{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1544 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1444 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t: 2025/378 D.İş- 2025/380<br>TARİH: 31/07/2025 (Ek Karar Tarihi)<br>DAVA: İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ: 18/09/2025                                                      <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; ... Bankası A.Ş Sultanbeyli şubesine ait ... seri numaralı, 28.06.2025 keşide tarihli, 30.06.2025 ibraz tarihli, 153.950,40 TL bedelli çekten dolayı borçlunun müvekkilne 153.950,40 TL borcu bulunduğunu, borcun bütün taleplere rağmen ödenmiş olmadığını, borçlunun kaçma ihtimalinin mevcut olduğunu, borçlu hakkında yapacakları icra takibi için, borca yeter tutarda, taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını istemek zorunluluğu doğduğunu, belirlenecek olan teminatı yatıracaklarını beyanla borçlu şirketin, borca yetecek tutarda taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 10/07/2025 tarihli kararı ile;\"1-İhtiyati haciz talebinin 153.950,00 TL bedel üzerinden %15 teminat ile kabulüne,2-İleride haksız çıkacak tarafa tahmil edilmek üzere alacaklı lehine (7.500,00-TL) vekalet ücreti tayinine, 3-Borçlular ve 3.şahısların muhtemel zararına karşı alınacak olan ve yukarıda belirtilen teminat vezneye yatırıldığında veya bu miktar teminat mektubu ibraz edildiğinde kararın yerine getirilmesi içinİSTANBUL İCRA MÜDÜRLÜĞÜ'nün dosyasına tevdiine,\" karar verilmiş ve verilen karara karşı borçlu vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. İhtiyati hacze itiraz eden vekili ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde; Müvekkili şirket tarafından ... seri nolu 153.950,40 TL bedelli çekin keşide edildiğini, müvekkili şirket çalışanı ... 'e çekin 16/04/2025 tarihinde alacaklı şirkete teslim etmek üzere verildiğini, Levent, Büyükdere Caddesinde çeklerin müvekkili şirket çalışanın çantasında olmadığını, düşürdüğünü veya çalındığını fark ettiğini, bunun üzerine ...'in durumu müvekkili şirkete bildiridiğini, savcılığa ihbarda bulunarak suç duyurusunda bulunulduğunu, ihtiyati hacze konu çekin çalındığına ilişkin somut bulguların olduğunu, İstanbul CBS tarafından söz konusu çek hakkında el koyma kararını aldığını, ihtiyati haciz talep eden tarafın başlattığı takip ile müvekkillerinin banka hesaplarına haciz tatbik edilmesi üzerine kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçerek ciro edildiğinin öğrenildiğini, çek hakkında bulunan el koyma kararı nedeniyle \"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/79108 Sr. 16.04.2025 tarihli yazısı gereği işlem yapılamadı\" şerhinin düşüldüğünü, el koyma tedbiri alınan çekin kambiyo senedi vasfını haiz olmadığını, ihtiyati haciz talebinin kambiyo senedi hukukunun temel ilkelerine aykırı, kötü niyetli üçüncü kişilerce elde edilen bir çeke dayandırıldığını, dava konusu çekin meşru surette iktisap edilmediğini, aksine suç teşkil eden eylemler neticesinde ele geçirildiği ve suç eşyası vasfında olduğunu, çekin çalınarak el değiştirmesinin hukuken geçerli bir iktisap teşkil etmediğini beyan ederek BAM kararlarının da dikkate alınarak ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın kabulü ile haksız haczin kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ihtiyati haciz talep eden tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi'nin 31/07/2025 tarih 2025/378 D.İş- 2025/380 Karar sayılı ek kararında;\"İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin  2021/1344 Esas 2021/1050 Karar sayılı kararında \"Kural olarak kambiyo senetleri borç ikrarı mahiyetinde ise de; somut olay bakımından ihtiyati hacze konu çekin talep eden tarafından 01.02.2021 tarihinde TEB Bağcılar şubesine ibraz edildiği görülmekle, çeke el konulduğuna ilişkin şerh çekin arka yüzüne düşülmüştür. Yani çekin hamili ihtiyati haciz isteyen alacaklı olup onun tarafından C. Savcılığına teslim edilmiştir. İhtiyati haciz isteyebilmek için İİK’nın 257/1. maddesindeki koşulların gerçekleşmiş olması yeterlidir. HMK'nın 209. maddesi uyarınca, sahtelik iddiasına konu senet herhangi bir işleme konu edilemez ise de aynı maddenin 3. fıkrasına göre, senet sahibi haklarının korunması için ihtiyati haciz talep edebilir. İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebepleri sınırlı şekilde sayılmış olup, bu sayılanlar dışında başka bir sebebe dayanılarak ihtiyati hacze itiraz edilmesi mümkün değildir. Az yukarıda bahsi geçtiği üzere; itiraz eden borçlu tarafça ileri sürülen itiraz nedenleri ve iddiaları menfi tespit davası yoluyla ileri sürülebilecek nitelikte olup, İİK'nın 265. maddesinde sınırlı olarak sayılmış olan ihtiyati hacze itiraz kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.\" belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, talep eden vekilince sunulan talep dilekçesinde talebe konu 28/06/2025 tarihli 153.950,00 TL bedelli çek nedeniyle ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, mahkememizin 10/07/2025 tarihli ara kararı ile %15 teminat ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, karşı taraf vekilince sunulan itiraz dilekçesinde davaya konu çekin içerisinde bulunduğu şirkete ait çeklerin borçları ödemek için şirket çalışanına verildiğinin, şirket çalışanında iken çalındığının, suç duyurusunda bulunulduğunun soruşturma başlatıldığının, el koyma kararı verildiğinin beyan edildiği, itirazın duruşmalı olarak değerlendirildiği, talebe konu çek incelendiğinde keşidecisinin itiraz eden karşı taraf, lehtarının talep eden olarak görüldüğü, soruşturma dosyasında el koyma kararı verilmiş ise de ödemeden men veya el koyma kararlarının tek başına ihtiyati haciz talep edilmesine engel olmayacağı, itiraz eden vekilince sunulan itiraz dilekçesinde ve soruşturma dosyasındaki müşteki dilekçesi ve beyanlarında talebe konu çekin, çekteki imzanın veya yazının itiraz edene ait olmadığı sahte olduğu yönünde herhangi bir itirazın bulunmadığı, imza veya yazıya itirazda bulunulmamakla yukarıda belirtildiği üzere talep edenin çekin lehtarı olarak görüldüğü, çekin vadesinin geldiği, yasal süresi içerisinde muhatap bankaya ibraz edildiği ihtiyati haczin şartlarının bulunduğu, yukarıda belirtilen İstinaf İlamında da açıklandığı üzere  İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebeplerinin sınırlı şekilde sayıldığı, bu sayılanlar dışında başka bir sebebe dayanılarak ihtiyati hacze itiraz edilemeyeceği, itiraz eden tarafça ileri sürülen itiraz nedenleri ve iddiaları menfi tespit davası yoluyla ileri sürülebilecek  nitelikte olduğu, İİK'nın 265. maddesinde sınırlı olarak sayılmış olan ihtiyati hacze itiraz kapsamında olmadığı anlaşıldığından itirazın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile,''İhtiyati hacze itirazın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı muteriz vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Muteriz vekili istinaf dilekçesinde özetle; Karşı tarafın müvekkillerine yönelik ihtiyati haciz başvurusunun İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/378 D.İş sayılı kararıyla kabul edildiğini ve müvekkilleri aleyhine ihtiyati haciz işlemleri uygulandığını, ihtiyati haciz kararına kendileri tarafından itiraz edildiğini, mahkemece itirazın reddine karar verildiğinden, haksız ret kararına karşı süresi içinde istinaf başvurusu yapıldığını;İhtiyati hacze itirazlarının haklı gerekçelere dayandığını, esasında dosya konusu alacağa ilişkin ihtiyati haciz kararı verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, itiraz gerekçeleri doğru şekilde değerlendirilmeden verilen ihtiyati haciz kararının, hem usul hem de esas yönünden hukuka aykırı olduğunu, ek kararda itiraz gerekçelerinin değerlendirilmediğini ve hatta hiç özetlenmediğini, kararın gerekçeli karar hakkına aykırı olduğunu, Mahkemelerin kararlarının gerekçeli olmak zorunda olduğunu, bu zorunlu gerekçede, tarafların ileri sürdüğü hususların tartışılması gerektiğini, ancak esas mahkemesinin ek kararında karşı tarafın (ihtiyati haciz talep edenin) gerekçelerine uzun uzun yer verildiği halde, kendileri tarafından ileri sürülen itiraz nedenlerine hiç yer verilmediğini, esas Mahkemesinin redde yönelik ek kararının öncelikle \"gerekçeli karar hakkını\" ihlal ettiği için, karar gerekçesinde itirazları ele alınmadığı, hiç incelenmeden, doğrudan ve sadece karşı taraf beyanları dikkate alınarak oluşturulduğu için hukuka aykırı hale geldiğini;İhtiyati haczin şartları oluşmadığı halde ihtiyati haciz kararı verilmiş olması ve itirazlarının reddedilmesinin kanuna aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararının verilebilmesinin kanunda sıkı şartlara bağlandığını, ihtiyati haciz kararının ancak borçlunun muayyen bir yerleşim yeri yoksa, borçlu olduğu iddia edilen tarafın borca batık olduğu, alacaklılarından mal kaçırma ihtimalinin bulunduğu ispat edilebiliyorsa verilebilmesinin mümkün olduğunu, ancak müvekkili yönünden bu ihtimallerin hiçbirinin bulunmadığını, müvekkilinin ticari hayatını sorunsuz ve olağan bir şekilde devam ettiren, yerleşim yeri belli olan, herhangi bir şekilde mal kaçırma girişiminde bulunmayan (ve bulunmayacak olan), ticari iş ve işlemleri devam eden bir şirket olduğunu, dosyaya konu ihtiyati haciz talep edilirken, ihtiyati haczin şartlarının hiçbirinin ispat edilmediğini, karşı tarafın ihtiyati haciz talebinde hukuki menfaati olmadığını; Dosya konusu borca ilişkin kambiyo senedi ise, kötü niyetli kişilerin eline geçmiş olduğundan ve ihtiyati haciz başvurusundan önceki tarihlerde buna ilişkin suç duyurusu yapılmış olduğundan, ihtiyati hacze itirazlarının reddine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati hacze konu edilen çekin, müvekkilinin elinden irade dışında çıktığını, buna ilişkin şikayetin, ihtiyati haciz talebinden üç ay önce yapıldığını, ihtiyati haciz kararına konu çekin, son ciranta tarafından cirolanıp teslim edildikten sonra, teslim edilen şirket yetkilisinin elinden iradesi dışında çıktığını, buna ilişkin şikayetin ihtiyati haciz talebinden 1 ay öncesinde yapılmış olmasının, itirazlarının haklılığına karine teşkil etmesi gerektiğini;Müvekkili şirket çalışanı ...'in, 16/04/2025 tarihinde şirketin borçlarını ödemeye gitmek üzere yola çıktığında, Levent - Büyükdere Caddesinde çeklerin cebinde olmadığını, düşürdüğünü veya çalındığını fark ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin mağdur olmaması ve çekleri ele geçiren kişilerin tespiti için durumun derhal savcılığa ihbar edildiğini ve suç duyurusunda bulunulduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/79108 Sr. Sayılı soruşturma dosyası ile başlayan soruşturma yetki kararı sebebi ile Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nda 2025/78219 Sr. sayılı dosyası ile halen derdest olduğunu;Savcılık dosyası incelendiğinde, bu şikayetin ihtiyati haciz kararının alınmasından 3 ay önce yapıldığı ve ihtiyati hacze konu çekin 16/04/2025 tarihinde kaybolduğunun tespit edilebileceğini, bu olayın akışıyla birlikte, ihtiyati hacze konu çekin kötü niyetli kişilerce ele geçirildiğinin anlaşıldığını, bu durumda ihtiyati haciz kararına itirazlarının haklı olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, şikayet tarihi de dikkate alındığında, şikayet konusu çekin kötü niyetli kişilerin eline geçtiği ve haksız yere takibe konu edildiğinin anlaşıldığını;Davacı tarafın, söz konusu çeke ilişkin mahkemeden ihtiyati haciz kararı alınca, söz konusu ihtiyati haciz kararına istinaden başlatılan takip ile müvekkillerinin banka hesaplarına haciz tatbik edilmesi üzerine çekin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçerek ciro edildiğinin anlaşıldığını, ...'in savcılıktaki ifade tutanağı incelendiği takdirde, bu şikayetin söz konusu çek hakkında ihtiyati haciz kararı alınmasından 3 ay öncesinde yapıldığının görülebileceğini, üstelik ihtiyati hacze konu çekin çalındığına ilişkin somut bulgular karşısında hali hazırda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından söz konusu çek hakkında el koyma kararı alındığını;Nitekim davacı taraf talep dilekçesinden de görüldüğü üzere\"Savcılığın el koyma kararı çerçevesinde ilgili çeke el koyulduğu anlaşılmaktadır\" şeklinde davacı tarafın söz konusu dilekçede iddiaları destekler beyanları bulunduğunu, çalıntı çeklerin suç eşyası vasfına sahip olması nedeniyle hakkında el koyma tedbiri alınan bu çekin kambiyo senedi vasfına haiz olmadığını ve bu meyanda çeke dayalı alacağın varlığının da ihtilaflı olup yargılama gerektirdiğini, bu hususun İstanbul BAM içtihatlarında da belirtildiğini;Kambiyo senedi hukukunun temel ilkelerine göre, iyi niyetli iktisap koruma görürken, kötü niyetli iktisabın asla korunmamasının gerekli olduğunu, TTK m.792 hükmünün, çekin herhangi bir suretle hamilinin elinden irade dışında çıkması durumunda devreye girdiğini, ilgili maddeye göre çeki kötü niyetle veya ağır kusurla iktisap eden hamilin, çeki geri vermekle yükümlü olduğunu, bu düzenlemeye göre çeki ele geçiren kişinin hak sahibi olabilmesi için iyi niyetli olmasının şart olduğunu;Somut olayda ihtiyati hacze konu edilen çekin, müvekkilinin yetkili temsilcisinin elinden iradesi dışında çıktığını, bu durumun doktrinde ve yargı içtihatlarında “zayi” olarak nitelendirildiğini, bu kapsamda, çeki elinden rıza hilafına çıkan asıl hak sahibinin, mahkemeden çekin iptalini (zayi belgesi alarak hükümsüz kılınmasını) talep edebileceğini ve muhatabın bankadan ödemenin men’ini isteyebileceğini, somut olayda da müvekkili tarafından adli makamlara başvurularak hırsızlık vakasının bildirildiği, savcılık soruşturması başlatıldığı ve çeke ilişkin ödemenin durdurulması yönünde tedbirler alındığının anlaşıldığını;Eğer yeni hamil çeki kötü niyetle iktisap etmişse veya edinirken ağır kusurlu davranmışsa, hukuken çekten doğan hakları talep edemeyeceğini, böyle bir durumda, TTK madde 792 hükmü gereği çekin gerçek hak sahibine iadesinin gerektiğini, özetle, bir çekin rıza dışı elden çıkması halinde yeni hamilin hak iddia edebilmesinin, ancak iyi niyetli iktisap koşuluna bağlı olduğunu, kötüniyet söz konusuysa, artık kambiyo senedinin devrinden bahsedilemeyeceğini, ve yeni hamilin “yetkisiz hamil” konumunda olduğunu, somut vakıada, çeki müvekkilinin elinden çıkaran ve ardından ciro silsilesiyle elinde bulunduran kişilerin kötüniyetli üçüncüler olduğu hususunun kuvvetle muhtemel olduğunu ve cezai soruşturma bulgularıyla desteklendiğini, çekin, aslında müvekkili şirketin rızası dışında zayi olduğundan, çeki ele geçiren kişilerin iyi niyet karinesinden yararlanma imkânı bulunmadığını, zira ortada, çekin meşru bir şekilde devredilmesi değil, bir haksız fiil (çalma veya gasbetme) sonucu el değiştirmesinin söz konusu olduğunu, bu durumda sözde ciro silsilesi mevcut olsa dahi, içerdiği imzaların ve devir işlemlerinin gerçek bir ticari ilişkiye dayanmadığı, sadece çalıntı çeki tahsil etmek amacıyla kötü niyetle gerçekleştirildiğinin anlaşıldığını;Davacı lehine hükmolunan iki ayrı vekalet ücretinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, Yerel mahkeme tarafından ilk aşamada verilen 2025/380 sayılı karar ile davacı lehine 7.500 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, akabinde 2025/380 Sayılı ek kararı ile yeniden lehine 9.500 TL vekalet ücreti hükmedildiğini,  aynı konu üzerinden devam eden işe ilişkin iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin mevzuata aykırı olduğunu, AAÜT'ye göre böyle bir uygulamanın mevcut olmadığını, davacı lehine ilk aşamada zaten bir kez vekalet ücretine hükmedilmişken, aynı iş için ikinci kez vekalet ücretine hükmedilmesi sebebiyle kararın hukuka aykırı hale geldiğini;AAÜT gereği Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülen duruşmalı işler için 9.500 TL vekalet ücreti, duruşmasız yürütülen işler içinse 7.500 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, buna göre 31/07/2025 tarihinde duruşma açılarak 2025/380 Sayılı ek karar verilmesi sebebi ile davacı lehine ek bir ücret takdir edilecekse (kabul anlamına gelmemek kaydı ile) davacı lehine hükmolunan son vekalet ücreti sadece ek 2.000 TL olması gerekirken, 9.500 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davacı lehine aynı iş ve talep için iki ayrı vekalet ücretinin ödenmesi halinde mükerrer ödemenin söz konusu olacağını beyanla İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/378 D.İş, 2025/380 K. Sayılı, 31/07/2025 tarihli ek kararının kaldırılmasına, itirazlarının haklı olduğu kabul edilerek 2025/378 D.İş, sayılı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, davacı lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının yasaya ve usule aykırı olduğundan, kararın bu yönden de düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, çeke dayalı ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece talebin kabulüne ve karşı tarafça yapılan itirazın reddine karar verilmiş, karara karşı muteriz vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İİK'nın 257/1. maddesi uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklar ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.İİK'nın 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.Somut olayda; ihtiyati haciz kararının çeke dayalı olarak verildiği, talep eden alacaklının çekin yetkili hamili olduğu, ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk bulunmayan, ibraz süresi geçmiş çekin alacağın varlığı konusunda yeterli ispat koşulunu sağladığı, muterizin çekin kaybolduğu ve haksız şekilde talep edenin eline geçtiği, talep edenin iyi niyetli hamil olmadığı, çeke dayalı bir alacak talep edemeyeceği ve çeki iade etmesi gerektiğine dair iddialarının ancak esasa ilişkin olarak açılacak davada yapılacak yargılamada değerlendirilebileceği, bu minvalde Mahkemece İİK'nın 257. maddesi uyarınca koşulları oluşan ihtiyati haciz talebinin kabulüne ve itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Mahkemenin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin ikinci kısım birinci bölümünde yer alan düzenleme uyarınca, görülmekte olan bir dava içinde olmamak koşulu ile ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir ..talepleri yönünden duruşmada karar verilmiş ise 9.500 TL, duruşmasız karar verilmiş ise 7.500 TL vekalet ücretine hükmedileceği, Tarifede vekalet ücretinin bölünerek verileceğine dair bir düzenleme olmadığı gibi, Tarifedeki her işlem için ayrı vekalet ücretine hükmedileceği, Mahkemece verilen 31/07/2025 tarihli, 2025/378 değişik iş ve 2025/380 karar sayılı kararda talep duruşmasız olarak değerlendirildiği ve kabul edildiğinden muteriz aleyhine 7.500 TL vekalet ücretine hükmedilmesi ve yine itiraz üzerine duruşmalı olarak verilen ek kararda muteriz aleyhine 9.500 TL vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmış, kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden muteriz vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br> 1-Muteriz vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/09/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d7df081638cdfb10","SID":"763996ecb9c40d38"}}