{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/2043 - 2025/2185<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/2043 <br>KARAR NO\t: 2025/2185                                                        T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                   K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/07/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/516 E.  -  2023/294 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/07/2023 tarih ve 2022/516 E. - 2023/294 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili,  2021/035168 sayılı “...” ibareli 29,30,35.sınıf mal ve hizmetlere ilişkin marka başvurusunun müvekkiline ait “...” esas unsurlu markalar ile benzer olduğunu, aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ve markanın tescil edilmesi halinde müvekkilin tanınmış markalarından haksız kazanç elde edileceğini ileri sürerek TÜRKPATENT nezdinde gerçekleştirdikleri itirazın Markalar Dairesi ve YİDK tarafından reddine karar verildiğini,  oysa müvekkiline ait \"...\" esas unsurlu markalar ile \"...\" ibareli marka arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, çatı marka olan ‘...’ ibaresinin hiçbir ayırt ediciliğinin söz konusu olmadığını, markalar arasında benzerlik değerlendirmesinin “...” ve “...” ibareleri arasında yapılmasının gerektiğini, davaya konu marka başvurusunun kapsadığı malların, müvekkilinin markalarının kapsadığı mallar ile bire bir aynı/benzer ve doğrudan bağlantılı olduğunu, davaya konu marka başvurusu ile müvekkiline ait markalar arasında ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalının müvekkilinin \"...\" ibareli markalarının tanınmışlığından yararlanma gayretinde olduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını, davalı şahsın müştereken temsile yetkili olduğu ... Gıda Turizm Taşımacılık Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi adına yapılmış olan ... ibareli 2021/035163 başvuru numaralı marka için müvekkili adına açılan YİDK iptal ve hükümsüzlük davasının 2023/46 E. numaralı dosyası ile derdest olduğunu, davalı ...’ın, ... Gıda Turizm Taşımacılık Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi’nin kurucusu olduğunu, davalının ısrarla müvekkiline ait markalarını çeşitli yollardan dolanarak tescil ettirmeye çalıştığını ileri sürerek,  2022-M-14220 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2021/035168 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, dava konusu “...” ibareli marka ile davacının itiraza dayanak markalarının tamamen birbirinden farklı ve herhangi bir çağrışım yaratmaktan uzak markalar olduğunu, SMK 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin tek başına markasal ayırt ediciliği çok düşük bir ibare olduğu göz önüne alındığında, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, yayına itiraz sahibine ait \"...\" asli unsurlu markaların hazır gıda sektöründe tanınmışlığa sahip olmasının da markalar arasındaki belirgin farklılıklar karşısında inceleme konusu olayda varılan sonucu değiştirmeyeceğini, kötüniyet iddiasının kanıtlanamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, markaların ihtiva ettikleri tüm unsurlarla birlikte görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle belirgin biçimde farklılaştıklarını, bu farklılıkların somut olayda benzerliklerin etkisini geri planda bıraktığını, markalarda ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin anlamı itibariyle tek başına markasal ayırt edici niteliği çok düşük bir ibare olması hususu da göz önüne alındığında, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, somut olaya 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6/5. Maddesindeki (Mülga md. 8/4’teki) şartların oluşmadığını, markaların benzer olduğu yönündeki iddianın, tek başına başvurunun kötü niyetle yapıldığını ispatlamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka ile davacı markaları kapsamındaki mal ve hizmetler arasında aynı/aynı tür/benzer mal ve hizmetlerin bulunduğu ancak taraf markalarının benzer olmadığı böylece dava konusu marka ile dayanak markaları arasında  ilişkilendirilme ihtimali ve/veya karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, somut olayda 6769 Sayılı Kanun m.6/5 koşullarının oluşmadığı, davacının kötü niyet iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine  karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı şahsa ait marka başvurusu ile müvekkiline ait \"...\" asli unsurlu markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalı adına kayıtlı üç adet \"...\" ibareli markanın mevcut olduğunu, benzerlik incelemesinde dikkate alınması gereken \"...\" ibaresindeki \"...\" kelimesinin ayırt ediciliğinin bulunmaması nedeniyle iltibas tehlikesini ortadan kaldırmadığını, ayırt edici kısmın müvekkilinin markaları ile ortak olan \"...\" ibaresi olduğunu, emtia benzerliğinin de gerçekleştiğini, başvurunun tescil edilmek istendiği gıda sektöründe tüketicilerin dikkat seviyesinin düşük olduğunu, bu durumun karıştırılma ihtimalini arttırdığını, müvekkilinin \"...\" ibareli seri markalarının SMK'nın 6/5.maddesi anlamında tanınmışlığı nedeniyle başvurunun tescilinin müvekkilinin ününden haksız kazanç sağlanmasına, markalarının ününe ve ayırt edici karakterine zarar verilmesine neden olacağını, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t:  Dava, YİDK marka kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, dava konusu \"...\" ibareli başvuru ile  davacının itirazına mesnet \"...\" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira başvuru markasının bütünsel bir algı oluşturduğu, vurgunun\"...\" ibaresi üzerinde toplanmadığı ve \"...\" ibaresinin öne çıkarılmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2022 tarih ve 2021/1685 E.-2022/6319 K. sayılı ilamında \"...\" ibaresinin sağlıklı, zinde, formda, uygun vs. anlamlarına geldiğinin ve gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğunun, dolayısıyla koruma düzeyinin de düşük tutulması gerektiğinin belirtildiği, açıklanan nedenlerle dava konusu başvurunun davacının seri markalarından biri olarak algılanmayacağı, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının ayırt edicilik kazanmış ve tanınmış olmasının dava konusu markanın tesciline engel oluşturmadığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br><br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/11/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"837a4a68401cb87e","SID":"60a638fc7e1f6f66"}}