{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2022/923 <br>KARAR NO\t: 2025/1728 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 18/11/2021<br>NUMARASI\t: 2016/514 (K) - 2021/1224 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 24/11/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince, kazanın oluşumunda davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine  karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; Karayolları 1'inci Bölge Müdürlüğü görevlilerinden oluşan bilirkişiler kurulu tarafından düzenlenen raporda, sürücü ...'ın %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza tespit tutanağında adı geçen araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 56'ncı maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen sürücülerin önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli mesafeden izlemek zorunda olduklarına ilişkin kurala aykırı davrandığının belirtildiğini, bilirkişi tarafından ise bu husus farklı değerlendirmeye tabi tutularak varılan sürücüsünün kusursuz olduğuna ilişkin kanıya katılmadıklarını; öndeki aracın beklenmedik biçimde durması halinde meydana gelecek çarpışmaları önlemek için takip mesafesine uyulması gerektiğini, sürücü ...'ın gerekli takip mesafesinde seyretmediği için kusurlu olduğunun, hem kaza tespit tutanağında, hem de Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmasında düzenlenen bilirkişi raporuyla sabit olduğunu; dosyanın gönderildiği Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesi tarafından raporlar arasındaki çelişkilere ilişkin irdeleme yapılmadığını; arkadan çarpma kuralını ihlal eden bir aracın kusursuz kabul edilmesine şahitlik ettikleri bu dosyada, bilirkişinin dar bir çerçevede sığ bir bakış açısıyla, sakat kalan bir kişinin hakkını kayba uğrattığını; müvekkilinin takip mesafesine uymaması nedeniyle tünel girişinde dava dışı ... yönetimindeki araca çarpması ne kadar kusurlu ise, ...'ın yönetimindeki aracın takip mesafesine uymaması nedeniyle müvekkilinin kullandığı araca çarpmasının da o kadar kusurlu olduğunu; önünde hareket halinde olan bir araca çarpmayan müvekkilinin çarptığı aracın, çalışma nedeniyle tek şeride inmiş yolda duraksayan hatta ifade tutanağına göre levhaya çarpması nedeniyle kontrolünü kaybetmiş durumdaki araç olduğunu; Karayolları 1'inci Bölge Müdürlüğü görevlilerinden oluşan bilirkişiler kurulu tarafından düzenlenen 25/11/2019  tarihli raporda müvekkili nezdinde meydana gelen zarar ile eylem arasında nedensellik bağı tespit edilmediğini, müvekkilinin yaralanmasına neden olan olayda, 3 numaralı çarpmanın etkisinin neden bulunmadığına ilişkin açıklama getirmediğini; itirazları doğrultusunda Karayolları 1'inci Bölge Müdürlüğü görevlilerinden oluşan bilirkişiler kurulundan alınan ek raporda ise sigortalı araç sürücüsü ...'ın davacı ...'in yaralanmasında %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini; İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) öğretim üyelerinden oluşturulan bilirkişiler kurulu raporunda ise ihtimali değerlendirme yapılarak davalıya sigortalı sürücünün takip mesafesini korusa dahi çarpma olasılığı bulunduğundan, kusur yüklenemeyeceği gerekçesiyle,  Karayolları 1'inci Bölge Müdürlüğü görevlilerinden oluşan bilirkişiler kurulundan alınan ek rapor  göz ardı edilerek, kazanın oluşumundaki tüm kusurun müvekkiline yüklendiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Davaya konu trafik kazasından sonra kolluk tarafından düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağında sürücü ...'in yönetimindeki ... plakalı kamyon ile İstanbul yönünden Kocaeli'ne seyir halinde iken Gültepe  (Kartepe) Tüneline geldiğinde tünel içindeki çalışmadan dolayı daraltılan yolda yavaşlayan trafikte önünde seyir halindeki dava dışı sürücü ...'un yönetimindeki ... plakalı kamyona arkadan çarptığı; bu çarpmanın etkisiyle ... plakalı kamyonun da önünde seyir halindeki ... plakalı kamyona arkadan çarptığı, sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı otomobilin de, ... plakalı kamyonun kasasına çaptığı belirtilmiş; İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Ulaştırma Ana Bilim Dalı emekli öğretim üyesi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, davalının kesin olarak davacı araca yakın takip sonucu çarptığını söylenmesi olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davacı ... plakalı kamyon sürücü ...'in %100 oranında tam kusurlu, diğer sürücüler ... plakalı otomobil sürücüsü ...,  ... plakalı kamyon sürücüsü ... ve ... plakalı kamyon sürücüsü ...'un ise kusursuz olduğu belirtilmiş; ATK Trafik İhtisas Dairesinin 9/8/2018 gün ve 1571 sayılı raporunda, olayın oluş biçimine yer verilerek, yönetimindeki ... plakalı kamyonla olay yerine geldiğinde, yola gereken özeni göstermeyin takip mesafesine uymayan ve bu sebeple yoğun trafikte yavaşlayan araca arkadan çarpan davacı sürücü ...'in asli derecede %100 oranında tam kusurlu; yönetimindeki otomobille seyir halinde iken, kazaya karışmasından ötürü anlık ve beklenmedik biçimde duran kamyona arkadan çarpan, bu araçla yeterli ve güvenli takip mesafesi bırakmış olsa bile fren mesafesi içinde durmayan kamyona arkadan çarpan davalıya sigortalı araç sürücüsü ...'ın  kusursuz, diğer sürücüler ... ve ...'in de kusursuz olduğu bildirilmiştir. Karayolları 1'inci Bölge Müdürlüğü mühendislerinden oluşturulan bilirkişiler kurlu tarafından düzenlenen 25/11/2019 tarihli raporda ise davacı sürücü ...'in yönetimindeki ... plakalı kamyonla, aynı yönde seyir halinde olan ... plakalı kamyona arkasından çarpması olayında, davacı sürücü ...'in asli ve tek kusurlu olduğu; sürücü ...'ın ise, yönetimindeki  ... plakalı otomobille, ... plakalı kamyonun sol arka kısmına çarpması biçiminde oluşan kazada asli ve tek kusurlu olduğu; davacı sürücü ...'in yaralanmasında ve ..., ... ve ... plakalı kamyonlarda meydana gelen hasarlarda, 1 numaralı çarpışma olarak belirtilen davalı ...'in yönetimindeki kamyonla, aynı yönde ...'un yönetiminde seyir halinde olan ... plakalı kamyona arkasından çarpması ve 2 numaralı çarpışma olarak belirtilen sürücü ... yönetimindeki ... plakalı kamyonu sürücü ...'in yönetimindeki ... plakalı kamyona çarpmasının etkili olduğu; ... plakalı kamyonun sol arka kısmı ile, ... plakalı otomobilde meydana gelen hasarlarda ise, 3 numaralı çarpışma olarak belirtilen sürücü ...'ın yönetimindeki  ... plakalı otomobille, ... plakalı kamyonun sol arka kısmına çarpmasının etkili olduğu belirtimiş; 18/11/2020 tarihli ek raporda ise 3 numaralı çarpışmada sürücü ...'ın asli ve tek kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'in yaralanmasında sürücü ...'ın %20 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Hükme esas alınan ve İTÜ öğretim üyelerinden oluşturulan bilirkişiler kurulu tarafından düzenlenen raporda ise davacı sürücü ...'in yönetimindeki ... plakalı kamyonla İstanbul yönünden Kocaeli yönünde seyir halinde iken tünelin içindeki çalışma nedeniyle daraltılmış yolda trafiğin yavaşladığı sırada hemen önünde seyreden ...'un yönetimindeki ... plakalı kamyona arkadan çarptığı, çarpmanın etkisiyle ... plakalı kamyonun da hemen önünde seyir halinde olan ...'in yönetimindeki ... plakalı kamyona arka kısmından çarptığı; en arkada seyreden sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı otomobil ile önünde meydana gelen zincirleme kazadan ve ani duraklamadan kurtulmak için direksiyonu sola kırmasına karşın, aracın ön sağ köşesi ile ... plakalı kamyonun sol arka kasasına çarptığı; daraltılmış yol koşullarına gereken dikkat ve özeni göstermeyen, aracın sevk ve idaresini daraltılmış yola uygun sürdürmeyen KTK'nin 84/4 maddesinde belirtilen asli kusurlardan arkadan çarpma maddesini ihlal eden davacı sürücü ...'in asli ve tam kusurlu olduğu; sürücü ...'ın ise yeterli takip mesafesi bırakmış olsa bile öndeki trafiğin ani olarak kesintiye uğraması ve fren mesafesinin de ani duruş sonucunda yeterli olmaması nedeniyle adı geçen sürücünün aldığı tedbirin yetersiz kalması dikkate alındığında kusursuz olduğu belirtilmiş; ilk derece mahkemesince İTÜ öğretim üyelerinden oluşturulan bilirkişiler kurulu tarafından düzenlenen rapor benimsenerek nihai karar verilmiştir. Somut uyuşmazlık yukarıda yapılana açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, davaya konu kazanın oluş biçimi, kazaya karışan davacının yönetimindeki ... plakalı kamyonun, aynı yönde seyreden ... plakalı kamyona arkadan çarpma şiddeti, davacıya ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobilin, ... plakalı kamyonun kasasına çarpma açısı, araçlarda oluşan hasarın boyutu gözetildiğinde, davalıya ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobil sürücüsü dava dışı ...'ın, yönetimindeki otomobille seyir halinde iken takip mesafesini korumadığına ilişkin kanıt bulunmadığı da dikkate alındığında İTÜ öğretim üyelerinden oluşturulan bilirkişiler kurulu tarafından düzenlenen rapora itibar edilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin ödenen 80,70 TL mahsup edilerek, bakiye 534,70 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davacının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca Dairemizin gerekçeli kararının tebliği tarihinden itibaren başlayan iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/11/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1f75dd8001c16caa","SID":"8867a656341461b1"}}