{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: ...Esas - ...<br>\tT.C.<br>\tKAYSERİ<br>\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>GEREKÇELİ KARAR   <br>ESAS NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br><br>BAŞKAN\t: ...<br>ÜYE\t:...<br>ÜYE\t:...<br>KATİP\t:...<br><br>DAVACI \t: ...<br>DAVALI \t: 1-...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALILAR \t: 2- ...<br>\t  3- ...<br><br>DAVA\t: Yargılanmanın Yenilenmesi<br>DAVA TARİHİ\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: ...<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t:...<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Yargılanmanın Yenilenmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA : Davacı iflas idare memuru dava dilekçesinde özetle; 2012 yılı 22 Agustos tarihinde ... hakimiyetinde ters istikametten gelen hafif ticari araç şerit ihlali yaparak içinde bulunduğum araçla çarpışmıştır. Kaza neticesinde hayati tehlikeyi atlatmış olsam dahi beden bütünlüğüm bozulmuş olup, bedenen ve ruhen ağır travmalar yaşamak zorunda kalmış bulunmaktayım. Kazada hayatını: kaybeden yakınlarım için öncelikle 96100 kusurlu bulunan sürücü ... adına ceza davası açıfmış olup, hukuki haklarıraızın tazmini noktasında ...E. dosya nurnaralı maddi manevi tazminat davası ile soruşturmaya devam olunduğunu, çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybının tespit edilebilmesi için sayın mahkemeniz tarafından 31/12/2015 tarihinde Antalya Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Birimine sevk edilmem ile yaklaşık 10 gün boyunca ilgili bölümlerde cihaz ve medikal aletlerle bir çok ölçüm ve teste tabi tutuklum. Kaza esnasırıda aracın sol tarafta bulunan camına başımı çarpmnam neticesinde camı kırılmış ve ikinci çarpışımda kırılan cam yüzümü parçalamıştır. Bu travma ile geçmişle ilgili kısmı unutkanlıklar yaşamış ve yüzümdeki yaradan dalayı uzun zaman sokağa çıkmak mümkün olmamıştır. Bu ve benzer sebepler ile Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim dalı birimince tarafırna “Travma sonrası stres bozuklu” teşhisi konulduğunu, durumun kalıcılığının tespiti için 6 ay boyunca düzenli olarak muayene edilmem gerektiğinin belirtildiğini, 5 ay boyunca düzenli olarak muayenelerime katıldıktan sonra 6. muayenemde 5-6 kişilik bir heyet durum hakkında nihai kararı verildiğini, Birimlerden gelen raporlar neticesinde Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Birimi 28.11.2016 tarihli raporunda sürekli iş göremezlik oranımın %62 olduğu sonucuna varıldığını, tür bu bilgiler dogrultusunda \"davacı Zerrin Sanaslan'ın trafik kazası neticesinde hükme esas alınarı maluliyet raporunda %62 olarak belirlenen maluliyet oranının arıza ağırlık ölçüsü 45 olarak belirlenen baş arızaları kapsamında nevrotik bozukluklar ve kişilik bazuklukları olarak tanımlanan rahatsızlıklar öncelik teşkil etmesine rağmen hükme esas alınan maluliyet raporunda psikiyatri uzmanı olmaması nedeni İle hüküm kurmaya ve denetime etverişli değildir.” Dayanağı geçerliliğini yitirmiş ve yeniden hüküm kurma gereği hasıl olduğunu, Yargılamanın İadesi Sebepleri HMK Madde 375 ( (ç bendi) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verileri tarafın elinde olmaları nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.) uyarınca yargılamanın iadesi tatebimizin kabulüne, ilgili raporun kaynağından araştırılarak geçerlitiğin kontrolüne, kesinleşmiş ...sayılı kararın kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP : Davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiş, davalılardan ... Sigorta Aş vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı tarafın HMK'nun 128/1. maddesi gereği dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağı tespit edilmiştir.<br>DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. <br>Mahkememizin yargılamanın iadesine konu ...Esas ve... Karar sayılı dava dosyasının mahkeme arşivinden çıkarılarak dosyamız arasına alınmıştır. Ayrıca Uyap kayıtları da dosyamıza eklenmiştir. <br>Mahkememizin yargılamanın iadesine konu...Esas ve... Karar sayılı dava dosyasından verilen bozma kararı uyarınca dosyanın mahkememizin ... esas sırasına kaydedildiği, davacı hakkındaki davanın işbu dosyadan tefrik edilerek mahkememizin... esas sırasına kaydedildiği ve bu dosyanın istinaf incelemesinde olduğu anlaşılmakla, söz konusu ... esas ve...esas sayılı dosyaların Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.<br>Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama mahkememiz heyeti tarafından yazılı yargılama usulüne göre yürütülmüştür.<br>Mahkememizin yargılamanın iadesine konu... Esas ve...Karar sayılı dava dosyasından verilen bozma kararı uyarınca dosyanın mahkememizin... esas sırasına kaydedildiği, davacı hakkındaki davanın işbu dosyadan tefrik edilerek mahkememizin... esas sırasına kaydedildiği ve bu dosyanın istinaf incelemesinde olduğu anlaşılmakla,... esas ... karar Sayılı Davacılar , ... Aleyhine Açılan Tazminat Talepli Dava Olduğu, mahkemce yapılan yargılama sonunda; \"Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile; 1-Davacı ...için 869.040,82 TL, davacı ... için 16.543,03 TL ve davacı ... için 739,79 TL miktarlarındaki maddi tazminatın davacı ...n'ın iş bu maddi tazminatı için davalı ... yönünden 22/08/2012 kaza tarihinden, davalı ... Sigorta AŞ yönünden sigorta poliçesi limiti ile sınırlı sorumlu olması koşulu ile ve 29/07/2013 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, Davacı ...)'ın iş bu maddi tazminatı için davalı ... yönünden  22/08/2012 kaza tarihinden, davalı ... Sigorta AŞ yönünden sigorta poliçesi limiti ile sınırlı sorumlu olması koşulu ile  10/10/2012 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, Davacı ...'nın iş bu maddi tazminatı için  davalı ... yönünden  22/08/2012 kaza tarihinden, davalı ... Sigorta AŞ yönünden sigorta poliçesi limiti ile sınırlı sorumlu olması koşulu ile 10/10/2012 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ... Sigorta AŞ den müştereken ve müteselsilen alınarak yukarıda ismi geçen her bir davacıya ayrı ayrı ödenmesine, 2-Davacı ...'nın fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, 3-Davacıla...'nın davalı ... Sigorta AŞ hakkındaki maddi tazminat davalarının reddine, 4-Davacı ...için 1.000,00 TL,  davacı  ... için  1.000,00 TL, davacı ...( TC no: ...)  için  1.000,00 TL, davacı ...çin  2.000,00 TL,davacı ... için 500,00 TL miktarlarındaki manevi tazminatın 22/08/2012 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak ismi geçen iş bu davacılara ayrı ayrı ödenmesine, 5-Davacı ...a'nın manevi tazminat ile ilgili fazlaya ilişkin talebinin reddine, \" ilişkin karar davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf dilekçesi ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ... esas ... Karar sayılı ilamı ile \" HMK.nın 353/1.a.6.maddesi gereğince davalı sigorta vekilinin  istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 31.03.2016  tarihli,... Esas ...Karar sayılı kararının usul ve yasaya uygun olmaması nedeniyle kaldırılmasına, Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, karar verilmiştir.<br>Kararın kaldırma kararında '' davacı ...’ın maluliyetine ilişkin Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 28.11.2016 tarihli raporunda, davacı ...’ın sürekli iş göremezlik oranının %62 olduğu belirtilmiş, 1. Arıza olarak baş arızaları kapsamında Arıza sıra no 16 başılığı altında, nevrotik bozukluklar, kişilik bozuklukları ve başka psikotik olmayan ruhsal bozukluklar, nevrotik bozukluklar gösterilerek arıza ağırlık ölçüsü 45 olarak belirlenmiştir. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 28.11.2016 tarihli raporu 2 kişilik Adli Tıp Anabilim Dalı uzmanı tarafından düzenlenmiştir. Maluliyet raporunu düzenleyen heyette psikiyatri uzmanının yer almadığı anlaşılmıştır.<br>                 Davacı...’ın trafik kazası neticesinde hükme esas alınan maluliyet raporunda %62 olarak belirlenen maluliyet oranının  arıza ağırlık ölçüsü 45 olarak belirlenen baş arızaları kapsamında nevrotik bozukluklar ve kişilik bozuklukları olarak tanımlanan rahatsızlıklar öncelik teşkil etmesine rağmen  hükme esas alınan maluliyet raporunda psikiyatri uzmanı olmaması nedeni ile  hükme kurmaya ve denetime elverişli değildir.<br>               Açıklanan tüm bu hususlar değerlendirildiğinde; haksız fiilin bir türü olan trafik kazaları sonucu çalışma gücü kaybının kaybı olduğu iddiası  ve buna bağlı bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan yaralanmalar dikkate alınarak oluşturulacak ve içinde psikiyatri uzmanı da olan doktor heyetinden, olay tarihinde  yürürlükte olan  çalışma gücü ve maluliyet oranının belirlenmesine ilişkin mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerektiği halde, içinde psikiyatri uzmanı olmayan heyetten alınan raporun  yok hükmünde sayılması gerekir. Bu nedenle davacı ...için en önemli delil olan çalışma gücü kaybına  ilişkin rapor usulüne uygun olarak alınmadığından  HMK'nun 353/1-a-6.maddesi gereği delillerin hiçbiri toplanmamış olduğu  kabul edilerek istinaf başvurusunun bu yönü ile kabulü ile kararın kaldırılmasına,  davanın yeniden görülerek sonucuna göre bir karar verilmesi için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.''  gerekçesiyle kaldırılmıştır.<br>Mahkememiz ilgili kaldırmadan sonra raporlar alınmıştır. Adli Tıp Kurumu  2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 21/04/2021 tarihli raporunda özetle \"Mevcut belgelere göre; 1. Hasan Ali kızı 28/12/1982 doğumlu...n 22/08/2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması sebebiyle 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet tayinine mahal olmadığı, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği<br>\"  belirtilmiştir. <br>Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 21/04/2021 tarihli raporuna karşı davacı  ... vekili ve davalı sigorta şirketi vekilinin beyan ve itirazları, bu raporla daha önce alınan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Başkanlığı'nın 28/11/2016 tarihli raporu arasındaki çelişki yine Alerta Kurumsal Sağlık Yönetim ve Danışmanlık Hizmetleri'nin 06/12/2017 tarihli tıbbi mütalası arasında çelişki bulunduğundan Adli Tıp Kurumu 2. Üst İhtisas Kurulu'na müzekkere yazılmış, dava dosyası ve ekleri bu müzekkere ekinde gönderilmiş, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Başkanlığı'nın 28/11/2016 tarihli raporunda nevrotik bozukluklar, kişilik bozuklukları ve başka psikotik olmayan ruhsal bozukluklar dayanak gösterilerek rapor düzenlendiği göz önünde bulundurularak heyette bu konuda uzmanın katılımının da sağlanmasıyla değerlendirme yapılması, bu tür rahatsızlıkların 22/08/2012 tarihli trafik kazası ile illiyet bağı olup olmadığının değerlendirilip raporlar arası çelişkinin giderilerek 22/08/2012 tarihli trafik kazasında davacı Zerrin Sarıaslan'ın yaralanmasından dolayı bu kazaya bağlı fizyolojik ve psikolojik sekelleri dikkate alınarak; a) Geçici iş göremezlik kaybı olup olmadığı, varsa kaç gün süre ile geçici iş göremezlik kaybı olduğu (kaç günde iyileşebilir olduğu), b) Trafik kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre davacının yaşı ve mesleğine göre meslekte kazanma gücü kaybı (maluliyeti) olup olmadığı, varsa oranının ne olduğu konusunda çelişkileri giderici ayrıntılı nihai rapor düzenlenmesi istenmiştir.<br>Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu'nun  09/06/2022 tarihli ve 1248 karar sayılı raporunda özetle \"Zerrin Sarıaslan hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; kişi hakkında düzenlenen tıbbi belgelerde, tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen uyum bozukluğu tanımlanmış ise de kişinin 22/01/2020 tarihinde  Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İkinci İhtisas Kurulu'nda yapılan muayenesinde, olaya bağlı maluliyetine neden olacak mahiyet ve derecede psikopatoloji saptanmadığı cihetiyle; ... kızı ... doğumlu...n'ın 22/08/2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan; A-Kişinin maluliyet oranının %0(yüzdesıfır) olduğu; B-İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği \" belirtilmiştir.<br>Mahkememiz nihai olarak Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu'nun  raporu uyarınca Davacı ...'ın davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş. hakkındaki maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 5.836,94-TL geçici iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin kişi başına 225.000,00-TL limitli sağlık gideri teminatından karşılanması ve işbu dava tarihi olan 29/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ...'in ise trafik kaza tarihi olan 22/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı...'ın davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... hakkındaki fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacı...n'ın davalı ... (...) Sigorta A.Ş. hakkındaki maddi tazminat davasının reddine, davacı...ın davalı ... hakkındaki manevi tazminat davasının KABULÜ ile 1.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 28/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...n'a verilmesine kara vermiş, kararın tarafların tebliğ edilmesi ile istinaf edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür.<br> Uyuşmazlığın çözümüne geçilmeden önce yargılamanın yenilenmesi kavramının açıklanmasında yarar bulunmaktadır.<br>  Kesin hükme bağlanmış olan bir davaya bakılamayacağına ilişkin kuralın en önemli istisnası yargılamanın yenilenmesi yoludur. <br>  Yargılamanın yenilenmesi, bazı ağır yargılama hatalarından ve noksanlarından dolayı, maddi anlamda kesin hükmün sona ermesini ve daha önce kesin hükme bağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur (Baki, Kuru: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt V, s. 5165). <br>  Belirtmek gerekir ki, karar kesinleşmiş olsa dahi bazı yargısal hatalar çok ağır olabilir, toplum vicdanını derin bir şekilde zedeleyebilir ve hukuk düzenine duyulan güveni ortadan kaldırabilir. Bu ağır ve kabulü zor hataların karar kesinleştikten sonra anlaşılması hâlinde dahi, kararı ayakta tutmaya çalışmak, kesinleşmenin amaçladığı hukukî güvenliği zedeleyecek, hukuk barışını bozacak, adalet hissine dokunacaktır. Yargılama sırasında meydana gelen hatalar ve eksiklikler çok ağır ise bu tür kararlara karşı olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın iadesi (veya yargılamanın yenilenmesi ya da iade-i muhakeme) yolu kabul edilmiştir (Muhammet, Özekes: Pekcanıtez Usûl Medeni Usûl Hukuku, Cilt III, İstanbul 2017, s. 2323, 2324).<br>  Yargılamanın iadesi sebepleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 375. maddesinde (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun m. 445) sınırlı olarak sayılmıştır. Bunun dışındaki bir sebepten dolayı, yargılamanın iadesi yoluna gidilemez. Bir başka anlatımla, maddede sayılan yargılamanın iadesi sebepleri kıyas yolu ile genişletilemez (Kuru, s. 5171).<br>  Yargılamanın iadesi, 6100 sayılı HMK'nun 374. maddesinde de belirtildiği üzere kesin olarak verilen veya kesinleşmiş hükümlere karşı istenilebilir. Dolayısıyla, bir karar henüz kesinleşmemiş ise 6100 sayılı HMK'nun 375. maddesinde sayılan sebeplerden biri mevcut olsa bile, hüküm kesinleşmeden önce yargılamanın iadesi yoluna gidilemeyecektir.<br>  6100 sayılı HMK'nun 375. maddesinde yargılamanın iadesi sebepleri; “(1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir: <br>a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. <br>b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hakimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. <br>c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması. <br>ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. <br>d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmi makam önünde ikrar edilmiş olması. <br>e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. <br>f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. <br>g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. <br>ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. <br>h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. <br>ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. <br>i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması (Eklenmiş ibare RGT: 31/07/2018 RG No: 30495 Kanun No: 7145/19) veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. <br>(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hallerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.” şeklinde belirtilmiş, 376. maddede ise taraflar dışında üçüncü kişilerin hükmün iptalini istemesi durumu düzenlenmiştir.<br>Resmi Gazete'nin 26/01/1943 tarihli ve 5314 sayılı nüshasında yayımlanan 25 Kasım 1942 tarihli ve  41/23 E-K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'na göre: \"Mahallî mahkemelerince verilen kararlar aleyhine vukubulan temyiz taleblerinin müruru müddetten dolayı reddi hakkındaki Temyiz kararlarına karşı iadei muhakeme talep olunup olunamıyacağı hususunda Temyiz Birinci Hukuk Dairesi'nin 11/9/1942 tarih ve 2711-2035 ve Temyiz Dördüncü Hukuk Dairesi'nin 10/11/1942 tarih ve 40 numaralı ilâmları arasında husule gelen içtihat ihtilâfımın halli Dördüncü Hukuk Dairesi Reisliği'nin 199 numaralı yazısiyle istenilmesine ımebni toplanan Tevhidi içtihat Heyeti Umumyesi'nde keyfiyet müzakere edilerek; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun iadei muhakemeye mütedair faslındaki maddeliri metin ve ruhundan mezkür fasılda ancak davanın esası hakkındaki kararların yeniden muhakeme yapılmak suretiyle iptal veya tadil edilebilmesi bahis mevzuu olduğu yoksa Temyiz Mahkemesince esasa müteallik bir hükmün tetkiki neticesinde verilen tasdik, nakız yahut temyiz istidasının reddi gibi kararların bu mevzu haricinde kaldığı açıkça anlaşılmakta olup temyiz yoluyla verilen o gibi mukarreta karşı yalnız tashihi karar usulü vaz ve kabul edilmiş bulunmasına ve esası halletmeyen Temyiz mukarreratına karşı muhakemenin iadei istenilmek için emsali muhakeme usulllerinde mevcut olmayan bu hususa dair kanunda bir sarahat bulunmak lazım gelip mezkür usul kanunu ise aslın hilafı olan bir sarahatı ihtiva etmemesine ve esas hakkındaki hükümlere mahsus olan bir yolun temyizen tetkik neticesinde verilen mukarreta karşı kıyas yoluyla kabul ve tatbiki cihetine gidilemiyeceğine ve içtihadın tevhidi müzakeresine mevzu teşkil eden hadiselere benzer hallerde zarar görenler Temyiz Mahkemesinden eski hale getirme talebinde bulunmak yahut Temyiz kararına mesnet teşkil eden vesikada yapılan sahtelikten dolayı suçlu olan kimselerle suç ortakları aleyhine tazminat davası açmak hususlarında muhtar bulunmalarına göre o gibi kararlara karşı Temyiz Mahkemesinden iadei muhakeme istenemeyeceği oyların üçte ikisini geçen çoğunluğu ile karar altına alındı.\" şeklindedir. İlgili Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, değiştirilmediği müddetçe, mahkemeleri bağlayıcı nitelikte etki doğurmaktadır (Yar.K. m. 45/3).<br>  Açıklanan bu maddi ve hukukî olgular ışığında uyuşmazlığın değerlendirilmesi gerekmektedir. Yargılamanın yenilenmesi istemine konu davada  davacı Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Başkanlığı'nın 28/11/2016 tarihli raporda 3 adet psikatri uzmanı bulunduğunu,  ''Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 28.11.2016 tarihli raporu 2 kişilik Adli Tıp Anabilim Dalı uzmanı tarafından düzenlenmiştir. Maluliyet raporunu düzenleyen heyette psikiyatri uzmanının yer almadığı'' şeklinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi tespitinin yerinde olmadığını raporun imzalı örneği yeni elde ettiğinden bahisle yargılamanın yenilenmesi dilemiştir. Somut olayda maluliyet raporunda imzaların olmadığı değerlendirilmesi ile kararın kaldırılması sonucu mahkememizce Adli kurumu tarafından alınan raporlarla hüküm kurulması karşısında davacının rapordaki imzaların olduğuna dair istemi yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edilemeyeceği açıktır. Dolayısıyla somut olay ve dosya kapsamına göre yukarıda açıklanan nedenler doğrultusunda, mahkememizce davacı tarafından ileri sürülen yenilenmesi sebeplerinin HMK'nun 375. maddesinde sayılan sebeplerden olmaması nedeni ile HMK'nun 379/1-c ve 379/2. maddeleri uyarınca davanın esasına girilmeden yargılamanın iadesi isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM:  Yukarıda açıklanan nedenlerle:<br>1-Davacı tarafından ileri sürülen yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin HMK'nun 375. Maddesinde sayılan sebeplerden olmaması nedeni ile HMK'nun 379/1-c ve 379/2 maddeleri uyarınca davanın esasına girilmeden yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine, <br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alındığından, peşin harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Kararın mahiyeti gereği davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adresine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, davalılar tarafından yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>6- Davalı sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,<br>7-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,<br>Dair, davacının yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf  kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/09/2025<br><br>Başkan ...<br>E-imzalıdır <br>Üye ...<br> E-imzalıdır<br>Üye ...<br>E-imzalıdır <br>Katip ...<br>E-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e2e25e2eaa85d89c","SID":"3c9de01cb6f61eb1"}}