{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/348 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1320<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/288 E. 2022/908 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 03.10.2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 03.10.2025<br><br>\tTaraflar arasındaki davadan dolayı Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince0 verilen 09.12.2022 gün ve 2021/288 E. 2022/908 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için  üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, 25.09.2020 tarihinde saat 15:00 sıralarında davacı müvekkili şirketin yetkilisi ...'in sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile düz yolda tüm kurallara uygun bir şekilde seyir ederken, davalı ....'a ait davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... Mah....Mevkiinde  yola kontrolsüz ve tedbirsiz bir şekilde çıkması neticesinde, ... plakalı araç sol ön tampon bölgesi ile ... plakalı aracın sol arka jant bölgesine çarparak maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazada ... plakalı aracın sürücüsünün  asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin hiç bir kusurunun  bulunmadığını, kaza sonrası hasarın onarım işlemleri  .... A.Ş. tarafından yapıldığını, kasko şirketi olan....A.Ş.'ye 37.077,55-TL fatura kesildiğini, araçtaki hasar bedelinin kasko şirketi tarafından karşılandığını, ancak kaza tarihinden onarım tarihine kadar geçen sürede müvekkilinin aracı kullanamayarak zarara uğradığını, kaza tarihi ile onarım tarihi olan 25.09.2020 - 19.10.2020 tarihleri arasında müvekkilin aracı kullanamamasından kaynaklı  24 günlük araç mahrumiyet zararının tespitine ve şimdilik 1.000,00-TL’nin haksız fiil tarihi olan 25.09.2020 tarihinden itibarenin işleyecek olan yasal faizi ile alınarak davacı müvekkiline verilmesini, ayrıca değer kaybı zararının şimdilik 7.000,00-TL’nin haksız fiil tarihi olan 25.09.2020 tarihinden itibarenin işleyecek olan yasal faizi ile birlikte  (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla)davalı ...ve davalı ...'dan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı ... Sigorta  cevap dilekçesinde: “ 25.09.2020tarihinde ... plakalı araç seyir halinde iken ...'e ait ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı kaza meydana geldiğini kazının  meydana gelmesinde müvekkil şirket nezdinde sigortalı ... plakalı aracın herhangi bir kusuru bulunmadığını ,Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın müvekkil şirketleri  tarafından 1014304319 nolu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte; mahkemece müvekkil şirketin sorumluluğu bulunduğuna kanaat getirilmesi halinde teminat limiti ile sorumlulukları buylunduğunu ,dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını ,K'nın 109/1-a maddesine göre  dava konusu olayın gerçekleşme tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan davanın reddinin gerektiği,HMK 6. Madde gereği yetkili mahkeme davalı tarafın davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeridir. Dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, kazaya ilişkin olarak davacı tarafından müvekkil şirkete herhangi bir başvuru yapılmamış ve dava şartı olan zorunlu başvuru şartı yerine getirilmediğini davanın usulden reddinin gerektiğini  davacının talep etmiş olduğu maddi hasar ve değer kaybı tutarının uzman bilirkişi tarafından hesap edilmesi gerektiğini ,araçta meydana gelen değer kaybı hesap edilirken aracın yaşı, daha önce kazaya karışıp karışmadığı, kilometresi gibi hususların  göz önünde bulundurularak hesaplama yapılmalsiı gerektiğini, şirketlerine  ZMMS Poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracın kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığnı ,araç mahrumiyet bedeli,aracın işletilememesinden doğan kazanç kayıpları gibi yansıma zararların  ZMMS teminatı dışında olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde: “ …Meydana gelen kazada araç sürücüsü ....ın hiçbir kusuru bulunmadığını,kaza yerini gösteren fotoğraflardan anlaşılacağı üzere davacının maliki bulunduğu aracın seyir etmekte olduğu .... Caddesi üzerinde kavşağa gelmeden önce yolun sağ tarafında \"kontrolsüz kavşak\" trafik levhası bulunduğunu ,kontrolsüz kavşaklara yaklaşan araçların mutlaka hızı yavaşlatmaları gerektiğini ancak, davacıya ait aracın hızını azaltmadığını, ...' ın  kavşağı kontrol edip davacının aracının uzakta olduğunu görmesi üzerine kavşağa girdiğini tam dönüşünü tamamlayacak iken, kavşağa hızını azaltmaksızın giren davacının aracının müvekkilimizin kullanmakta olduğu aracın sol arka tekerine ön tamponunun sol ucu ile çarptığını,kavşakta görüşe kısıtlayan hiçbir engel bulunmadığını,davacının aracını kullanan şoförün  hızını azaltmamış olması sebebi ile müvekkillerinin  aracına çarptığını ,davacının aracında meydana gelen tüm zararın zorunlu trafik sigortacısı ...şirketi tarafından, davacının kasko sigortacısına ödendiğini , meydana gelen kaza ile oluştuğu iddia edilen hasar arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacının aracının sadece tamponunun sol ucunda ufak bir sürtme izi bulunduğunu ,yetkili serviste aracın tamponu tamir edilebilecek iken tamponun tamamı vc hiçbir zarar olmamasına rağmen, tampon ızgara kaplaması, far braketi, fren hava kanalı, ön tampon alt darbe emici, led far, klips, panjur, Ön tampon alt taşıyıcı ve ön tampon orta ızgarası değiştirilerek 37.000,00-TL.nin üzerinde bir masraf çıkartıldığını,değer kaybı zararına uğradığı iddiasını da kabul etmediklerini ,zira, davacının aracında meydana gelen zararın tamponunda meydana geldiğini ve plastik parçadan ibaret tamponda meydana gelen zarar sebebi ile aracın ikici el piyasa değerinde bir düşüş olmasının söz konusu olamayacağını ,far ve diğer plastik <br>aksam değişimlerinin bu kaza ile bir illiyetinin bulunmadığını, değer kaybı zararının söz konusu olamayacağını,davacının sahibi bulunduğu aracın daha önceden  de başka kazalara da karıştığını bu nedenlede bir değer kaybı da söz konusu olamayacağını, tamiratın 1 günde çözülebilecek bir tamirat olup, hasarın aracın güvenli bir şekilde kullanıma engel bir hasar da olmadığını,24 gün aracından mahrum kalmış olduğu iddiası ile  talepte bulunulmasının mümkün  olmadığını salt araçtan mahrum kalmış olunduğuna dair iddianın tazminat talep edebilmek için yeterli olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tevdi üzerine bilirkişi heyetinden alınan rapor hüküm kurmaya elverişli kabul edilerek bahse konu trafik kazasının oluşumunda davacı yana ait araç sürücüsü ...'in tali, davalı araç sürücüsü ...'ın asli oranda kusurlu olduğu tespiti yapılmakla birlikte örnek niteliğinde Yargıtay 17. H.D'nin emsal kararı karşısında davacı araç sürücüsünün olayda %25, davalı ...'ın ise %75 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmakla, değer kaybına yönelik inceleme neticesinde araçtaki hasarın değer kaybına neden olmayacağından bu yönden talebin reddine, araç mahrumiyeti yönünden ise bilirkişi hesaplaması neticesi bulunan 7.200,00 TL'lik talebin ise kabulüne dair davanın kısmen kabulüne yönelik neticede karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, mahkemece dosyaya kazandırılan rapor hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ise de, kazandırılan 12.08.2022 tarihli rapora 05.09.2022 tarihinde itirazlarda bulunulmasına rağmen bu yönden değerlendirme yapılmadığı gibi ek rapor talebinin de yerinde görülmediği, kusur yönünden bilirkişi kanaatinin yerinde olmadığı gibi kusur gerekçesine neden olan davranış incelemeleri neticesinde kural ihlali yönündeki değerlendirmelerinin de somut olaya uygun olmadığı, bilirkişi kanaati ile mahkeme kanaatinin aksine davacıya verilen kural ihlali niteliğindeki davranışın varlığına dair ne kaza tespit tutanağında ne tanık anlatımında ne de başka bir şekilde ispatlanan bir husus olmamakla birlikte oluşan durumun aksine müvekkili yönünden kusur atfedilmesinin anlaşılamadığı, görüş imkanı olmayan bir noktadan yola ters yönde aniden giren davalının yola çıkacağı olgusunun davacı tarafça bilinmesinin gerekmediği gibi öngörmesinin de mümkün olmadığı, esasen davacının da davalının da kusur durumunun tutanakla beyanla kabul ettiği, bilirkişi değerlendirmesinin aksine değer kaybına yönelik inceleme ve kanaatlerin yerinde olmadığı, tramer kaydına bu kaza sebebiyle 37.000,00 TL'lik hasarın işlendiği, araç mahrumiyet yönünden ise bilirkişi tarafından günlük kira bedelinin 300,00 TL olduğu yönündeki değerlendirmenin gerçekler ile bağdaşmadığı, harici yapılan araştırmada aracın 1.500,00 TL'ye kiralandığı yönünde hususların tespit edildiği, bu hususun itiraz dilekçesi ekindeki evraklar ile bildirildiği, en azından kurumsal araç kiralama şirketlerine müzekkere yazılma imkanı varken bu yönden bir araştırma dahi yapılmadığı istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklı araç mahrumiyet zararı ile değer kabına yönelik maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDava konusu talepler yönünden açılan iş bu maddi tazminat davasının haksız fiil hükümleri çerçevesinde koşullarının oluşup oluşmadığının incelenerek sonuca gidilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda talebin haklılığına kanaat getirebilmek için davacının zararını, sorumluluk atfedilen davalı/davalıların hukuka aykırı ve kusurlu davranışlarının olduğu ve davacı zararı ile bu kuburlu davranış arasında illiyet bağının varlığının tespit edilmesi gerekmektedir. <br>\tMahkemece dava konusu olay gibi bilirkişi incelemesine başvurulduğunda; raporun, olayın özelliklerine ve uyuşmazlığın çeşidine göre yapılması gerekli olan inceleme ve değerlendirmeleri içermesi, raporda hâkimin uyuşmazlığı çözmesi için gerekli olan tüm özel ve teknik bilgilere ve açıklamalara usulünce yer vermesi, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını gerekçeleriyle ve olayın teknik özellikleriyle tartışması, bu tartışmanın da denetime elverişli olması gerekmektedir. Bilirkişi raporunun teknik özellikleri taşımaması, denetime elverişli olmaması, mevcut bilirkişi raporları ile çelişki oluşturması ya da verilen bilgilere göre somut olayın özellikleri ve var olan teknik verilere göre kendi içinde çelişki oluşturur tarzda olması hâlinde söz konusu rapor hükme esas alınamayacaktır. Hâkim bu durumda, davayı aydınlatma yükümlülüğünün de bir gereği olarak, eksiklik veya belirsizliğin ya da çelişkilerin giderilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması için bilirkişiden ek rapor almalı ya da yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmalıdır.<br>\tSomut olayda talep konusu iddiaların haksız fiil çerçevesinde şartlarının bulunup bulunmadığı yönünde değerlendirme yapmak üzere tevdi üzerine bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmakla zarar konusu olan değer kaybı ve ikame araç yönünden raporda yapılan tespitler ve kazanın meydana gelmesine yönelik sürücülerin davranışları yönünden yapılan değerlendirmeler baz alınarak ve ayrıca emsal niteliğinde olduğu belirtilen Yargıtay ilamı kapsamında kusurun oransal tespiti doğrudan mahkemece yapılarak sonuca gidildiği ve kazaya karışan tarafların kusurlarına yönelik değerlendirmenin \"kazaya karışan davacıya ait araç sürücüsü ...'nin yolda ilk geçiş hakkı kendisine ait olmakla birlikte olay mahalli kavşağa yaklaşırken alması gerekli bir takım tedbirleri almadığı, uygun bir hıza düşmediği, sağ tarafta tali yoldan ters giren davalı yana ait aracın davacının şeridini geçip karşı yönden kendi şeridine geçmekte iken görüşün açık olduğu bir ortamda tehlikeyi önlemek üzere zamanında fren tedbiri almayarak kazanın meydana gelmesinde 2918 sy. Yasa'nın 52/1-A ve 47/1-d maddelerini ihlal ettiği, yapılan ihlalin tali nitelikte olduğu\" yönündeki bilirkişi değerlendirmesinin hükme elverişli bulunduğu anlaşılmıştır.\t<br>\t5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 22/17. maddesi gereğince eksperler tarafından düzenlenen raporların delil niteliğinde olduğu açıktır. (Yargıtay 4. HD'nin 14.04.2022 tarh ve 2021/10308 E. - 2022/7172 K.) <br>\tGenel olarak bir aracın hızından ve sürücünün dikkatsizliğinden bahsedebilmek için görüş açısı, çarpma-durma mesafesi, araçlarda meydana gelen hasar, varsa yaralanmalardaki oran, sürüklenme, fren izi, görül açısı gibi ölçülerle beraber değerlendirme yapmak gereklidir.  Bu nedenle her olay kendi koşulları içerisinde incelenip değerlendirilecektir. Dış görünüşler benzese bile her somut olayda farklı bir etken olabileceğinden bu husus kusur durumunu ve ihlal niteliğindeki davranışları doğrudan etkileyebileceğinden benzer olaylarda bile çok farklı oranda kusur oranlarından bahsetmek mümkündür. Kaldı ki eğer az yukarıda sayılan kriterler dikkate alınmaksızın dava konusu olaydaki gibi her kavşakta meydana gelen her kaza da tüm taraflara kusur verilmesi gibi bir durum ortaya çıkacaktır ki bu durum doğru olmayacaktır. <br>\tYapılan açıklamalar kapsamında mahkemece kazandırılan rapor hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmiş ise de sürücülerin kendi aralarında ittifakla tuttuğu tutanaktaki ifadelerin de yine açıklanan sebepler karşısında görmezden gelinemeyeceği gibi dosya arasında bulunan davalı yan yönünden açılan hasar dosyasına yönelik düzenlenen ekspertiz raporunda davalı ...'nın eyleminin tam kusurlu olarak tespitinin yapıldığı göz önüne alındığında dosya kapsamına kazandırılan deliller ile alınan bilirkişi raporu arasında çelişki olmaktadır. Bu yüzdendir ki eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. Açıklanan bu sebepler ile mahkemece yapılan kusur değerlendirmesi doğru olmamış, bu yönden davacı istinaf isteminin haklı ve yerinde olduğu anlaşılmıştır.<br>\tYukarıda belirtilen kusura yönelik değerlendirme haricinde ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli, dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olmasına, kaza ile hasarın uyumlu olduğunun tespit edilmiş olmasına, davacıya ait aracın önceki hasarları kapsamında değer kaybı bedelinin oluşmayacağı yönündeki değerlendirmesinin yerinde olmasına, ikame araç yönünden bilirkişi tarafından belirlenen günlük 300,00 TL'lik araç kirası bedeli yönünen değerlendirmenin dosya kapsamı ile uyumlu olması hususları birlikte değerlendirildiğinde belirtilen hususlar kapsamında davacı istinaf istemi yerinde görülmemiştir.<br>\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince ATK TRafikİhtisas Dairesinden/İTÜ trafik kürsüsünde görevli alanında uzman bilirkişilerden seçilecek üç kişilik bilirkişi kuruludan dosya kapsamına kazandırılan delillere göre gerektiğinde oranda belirtilmek suretiyle kusura yönelik çelişkinin giderilmesine yönelik bilirkişi raporu alarak bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>\tBu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve  değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca  ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>\t2-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince0 verilen 09.12.2022 gün ve 2021/288 E. 2022/908 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,<br>\t5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 03.10.2025<br>\t\t\t\t<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8dd607c03eea3fe2","SID":"b45da131e06a8893"}}