{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1393 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1440 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t: 2025/701 D-İş- 2025/664 Karar<br>TARİH: 08/04/2025<br>TALEP: İhtiyati Haciz (Finans)<br>KARAR TARİHİ: 18/09/2025<br> İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>İhtiyati haciz isteyen vekili dilekçesinde özetle;  Müvekkili banka ile ... arasında Dijital Bankacılık İşlemeleri sözleşmesi akdedildiğini, 798.216,46 TL alacağın ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, borçlunun sözleşme hükümlerini ihlal ederek yerine getirmediğini, İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini beyanla borçlu hakkında alacağa yeter miktarda ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nin 08/04/2025 tarihli kararı ile;\"1-Yukarıda hüviyeti yazılı alacaklının borçlulardan alacağı olan (758.500,00-TL)'nin tahsilinin ifasını temin bakımından, vaki isteği İ.İ.K.'nun 257.maddesi 1.fıkrasına uygun bulunduğundan borçlunun/borçluların ve üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına karşı %15 oranında (113.775,00-TL) teminat yatırılması suretiyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, borçlunun/borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının İcra İflas Kanunu'nda gösterilen muayyen tahditler dairesinde İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ve bu dosyadan ihtiyaten haczine,2-Borçlunun/borçluların ve üçüncü şahısların muhtemel zararlarına karşı alınacak olan ve yukarda belirtilen teminat vezneye yatırıldığında veya bu miktar banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, süresinde infazı için İstanbul İcra Müdürlüğü'ne tevdiine,\" karar verilmiş ve verilen karara karşı borçlu vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. Borçlu vekili 25/04/2025 tarihli ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde;  Müvekkilinin muayyen yerleşim yerinin olmaması ve taahhütlerden kurtulmak maksadıyla mallarını gizleme, kaçırma veya kendisi kaçma hazırlığında olduğu gibi bir durumun söz konusu olmadığını, banka tarafından müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında kredi kullanıldığını, müvekkilinin söz konusu kredileri çekmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkili Sivas ilinde ...isimli iş yerini işletmekte olup yılbaşı organizasyonu yapmak isteyen üçüncü kişilerle 758.000,00 TL+KDV olarak anlaşma sağladığını, kredi kartından çekilen miktar kadar kredi kartı sahipleri adına ayrı ayrı fatura düzenlediğini, 10 Aralıkta organizasyonun iptal olduğunu, bu kişilerin, banka komisyonu ve vergi ödemelerine kendilerinin katlanacağını, geri kalan parayı ise iade etmesini müvekkilinden talep ettiğini, müvekkilinin, ... bankasındaki hesaplarını kontrol ettiğinde hesaplarında bloke olduğunun fark ettiğini, müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında kendi adına kredi çekilmesine onay vermediğini beyan ederek söz konusu krediyi imzalamayı reddettiğini, müvekkilinin kendisini dolandıran üçüncü kişiler ile bilgisi ve onayı dışında adına kredi sözleşmesi imzalamış gibi gösteren banka görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunacağını, diğer taraftan müvekkilinin tüm adreslerinin Sivas ilinde olduğunu, yetkisiz mahkeme tarafından ihtiyati haciz kararı verildiğini beyan ederek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi'nin 13/05/2025 tarih 2025/701 D.İş- 2025/664 Karar sayılı kararında;\"Talep, taraflar arasında imzalanan bankacılık işlemleri sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerden doğan alacağa ilişkin  verilen ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkindir.İİK. 265/1. maddesine göre; “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine, teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracatla itiraz edilebilir.” İİK'nın 265/1 maddesinde ihtiyati hacze itiraz düzenlenmiş olup, itiraz sebepleri mahkemenin yetkisine, teminata ve ihtiyati haczin sebebine ilişkin olarak sınırlandırılmıştır. Bu kapsamda yapılan değerledirmede; ihtiyati haciz talep eden tarafından dosyaya sunulan Bankacılık İşlemeleri Sözleşmesi ve ekleri, 27/02/2025 tarihinde Beşiktaş 1. Noterliği'nin ... yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesi ve tebliğine ilişkin belgeler,  alacaklının borçludan ihtarnamede belirtilen miktar kadar alacaklı olabileceği hususunda kanaat verecek nitelikte delil mevcut olduğu, bu anlamda 2004 Sayılı İİK'nun 257 ve devamı maddelerinde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için öngörülen şartların oluştuğu, gerek taraflar arasında imzalanan bankacılık işlemleri sözleşmesinin 21. maddesinde bulunan yetki şartı, gerek İİK'nın 50. madde yollaması ile TBK'nın 89. ve HMK'nın 10. maddeleri uyarınca İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu, dolayısı ile mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmakla, ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilmesi gerekmiştir...\"gerekçesi ile, ''İtiraz eden ... tarafından Mahkememizin 08/04/2025 tarihli ve 2025/701 D.İş Esas, 2025/664 D.İş Karar sayılı ihtiyati haciz kararına karşı yapmış olduğu itirazın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı muteriz vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Muteriz vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin 13.05.2025 tarihli kararı hukuka aykırı olup söz konusu kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak itirazlarının kabulü ile; ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, Mahkemenin gerekçesine itibar edilmesinin olanaksız olduğunu, İİK'nun 257. maddesinde ihtiyati haciz şartlarının net bir şekilde ortaya konulduğunu, somut uyuşmazlıkta söz konusu şartların varlığından söz edilmesinin olanaksız olduğunu, diğer bir anlatımla müvekkilinin muayyen yerleşim yerinin olmaması ve taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması gibi bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığını, mahkemece ilk olarak bu konuda hiçbir değerlendirme ve inceleme yapılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu; Alacaklı olduğunu ileri süren banka, müvekkili ile bankaları arasında imzalanan Dijital Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi gereği müvekkiline kullandırılan; ..., ..., ... ve ... no’lu kredi hesabından kaynaklı borcun vadesinde ödenmemesi nedeni ile 27/02/2025 tarihi itibariyle anılan kredi hesabının kat edilmiş olduğunu ileri sürerek, söz konusu ihtiyati haciz talebinde bulunmuşsa da, ilgili banka tarafından müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında adına kredi kullandırıldığını, müvekkilinin söz konusu kredileri çekmesi gibi bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığını, diğer bir anlatımla bankanın tamamen usulsüz işlemlerle müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında kredi kullandırdığını, söz konusu krediyi de yine müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında üçüncü kişilerin harcama itirazlarını kapatmakta kullandığını; Müvekkilinin, Sivas ilinde ...isimli iş yerini işlettiğini, 08.12.2024 tarihinde yılbaşı organizasyonu yapmak isteyen üçüncü kişilerle 758.000 TL + KDV olarak anlaşma sağladığını, dosya dışı üçüncü kişilerin söz konusu organizasyona Burak isimli ağabeylerinin ve arkadaşlarının sponsor olduğunu, arkadaşlarının kredi kartları bilgileri ile ödeme yapacaklarını söyleyerek müvekkilinden mail order suretiyle ödeme almasını istediklerini, müvekkilinin de söz konusu kişilerin arkadaşı vasıtasıyla gelmeleri ve yanında telefonla iletişim kurarak kredi kartı bilgilerini (güvenlik kodu vd) paylaşan arkadaşlarından bilgileri temin etmeleri nedeniyle kendilerine güvenerek, pos cihazından çekim yapmayı kabul ettiğini, hatta müvekkili mail order suretiyle çekim yapmayı tam olarak bilemediğinden üçüncü kişilerin \"abi sen yorulma karttan biz çekeriz sen faturaları kes\" demeleri üzerine müvekkilinin de güvenerek kredi kartından çekilen miktar kadar kredi kartı sahipleri adına ayrı ayrı fatura düzenlediğini, 9 Aralık 2024 tarihinde yine müvekkilinin iş yerine gelen üçüncü kişilerin kalan miktarı da farklı kredi kartlarından çekerek ödemelerini tamamladıklarını;10 Aralık tarihinde anılan kişilerin müvekkilinin işyerine yeniden gelerek organizasyonun iptal olduğunu, banka komisyonuna ve vergi ödemelerine kendilerinin katlanacağını, geri kalan parayı ise iade etmesini müvekkilinden istediklerini, müvekkilinin de kesintileri yaparak kalan parayı telep ettikleri hesaba gönderdiğini, 12 Aralıkta ise müvekkilinin ... bankası hesaplarını kontrol ettiğinde, hesaplarında bloke olduğunu fark ettiğini, banka ile iletişime geçtiğini, bankanın, kredi kartı sahiplerinin müvekkilinin pos cihazından geçen harcamalara itirazda bulunduğunu ve müvekkilinin hesabında da gerekli para olmadığı için itiraz edenlere ödemeleri müvekkili adına çektikleri kredi ile ödediklerini beyan ettiklerini, hatta müvekkilini bankaya davet ettiklerini, bilgisi ve onayı dışında kendi adına çekilen kredilere onay vermesi için kredi sözleşmelerini imzalamasını talep ettiklerini, müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında kendi adına kredi çekilmesine onay vermediğini belirterek söz konusu kredi sözleşmelerini imzalamayı reddettiğini, söz konusu harcamalara ilişkin tüm fatura ve evrakları bankaya sunmuş olmasına rağmen bankaca söz konusu evrakların dikkate alınmadığını, müvekkilinin mobil uygulama üzerinden kendi adına banka tarafından kredi çekilmesine dair ekran görüntülerini aldığını, devam eden süreçte söz konusu kayıtların yine bilgisi dışında mobil uygulamadan silindiğini, bilgisi ve rızası dışında çekilen krediler gerekçe gösterilerek banka tarafından önce müvekkili hakkında takip başlatıldığını, haksız takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu ve devam eden süreçte ise itiraz nedeniyle duran bir icra dosyasına (...) esas olmak üzere sonradan ihtiyati haciz kararı verildiğini, söz konusu haksız ihtiyati haciz kararının uygulanması nedeniyle müvekkilinin ticari faaliyetini yürütemediğini ve banka hesaplarında blokeler bulunduğunu;İhtiyati haciz kararının önceden başlatılan ve itiraz nedeniyle duran bir takibe esas olmak üzere verilmesi hukuka aykırı olduğu gibi, müvekkilinin ihtiyati haciz kararına esas alınan ..., ..., ... ve ... no’lu kredi sözleşmelerini imzalamadığını, bankanın dayanak olarak gösterdiği Dijital Bankacılık İşlemleri Sözleşmesini imzalamadığı gibi, söz konusu sözleşmenin de müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında adına banka tarafından kredi çekilebileceği hükmünü içermediğini, söz konusu sözleşmenin böyle bir uygulamaya cevaz verdiğinin kabul edilmesinin hukuki ve isabetli bir değerlendirme olmadığını, müvekkilini dolandıran üçüncü kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, bunun yanında müvekkili ticaretine devam edemediğinden büyük bir mağduriyet yaşadığını;Bununla birlikte alacaklı gözüken bankanın, alacağını kredi sözleşmesine dayandırmasına rağmen, müvekkilinin imzasını içeren kredi sözleşmelerini dosyaya sunamadığını, dolayısıyla kredi sözleşmeleri ile ortaya konamayan bir alacak için şartları mevcut olmamasına rağmen ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuki olmadığını, sonuç olarak ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddedilmesi hukuka aykırı olup söz konusu kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle işbu istinaf dilekçesinin sunulması zorunluluğu hasıl olduğunu;Diğer taraftan Yerel mahkemece yetki itirazları da \"taraflar arasında imzalanan bankacılık işlemleri sözleşmesinin 21. Maddesinde bulunan yetki şartı,\" gerekçe gösterilerek reddedilmişse de, yukarıda ifade edildiği üzere müvekkilinin söz konusu sözleşmeyi imzalaması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkilinin tüm adreslerinin Sivas ilinde olduğu açık olup, ihtiyati haciz talebine konu borcun İstanbul ile bir alakasının bulunmadığını, dolayısıyla müvekkilinin gerek iş, gerek ev adresinin Sivas ilinde olması, işlem yapıldığı ileri sürülen banka şubesinin Sivas ilinde olması dikkate alındığında yetkisiz mahkemece ihtiyati haciz kararı verildiğini, bu yönüyle de itirazın reddi kararının açıkça hukuka aykırı olduğu ve istinaf incelmesi neticesinde yetki yönüyle de söz konusu itirazın reddi kararının kaldırılması gerektiğini beyanla İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/701 Değişik İş, 2025/664 Karar sayılı ihtiyati haciz kararınına karşı yapılan itirazın reddine dair 13.05.2025 tarihli kararın kaldırılmasına, bahse konu ihtiyati haciz kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; bankacılık işlemleri sözleşmesinden doğan alacak hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, Mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne, borçlu tarafın karara itirazı üzerine bu kez yukarıda açıklanan gerekçe ile itirazın reddine karar verilmiş, verilen ek karara karşı muteriz vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İİK'nın 257/1. fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüsüdür. İİK'nın 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.İİK’nın 258. maddesinde, ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, aynı Kanunun 50. maddesinde ise ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesince de karar yerinde açıklandığı üzere, HMK’nın 10. maddesi gereğince para borçlarının ifasında, ifa yeri olarak 6098 sayılı TBK’nın 89. maddesinde belirtilen alacaklının yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olup, talep eden alacaklı bankanın yerleşim yeri adresinin Şişli/İstanbul olması sebebiyle İlk derece mahkemesince yetki itirazının reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Somut olayda; ihtiyati haczin dayanağı alacağın, bankacılık işlemleri sözleşmesi uyarınca muterize kullandırılan pos cihazından kaynaklandığı ve vadesinde ödenmemesi üzerine kat edilen alacak olduğu, talep eden alacaklının, alacağını yaklaşık olarak ispat ettiği, her ne kadar muteriz bankacılık işlemleri sözleşmesinin tarafınca imzalanmadığını beyan ederek itiraz etmiş ise de, talep eden bankaya ait pos cihazını kullandığı hususunda ihtilaf olmadığı, sair itiraz sebeplerinin ise İİK'nın 265. maddesinde düzenlenen itiraz sebeplerinden olmadığı, ancak açılacak bir davada yargılama yapılmak suretiyle incelenebileceği, bu minvalde Mahkemece şartları oluşan ihtiyati haciz talebinin kabulü ile bu karara yapılan itirazın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış, verilen kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, muteriz vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br> 1-Muteriz vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/09/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. \t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1a4e88010e6b728f","SID":"4b28c72d7554fc99"}}