{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2025/1418 - 2025/1961<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/1418 <br>KARAR NO\t: 2025/1961<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/07/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/335 E.  -  2021/308 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br>\t<br>       Dairemizce verilen 08/03/2024 tarih ve 2022/136 Esas, 2024/473 Karar sayılı karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/03/2025 tarih ve 2024/3544 Esas, 2025/1789 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili Şirketin, 1994 yılında \"...\" ticaret unvanı ile kurulduğunu, bisküvi, kek ve benzeri gıda üretimi ve satışı ile iştigal ettiğini, dava konusu 2019/34119 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı şirketlerin \"...\" ibareli markalara dayalı olarak başvuruya itiraz ettiklerini, Markalar Dairesi Başkanlığınca bu itirazların kabul edilerek müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, müvekkilinin bu karara yönelik itirazının ise YİDK tarafından reddedildiğini, müvekkilinin \"...\" ibaresi üzerinde öncelikli ve üstün hakkı olduğunu, markalarının ve tasarımlarının bulunduğunu, başvuru markası ile davalıların markalarının benzer olmadığını ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markaların uzun yıllar birlikte var olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-9197 sayılı kararının iptaline, 2019/34119 numaralı marka başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının başvuru markası ile davalıların redde gerekçe markalarının esas unsurlarının ...-... ibarelerinden oluştuğunu, markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer bulunduğunu, markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin de benzer olduğunu, dolayısıyla ortalama tüketicilerin markaları karıştıracaklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br>\tDavalı ... Gıda Üretim ve Pazarlama A.Ş. vekili, dava konusu başvuru ile müvekkili adına tescilli \"...\" ibareli markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında markaların karıştırılacağını, müvekkili markasının tanınmış marka olması nedeniyle de başvurunun reddinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br>\tDavalı ... Pastacılık Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin \"...\" esas unsurlu seri markaları ile dava konusu başvurunun görsel, sesçil ve anlamsal olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, bu benzerliğin markalar arasında karıştırılma tehlikesi yarattığını, markaların aynı mal ve hizmet sınıfında yer aldığını, davacının, başvuru yönünden kazanılmış hak teşkil edecek bir markasının bulunmadığını, başvurunun kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.   <br>\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan 30. sınıf malların, davalı şirketlerin redde mesnet markalarının  kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer olduğu, markaları oluşturan işaretlerin genel görünümlerinin iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadığı, redde mesnet markaların esas unsurunun \".../...\" kelimeleri ve bu kelimelere ekli şekil ve ek kelime unsurları ile oluşturulduğu, dava konusu marka başvurusunda \"...\" kelimesi bulunsa da, markanın genel görünüm içinde bu kelimenin \"...\" kelimesine göre arka planda kaldığı, zira markasal mizanpajda, davaya konu malların hitap ettiği makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin anlamsız bir ibare olarak algılayacağı \"...\" kelimesine göre \"...\" kelimesinin daha küçük punto ile yazıldığı ve geri planda konumlandırıldığı, ayrıca \"...\" sözcüğünün, \"çok iyi, aferin\" gibi anlamları olan bir ünlem olup, ortalama seviyedeki tüketicilerin bir tebrik etme durumunda yahut beğeniyi göstermek için yaygın olarak kullandığı veya bildiği bir kavram olduğu, bu durumda başvuru markasındaki bütünsel izlenimde \"...\" ibaresinin, daha ön planda olan \"...\" ibaresini niteleyen bir rol üstlendiği, başka bir ifadeyle \"...\" ibaresini destekleyen, niteleyen, ilgili tüketici nezdinde tanımlayıcılığa yönlendiren unsur olarak algılandığı, somut olayda da karşılaştırılan markaların özellikle görsel olarak birbirlerinden uzaklaştıkları, markaların görsel olarak farklı olmasının da, markalar arasında \"...\" kelimesinin müşterekliğinden kaynaklı nispeten işitsel ve kavramsal benzerliği bertaraf ettiği, karşılaştırılan markalar arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, davacı şirketin önceki tarihli markalarından kaynaklı müktesep hak iddiasının yerinde olmadığı, somut olayda birlikte var olma koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2020-M-9197 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.  <br>          <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, dava konusu başvuru ile diğer davalıların redde gerekçe markalarının esas unsurlarının \"...-...\" ibarelerinden oluştuğunu, her ne kadar davacı markasında \"...\" ibaresi \"...\" ibaresine göre daha küçük puntolarla yazılmış ise de anılan markayı okuyan ortalama tüketicilerin, \"...\" ibareli markada üstte ve markanın başında konumlandırılmış olan \"...\" ibaresine daha çok dikkat edeceklerini, vurgunun bu ibare üzerinde olacağını, bu nedenle, başvuruda esas unsur konumunda olan \"...\" ibaresi ile diğer davalıların \".../...\" esas unsurlu markaları arasında iltibas doğacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br>\tDavalı ... Gıda Üretim ve Pazarlama A.Ş. vekili, müvekkili adına tescilli marka ile dava konusu başvurunun asli unsurlarının \"...\" ibarelerinden oluştuğunu, dava konusu başvurudaki \"...\" ibaresinin yardımcı unsur konumunda bulunduğunu, markaların içerdikleri \"...\" ibarelerinin birebir aynı olması ve bu ibarelerin markaların başlangıç kısmında bulunması nedeni ile markalar arasında iltibas doğacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.     \t\t\t\t<br>\tDavalı ... Pastacılık Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin \"...\" esas unsurlu seri markaları ile dava konusu \"... ...\" ibareli davacı başvurusunun görsel, sesçil ve anlamsal olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve bu benzerliğin markalar arasında karıştırma tehlikesi yarattığını, markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin de benzer olduğunu, başvuru kapsamındaki 30. sınıf malların küçük yaştaki tüketicilere de hitap ettiğini, bu husus da gözetildiğinde markaların halk tarafından karıştırılacağını, Yargıtay kararlarında, \"...\" ibareli müvekkili markasının diğer bir markada aynen yer alması durumunda markalar arasında aynılığın/benzerliğin ve karıştırma ihtimalinin varlığının kabul edildiğini, tüketicinin dava konusu başvuruyu, müvekkilinin ''...'' markasının bir serisi olarak değerlendireceğini, davacının çok farklı ibareler içeren markalar alabilecekken, müvekkilinin markası ile neredeyse aynı olan başvuruda bulunmasının, kötü niyetli olduğunu açıkça gösterdiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br><br> <br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin 08/03/2024 tarih ve 2022/136 Esas, 2024/473 Karar sayılı kararı ile başvuru kapsamındaki malların tamamının redde mesnet markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle benzediği, dava konusu başvurunun asli unsurunun bir bütün olarak \"...\" ibaresi olduğu, \"...\" ibaresinin  dilimizde  bilinen  bir anlamı olmadığından, \"...\" ibaresinin, bu ibareyi niteleyen, tanımlayan bir ibare olduğu sonucuna varılmadığı, davalı Şirketlere ait markaların asli unsurlarını ise \"...\" ibarelerinin oluşturduğu, redde  mesnet markalarda yer alan ve tanımlayıcı nitelikteki diğer ibarelerin ayırt ediciliğe bir katkıları bulunmadığı, redde mesnet markaların asli unsurlarını oluşturan \"...\" ibareleri ile aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer olan \"...\" ibaresinin, dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanılmasının markaların karıştırılmasına yol açacağı, SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas  tehlikesi olduğu, başvuruda farklı olarak yer verilen ve dilimizde bilinen  bir anlamı olmayan \"...\" ibaresinin ise başvuruya yeterli ayırt ediciliği katmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin birçok kararında, \"...\" ibaresinin ayırt edici olduğu ve bu ibarenin ortaklığının iltibasa yol açacağı yönünde değerlendirmeler  yapıldığı,  başvuru  ile redde mesnet markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan tüm mallar yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 hükmü anlamında  karıştırılma tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 13/03/2025 TARİH ve 2024/3544 ESAS, 2025/1789  KARAR SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Dairemiz kararının, davacı vekilince temyizi üzerine anılan Yargıtay ilamı ile özetle, davacı markasında bulunan \"...\" ibaresinin bilinen bir anlamı olmaması nedeniyle marka başvurusuna ayırt edicilik sağlayacağı ve davalı markalarından farklılaştığı, buna göre taraf markalarında farklı unsurların ön plana çıkartılması, sesçil ve görsel olarak farklılık yaratılması nedeniyle markaların benzer olmadığı ve ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tYukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere ilk derece mahkemesince, dava konusu marka başvurusunda \"...\" kelimesi bulunsa da, markanın genel görünümü içinde bu kelimenin \"...\" kelimesine göre arka planda kaldığı, karşılaştırılan markaların özellikle görsel olarak birbirlerinden uzaklaştıkları, markaların görsel olarak farklı olmasının da, markalar arasında \"...\" kelimesinin müşterekliğinden kaynaklı nispeten işitsel ve kavramsal benzerliği bertaraf ettiği, karşılaştırılan markalar arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Dairemizce ise  redde mesnet markaların asli unsurunu oluşturan \"...\" ibareleri ile aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer olan \"...\" ibaresinin, dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanılmasının markaların karıştırılmasına yol açacağı, SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas  tehlikesi olduğu, başvuruda farklı olarak yer verilen ve dilimizde bilinen  bir anlamı olmayan \"...\" ibaresinin, başvuruya yeterli ayırt ediciliği katmadığı kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış, Dairemiz kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yazılı gerekçe ile bozulmuştur. Bu duruma göre gelinen aşama itibariyle somut uyuşmazlık yönünden tartışılması gereken husus, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka işaretleri arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunup bulunmadığıdır. <br>\tSomut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramı açıklanmalıdır. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Öte yandan, markaların ayırt edicilik güçlerinin de iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Zira, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimali daha düşük olacaktır. Diğer bir deyişle, tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanı daha dar bulunmaktadır. Böyle durumlarda, küçük farklılıklar dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabilecektir.   <br>\tDava konusu başvuru \"...\" ibaresinden oluşmaktadır. \"...\" ibaresi kırmızı renkle ve daha büyük puntolarla yazılmış, \"...\" ibaresi ise bu ibarenin üzerinde olacak biçimde daha küçük olarak konumlandırılmıştır. Bununla birlikte dava konusu başvurunun asli unsuru bir bütün olarak \"...\" ibaresidir. İlk derece mahkemesi kabulünün aksine, \"...\" ibaresinin dilimizde bilinen bir anlamı olmadığından, \"...\" ibaresinin, bu ibareyi niteleyen, tanımlayan bir ibare olduğu sonucuna varılmamıştır. Davalı Şirketlere ait markaların asli unsurlarını ise \"...\" ibareleri oluşturmaktadır. Zira, redde mesnet markalarda yer alan ve tanımlayıcı nitelikteki diğer ibarelerin ayırt ediciliğe bir katkıları bulunmamaktadır. Buna göre redde mesnet markaların asli unsurlarını oluşturan \"...\" ibareleri ile aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer olan \"...\" ibaresinin, dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanılması, markaların karıştırılmasına yol açacaktır. Gerçekten de redde mesnet markaların asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin aynısının ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerinin, dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanılması, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesi yaratmaktadır. <br>\tYüksek Dairenin bozma ilamında, davacı markasında bulunan \"...\" ibaresinin bilinen bir anlamı olmaması nedeniyle marka başvurusuna ayırt edicilik sağlayacağı ve davalı markalarından farklılaştığı, buna göre taraf markalarında farklı unsurların ön plana çıkartılması, sesçil ve görsel olarak farklılık yaratılması nedeniyle markaların benzer olmadığı ve ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı hususları açıklanmış ise de Dairemizce bu gerekçeye iştirak edilmemiş, başvuruda farklı olarak yer verilen ve dilimizde bilinen bir anlamı olmayan \"...\" ibaresinin başvuruya yeterli ayırt ediciliği katmadığı kanaatine varılmıştır. Zira, her ne kadar \"...\" ibaresine göre küçük harflerle yazılmış olsa da \"...\" ibaresi de dava konusu başvurunun asli unsurlarından biri olup, Yüksek Dairenin bozma ilamında da bunun aksine bir değerlendirme yapılmamıştır. \"...\" ibaresinin ayırt edici olduğu ve bu ibarenin ortaklığının iltibasa yol açacağı yönünde de birçok Yargıtay kararı mevcuttur (Örneğin 11. HD.'nin 21.03.2016 tarih ve 2015/7693 E.- 2016/3122 K., 20.02.2017 tarih ve 2015/12673 E.- 2017/935 K., 06.02.2017 tarih ve 2015/12679 E.- 2017/567 K., 28.06.2018 tarih ve 2016/9720 E.- 2018/4907 K. sayılı ilamları).  Öte yandan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11/09/2019 tarih, 2018/3504 E. 2019/5281 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere \"Bir markanın tek ve münhasıran ayırt edici nitelikte olan unsuruna, bir başka  ayırt edici unsur eklenmesi markayı ayırt edici kılmaya yetmez.\" Aksinin kabulü, bir başkasına ait markanın tek asli unsurunun, başkaca asli unsurlarla birlikte başka kişiler adına tesciline yol açar ki böyle bir durumda, markanın temel fonksiyonlarından olan ayırt edicilik fonksiyonunun zedeleneceği açıktır.  <br>\tYapılan açıklamalar çerçevesinde, redde mesnet markaların asli unsuru olan  \"...\" ibarelerinin, aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzeri olan \"...\" ibaresinin, dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanılmasının, markaların karıştırılmasına yol açacağı, başvuruda farklı olarak asli unsur olarak kullanılan \"...\" ibaresinin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, zira bir markanın tek ve münhasıran ayırt edici nitelikte olan unsuruna, bir başka ayırt edici unsur eklenmesinin, markayı ayırt edici kılmaya yetmeyeceği   anlaşıldığından, Dairemizce Yargıtay bozma ilamında belirtilen görüşlere iştirak edilmemiş, önceki kararda direnilmesine karar vermek gerekmiştir.<br><br>\t<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Dairemizin 08/03/2024 tarih, 2022/136 Esas, 2024/473 Karar sayılı kararında DİRENİLMESİNE,<br>\t2-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 16/07/2021 gün ve 2020/335 Esas, 2021/308 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın REDDİNE,<br>\t4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t7-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan   88,30-TL tebligat ve posta gideri ile 162,10-TL stinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 250,40-TL'nin  davacıdan tahsili ile anılan davalıya verilmesine,<br>\t8-Davalı ... Pastacılık Gıda Turizm San. ve Tic.Ltd.Şti tarafından istinaf aşamasında yapılan 59,60-TL tebligat ve posta gideri ile 162,10-TL stinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 221,70-TL'nin  davacıdan tahsili ile anılan davalıya verilmesine,<br>\t9-Davalı ... Gıda Üretim ve Pazarlama Anonim Şirketi tarafından istinaf aşamasında yatırılan 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının davacıdan tahsili ile anılan davalıya verilmesine,<br>\t10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara  iadesine (HMK m.333),<br>\t11-Davalılardan peşin olarak alınan 59,30'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara ayrı ayrı iadesine,<br>\t12-Davalılar ... ile ... Gıda Üretim ve Pazarlama Anonim Şirketi kendilerini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 2/4 maddesine göre hesaplanan 16.000,00-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile anılan davalılara verilmesine,<br>\tDair, duruşmaya katılan davacı vekilinin, davalı ... Gıda AŞ, davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, yapılan açık yargılama sonucunda 22/10/2025 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde  TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/10/2025     <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/10/2025  <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9d73daf4183a302d","SID":"132ccb712be61a69"}}