAVACILAR\t\t: 1-...<br>\t\t\t2-...<br>\t\t\t3-...<br>\t\t\t4-...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVALI\t\t: EPAŞ ENDÜSTRİ MAMÜLLERİ PAZARLAMA VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br><br>DAVA TÜRÜ\t\t: Ticari Şirket (Fesih ve Tasfiye, Ortaklıktan Çıkma veya Çıkarılmaya İlişkin)<br>DAVA TARİHİ  \t\t: 03/11/2015<br>KARAR TARİHİ\t\t: 07/11/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t\t: 28/11/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 1987 yılında kurulduğunu, davalı şirket sermayesinin 24.000.000,00TL olduğunu ve diğer aile şirketlerinin de kurulmasını sağladığını ve her biri 5.000,00TL değerinde 4.800 paya ayrıldığını, toplam 4.800 paya ayrılmış olan hisselerin 1536  paya tekabül eden kısmının müvekkillerine ait olduğunu, müvekkillerinin davalı şirkette %32 paya sahip olduklarını, şirketin geri kalan paylarının dağılımının ise %16 pay ...'na, %16 pay ...'na, %20 pay ...'na, %8 pay ...'na, %8 pay ise ...'na ait olduğunu, şirket paydaşları arasındaki güven ilişkisinin zedelendiğini, ortaklığın devamının çekilmez hale geldiğini, paydaşlar arasında görülen soruşturma ve davaların bu olguları desteklediğini, 2013 yılında davacılardan ... ve ...' nun babası ...' nun ise eşi olan ...'nun vefat etmesi ile şirkette tüm dengelerin değiştiğini, başlarda davacılar tarafından diğer pay sahiplerine duyulun saygı, sevgi ve aile bağları nedeniyle pek çok konuda müsamaha gösterildiğini, olumsuz ve baskıcı davranışların tolere edildiğini, her seferinde davacıların haklarının ihlal edildiğini, şirket içerisindeki pozisyonlarının yok sayıldığını, güven ilişkisi zedelenmesi sonucunda müvekkillerinin de bulunduğu pay sahipleri arasında pekçok soruşturma ve dava oluştuğunu, Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesin' nin 2015/28 Esas sayılı dosyasından görülen 03/07/2015 tarih 2015/334 Karar sayılı kararı ile karara bağlanan dosyada yer alan bilirkişi raporunda \"ortaklar arasında saygı, sevgi ve itimat kalmadığı, yıllara şamil birliğin devamında fayda kalmadığının\" raporda belirtildiği, grup şirketlerden Eyüboğlu Gayrimenkul ile ilgili Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/11507 soruşturma sayılı dosyanın devam ettiğini, yine davacıların ticari faaliyetlerinin engellenmesi, tehdit ve hakaret suçlarından Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/2201 ve 2015/2200 soruşturma sayılı dosyalarının yürütüldüğünü, şirket pay sahiplerinden ... tarafından Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/307 Esas sayılı dosyasında şirketin feshi ve kayyım atanması için dava açıldığını, dosya kapsamında alınan 01/04/2015 tarihli bilirkişi raporunda \"şirketin feshi için haklı nedenlerin mevcut olduğu, ortaklar arasında husumetin bulunduğunun\" belirtildiği,  yine şirket pay sahibi ...'nun Gebze 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/184 Esas sayılı dosyasında grup şirketlerden olan Epaş End. ... A.Ş. hakkında şirketin feshi ve kayyım atanması için dava açtığını, davacılardan ... ve ...'nun babaları ... vefat etmeden önce diğer kardeşler arasında husumet bulunduğunu, büyükbaba ..., müteveffa ... ve ... arasında 03/06/2013 tarihli tasfiye protokolü imzalandığını, bu protokolle \"2014 yılı mayıs ayından sonra Epaş şirketler grubunun ortaklar arasında fark gözetilmeden  şahıslar ve şirketler adına olan taşınmazlar ve diğer şeyler dahil  olmak üzere tüm değerlerin ve şirketlerin  taksim edilmek üzere tasfiye edileceği\" kararlaştırıldığını, bu tasfiyeye şirket ortaklarının üzerinde bulunan tüm değerlerinin de tabi olacağının kararlaştırıldığını, aynı şekilde 01/10/2000 tarihinde imzalanan protokolde bulunduğunu, protokoller uyarınca ... ve ... adına kayıtlı olan malvarlıklarının da dahil olmak üzere şirket adına kayıtlı malvarlıkları üzerine ihtiyati tedbir konulması gerektiğini, şirket ortaklarından ... ve ... tarafından sadakat ve rekabet hükümlerine aykırı davranılarak 20/04/2015 tarihinde Epaş Petrol Enerji Otomotiv San. ve Tic. A.Ş., 22/04/2015 tarihinde Eyüboğlu Metal ve End. Mamülleri San ve Tic. A.Ş., 24/04/2015 tarihinde Epaş Metal Enerji ve End. Mamülleri San. ve Tic. A.Ş.' nin kurulduğunu, bu şirketlerinin faaliyet alanı ile davalı şirketin amaç ve konusunun benzerlik taşıdığını, şirketlerin esas sözleşmesi ve fiilen icra ettikleri işler incelendiği takdirde rekabet yasağına aykırılık teşkil ettiğinin anlaşılacağını, yine şirket ortaklarından ... ve ...'nun Epaş Grubu şirketine ait gayrimenkulleri kendi kurmuş oldukları şirkete aktardıklarını, şirketin mal varlığını şahsi menfaatlerine göre azalttıklarını, şirketin sevk ve idaresinin iyi yapılmadığı gibi grup şirketlerin mal varlıklarının azaltıldığını, gerçekte herhangi bir mal alışverişi olmaksızın çek, senet alışverişi yoluyla davalı şirketin fiktif olarak borç altına sokulduğunu, bu yolla gerçekte olmayan borçların ödenmesi suretiyle para çıkışı sağlandığını, gerçekte ticari işlem olmadığı halde kendilerine veya ilişkili gerçek veya tüzel kişilere çek, senet, avans, depozito ve teminat alıp verdiğini, emsalinden daha yüksek faiz oranlarıyla davacı şirketin borçlandırıldığını, şirket kar payının düşük gösterildiği ve kuruluştan beri kar dağıtımının yapılmadığını, bu durumun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla davalı şirket yönetim kurulu üyeleri ..., ...'nun şirketi temsil ve iade yetkilerini kullanmalarının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, pay sahipleri arasındaki protokoller uyarınca, ..., ... ve davalı şirket adına kayıtlı menkul ve gayrimenkuller hakkında ihtiyati tedbir kararı verilerek devir ve temlikinin önlenmesine, şirketin bu süre içerisinde organsız kalmaması için kayyım veya kayyım heyeti atanmasına, şirketin haklı nedenle tasfiyesine, mahkeme şirketin tasfiyesine karar vermez ise davacılara paylarının gerçek değerlerinin ödenmesiyle davacıların, davalı şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;  davacılar tarafından davalı şirket aleyhine haksız ve hukuki dayanağı bulunmayan usule aykırı bir dava ikame edildiğini, davacıların, davalı şirket zımnında olay veya iddia ortaya koymak yerine işbu davaya emsal olamayacak, tarafı oldukları veya olmadıkları davalar ve olaylardan yola çıktıklarını, davalı şirkette genel kurul kararlarının güçlü bir çoğunlukla alındığını, davalı şirketin genel kurul tutanakları incelendiğinde, 2013 yılı genel kuruluna gelene kadar davalılar dahil ortakların birlikte hareket ettiği ve yönetim lehinde olumlu oylar kullandığı, 2013 yılından itibaren ... ve dava dışı ...'nun karşı oy kullandığı, bir kısım davalıların miras bırakanı ...'nun vefat tarihinden önceki son genel kurulda yine yönetimle birlikte oy kullanmış olduğu, hatta 2014 genel kurulunda ... mirasçılarını temsilen oy kullanan davacı ...'nun da yönetim lehine oy kullandığının görüleceğini, özetle ... mirasçısı davacıların işbu dava tarihine kadar tüm genel kurullarda yönetimle birlikte çoğunlukla hareket ettiklerini, bir kısım davacıların işbu dava tarihine kadar her daim kar payı dağıtılmaması yönünde oy kullanmış diğer davacının ise 2013 yılına kadar kar payı dağıtılmaması yönünde oy kullandığını, bu durumda şirketin uzun yıllardır kar payı dağıtmamasının dayanağı olan genel kurul kararlarında davacıların da imzalarının bulunduğunu, davacıların kendi meterafık kusurları ile meydana gelen haklı sebebe dayanarak fesih isteminin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacıların uzun yıllar boyunca katılmış olduğu kararlar sebebi ile davalı şirketi ve dava dışı kimseleri suçlamasının maddi gerçekliğe, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kuruluştan beri kar dağıtılmaması iddiası ile şirketin tasfiyesi talebinin hem dayanaksız hem de yersiz olduğunu, davacıların davalarını kar payı alamamaları üzerine bina ettiklerini, davacıların haklı sebep oluşturabilmek gayreti ile dilekçelerinde güven ilişkisini zedeleyen olaylar kapsamında taraf oldukları veya olmadıkları bir kısım davalardan bahsettiklerini, davacıların şikayeti ile başlatılan Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/2200 soruşturma numaralı soruşturmasında şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacıların taleplerine dayanak kılmaya çalıştığı 03/06/2013 tarihli ve 01/10/2000 tarihli davacı vekilince aslı gibidir dahi yapılmayan fotokopilerin sözde tasfiye protokolleri adı altında haksız taleplere dayanak kılınmasının hukuka aykırı olduğunu, davacıların dava dışı ... ve ...'nun sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı yönündeki iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacıların yönetim kurulu üye sayısının ikiye indirilmesine izafe ettikleri suçlamaların gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde yer almayan yeni vakıalar ve yeni deliller ileri sürmesine muvafakat etmediklerini bu sebeple davacıların şirketinin feshine, yöneticilerin azline, tedbir ve kayyım atanması taleplerinin reddine, verilmiş bulunan kayyım atanmasına ilişkin kararın kaldırılmasına, davacıların şirket ortaklığından çıkarılmalarına, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... 1-Davacı ... tarafından açılan davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,<br>2-Davacı ... tarafından açılan davanın 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,<br>3-Davacılar ... ve ... tarafından açılan davada, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin talebin REDDİNE,<br>4-Davacılar ... ve ... tarafından açılan davada, ortaklıktan çıkma ve çıkma payının ödenmesi talepli davaların KABULÜNE; davacıların Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 11680 sicil numarasında kayıtlı, davalı EPAŞ ENDÜSTRİ MAMULLERİ PAZARLAMA TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ORTAKLIĞINDAN ÇIKARILMALARINA,<br>5-Davacı ... için hesaplanan 74.336.731,16.-TL çıkma payı alacağının kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı ...'na ödenmesine, <br>6-Davacı ... için hesaplanan 49.557.820,78.-TL çıkma payı alacağının kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı ...'na ödenmesine ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerekli olup mahkemece verilen ortaklıktan çıkarılma kararı ve çıkma payının hesaplanması hatalı olduğunu, bilirkişi raporu ile yapılan şirketin değerlemesine ilişkin yöntem ve hesaplamasının hatalı olduğunu, şirket değerlemesinin eksik ve hatalı yapıldığını, bilirkişi tarafından örtülü kazanç yerine örtülü sermaye incelemesi yapıldığını, şirketin maliki olduğu taşınmazların değerleri düşük tespit edildiğini,  çıkma payına kararın kesinleşme tarihinden itibaren faiz işletilmesi kararı hatalı olduğunu, haklı sebeple fesih davalarında, davacının ayrılmasına izin verilmesi kararı \"maktu harca tabi\" iken nispi harç hesaplanıp \"harç tamamlattırma\" işlemi yapılması kanuna aykırı olduğundan kararın düzeltilmesi ve fazla harcın iadesi gerektiğini, TTK md. 531'in emredici hükmü uyarınca \"ayrılmaya ilişkin gerçek değerin tespiti için tasfiye payına, karlılık değeri oranında ekleme yapılması\" gerektiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların, davalının ve üçüncü şahısların ortak yararı ve feshin son çare olması ilkesi haklı olarak gözetildiğini, çıkma payı hesabında ülkemizde yaşanan emlak fiyatlarındaki son düşüşler nazara alınmadığını, davalı şirket ortakları yönünden verilmiş bir ceza kararının olmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda şirketin değerlemesine ilişkin yöntem ve hesaplamanın hatalı olduğu, taşınmazların değerlerinin düşük tespit edildiği iddiasının maddi gerçekliğe ve hukuka aykırı olduğunu beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.<br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dosyaya sunulmuş olan bilirkişi raporunda taşınmazların değerlemesi usulüne uygun olarak yapılmamış olup değerlerinin düşük hesaplandığı tarafımızca örnek olarak birkaç taşınmaz için Denge Gayrimenkul Değerleme ve Danışmanlık A.Ş. firmasından alınan taşınmaz değerleme raporları ile ortaya konduğunu, davalı tarafın dayanağı bulunmayan iddiasından ziyade konunun uzmanı olan firmadan karara esas alınan bilirkişi raporundan sonraki tarihte alınan raporlara itibar edilmesi gerektiğinin açık olduğunu, bu nedenle davalı tarafın emlak fiyatlarındaki düşüşlerin nazara alınmadığı iddiası yerinde olmadığını beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.<br>   DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2024 Tarih - 2023/115 Esas - 2024/123 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; davalı şirketin fesih ve tasfiyesi, fesih ve tasfiyenin kabul edilmemesi halinde ortaklık payının alınarak ortaklıktan çıkma istemine ilişkindir.<br> İlk derece mahkemesince davacı ... tarafından açılan davanın açılmamış sayılmasına, davacı ... tarafından açılan davanın usulden reddine, Davacılar ... ve ... tarafından açılan davada, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin talebin reddine, Davacılar ... ve ... tarafından açılan davada, ortaklıktan çıkma ve çıkma payının ödenmesi talepli davaların kabulüne karar verilmiş karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Dosyanın incelemesinde; davacıların hissedar olduğu davalı şirketin 1987 yılında kurulduğu, davalı şirket sermayesinin 24.000.000,00-TL olduğu, diğer aile şirketlerinin de kurulmasını sağladığı ve her biri 5.000,00-TL değerinde 4.800 paya ayrıldığı, toplam 4.800 paya ayrılmış olan hisselerin 1536 paya tekabül eden kısmının davacılara ait olduğu, davacıların, davalı şirkette %32 paya sahip oldukları, şirketin geri kalan paylarının %16 pay ...'na, %16 pay ...'na, %20 pay ...'na, %8 pay ...'na, %8 pay ise ...'na ait olduğu, şirket paydaşları arasındaki güven ilişkisinin zedelendiği, ortaklığın devamının çekilmez hale geldiği, paydaşlar arasında görülen soruşturma ve davaların bu olguları desteklediği belirtilerek, davalı şirket adına kayıtlı menkul ve gayrimenkuller hakkında öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilerek üçüncü kişilere  devir ve temliğinin önlenmesi, şirketin bu süre içerisinde organsız kalmaması için şirkete kayyım veya kayyım heyeti atanması ile şirketin haklı nedenle tasfiyesi olmadığı takdirde şirket paylarının gerçek değerlerinin ödenmesi için eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince açılan davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 30/12/2022 tarih 2021/1653 esas 2022/2351 karar sayılı kararı ile; \" ... Dosya kapsamındaki delillere göre; davacıların, davalı şirkette %32 oranında pay sahibi oldukları, ortaklık ilişkisinin diğer   ortakların iş ve işlemleri nedeniyle sürdürülemez hal aldığını ileri sürerek fesih isteminde terditli olarak bulunulduğu,  TTK'nın 530 ve 531. maddelerinde yer alan koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin eldeki davada tam olarak tespit edilemediği, davalı şirketin ortaklık yapısı ve ortak sayısı, şirketin mali durumu, mal varlığı itibariyle faaliyetine devam etmesinin mümkün görülmesi, asıl olanın şirketin devamlılığı ve feshin son çare olarak uygulanmasının gerekmesi karşısında, ilk derece mahkemesince, ortaklığın giderilmesine yönelik alternatif çözüm yolların değerlendirilmesinin gerektiği halde bunun yapılmaması doğru olmamış kararın bu nedenle kaldırılması gerekmiştir. ... \" şeklindeki gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı sonrasında ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda  davacı ... tarafından açılan davanın açılmamış sayılmasına, davacı ... tarafından açılan davanın usulden reddine, Davacılar ... ve ... tarafından açılan davada, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin talebin reddine, Davacılar ... ve ... tarafından açılan davada, ortaklıktan çıkma ve çıkma payının ödenmesi talepli davaların kabulüne karar verildiği,  karara karşı taraf vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>Eldeki davada; davalı şirketin Gebze Ticaret Sicil Memurluğu'nun 11680 sicil numarasıyla kayıtlı olduğu, şirketin sermayesinin 24.000.000,00 TL olduğu, bu sermayenin %32'sinin davacılara ait olduğu anlaşılmaktadır.<br>Dosya arasına alınan Tüzel kişi bilirkişi AG Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim Anonim Şirketi'nin sunmuş olduğu 18/09/2023 tarihli raporunda özetle; tespiti yapılan davalı tarafa ait ticari defterlerin VUK ve TTK'na göre uygun olduğu, 31.07.2023 tarihi itibariyle rayiç olarak hazırlanan bilançoya göre işletme Öz Varlığının; varlıklar toplamı 1.558.641.329,47.-TL-Borç Toplamı 319.695,810,08.-TL=1.238.945.519,39.-TL alarak hesap edildiği, buna göre nominal değeri 5.000,00.-TL olan hisse senetlerinin her birinin rayiç değerinin 258.113,65.-TL olarak hesap edildiği yönünde görüş bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya arasına alınan Tüzel kişi bilirkişi AG Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim Anonim Şirketi'nin sunmuş olduğu 13/12/2023 tarihli ek raporunda özetle; tüm gayrimenkul raporlarında taşınmazlara gidilerek ve bölge emlakçıları ile görüşülerek emsallerin alındığını ve raporlara aktarıldığını, davacı vekilince de değerlerin düşük yazıldığı gerekçesi ile itirazlarda bulunulmuş olup detaylıca açıklamaların ek raporda yapıldığı, rapor yazımı öncesi başlanılan ve devam eden dönemlerde TCMB yapmış olduğu faiz artışı nedeni ile taşınmaz satışlarında bir durağanlık oluştuğunu, faiz artışı nedeni ile krediye erişimin zorlaştığı ve bu durumun taşınmaz satışlarının yavaşlamasına neden olduğu, açıklanan nedenler ile taşınmaz fiyatlarında bir güncelleme yapılmasını gerekmediği yönünde görüş bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.<br>6102 sayılı TTK'nın 531. maddesine göre; \"Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.\"<br>Davalı şirket ticari sicil kaydına göre, dava açıldığında davacıların tamamı davalı şirkette pay sahibidir.<br>Yargılama devam ederken, davacılardan ...'nun davasını geri aldığı, davanın geri alınmasına davalı şirket tarafından muvafakat edildiği görülmüştür. <br>6100 sayılı HMK'nın 123. maddesinde; \"Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.\" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenleme karşısında, mahkemece; davacılardan  ...'nun davasının açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>Yine, yargılamanın devamı sırasında; davacılardan ...'nun davalı şirketteki payını devretmekle, dava süresince devam etmesi gereken aktif dava ehliyeti bulunmasına dair dava şartı ortadan kalkmıştır. Bu nedenle, mahkemece; davacı ... tarafından açılan davanın 6100 Sayılı HMK'nın 114-(1)-d) ve 115-(2) maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiş olması da yerinde görülmüştür.<br>Eldeki davada; davacılar ... ve ... yönünden yapılan değerlendirilmede; tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, ticaret sicil kayıtları, davalı şirket kayıtları  ve alınan bilirkişi raporlarına göre; davacılar ile grup şirketleri arasında para akışının bulunduğu, Epaş Endüstri Pazarlama ve Tic. A.Ş.'nin hesaplarından; Epaş Petrol Enerji Oto. San ve Tic. A.Ş.'ne 206 adette toplam 1.184.816.726,74.-TL, 3 adette toplam 5.144.750,00.-Euro, Epaş Metal Enerji ve Endüstri Mam. San. Tic. A.Ş.'ne 75 adette toplam 64.424.002,76.-TL ve Eyüboğlu Metal ve Endüstri Mam. San. Tic. A.Ş.'ne 36 adette toplam 25.951.238,00.-TL para aktarıldığı, bu paraların herhangi bir ticari faaliyete ilişkin olarak aktarılmadığı, şirketin karlılık düzeyinin çok düşük olduğu, kapasitesi ile uyumlu olmadığı, mali verilerden davacı şirket satışlarının giderek azaldığı, davalı şirketin paralarının başka şirketlere yüklü miktarlarla aktarıldığı, bu durumun davacılar açısından işbu davanın açılmasına haklı sebep sayılacağı, bununla birlikte davacıların bir kısmı ile  davalı şirket ortak ve temsilcileri arasında adli olayların mevcut olduğu, taraflar hakkında soruşturma dosyalarının  bir kısmında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; bu durumun ortaklar arasında geçimsizlik bulunduğuna delalet ettiği, Gebze 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/562 Esas sayılı dosyanda davalı şirket ortakları ... ve ... hakkında 6102 sayılı TTK'nın 62-(1) maddesine muhalefetten 20.10.2016 tarihinde cezalandırılmaları için kamu davası açıldığı,  yapılan yargılamada 14/11/2019 tarihinde sanık ...'nun 6102 sayılı TTK'nın 55/1-a-4,5 ve 55/1-c-2 maddesi delaleti ile 6102 sayılı TTK'nın 62/1 -son maddesi gereğince 12.160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, yine sanık ...'nun 6102 sayılı TTK'nın 55/1-a-4,5 ve 55/1-c-2 maddesi delaleti ile 6102 sayılı TTK'nın 62/1-son maddesi gereğince 12.160,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanık müdafilerinin istinafı üzerine sanık ... hakkında uzlaştırma hükümlerinin uygulanması için kararın kaldırılmasına, diğer sanığın istinaf talebinin ise kararın itiraza tabi olması nedeni ile reddine karar verildiği, davalı şirket ile grup şirketleri ve davalı şirket ortak ve yöneticileri hakkında somut davanın görüldüğü mahkemede görülen birden çok derdest ve karara çıkmış davalarının bulunduğu, bu durumunda ortaklar arasında geçimsizliğe delalet ettiği, ortakların birlikte bu şirketi işletip yürütmelerinin fiilen ve hukuken mümkün olmadığı, tüm bu sebeplerle; davanın açılmasında davacılar lehine haklı sebeplerin oluştuğu  anlaşılmaktadır.<br>6102 sayılı TTK'nın 531. maddesinde; haklı sebeplerin varlığı halinde mahkeme davalı şirketin feshine karar verebileceği gibi davacıların ortaklıktan çıkma veya  duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir. Şirketin fesih ve tasfiyesinin, dosya kapsamına göre; davalının bu talebi kabul etmemesi ve ortaklıktan çıkarılmaya karar verilmesini talep etmesi nazara alındığında, yine, dosya arasına alınan bilirkişi raporlarına göre çıkmaya karar verilmesinin ve çıkma payı ödenmesinin daha adil bir çözüm olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatini doğurmuştur. Açıklanan bu nedenlerle ilk derece mahkemesince; davacıların fesih talebinin kabul edilmeyerek davacıların, ortaklıktan çıkma  ve çıkma payı ödenmesi taleplerinin  kabul edilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, bu yöne ilişkin taraf vekillerince getirilen istinaf istemlerinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.  <br>Ancak;<br>İlk derece mahkemesince, her ne kadar; şirketten çıkma kararı yenilik doğurucu nitelikte bir karar olduğundan, hüküm altına alınan, davacının ortaklıktan çıkma payı alacağına, kararın kesinleşme  tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş ise de; çıkma payının karar tarihine en yakın tarih itibariyle hesaplanacak olması nazara alınarak, karar tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekmekte olup mahkemece kesinleşme tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin verilen karar doğru olmamıştır (Yargıtay 11. Hukuk  2024/3964 E. 2025/2925 K. Sayılı ilamı).<br>Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kısmen kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>A-)6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>B-)Davacıların İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KISMEN KABULÜNE; Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2024 Tarih - 2023/115 Esas - 2024/123 Karar Sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,<br>1-Davacı ... tarafından açılan davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,<br>2-Davacı ... tarafından açılan davanın 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,<br>3-Davacılar ... ve ... tarafından açılan davada, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin talebin REDDİNE,<br>4-Davacılar ... ve ... tarafından açılan davada, ortaklıktan çıkma ve çıkma payının ödenmesi talepli davaların KABULÜNE; davacıların Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 11680 sicil numarasında kayıtlı, davalı EPAŞ ENDÜSTRİ MAMULLERİ PAZARLAMA TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ORTAKLIĞINDAN ÇIKARILMALARINA,<br>5-Davacı ... için hesaplanan 74.336.731,16.-TL çıkma payı alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı ...'na ödenmesine, <br>6-Davacı ... için hesaplanan 49.557.820,78.-TL çıkma payı alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı ...'na ödenmesine, <br>7-Davacı ... tarafından açılan davada alınması gereken, 427,60.-TL karar ve ilam harcı ile 427,60.-TL başvurma harcının davacı ...'ndan alınarak Hazineye irat kaydına,<br><br>8-Davacı ... tarafından açılan davada alınması gereken, 427,60.-TL karar ve ilam harcı ile 427,60.-TL başvurma harcının davacı ...'ndan alınarak Hazineye irat kaydına,<br><br>9-Davacı ... tarafından açılan davada alınması gereken 5.077.942,11.-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.269.485,52.-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.808.456,59.-TL karar ve ilam harcının, davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>10-Davacı ... tarafından açılan davada alınması gereken, 3.385.294,74.-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 846.323,68.-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.538.971,06.-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>11-Davacı ... tarafından açılan davada, peşin yatırılan 27,70.-TL başvurma harcı ile 27,70.-TL  peşin harcın, davalıdan alınarak davacı ...'na ödenmesine, <br>  <br>12-Yargılama sırasında davacılar tarafından yatırılan gider avansından harcanan 2.798,00.-TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.419,80.-TL keşif harcı, 1.025,00.-TL keşif vasıta gideri, 11.550,00.-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 17.792,80.-TL yargılama giderinden; davanın kabul - ret durumuna göre takdiren %50'si olan 8.896,40.-TL'nin davalıdan alınarak davacılar ... ve ...'na  ödenmesine, <br>13-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>14-Davacı ... tarafından açılan davada, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan  AAÜT 13/1 maddesi gereği kabul edilen miktar üzerinden hesap  ve takdir edilen 1.053.367,31.-TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacı ...'na ödenmesine, <br>  <br><br>15-Davacı ... tarafından açılan davada, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan  AAÜT 13/1 maddesi gereği kabul edilen miktar üzerinden hesap  ve takdir edilen 805.578,21.-TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacı ...'na ödenmesine, <br>16-Davacı ... tarafından açılan davada, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan  AAÜT gereği hesap ve takdir edilen 17.900,00.-TL maktu vekalet ücretinin, davacı ...'ndan alınarak davalıya verilmesine, <br>17-Davacı ... tarafından açılan davada, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan  AAÜT gereği hesap ve takdir edilen 17.900,00.-TL maktu vekalet ücretinin, davacı ...'ndan alınarak davalıya verilmesine,   <br>18-Yatırılan gider avansından yargılama sırasında harcanan gider ile karar kesinleşinceye kadar harcanacak giderin mahsubu ile kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ayrı ayrı yatıranlara iadesine,  <br>C-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br>Davalı Yönünden<br>-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 8.463.236,85 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 2.115.809,22 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.347.427,63 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, <br>-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>Davacılar Yönünden<br>-İstinaf  Kanun Yoluna Başvuru harçlarının hazineye irad kaydına,<br>-İstinaf Karar harçlarıınn talepleri halinde ilk derece mahkemesince davacılara iadesine,<br>-İstinaf eden Davacılar tarafından yapılan 2.338,80 TL (2 x 1.169,40-TL) İstinaf Kanun yolu masrafı ile 28,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.366,80 TL'nin davalıdan tahsili ile istinaf eden davacılara verilmesine,<br>Ç-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>D-)İstinaf edenlerin yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince istinaf edenlere iadesine, <br>E-)Kararın 6100 sayılı HMK'nın'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/11/2025<br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır <br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e24027a5e1f6beec","SID":"ed2301fd8e75237a"}}