{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/418 <br>KARAR NO\t: 2025/1227<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I\t<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET\t MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/12/2021<br>NUMARASI\t: 2020/315 Esas -  2021/860 Karar  <br>DAVA: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/09/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, meşru hamili olarak elinde bulundurduğu 5 adet çeki süresinde muhatap bankaya ibraz ettiğini ve çeklerin karşılıksız olduğu bilgisiyle karşılaştığını, daha sonra müvekkilinin, davalı bankadan çek yaprak bedelini talep etmişse de, davalı bankanın sorumlu olduğu bu bedeli de ödemekten kaçındığını, davalı bankanın, çek yaprak bedelini ödemekle yükümlü olduğunu,  müvekkilinin çeki bankaya ibraz etmesi sonrası banka tarafından, çekin üzerine karşılıksızdır kaydı konduğunu, bu kaydın konulmasının, çekin unsurlarının tam ve geçerli bir çek olduğunun tespiti niteliğinde olup karşılığının bulunmadığı sonucunu doğurduğunu, muhatap bankanın, ibraz eden düzenleyici dışındaki hamile, süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için karşılığının hiç bulunmaması hâlinde, çek bedeli bin türk lirası veya üzerinde ise bin türk lirası ödemekle yükümlü olduğunu, bu hususun, hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdi kredi sözleşmesi hükmünde olduğunu, davalı bankanın  borca itirazında kötü niyetli olduğunu belirterek  tüm talepleri yönünden fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davalı borçlu aleyhine İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun %20 oranından az olmamak üzere icra İnkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ve taleplerinin haksız olup, hatalı ve hukuka aykırı talepler içeren huzurdaki mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, çekler takas bankası tarafından karşılıksız olarak belgelendirilmişse de yasal yükümlülük tutarının tahsilini teminen fiziken müvekkili bankaya sunulduğunda, müvekkil banka tarafından yapılan inceleme sonucunda, ibraz tarihi itibariyle şirket adına yetkili kişinin/kişilerin imzasını/imzalarını taşımadığının görüldüğünü, söz konusu belgelendirme yapılmadan çeklerin icra takibine konulduğunu, bu kapsamda, müvekkili bankanın yasal yükümlülük tutarını davacıya ödeme mesuliyeti bulunmadığından icra takibine itiraz edildiğini, davacı, bunun üzerine huzurdaki davayı açmış ise de söz konusu taleplerinin ve huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya ve icra takibine konu çeklerin, takas bankasına takas hükümleri kapsamında ibraz edildiğini, ancak ilgili vekilin banka imza incelemesi yetkisi ve ehliyeti olmadığından, çeki imza haricinde şekil şartları açısından inceleyip ve imza haricindeki şekil şartlarını uygun bularak karşılıksız işlemi yaptığını, gerçekten keşideci firmanın imza sirküleri veya diğer belgelerin çek hesabının açıldığı müvekkili banka nezdinde olduğundan ve bu belgeler bankalar arası paylaşıma açık olmadığından takas bankasının imza incelemesi yapmasının teknik olarak da mümkün olmadığını, hesap sahibi müvekkili bankanın, vekil olarak işlem yapan takas bankasının ne şekilde belgelendirme yaptığına bakmaksızın çek üzerindeki şekil şartlarını ve keşidecinin imzasını kontrol etmekle yükümlü olduğunu, takas bankası tarafından bir yanlışlık yapılmışsa ve/veya eksik işlem yapılmışsa bunun düzeltilmesinin esas olarak çeki bastıran müvekkili bankanın sorumluluğunda olduğunu, somut olayda, dava konusu çeklerin, ibraz tarihi itibariyle şirket adına yetkili kişinin/kişilerin imzasını/imzalarını taşımamasına rağmen çeke takas odasında karşılıksız işlemi yapıldığını, bu yanlışlıkların muhatap banka tarafından düzeltilmesinin de son derece olağan ve yasal düzenlemeler gereğince zorunlu olduğunu, bu kapsamda müvekkili banka şubesi nezdinde yapılan incelemede, çek üzerindeki imzanın keşide tarihi itibariyle keşideci şirket yetkilisine ait olmadığı kuşkusu doğduğundan müvekkil bankanın yasal yükümlülük tutarını davacıya ödeme mesuliyetinin bulunmadığını, çek yasal yükümlülük tutarlarının (gayrı nakdi kredinin nakdi krediye çevrilmesinin) müvekkili bankadan talep edilebilmesi için ortada hesap sahibi açısından karşılıksız olan bir çek olması gerektiğini, somut olayda ise hesap sahibi açısından karşılıksız olarak belgelendirilen bir çekin bulunmadığını, dolayısıyla, çek yasal yükümlülük tutarlarının müvekkili bankadan talep edilmesinin hukuken mümkün  olmadığını belirterek davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" , ...Dava konusunun davacı tarafından davalı ... Bankasına ait keşidecisi ...Paz. San ve Tic. A.ş. Firmasına ait 5 adet çek yaptığının davalı banka tarafından çek sorumluluk bedelinin talebine ilişkin olarak başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Keşidecinin şirket yetkili ve imza sirküleri temin edilmiş, şirketin 09/07/2015 tarihinde ticaret sicil gazetesinde şirketin unvanının ...Pazarlama Sanayi ve ticaret anonim şirketi olarak tescil edildiği görülmüştür. Keşidecinin imza ticaret sicilinde bulunan imza sirküleri ile çekte keşidecinin imzalarının karşılaştırılmış, bankacı bilirkişiden alınan rapora göre çek üzerindeki imzaların imza sirkülerinden ... ve ...'ın imzalarına benzemediği bildirilmiştir. Hukuka uygun ve denetime elverişli olması nedeniyle rapor hükme esas alınmış, Muhatap banka çek sorumluluk bedelini özemek zorunda değildir. Bu nedenle davanın reddine,\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  söz konusu çekin davacı tarafından bankaya ibraz edildiğini ve karşılıksız kaydı yazıldığını, keşideci tarafından çekler ile ilgili önceden yapılmış bir başvuru bulunmadığını, çeklerle ilgili açılmış bir dava, yapılmış bir suç duyurusu ya da verilmiş bir tedbir kararı da bulunmadığını, bu nedenle mahkemenin çek üzerinde imza incelemesi yaptırmasının hukuken kabul edilemez olduğunu,  karşılıksız çek kaydı yapılmışken bankanın ödemekle sorumlu olduğu bedelden kaçınmasının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davalı bankanın icra takibine itirazında, imza itirazında bulunmadığını, yalnızca borca itirazda bulunduğunu, davalı bankanın, keşideci şirketin iflas sürecinde olması sebebiyle ödeme yapmaktan kaçındığını, grafoloji uzmanı olmayan bilirkişiye yaptırıldığını, bilirkişinin gözlemleme ile yapılan bir tespitte bulunduğunu, bu nedenle mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, davacı şirketin, çeklerin meşru hamili olduğunu, çekleri süresinde bankaya ibraz ettiğini, takas bankası tarafından çeklerin arka yüzlerine karşılıksızdır kaşeleri basıldığını, burada karşılıksızdır işlemini uygulayanın her ne kadar takas bankası olsa da çekin meşru hamilinin olup olmadığının ve imza yetkisinin bulunup bulunmadığının incelemesini yapmakla yükümlü olduğunu, Yargıtay’a göre itibar ve itimat kurumları olan bankaların, TTK.nun 18/2 maddesi gereği her zaman basiretli bir tacir gibi hareket etmek zorunda olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE :Dava, ödenmeyen çek kanuni karşılık tutarlarının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş,bu karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.\t 5941 sayılı Yasa'nın 3. maddesi uyarınca \" (1) Karşılığı bulunan çek, hesabın bulunduğu muhatap bankanın herhangi bir şubesine ibraz edildiğinde hamilin varsa vergi kimlik numarası saptandıktan sonra ödenir. Ancak çek, hesabın bulunduğu şubeden başka bir şubeye ibraz edildiğinde, o şubece karşılığı sorulmak suretiyle ödenir. (2) “Karşılıksızdır” işlemi, muhatap bankanın hamile kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarın dışında, çek bedelinin karşılanamayan kısmıyla sınırlı olarak yapılır.\"6102 sayılı TTK'nın 812. maddesi\" (1) Sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zarar muhataba ait olur; meğerki, senette düzenleyen olarak gösterilen kişiye, kendisine verilen çek defterini iyi saklamamış olması gibi bir kusurun yüklenmesi mümkün olsun.\"şeklinde düzenlenmiştir.TTK'nın 812/1 maddesinde, sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zararın muhataba ait olacağı hüküm altına alındığından, davalı bankanın ibraz edilen çeklerdeki imzaların keşideci imzaları ile uyumlu olup olmadığını inceleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Davaya konu çekin  dava dışı ...Paz. San. Ve Tic. A.Ş.'nin keşidecisi ve davacı şirketin lehtarı olduğu takip ve dava konusu 5 adet çekin davacı tarafından ibrazında çek karşılığının bulunmadığı ve davalı bankanın ödemekle yükümlü olduğu zorunlu karşılık bedelini, çekler üzerindeki keşideci imzasının banka kayıtlarındaki imza ile uyuşmadığı gerekçesiyle ödenmediği  anlaşılmaktadır.  Somut olayda da davalı muhatap banka, çekin kendisine ibrazı üzerine bu incelemeyi yapmış ve imzanın keşideciye ait olmadığı gerekçesi ile ödeme yapmamıştır. Bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, çek yaprakları üzerindeki imzaların nihai tespitinin Grafoloji uzmanı tarafından tespit edilmesi gerektiği belirtilmesine rağmene  ilk derece mahkemesince   grafolog bilirkişi aracılığıyla imza incelemesi yaptırılmadan  keşidecinin ticaret sicilinde bulunan imza sirküleri ile çekteki keşidecinin imzalarının karşılaştırılarak , bankacı bilirkişiden alınan rapora göre çek üzerindeki imzaların imza sirkülerinden ... ve ...'ın imzalarına benzemediği bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.6100 sayılı HMK266. Maddesi uyarınca  mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir .HMK 282. Maddesi uyarınca raporu serbestçe değerlendirme yetkisi hakimin, bilirkişinin yerine geçerek hakimlik mesleği dışında özel ve teknik bilgi gerektiren bir durumda şahsi bilgisiyle karar verebileceği anlamına gelmeyeceğinden, özel ve teknik bilgi gerektiren konularda bilikişi incelemesi yaptırması gereklidir.(  HGK 'nun 04/02/2009 tarihli ve E 2008/4-823 -K: 2009/50 K) Bu durumda Mahkemece  HMK 211 madde uyarınca öncelikle imza incelemesine esas alınabilecek, çeklerin keşide tarihinde çekleri imzalamaya yetkili şirket temsilcilerinin, keşide tarihinden önceki tarihlere ait imzaların bulunduğu yerleri bildirmek üzere süre verilerek, ayrıca resmi kurumlarda bulunan imza örnekleri de getirtilerek, yeterli sayıda imza toplandıktan sonra, keşidecilere ait imza örnekleri getirtilip, gerektiğinde keşidecilerin imza incelemesine esas yazı örnekleri mahkeme huzurunda alınarak, konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınıp,takip konusu çeklerdeki imzanın keşideciye ait olup olmadığı hususu belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucunda yazılı gerekçeyle davanın  reddine karar verilmesi isabetli bulunmamıştırAçıklanan nedenlerle,  HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile , ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın  mahkemesine iadesine karar verilmiştir.<br>KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, osya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca  Kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/09/2025<br><br>\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d087c0ece96c2a04","SID":"6927a3f73b8a8649"}}