{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1494 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1408 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t:  2025/418 D.İş - 2025/422 Karar <br>TARİH: 04/08/2025<br>KARAR TARİHİ: 18/09/2025                                                        <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>İhtiyati haciz talep eden vekili dava dilekçesinde özetle;  \"Müvekkilim, uluslararası ticaret yapan ve özellikle İran ile Avrupa arasında faaliyet yürüten saygın bir iş insanıdır. İran'da bulunan ve müvekkil adına kayıtlı olan ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi  (...) Avrupa ve İran arasında ticari faaliyetlerini sürdürmektedir.  Uluslararası yaptırımlar nedeniyle, İran’daki ticari muhataplarının, ödemeleri doğrudan banka yoluyla yapması mümkün olmadığından, Türkiye üzerinden dolar cinsinden ödeme yapılması zarureti doğmuştur. Müvekkil bu ihtiyacını karşılamak amacıyla, ... Bankası Beykent Şube Müdürü olan kamu görevlisi ... tanışmış ve  ... Bankası Beykent Şubesinde hesap açmıştır. ..., eşinin döviz bürosu aracılığıyla yardımcı olabileceğini belirterek, bankadaki odasında Eşi ... ve Eşinin önceki eşinden oğlu ... ile müvekkili tanıştırmıştır ve daha sonra ... ,  ... ve Müvekkil ... birlikte yemeğe çıkmış ve burada nasıl çalışacaklarını anlaşmışlardır. Tanıştırmanın, ilk banka nezdinde yapılması ve kamu görevlisi sıfatıyla gerçekleştirilmesi, müvekkil nezdinde doğrudan güven ilişkisi yaratmıştır. Tarafımızca karşı tarafın mal kaçırmasının önüne geçmek için öncelikle ihtiyati haciz başvurusu yapılmıştır. Mahkemenizce ihtiyati haciz kararı verilmesi akabinde tarafımızca ... ,... ve ... ile ilgili Dolandırıcılık, Kamu görevinin kötüye kullanılması ve diğer re’sen tespit edilecek suçlar için Savcılık şikayeti yapılacak ayrıca BDDK ve ... bankası genel müdürlüğüne de şikayet başvurusu yapılacaktır. Müvekkil ile tanıştırılan bu şahıslar (... ve ...), ... Döviz,  ... ...  (... ... Kuyumculuk Petrokimya Otomotiv Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi)  ve ... ... (... ... Kuyumculuk Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi) (Beyazıt Mah. Tığcılar Sk. ... Fatih/İSTANBUL) isimli döviz şirketleri üzerinden müvekkilin ödemelerini almıştır. Müvekkile bu ödemeleri İran'a  transfer edeceğini beyan etmişler ve başlangıçta taahhütlerini yerine getirmişlerdir. Müvekkil, 18.11.2023 tarihinden Mayıs 2024 tarihine kadar ... babası ...in de yönlendirmesiyle müvekkile ait 6 ayrı ödemenin toplam tutarı olan  3.233.449 USD(üç milyon ikiyüzotuzüçbin dörtyüzkırkdokuz usd)  ... Döviz,  ... ...  (... ... Kuyumculuk Petrokimya Otomotiv Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi) ve ... ... (... ... Kuyumculuk Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi) isimli döviz şirketlerinden teslim almıştır. Nitekim ekte sunduğumuz ...'e ait imzalı teslim makbuzlarından, whatsapp  mesajlarından ve whatsapp ses kayıtlarından net bir şekilde anlaşılmaktadır. ..., yapılan bu ödemeleri müvekkilin bildirdiği ve İstanbul'da bulunan müvekkilin talimat verdiği döviz büroları aracılığıyla kimliğini beyan ederek imzalı bir şekilde teslim almıştır. Nitekim ... her ödeme aldığında müvekkile ödemeyi aldığına ilişkin ses kaydı atmış ve müvekkilin bildirdiği hesaplara Riyal şeklinde yapılan ödemeyi aktardığında da yine hesabın kapandığına, alacak verecek kalmadığına, ilişkin ses kaydı ve mesaj atmıştır. Bu şekilde süregelen olayda davalı müvekkilde bir güven tesis etmiş ve nihayet Davalılar, Müvekkilin 6 ayrı ödemede yapmış olduğu toplam 3.233.449 USD(üç milyon ikiyüzotuzüçbin dörtyüzkırkdokuz usd) tutardan yalnızca 1.573.375 USD'yi müvekkilin bildirdiği hesaplara aktarım yapmış Bakiye kalan  1.660.074 USD'nin( bir milyon altıyüzaltmışbinyetmişdörtusd) ise halen ödenmemiştir. Ekte sunduğumuz Whatsapp mesajları ve ses kayıtlarından her bir ödeme alındığında teslim aldıklarına ilişkin ve her bir aktarım yaptıklarında hesabın kapandığına ilişkin kayıtlar mübrezdir. Bakiye kalan 1.660.074 USD'nin( bir milyon altıyüzaltmışbinyetmişdörtusd) ödeneceğine dair müvekkili oyalama ve sürüncemede bırakma eylemi devam etmektedir.   Müvekkilin yapmış olduğu 6 ayrı ödemenin toplam tutarı 3.233.449 USD(üç milyon iki yüzotuzüçbin dörtyüzkırkdokuzusd)dir.  Bu tablo, tarafımızca sunulan ve ekte yer alan belgeler ile teyitlidir. İşbu alacak, rehin ya da başka herhangi bir teminat altında değildir. Davalıların ödeme niyeti bulunmadığı gibi, müvekkile borcun karşılığında kuşadasından villa teklifinde bulunulmuş (ses kayıtları ile sabittir, ekte sunulmuştur) ancak bu teklif samimi olmadığı gibi müvekkili oyalamak için yapılmış bir teklif olmuştur. Müvekkilden alınan paralarla davalı ..., ... Group Yapı İnşaat Ltd. Şti.'ne para aktararak Kuşadasında villa projesi yapmışlar ve her an villaları satıp müvekkilin dava veya icra takibi sonucunda tahsilat yapmasının önüne geçmeye çalışmaktadırlar. Bu itibarla Sayın mahkemenizce borçluların mal kaçırmasının önüne geçmek maksadıyla davalılar adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallarla üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına, öncelikle teminatsız olarak, mahkemeniz aksi kanaatte ise de uygun görülecek bir teminat karşılığında ivedilikle ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi gerekmektedir. Davalıların eylemleri borcun gayrimenkule aktarıldığını ve muvazaalı işlemlerle tahsilin imkânsız hale getirilmeye çalışıldığını göstermektedir. Müvekkil tarafından sunulan WhatsApp yazışmaları, para teslim belgeleri, ses kayıtları, şirket kayıtları ve tapu belgeleriyle sabittir ki, borçlular kötü niyetli şekilde müvekkilin parasını iç etmiştir. Özellikle 2023-2024 yılları arasında, ... Group adına yapılan villa projesi, bu paralarla finanse edilmiştir. ... ve ...’in müvekkilden aldıkları meblağı iade etmeyeceklerini beyan ettikleri ses kaydı; ayrıca ...’nın “1.5 milyon dolar gönderdiğinizi bilsem izin vermezdim” şeklindeki beyanı, bu borcun ... tarafından artık ödenmek istenmediğini teyit eder niteliktedir.  Müvekkilin sunduğu ve ekte ses kaydı olarak tarafımızdan sunulan konuşmada, Borçlu ..., alacağın varlığını ve ödenmediğini açıkça kabul etmekte, üstelik bu borcun kaynağının doğrudan babası ...’in villa projesi nedeniyle ödeyememesi olduğunu beyan etmektedir. Davalı ..., “villa projesi bitti sayılır”, “bir müşteri tüm villaları toplu almak istiyor”, “krediyle iki villa almak isteyen bir başka müşteri daha var” gibi ifadelerle, müvekkilden alınan paranın ... Group bünyesindeki gayrimenkul projelerine aktarıldığını ikrar etmektedir. Bu durum,  cebir ya da tehdit olmaksızın aldatma yoluyla müvekkilin zarara uğratıldığını ve borcun ifa edilmemesinin bilinçli, organize bir yapı içinde yürütüldüğünü açıkça göstermektedir. Ayrıca borçlu ...’in konuşmada “babam kimsenin iyiliğini unutmaz, eli açılırsa bu iş çözülür” gibi söylemleri, doğrudan alacaklıya ödeme yapma yükümlülüğü bulunduğunu ve buna rağmen ödeme yapılmadığını göstermektedir. Davalılardan ...’in, müvekkilim ...ye hitaben gönderdiği 09.09.2024 tarihli ses kaydının tercümesi ve aslı ekte sunulmuştur. Bu kayıt, taraflar arasındaki ticari ilişkinin boyutunu, borcun varlığını ve borcun ödenmemesi halinde, taşınmaz devri teklifini açıkça ortaya koymaktadır. ..., “Eğer bekleyemiyorsanız gelin, sizin adınıza devri yapayım” diyerek, doğrudan borca karşılık mal devrine hazır olduğunu beyan etmiştir. Bu beyan; Davalıların borcun mevcudiyetini inkâr etmediğini, borcun karşılığında ayni teminat sunma girişiminde bulunduklarını, dolayısıyla alacağın varlığı, miktarı ve mahiyeti konusunda taraflar arasında ihtilaf olmadığını, Ancak borcun nakden tahsil edilemediğini ve muvazaalı şekilde taşınmazlara aktarıldığını açıkça göstermektedir. Söz konusu ses kaydı ve tercümesi, alacağın varlığını, davalıların kabulünü ve mal kaçırma ihtimalinin yüksekliğini gösterdiğinden, ihtiyati haciz kararı verilmesi yönünden somut ve güçlü bir delil teşkil etmektedir. Mahkemenizin bu kaydı deliller kapsamında değerlendirmesini talep ederiz. \" diyerek dilekçesinin sonuç kısmında Müvekkil adına toplam 1.660.074 USD (Birmilyon altıyüzaltmışbin yetmişdört usd) tutarındaki alacağın tahsili için, borçlu davalılar adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallarla üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına, öncelikle teminatsız olarak, veya mahkememizce uygun görülecek bir teminat karşılığında ivedilikle ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 04/08/2025 tarih ve 2025/418 D.İş - 2025/422 Karar sayılı kararında;\".....Dosya üzerinden yapılan  incelemede ihtiyati hacze konu iddia edilen alacağın varlığı ve muacceliyeti, tarafların tüm delilleri toplanıp incelemesi sonucu oluşacak duruma göre ortaya çıkacağı ve bu aşamada muaccel bir alacağın varlığı yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanamadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.\"gerekçesi ile, '' 1-İhtiyati haciz talebinin reddine,\" karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br> İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle;Müvekkili alacağının, WhatsApp yazışmaları, para teslim belgeleri, ses kayıtları, şirket kayıtları ve tapu belgeleriyle sabit olduğunu, borçluların kötü niyetli şekilde müvekkilinin parasını iç ettiğini; 2023-2024 yılları arasında, ... Group adına yapılan villa projesinin, bu paralarla finanse edildiğini ve yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, ayrıca sunulan villa pazarlama videoları ile mal kaçırma şüphesinin kuvvetli olduğunu; borçlular adına kayıtlı mallara haciz konulması, tahsilin güvence altına alınabilmesi açısından zorunlu olduğunu,İleri sürerek İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 04.08.2025 tarih, 2025/418 D.İş – 2025/422 K. sayılı kararının kaldırılmasına, Müvekkili adına 1.660.074 USD alacak için, davalıların tüm taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte is uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; ihtiyati haciz talep eden tarafından aleyhine ihtiyati haciz talep edilen gerçek kişilere döviz bürosu aracılığı ile gönderilen talebe konu paranın ihtiyati haciz talep edenin istediği hesaplara aktarılmadığı ve aleyhine ihtiyati haciz talep edilen şirkete aktarıldığı iddiası ile alacağının tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca;  rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca;  ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. Somut talepte; ihtiyati haciz talep eden vekili,  ihtiyati haciz talep eden tarafından aleyhine ihtiyati haciz talep edilen gerçek kişilere döviz bürosu aracılığı ile para gönderildiğini, ancak paranın talebe konu kısmının talep edenin istediği hesaba karşı taraf tarafından aktarılmadığını ve kendi şirketlerine aktarıldığını, alacağın  tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş ise de, talebin dayanağı olarak gösterilen whatsapp yazışmaları ve ses kayıtlarının hukuki vasfının ve itibar edilip edilmeyeceği hususunun yargılamayı gerektirdiği ve söz konusu kayıtların taraflar arasındaki hukuki ilişki, talep edenin alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı ve muaccel olup olmadığı hususlarında yaklaşık ispat koşulunu ve ihtiyati haciz şartlarını gerçekleştirmediğinden, ayrıca mal kaçırma şüphesine ilişkin koşulunun vadesi gelmemiş alacaklara yönelik ihtiyati haciz koşullarından olduğu anlaşılmakla Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi isabetli olup, aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.  Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, ihtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.  <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br> 1-İhtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/09/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.  <br>\t\t\t<br>..<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5bd4d3523f031c78","SID":"248c2cf249efbd14"}}