{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1404 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1565 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t: 2025/277 Esas- 2025/302 Karar<br>TARİH: 18/04/2025 <br>DAVA: Tespit<br>KARAR TARİHİ: 02/10/2025                                                       <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından, davacı müvekkilinin hissedarı bulunduğu Bodrum Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde 9928 sicil numarası ile kayıtlı ... ... İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ünvanlı şirketinde bulunan altı yüz adet hissesinin tamamını davalı tarafa devrettiğine dair hisse devir sözleşmesi yapıldığından bahisle, bu devrin şirket pay defterine işlenmesi hususunda Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla ) 2022/150 Esas (Eski No:  2019/60 esas) sayılı dosya numarası ile dava açıldığını, ... ... İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye açılan işbu davaya müvekkili tarafından; imzaların kendisine ait olmaması ve geçerli bir hisse devir sözleşmesi bulunmaması sebebiyle asli müdahale talepli dilekçe verildiğini ve Mahkemenin 12.03.2025 tarihli celsesinde dava açmak için taraflarına süre verildiğini, bu nedenle hisse devir sözleşmesinin ve hisse senedi geçici ilmühaberinin geçersizliği hususunda huzurdaki davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, taraflar arasında düzenlendiği iddia edilen 12.11.2018 tarihli Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesi'nde ve bastırıldığı iddia edilen hisse senedi geçici ilmühaberinde yer alan imzaların müvekkiline ait olmadığını, davacı müvekkilinin, ... ... İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ünvanlı şirketin hissedarı olduğunu, davalı tarafından yapıldığı iddia edilen hisse devir sözleşmesinin gerçeği yansıtmadığını, bu sözleşme üzerinde yer alan imza ve geçici ilmühaberin arka tarafında yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkili ile davalı arasında hisse devir sözleşmesi yapılmadığı gibi yapıldığı iddia olunan sözleşmede belirtilen bedelin de müvekkiline ödenmediğini, ayrıca hisse senedi geçici ilmühaberinde 07.11.2018 tarih, 2018/01 sayılı yönetim kurulu kararına istinaden bastırıldığı yazıldığını fakat ... ... İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ünvanlı şirketin yönetim kurulu karar defteri incelendiğinde  bu şekilde bir yönetim kurulu kararının mevcut olmadığını, dava dışı  ... ... İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin defterleri üzerinde bu hususta inceleme yapılmasını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla taraflar arasında hisse devir sözleşmesi ve geçici ilmühaber bulunduğu varsayılsa dahi müvekkiline ödenen bir hisse devir bedeli bulunmadığından ve hisse devri için yasal şartları taşımadığından da geçerli bir hisse devir sözleşmesi ve geçici ilmühaberden bahsedilemeyeceğini beyanla taraflar arasında yapıldığı iddia olunan 12.11.2018 tarihli hisse devir sözleşmesinin ve 07.11.2018 tarihli yönetim kurulu kararına istinaden bastırıldığı iddia edilen hisse senedi geçici ilmühaberinin geçersizliğinin tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan işbu davada dava dilekçesinin henüz taraflarına tebliğ edilmemiş olmakla, dava dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmesinden sonra yasal süresi içerisinde cevaplarını Mahkemeye sunacaklarını ve davaya karşı cevap haklarını saklı tutarak ilk itiraz olarak yetki itirazında bulunduklarını, dava konusu Bodrum Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarası ile kayıtlı ... ... İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ünvanlı şirkette bulunan altı yüz adet hissesinin müvekkiline devredilmesine ilişkin hisse devir sözleşmesinin ve 07.11.2018 tarihli yönetim kurulu kararına istinaden bastırıldığı iddia olunan hisse senedi geçici ilmühaberinin geçersizliğinin tespiti olduğunu, davacı tarafça huzurdaki davanın işbu Mahkemede açılmışsa da Mahkemenin işbu davaya bakmakla yetkili olmadığını,  Hukuk Muhakemeleri Kanunu 14 /2  maddesinde; \"Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.\" hükmünün bulunduğunu, hisse devri sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti davalarında  HMK'nun 14/2. maddesi uyarınca şirketlerin kendi işlerine müteallik olmak üzere ortağı aleyhine veya ortağın bu sıfatla diğerine veya şirkete karşı açacağı davalarda şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/9104 esas, 2022/2412 karar sayılı ilamında; \"Yapılan açıklamalar ışığında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk daireleri arasındaki uyuşmazlıkla ilgili yapılacak değerlendirmede dava tarihinden önce şirket ortağı olan ve ancak \"dava öncesi ortaklık sıfatı sona eren\" kişinin, daha sonradan ortaklık ilişkisinin mevcut olduğu tarihlerden kaynaklanan hukuki uyuşmazlık nedeni ile ortak veya ortaklığa dava açması ya da bu kişiye karşı dava açılması durumunda HMK'nun 14/f.2 hükmü gereği kesin yetki kuralının uygulanıp uygulanmayacağı noktasında Dairemizin hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda hem 1086 Sayılı HUMK ve hem de 6100 Sayılı HMK döneminde uygulaması (HUMK'nun 17/2. maddesi) HMK'nın 14/2. maddesinin uygulanması yönünde olmuştur. Bu itibarla Dairemizin yerleşik uygulamaları ve yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda dava tarihinden önce şirket ortağı olan ve ancak \"dava öncesi ortaklık sıfatı sona eren\" kişinin, daha sonra ortaklık ilişkisinin mevcut olduğu tarihlerden kaynaklanan hukuki uyuşmazlık nedeni ile ortak veya ortaklığa dava açması ya da bu kişiye dava açılması durumunda HMK'nın 14/2. maddesinde düzenlenen kesin yetki kuralının uygulanması gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.\" şeklinde verilen karar ile  bu hususun Yargıtay'ın yerleşik içtihadı olduğunun da görüleceğini, bu kapsamda şirketin dava tarihindeki muamele merkezinin kesin yetkili olduğunu, bu hususun dava şartı olduğunu, dava konusu ... ... İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin hisselerine dayalı olduğundan yetki itiraz dilekçesi ekinde sunulan Ticaret Sicil Gazetesi İlanında da  işbu şirketin merkezi \"Yalı Mahallesi İçmeler(küme Evler) ... Bodrum/Muğla\" adresi olduğunun görüleceğini, şirket merkezi Bodrum olduğundan  Bodrum Mahkemelerinin kesin yetkili olduğunu ancak dava konusunun ticari nitelikli olduğunu, bu nedenle Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanına girdiğini, Bodrum Adliyesinde Asliye Ticaret Mahkemelerinin bulunmaması ve Bodrum Adliyesinin Asliye Ticaret Mahkemeleri yönünden Muğla Asliye Ticaret Mahkemelerine bağlı olması sebebi ile kesin yetkili mahkemenin Muğla Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, tüm bu nedenler ve Mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle; huzurdaki davaya cevap haklarımızı saklı tutarak,  davacının davasını yetkisiz mahkemede açmış olması sebebi ile ilk itiraz olarak yetki itirazında bulunduklarını, Mahkemece kesin yetki kuralı dikkate alınarak dosyada yetkisizlik kararı verilmesini ve dosyanın Muğla Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi'nin 18/04/2025 tarih 2025/277 Esas- 2025/302 Karar sayılı kararında;\"Dava; Anonim Şirket hisse devir sözleşmesinin ve yönetim kurulu kararına istinaden bastırıldığı iddia edilen hisse senedi geçici ilmühaberinin geçersizliğinin tespiti davasıdır......Tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin, 12/11/2018 tarihli Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesi'nde ve bastırıldığı iddia edilen hisse senedi geçici ilmühaberinde yer alan imzaların davacıya ait olmadığını beyan ederek, Anonim Şirket hisse devir sözleşmesinin ve yönetim kurulu kararına istinaden bastırıldığı iddia edilen hisse senedi geçici ilmühaberinin geçersizliğinin tespitini dava ve talep ettiği, davacının söz konusu Anonim Şirketin hissedarı olduğunu iddia ettiği, dava dışı ... ...... A.Ş.'nin adresinin \"Yalı Mahallesi İçmeler(küme Evler) ... Bodrum/Muğla\" olduğu, kesin yetki kuralının dava şartı olup resen gözetilmesi gerektiği, dava dışı A.Ş.'nin adresi Bodrum olup, Bodrum'da Ticaret Mahkemesi olmadığından, Bodrum'un bağlı olduğu Muğla Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla; mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile ''Davaya konu uyuşmazlığı incelemeye yetkisinin Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu anlaşıldığından MAHKEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece huzurdaki davada, davalı tarafın yetki itirazı üzerine hukuka aykırı bir şekilde 18.04.2025 tarihinde yetkisizlik kararı verildiğini işbu kararın kendilerine tebliğ edildiğini, fakat söz konusu kararın usul ve yasaya aykırılık teşkil etmesi nedeniyle iş bu istinaf başvurusunun yapılması zorunluluğu hasıl olduğunu;Yerel mahkemece HMK 14/2 maddesi dayanak gösterilerek yetkisizlik kararı verilmiş ise de, söz konusu maddede tüzel kişilerin ortağına ve bir ortağın diğer ortağa karşı açacakları davalar bakımından özel yetki düzenlemesi yapıldığını, oysaki huzurdaki davada müvekkili tarafından; davalı tarafça hisse devri sözleşmesi yapıldığı iddia olunan sözleşmeye yönelik olarak gerek sözleşmenin geçersizliği ve gerekse yapıldığı iddia olunan sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmaması nedeniyle açılan geçersizlik davasının söz konusu olduğunu, davalının, müvekkilinin hissedarı bulunduğu ... ... İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş ünvanlı şirkette ortak sıfatının bulunmadığını, bu nedenle yetki hususundaki genel düzenlemelere göre davalının yerleşim yeri adresinin Şile/İstanbul olduğu gözetildiğinde davanın İstanbul Anadolu mahkemelerinde açılmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığını, Yerel mahkemece verilen kararın açıklanan sebeplerle eksik inceleme ve hatalı hukuki değerlendirmeler ile kurulduğundan, usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/277 E. 2025/302 K. Ve 18.04.2025 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, anonim şirket hisse devir sözleşmesi ile hisse senedi geçici ilmühaberinin geçersizliğinin tespiti talebine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Taraflar arasında adi yazılı şekilde düzenlenmiş anonim şirket hisse devir sözleşmesinin bulunduğu, davacının bu sözleşme uyarınca dava dışı ... ... İmalat İhracat San. Ve Tic. A.Ş.'de bulunan 600 adet hissesini 15.000 TL nominal bedel üzerinden davalıya devrettiği, davacı adına basılı 15.000 TL nominal değerli 600 adet hisse senedi geçici ilmühaberinin dosyaya sunulduğu, davacının söz konusu devir sözleşmesi ile geçici ilmühaberdeki imzaların kendisine ait olmadığını, davalıya şirket hisselerini devretmediğini, aksi halde ise kendisine devir bedeli ödenmediğinden devrin geçersiz olduğunu iddia ettiği anlaşılmıştır. HMK'nın 14/2. maddesi uyarınca; özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin; Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine Yönelik 2021/9104 Esas, 2022/2412 Karar sayılı ve 25.03.2022 Tarihli kararı ile; \"...Bu itibarla Dairemizin yerleşik uygulamaları ve yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda dava tarihinden önce şirket ortağı olan ve ancak \"dava öncesi ortaklık sıfatı sona eren\" kişinin, daha sonra ortaklık ilişkisinin mevcut olduğu tarihlerden kaynaklanan hukuki uyuşmazlık nedeni ile ortak veya ortaklığa dava açması ya da bu kişiye dava açılması durumunda HMK’nın 14/2. maddesinde düzenlenen kesin yetki kuralının uygulanması gerektiği\" ne hükmedildiği ve taraflar arasındaki uyuşmazlık hisse devrinin geçerli olup olmamasından kaynakladığından, somut olayda açıklanan yasal düzenleme gereği dava dışı şirketin merkezinin bulunduğu Bodrum Mahkemeleri kesin yetkili olup, Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 02/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br>\t<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf20f5613e3a5f47","SID":"fc7e523a2c45dbf4"}}