{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1010 <br>KARAR NO\t: 2025/2992<br>KARAR TARİHİ: 18/11/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/02/2025<br>NUMARASI\t: 2024/644 2025/98<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki davada İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, İstanbul Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesi ve İstanbul Anadolu 6. Tüketici  Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br> KARAR<br>Dava,  İtirazın İptali talebine  ilişkindir.<br>İstanbul Anadolu 6.Tüketici  Mahkemesince,\"...davacı sigorta şirketi 14/02/2018 tarihli yangın nedeniyle hasar onarım bedeli adı altında dava dışı sigortalı Aysel ...'na yaptığı ödemenin davalıdan rücusunu talep etmektedir. Uyuşmazlığın temeli halefiyet kuralları uyarınca davacının ödemiş olduğu bedeli yangının çıkış sebebi olduğu iddia olunan televizyonun satın alındığı davalı şirketten tahsili talebinde haklı olup olmadığına ilişkin olup dosyadaki yazılı bilgi ve belgelere göre hasar ödemesinin yapıldığı Aysel ...' nun davalı şirket ile tüketici konumunda olduğu bir ilişkinin tespit edilememiş olması televizyonun yine dava dışı Nermin ... 'e satışının ve kurulumunun sağlandığına dair bilgi ve belgelerle sonuç olarak  halefiyete göre de davacı ile davalı arasında yasada belirtilen şekilde kurulmuş bir tüketici ilişki bulunmadığı, davalının yasada bildirilen satıcı, sağlayıcı konumunda olmadığı bu haliyle taraflar aralarındaki ilişkinin de tüketici işlemi niteliğinde bulunmadığı, anlaşılmakla davaya bakmak görevinin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olacağı anlaşılmıştır. Mahkemelerinin görevinin kamu düzenine ilişkin olup bir dosyada görevli olup olunmadığının yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alması gerektiği gözetilmek suretiyle, mahkememizin görevsizliğine ve dosyaya bakma görevinin İstanbul Anadolu  Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatiyle görevsizliğine...\" gerekçesiyle görevsizlik  kararı verilmiştir. İstanbul Anadolu 32.Asliye Hukuk Mahkemesince,\"...  tarafların tacir olması ve davaya konu ihtilafın da tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olmasından mütevellit davanın nispi ticari dava kapsamında kaldığı bu noktada taraflar arasında somut uyuşmazlıkta davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nun 5/3 maddesi uyarınca Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu gözetilerek mahkememizce Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı vermek gerekmiş olup davanın görev nedeniyle usulden reddine...\" gerekçesiyle görevsizlik  kararı verilmiştir. İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesince, \"... Huzurdaki dava, yangın rizikosu kapsamında ödenen sigorta tazminatının rücuen tahsiline ilişkin olarak açıldığı, dosyada mübrez poliçeden dava dışı \"Aysel ... \"na ait konut niteliğindeki taşınmazın davacı sigorta şirketi nezdinde \"... Plus Paket Sigorta Poliçesi\" ile sigortalı olduğu, yine sunulu poliçeden; \"Oto Dışı - Endüstriyel Ürün Sorumluluk Sigorta Poliçesi\" kapsamda davalı şirketin sigortalı olup, poliçe ile \"Çeşitli ev gereçleri ve aksamları ürelim, pazarlama, Satış ve Satış sonrası hizmelleri\"  emtia ve hizmetlerinin sigorta kapsamında olduğu, sunulu ekpertiz raporunda yangın hadisesinin duvara sabitlenen TV tesisatında meydana gelen bir arızadan meydana geldiğinin belirtildiği, hasara konu taşınmazın hasar tarihinde kiracı kullanımına tahsis edilmiş olduğu,  \"...\" marka TV ünitesinin 31/12/2017 tarihinde dava dışı kiracı tarafından davalı şirketten satın alındığı, göreve ilişkin düzenlemelerin yargılamanın her aşamasında Mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiği, iddianın ileri sürülüş şekli ve sunulu deliller dikkate alındığında, davanın halefiyet esasına dayalı olarak açıldığı ve davada görevin halefiyete esas sigortalının hukuki durumu dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği, dosya kapsamında sigortalının tacir olduğuna dair delil bulunmadığı gibi aksi halde dahi taşınmazın konut niteliğinde olup, dayanak poliçenin \"konut poliçesi\" niteliğinde olduğu, her ne kadar dava dışı sigortalı ile davalı şirket arasında satım sözleşmesi bulunmamakta ise de hasarın \"TV tesisatında yer alan arızadan kaynaklı\" meydana geldiğinin ileri sürüldüğü, bu kapsamda davanın haksız fiil hükümlerine dayanarak açıldığı anlaşılmakla uyuşmazlıkta Mahkememizin görevli olmadığı, davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olacağı sonuç ve kanaatine varılmakla göreve yönelik dava şartı yokluğundan asıl ve birleşen davaların usulden reddine ...\" gerekçesiyle görevsizlik  kararı verilmiştir.Somut olayda; uyuşmazlık 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın davalıdan  rücuan tahsili isteminden kaynaklanmaktadır.TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûen ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E., 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir.17.01.1972 tarih  ve 1970/2 E., 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Türk Borçlar Kanununun 49 ve devamı maddelerine de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.     Somut olayda; davacı vekili, dava dışı sigortalıya ait evde televizyon nedeni ile  çıkan yangından dolayı oluşan hasar bedelinin halefiyet ilişkisine dayalı olarak davalılardan rücuan tahsiline karar verilmesini talep etmektedir. Davacı tacir ise de,  dava dışı sigortalı ile davalı şirket arasında TV alım - satım ilişkisi iddiasına ilişkin  olup, bu husus esasa dair incelemede değerlendirilecek olup, davacının dayandığı hukuksal olay ve anlatım bu olaya ilişkin olduğu  beyan edilemekle, davalının sorumluluğunun kaynağı bu sözleşmedir. Dava dışı sigortalının tacir olduğuna dair dosyada bir delilin bulunmadığı,  alım satım iddiasına  bakımından tüketici konumunda bulunduğu, diğer davalının ise davalı şirketin sigortalayanı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı ile dava dışı gerçek kişi arasında konut sigorta poliçesinin imzalandığı;çıkan yangın sonucunda konutta oluşan hasardan kaynaklı olarak sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya tazminat ödendiği; hasarın davalı tarafından üretilen TV den kaynaklandığı iddiasına dayanılması  nedeni ile davalı üretici firmanın kusurundan kaynaklanan hasarın rücuen tazmininin talep edildiği; davacı sigorta şirketinin, sigortalının haklarına halef olarak davayı açtığı, dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki TV  alım- satım sözleşmesinin davanın temel dayanağını oluşturduğu, bu hukuksal ilişkinde tüketici işlemi olduğu, bu nedenle davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla, bu itibarla  taraflar arasındaki uyuşmazlığın İstanbul Anadolu 6.Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (T.C. YARGITAY7. Hukuk Dairesi ESAS NO:2015/12875 -KARAR NO: 2015/10881)<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince  İstanbul Anadolu 6.Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 18/11/2025 gününde oy birliği ile karar verildi.<br>KANUN YOLU: Kesin olmak üzere<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a4a5e5aa066096ae","SID":"21f1a869dd8c3929"}}