{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/494 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1403 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t:  2021/613 Esas- 2022/949 Karar<br>TARİH: 28/11/2022<br>DAVA: Yargılamanın Yenilenmesi<br>KARAR TARİHİ: 18/09/2025                                                          <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Mahkemenin 2011/503 Esas sayılı dosyasında kanun yollarının tükendiğini, dosyanın esasına ilişkin önemli derecede etkili olabilecek yeni delillere ulaşıldığını, hilenin ortaya çıkması nedeniyle HMK.nın 374 ve devamı maddeleri uyarınca yargılamanın iadesi şartlarının oluştuğunu, Mahkemenin 2011 yılından itibaren yürütmüş olduğu ve 2014 yılına kadar dosyanın yargılamasındaki tek görevli hakimi ve 2014-2016 yılları arasında yine dosyaya bakmakla görevli heyette bulunan eski ...'nin ... terör örgütü üyesi olması sebebiyle HSK kararı ile meslekten ihraç edildiğini, ayrıca davalı ... şirketinin hakim ortağı ... İmalat..A.Ş. olduğunu, ... şirketinin hakim ortağı ......A.Ş. hissedarlar listesinin ise; Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından, taraflarına bilgi edinme hakkı çerçevesinde  gönderilmiş olan 17/12/2018 tarihli ve 94569 sayılı  yazısı ile ...'in bu şirketin hissedarı olduğunu öğrendiklerini ve böylelikle 3 aylık kanuni yargılamanın iadesi başvuru süresinin başladığını, ... ile İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi eski hakimi ...arasındaki bağlantının ise; her ikisinin de ... terör örgütü ile ilişkili olması olduğunu, ...'in .../PYD terör örgütü itirafçısı, eski Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyesi ... tarafından yapılan itiraflar çerçevesinde örgüt ilişkisinin olduğunun görüldüğünü, eski ...'nin bilirkişiyi resen atadığını, bilirkişiye dosya tevdi ederken yemin ettirmediğini, bu şekilde raporu hükme esas alarak hileli davrandığını, eski ...'nin itirazlarını dikkate almadığını, eski ...'nin yargı makamını kullanarak adaletin yerini bulmasını engellendiğini, müvekkilinin eski avukatı olan Av. ...'ın hileli davrandığını ve karşı tarafla hareket ettiğini belirterek, HMK.nın 375. ve 377. maddelerinde öngörülmüş olan yasal süreler dahilinde yapmış oldukları yargılamanın iadesi taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin haksız, hukuki mesnetten yoksun olduğunu, yargılamanın yenilenmesini gerektirecek herhangi yeni bir iddianın olmadığının açık olduğunu, 2011/503 Esas sayılı dosyada karar veren heyet veya hakimler hakkında bir yasaklılık bulunmadığı gibi karşı yanca  yargılama sırasında ret talebinde de bulunulmadığını, ayrıca karar veren heyette yer alan eski ...'nin ...'den ihracı hususunun yargılama sırasında da dile getirildiğini, eski hakimin meslekten ihraç edilmiş olmasının dosyanın yargılamasında ... parmağı olduğuna işaret ettiğinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının eski ...'nin müvekkili hissedarlarından ... ile iltisaklandırmaya çalışmaktan, Mahkemeyi aldatıcı ve yanıltıcı ifadeler kullanmaktan imtina etmediğini, davacı tarafın ...'in müvekkili ortaklarından olduğunu başından beri bilmesine rağmen yeni öğrenildiğini iddia etmesinin ve ...'in de ... ile bağlantısı olduğunu dile getirmesinin haksız ve yersiz olduğunu, ...'in ... örgütünün hedefindeyken kendisine ... demenin kötü niyetli olduğunu, bilirkişi incelemelerine ve GKS'lere ilişkin iddiların yargılamanın yenilenmesine sebep olamayacağını, Avukat ... hakkındaki iddiaların Mahkemelerce incelendiğini ve hakkında beraat kararı verildiğini, davacının Yargılamanın Yenilenmesi başvurusunun süresinde yapılmadığını ve yargılamanın yenilenmesi nedenlerinin var olmadığını belirterek talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 28/11/2022 tarih ve 2021/613 Esas- 2022/949 Karar sayılı kararında;\"......Talep; HMK.nın 374 ve devamı maddeleri gereğince Yargılamanın Yenilenmesi talebine ilişkindir.HMK.nın 379. maddesi gereğince taraf vekillerine çıkarılan davetiye sonucunda taraf vekilleri duruşmada hazır bulunarak beyanda bulunmuşlardır.Yargılamanın yenilenmesi talep edilen Mahkememizin 2011/503 Esas, 2015/281 Karar sayılı dosyanın incelenmesinde; davacı ... Gayrimenkul Yatırım İth. İhr. ve Tic. A.Ş. tarafından davalılar ... ve ... Makine İthalat Pazarlama ve Tic. A.Ş. aleyhine açılan dava; davalı şirketin asıl borçlu diğer davalının kefil sıfatıyla imzaladığı ... Bankası tarafından kullandırılan genel kredi sözleşmesine istinaden sunulan teminat mektubunun Özelleştirme İderesi tarafından ihalenin iptal edilmesi sonrasında nakde çevrilmesinden dolayı davacının ödemek zorunda kaldığı miktarın, genel kredi sözleşmesinde asıl borçlu ve kefil sıfatıyla imzası bulunan davalılardan tahsiline yönelik başlattığı İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün 2011/16468 esas sayılı icra dosyasına, davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu ve yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile icra takibine vaki itirazlarının kısmen iptaline, tahsilde tekerrür olmamak üzere 55.991.796 TL asıl alacak, 1.511.778,49 TL işlemiş faiz ile 251,60 TL ihtarname masrafından oluşan toplam 57.508.826,09 TL alacağın, bu tutar içerisindeki asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle tahsili için icra takibinin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, takdiren % 40 oranında hesap edilen 22.396.718,40 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, koşulları oluşmadığından davalı ...'nın kötü niyet tazminatının reddine dair Mahkeme heyeti tarafından oy birliğiyle karar verildiği, kararın davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 17/06/2016 tarih ve 2015/7552 Esas, 2016/6810 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verildiği, davalı ...'nın karar düzeltme talebi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 28/03/2017 tarih ve 2016/10174 Esas, 2017/1821 Karar sayılı ilamıyla karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği ve kararın 28/03/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.  Adalet Bakanlığı'nın 03.08.2017 tarihli İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen yazıda, şartları oluşmadığından kanun yararına temyiz yoluna başvurulmadığı anlaşılmıştır.Yargılamanın iadesi; HMK.nın 374. maddesine göre kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir.Yargılamanın iadesi olağanüstü yasa yollarından biridir. Yargılamanın iadesi sebepleri HMK.nın 375. maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır. Buna göre; a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi, sebepleri ile yargılamanın iadesi talep edilebilir. Somut olayda yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan taraf dosyada tekli hakim olarak yargılamayı yürüten ve heyette karara iştirak eden eski ...'nin ... terör örgütü üyesi olduğu için meslekten ihraç edildiğini, ilgili hakimin yargılama sırasında hileli davrandığını ayrıca davacı ... Gayrimenkul Yatırım İth. İhr. ve Tic.  A.Ş.nin hakim ortağı olan ... isimli şahsında ... ile ilişkili olduğunu, bu nedenle hem eski hakimin ve hem davacı şirketin hakim ortağı olan ...'in ... terör örgütü ile ilişkili olduklarından aralarında bağlantı bulunduğunu, meslekten ihraç edilen hakimin yargılama sırasında bilirkişi seçimi, rapora itirazların değerlendirilmesi ve sair usuli işlemlerde hileli davranışlarda bulunduğunu, müvekkilinin önceki vekili Av....'ın da hileli davrandığını karşı tarafla hareket ettiğini ileri sürerek yargılamanın yenilenmesini talep etmiş olup, yargılamanın iadesi talebinde ileri sürülen bu sebeplerin; HMK.nın 375. maddesinde sayılan yasal sebeplerden hiç birisine uymamaktadır. Davacı vekilinin yargılamanın yenilenmesine talep ettiği hususlardan bilirkişi seçimi, bilirkişinin yemini ve diğer usuli işlemlere ilişkin iddiaları yargılama aşamasında yapılacak itiraz konularını oluşturmakta olup, yargılamanın yenilenmesi sebebi değildir. Davacı vekilinin heyette karara iştirak eden eski ...'nin ... üyesi olduğundan bahisle 15/07/2016 sonrasında HSK tarafından hakkında meslekten ihraç kararı verilmiş olması da tek başına yargılamanın iadesi sebebi olmayıp, yukarıda sayılan yargılamanın iadesi sebeplerinden hiçbirine girmemektedir. Mahkememizin 2011/503 Esas sayılı dosyasının karar verildiği tarih olan 27/03/2015 tarihinde kararı veren Mahkeme heyeti oybirliği ile karar vermiş olup, ilgili karar Temyiz ve Karar Düzeltme aşamasında da çok sayıda Hakim, Yargıtay Üyesi ve Daire Başkanı tarafından incelenerek kesinleşmiştir. Mahkememizce karar verildiği tarihte, heyette yer alan üye hakimlerden biri olan eski ... hakkında verilmiş bir ihraç kararı bulunmamaktadır. HSK tarafından verilen ihraç kararı karar tarihinden çok sonra olup, ihracına karar verilen eski ...'nin karar tarihinde, verilen karara ilişkin şahsi karar ve oyunu bildirirken söz konusu ihraç gerekçesine sebep olan ... üyeliğinden kaynaklı olarak örgütün amacı doğrultusunda örgüt adına hareket ederek bu saikle veya lehine karar verilen tarafın örgütle iltisakı olduğundan bahisle davacı tarafı korumak maksadıyla şahsi oyunu kullandığına ve  yine yargılamanın yenilenmesi talebinde belirtilen davacı şirketin hissedarı olan ...'in de karar veren eski ... ile aralarında bağlantı bulunduğuna dair yargılamanın iadesini talep eden tarafça somut bir delil ortaya konulmamıştır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 18. Hukuk Dairesi'nin 22/03/2017 tarih ve 2017/318 Esas, 2017/284 Karar sayılı, 37. Hukuk Dairesinin 26/05/2017 tarih, 2017/957 Esas, 2017/986 Karar sayılı, 7. Hukuk Dairesinin 10/05/2017 tarih, 2017/457 Esas, 2017/492 Karar sayılı ilamları da aynı doğrultadır.) Yargılamanın yenilenmesini talep eden tarafın müvekkilinin önceki avukatı olan Av. ...'ın davada karşı tarafla hareket ederek hileli davrandığına yönelik iddiası da soyut bir iddiadan öteye geçmemekte ve yargılamanın yenilenmesi nedenlerinden sayılmamaktadır. Bu husus ancak vekalet ilişkisinin kötüye kullanılmasından kaynaklı bir sorumluluk sebebidir. Kaldı ki; Av.... hakkında İstanbul Barosuna şikayet edilmiş, kınama cezası ile cezalandırılmasına 24.12.2012 tarihinde karar verilmiş, İstanbul 2.Ağır Ceza Mahkemesine açılan kamu davasında 27.11.2014 tarihinde beraatine karar verilmiştir.<br>Yukarıda izah ediliği üzere yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan tarafın ileri sürdüğü nedenlerin hiçbirisi HMK.nın 375. maddesinde belirtilen yargılamanın yenilenmesi nedenlerinden olmadığı gibi, Yargılamanın iadesi talebi süresinde yapılmamıştır.Talepte bulunan tarafın ileri sürdüğü  nedenlerden karara katılan eski Hakimin ... terör örgütü üyesi olduğu, davacı şirketin hissedarı olan ...'inde ... terör örgütü ile ilişkili olduğuna yönelik iddialarını 27/03/2017 havale tarihli karar düzeltme talebine ilişkin ek dilekçesinde belirtmekle; ileri sürdüğü yargılamanın yenilenmesi nedenlerine ilişkin hususları dilekçe tarihinde bildiği ve farkında olduğu tartışmasız olduğu, yine Av. ... hakkında İstanbul Barosuna ve Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet tarihi göz önüne alındığında bu konular hakkında da davacının çok önceden bilgi sahibi olduğu ve  bu haliyle yargılamanın yenilenmesi talep eden tarafın HMK.nın 377. maddesinde belirtilen yargılamanın iadesi sürelerine ilişkin iade nedenlerine göre üç aylık hak düşürücü süre içerisinde yapılmadığı anlaşılmakla; süre yönünden de talebin reddi gerekmiş olup, yargılamanın yenilenmesi talebinin HMK.nın 379. maddesinin 1.fıkrasının a-c bentlerinde belirtilen koşullar oluşmadığından HMK.nın 379/2 maddesi gereğince talebin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir...\"gerekçesi ile, <br>''1-Yargılamanın iadesi talebinin HMK'nın 379 maddesi gereğince REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;İşbu dava dosyasına ilişkin yargılamanın iadesi taleplerinin HMK 379 uyarınca öngörülen yasal süreler dahilinde olduğu şüphesiz, HMK'nın 375. Maddesi \"b\", \"h\" ve ilgili diğer bentlerine dayanılarak yapıldığını, İş bu yargılamanın iadesi yargılaması sırasında Mahkeme Heyet Başkanı'nın tarafsızlık ilkesini ihlal edecek şekilde yargılama yürüttüğünü ve adil yargılama hakkının ihlal edildiğini, bu yönden dahi verilen yargılamanın iadesi taleplerinin reddi kararının bozulması gerektiğini, Mahkeme Heyeti tarafından taleplerinin süre yönünden, usulden reddedildiğini, süre yönünden taleplerinin reddedilmesinin hatalı bir değerlendirme olduğunu, kararın, usul, hukuk ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirdiğini, ancak taleplerinin başvuru dilekçesi ve celse esnasında yaptıkları savunmalar dahilinde yapılan başvurunun iki ayrı süre başlangıcına dayandığının kesin delillerle belgelendirildiğini, heyetin belgeleri incelemediğini, dikkate dahi almadan karar verdiğini, 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/503 Esas sayılı dosyanın yargılamasını 2011 yılından itibaren yürüttüğünü, 2014 yılına kadar dosya yargılamasındaki tek görevlinin eski hakim ve 2014-2016 yılları arasında da yine dosyaya bakmakla görevli heyette bulunan eski ...'nin, ülkemiz ve hukukumuzda yıllarca teşkilatlandığını ve ülkemiz açısından son derece tehlikeli olan ... terör örgütü (...) üyesi olması sebebiyle HSYK kararı ile meslekten ihraç edildiğini,İlk derece mahkemesi yargılamasını son raddesine kadar ilerleten ve kanun değişikliği ile 2014 yılından itibaren sayın mahkemenin Heyet Üye'si olarak ve dosyayı karar aşamasına kadar getiren yargıç olarak da kuşkusuz dosya üzerinde en çok söz sahibi olan 33934 sicil numaralı eski ...'nin, ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar sonrasında, ülkemizin mevcutta da gündeminde olan ... (...) Terör Örgütü (...) üyesi olma halinin sabit olduğunu ve 20.12.2016 tarihli 2016/426 sayılı HSYK kararı ile meslekten ihraç edildiğini, bahsi geçen eski hakimin, ... Şirketi ve benzeri büyük şirket davalarına ilişkin şaibeli kararlarının da ortaya çıkarıldığını, açıklandığını, haberlere çıkmış olması itibariyle, davaların akıbetini hukuka aykırı şekilde etkilediği ve hukuken olması gereken sonuçtan aykırı sonuçlanmasına neden olduğunun sabit olduğunu, 19.12.2018 tarihinde yapılan tespit ile ilk defa GKS'ler'in kendileri tarafından görüldüğünü ve mahkeme kasasında olan genel kredi sözleşmeleri'nin (gks) 07.01.2011 tarihli olan GKS'nin tüm kefalet ve kredi sınırı, tarihi, banka bilgileri ile rehin hesap numarasının kurşun kalem ile doldurulduğunun görüldüğünü, 07.01.2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin ... Bankası Cihangir Şubesi ile ... MAKİNE firması arasında akdedildiğini, 08.04.2011 tarihli Hesap Rehin Sözleşmesi (\"HRS\") davalı ile Bankanın Malta Şubesi ile, ve Mevduat Hesap Rehni Sözleşmesi 10.01.2011 tarihinde bankanın Merkez Şubesi ile Çukurova Holding arasında akdedildiğini, davalının aleyhlerine icra konusu ettiği alacak temelinin 08.04.2011 tarihli HRS olup kendilerinin sözleşmeye kefil olduğu iddia edilerek tahsilat istendiğini, Genel Kredi Sözleşmeleri mahkemenin Aralık 2018'e kadar zimmetinde, kasasında 18 ve 40 kasa numaraları ile tutulduğunu, 19.12.2018 tarihinde hususun, usulen talep yapılarak kendileri tarafından tespit edildiğini, GKS'lerin daha önce defaatle kendileri tarafından görülmek istenmişse de bahaneler ile gösterilmediğini, 21.12.2018 tarihi itibari ile 3 aylık yasal yargılamanın iadesi süresinin bir kere daha başladığını, bu yönden de İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi heyetinin yargılamanın iadesi taleplerini reddetmesinin bir kez daha hukuk, usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiğini, bozmayı gerektirdiğini, <br>... terör örgütü üyesi eski ... ile işbu dosya arasındaki sıkı bağlantının da ortaya konduğunu, Davalı ...'in hakim ortağı ... İmalat Zir. End. ve Tic. A.Ş. Olduğunu, ...'in hakim ortağı ... A.Ş.'nin hissedarları arasında ise ... Finance S.A. ve ... (şahıs olarak) olarak bulunduğunu, ... İmalat Zir. End. Ve Tic. A.Ş.'nin Hissedarlar Listesinin ise kendileri tarafından ilk defa öğrenildiğini, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından, kendilerine bilgi edinme hakları çerçevesince gönderilmiş olan 17.12.2018 tarihli ve 94569 sayılı yazısı ile belgeler arasında çıktığını, zira yabancı menşeli bir firma olarak ... A.Ş.'nin ortaklık yapısına İTO veya Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nden ulaşmanın mümkün olmadığını, Yine Hazine ve Maliye Bakanlığı ÖİB'den gönderilen belgeler arasında Beyoğlu 7. Noterliği'nin 09.03.2011 tarihli, ... yevmiye numaralı belgesinin de çıktığını, bu resmi onaylı belgeden; ... Finance s.a.'nın %100 hissedarı ve sahibinin de ... olduğunun anlaşıldığını, söz konusu belgenin hem TC Noteri onaylı hem de Panama Cumhuriyeti tarafından resmi onaylı ve şirketin kurulu olduğu Panama Cumhuriyeti tarafından Lahey Anlaşması uyarınca Apostil Şerhli olduğunu, ve böylelikle 3 aylık kanuni yargılamanın iadesine başvuru süresinin 17.12.2018 tarihinde başladığını, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından Bilgi Edinme Kanunu 4. ve 5. Maddeleri uyarınca kendileri tarafına tanınmış olan hakkı kullanmaları neticesinde kendilerine iletilmiş olan belgelerin, açıkça ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde davalı ... A.Ş. ile ... arasında doğrudan bir organik bağlantı bulunduğunu gösterdiğini, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gönderilmiş olan evraklar ile bu ortaklık ilişkisinin ilk defa kendileri tarafından öğrenildiğini, bu doğrultuda yargılamanın iadesine başvuru süresinin başlamasına ilişkin hilenin ortaya çıkarılması şartının da sağlandığını 3 aylık başvuru süresinin başladığının şüphesiz olduğunu, ... ile İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi eski hakimi ...arasındaki bağlantının ise her ikisinin de ... terör örgütü ile ilişkili olması olduğunu, ...'in de .../PYD terör örgütü itirafçısı eski Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) üyesi ... tarafından yapılan itiraflar çerçevesinde .../PYD terör örgütü ile ilişkili olduğunun görüldüğünü, ÖİB'den gelen belgeler neticesinde kurulan bağlantıdan ...ile ... arasında ortak bir yön bulunduğunun anlaşıldığını, tahkikatın ...tarafından şaibeli olarak ve tamamen davalı lehine olacak şekilde yürütüldüğünü, hiçbir hukuki iddia, delil ve savunmalarının dikkate alınmadığını, savunmalarının değersizleştirildiğini, yargılamaya şaibe karıştırıldığını ve tahkikatın adalet yanıltılarak hileli şekilde yürütüldüğünü, ... MAKİNE'NİN resmi Avukatı Av. ... 2011/503 E. dosyasının yargılaması görevini üstlendiğini ve belirli bir raddeye kadar devam ettirdiğini, ancak Av. ... hem hile ve sahtecilik ile kurulmuş olan ... A.Ş.'nin avukatı hem de işbu davanın karşı tarafı, davalı ... A.Ş.'Nin avukatı olarak davada yer almaya devam ettiğini, üstelik 9.5.2019 tarihli yargılamanın iadesi taleplerinin değerlendirildiği duruşmada da yine Av. ...'ın ortağı, Av. ...'ın müşterek vekaletnamesi ile karşı tarafı temsil ettiğini, Av. ...'ın tüm meslek etiği ve Avukatlık Kanunu'na aykırı olarak dava yargılaması devam ederken taraf değiştirdiğini ve bu davranışı sebebiyle 24.12.2012 tarihli İstanbul Barosu Disiplin Kurulu Kararı ile \"…aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etme yasağının ihlal edildiği anlaşıldığından…\" kınama cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, Yine ... A.Ş.'nin imza sirküleri, ÖİB'ye tarih itibari ile azledilmiş olan Av. ... tarafından 31.03.2011 tarihinde intikal ettirildiğini, hususun ÖİB'den 17.12.2018 tarihinde kendilerine iletilmiş olan evraklar arasından anlaşıldığını, ... A.Ş vasıtası ile müvekkilin eski avukatı Av. ...'ın, davalı karşı taraf ile hareket etmiş olduğu ve müvekkil aleyhine hile yapmış olduğunun açıkça ortaya çıktığını, Genel Kredi Sözleşmeleri'nin asıllarının 20.12.2018 tarihli tutanak uyarınca Garanti Bankası'nda olduğunu, tüm iddialarına mesnet belge ve resmi dokümanların mahkemeye yargılamanın iadesi talepli dilekçe ile detaylandırıldığını ve mahkemeye sunulduğunu beyanla, özellikle yargılamanın yenilenmesi talebinin yasal süresi içerisinde olduğu; ilk derece mahkemesinin yargılamanın iadesi talebinin reddi kararın açıkça bir eksik inceleme neticesinde verilmiş olması, hukuka, usule, kanuna ve yerleşmiş içtihatlara aykırılık teşkil etmesi nedeniyle, yasal süresi içerisinde HMK md. 168 ve HMK md. 343'e uygun olarak yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, 6100 Sayılı HMK. 'nın 374 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış yargılamanın iadesi talebine ilişkindir.Mahkemece 09/05/2019 tarih, 2019/75 esas ve 2019/728 karar sayılı ilamı yargılamanın iadesi talebinin HMK'nın 379 maddesine uyarınca reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 16/09/2021 tarih, 2019/1841 esas ve 2021/1201 karar sayılı ilamı ile yargılamanın iadesi davasının yeni bir dava olduğu  ve davacı tarafından başvuru ile dava değerine göre peşin nispi karar harcının yatırılmaması sebebiyle  ilk derece mahkemesince, başvuru harcının ve dosya kapsamına göre dava değeri üzerinden peşin harcın yatırılması hususunda, kanuni sonuçları hatırlatılmak suretiyle kesin süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırıldığı, kaldırma kararından sonra davacı tarafından harç eksikliğinin giderildiği ve Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yargılamanın iadesi talebinin yasal süre içerisinde talep edilmediği ve yargılamanın iadesi sebeplerinin oluşmadığı gerekçesiyle HMK'nın 379 maddesi uyarınca reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı velili tarafından yargılamanın iadesi yargılamasını yürüten Mahkeme Başkanı'nın tarafsızlığını şüpheye düşürecek davranışlarda bulunduğu iddiası ile kararın kaldırılması gerektiği ileri sürülmüş ise de, söz konusu iddianın HMK'nın 36 maddesi uyarınca hakimin reddi sebeplerinden biri olduğu, hakimin reddi sebeplerinin oluştuğunun iddia edilmesi halinde izlenecek usul hükümlerinin HMK'nın 38 ve devamı maddelerinde düzenlendiği, nitekim davacı tarafından yargılama sırasında hakimin reddi talebinde bulunulduğu, Mahkemece hakimin reddi talebinin reddine karar verildiği ve kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 2022/722 esas ve 2022/1013 karar sayılı ilamı ile buna ilişkin istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar verildiği anlaşıldığından davacı vekilinin söz konusu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davacı vekili, yargılamanın iadesi talebine konu olan, aleyhine sonuçlanan ve Yargıtay temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçerek kesinleşen Mahkemenin 2011/503 Esas, 2015/281 Karar sayılı yargılamasında görev alan yargılamayı belirli bir aşamaya kadar tek hakim olarak yürüten ve kararın verildiği heyette olan ...'nin ... terör örgütü üyeliği sebebiyle meslekten ihraç edildiğini, davalı şirketin hakim ortağı ...'in de ... terör örgütü ile ilişkili olduğunu, bu sebeple aralarında bağlantı bulunduğunu, hakimin yargılama sırasında hileli davranışlarda bulunduğunu, dava konusu genel kredi sözleşmesi üzerinde ilk defa 19/12/2018 tarihinde yapılan tespitte GKS'nin tüm kefalet ve kredi sınırı, tarihi, banka bilgileri ile rehin hesap numarasının kurşun kalem ile doldurulduğunun görüldüğünü ve genel kredi sözleşmesinin geçersiz olduğunu, söz konusu genel kredi sözleşmesinin yargılama sırasında incelenmesine izin verilmediğini, ... ile ilişkisi olan ...'in davalı şirketin hakim ortağı olduğu hususunun Özel İdare Başkanlığı tarafından kendilerine iletilen evraklardan 17/12/2018 tarihinde öğrenildiğini, davacının önceki vekilinin davalı ile hareket ederek davacı aleyhine hileli davranışlar gerçekleştirdiğini, yargılamanın iadesi başvuru süresinin 17/12/2018 ve 19/12/2018 tarihlerinde başladığını ve dava tarihi itibariyle başvurunun süresinde olduğunu ve yargılamanın iadesi sebeplerinin oluştuğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.  Davacı tarafından 6100 Sayılı HMK'nın 375/1 maddesinde sınırlı olarak düzenlenen yargılamanın iadesi sebeplerinden \"b)Davaya bakması yasak olan yahut hakkında ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hakimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması ve h)Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması,\" sebeplerine dayandığı, HMK'nın 377/1-b maddesine göre 375/1-b bendinde öngörülen halde kararın davalıya veya gerçek vekil veya temsilciye tebliğ edildiği, 377/1-c maddesine göre  375/1-h bendinde öngörülen halde hilenin farkına varıldığı tarihten itibaren üç ay ve herhalde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıl içerisinde yargılamanın iadesi talebinde bulunulması gerektiği düzenlenmiştir. Davacı tarafından HMK'nın 375/1-b maddesi uyarınca ... kapsamında ihraç edilen hakimin yargılama sırasında yasaklılık sebeplerinin oluştuğuna yada hakkında hakimin reddi kararının kesin olarak kabul edildiğine dair bir iddia ve delil ortaya konulmadığı gibi kararın tebliğ tarihi dikkate alındığında bu maddeye göre yargılamanın iadesi talep süresi talep tarihi itibariyle dolmuştur. Davacı esas itibariyle yargılamanın iadesine konu kararın yargılamasına ve karara katılan hakimin ve davalının hakim ortağının ...  terör örgütü ile ilişkili olması sebebiyle aralarında bağlantı bulunduğu ve hileli davranışlarda bulunduğu, yine kendi avukatı iken karşı tarafın avukatlığını yapan vekilin de hileli davranışlarda bulunulduğu iddia ederek yargılamanın iadesi talebinde bulunmuş olmakla birlikte hileli davranışların neler olduğuna ilişkin yargılamanın iadesini gerektirecek somut bir vakıa ileri sürülmediği gibi buna ilişkin somut bir delil de sunulmamıştır. Davacı vekili tarafından hileli davranışların öğrenme tarihleri olarak 17/12/2018 ve 19/12/2018 tarihleri gösterilmiş ise de, hakimin ... üyeliği sebebiyle ihracından sonra  davacı vekili tarafından karar düzeltme aşamasında ek dilekçe olarak verilen 27/09/2016 tarihli dilekçe de hakimin ihracı sebebiyle kararın bozulmasının talep edildiği, yine aynı aşamada 21/11/2016 tarihli 27/03/2017 havale tarihli dilekçe de ise hakimin ve davalı şirketin hakim ortağının ... ile ilişkili olduğunu, davacı şirketin Çukurova Grubuna ait olup bu grubun patronu olan ... olduğunu belirttiği, davacının bu şahsın davalı şirketin hakim ortağı olduğundan haberdar olduğunun anlaşıldığı, zaten bu kadar yüksek meblağlı bir iş yaptığı şirketin hakim ortağının bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu durumda davacının bu hususlara 17/12/2018 tarihinde vakıf olduğu iddiasının itibar edilebilir nitelikte olmadığı ve karar düzeltme dilekçesine ek olarak verilen 27/09/2016 ve 27/03/2017 tarihleri dikkate alındığında yargılamanın iadesi talebinin süresinde ileri sürülmediği, daha önce kendisine vekillik yapmış olan avukatın da hileli davranışlarda bulunduğu iddiasına ilişkin olarak kendi istinaf dilekçesinde de belirttiği üzere Baroya şikayet üzerine Baro tarafından  24.12.2012 tarihinde disiplin cezası verildiği, yargılandığı İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesince 27/11/2014 tarihinde beraatine karar verildiği, söz konusu tarihler dikkate alındığında da yargılamanın iadesi talebinin süresinde olmadığının anlaşıldığı, yine genel kredi sözleşmesinin 19/12/2018 tarihinde incelenebildiği ve dilekçede belirtilen kısımların kurşun kalem ile doldurulduğunun tespit edildiği ve sürenin bu tarihten itibaren başlaması gerektiği ileri sürülmüş ise de, söz konusu sebebin de HMK'nın 375 maddede sınırlı olarak sayılan sebeplerden biri olmadığı, sözleşmelerin kurşun kalemle ile doldurulması ile ne şekilde hile yapıldığının açıklanmadığı gibi, Mahkemece yazılan müzekkereye istinaden bankanın 13/03/2014 tarihli cevabı yazısı ile 07/03/2011 ve 07/01/2011 tarihli genel kredi sözleşmelerinin, hesap rehin sözleşmesinin ve mevduat rehin sözleşmelerinin aslının gönderildiği, davacı vekili tarafından verilen \"... Bankası A.Ş.'den celbedilen evrak asıllarına ilişkin beyanlarımız ile ....\" konu başlıklı 27/03/2014 tarihli dilekçede bankadan gönderilen tüm evrak asıllarının detaylı bir şekilde incelendiği, söz konusu dilekçede daha önce incelenmesine izin verilmediği iddia edilen 07/03/2011 ve 07/01/2011 tarihli genel kredi sözleşmeleri için ayrı başlıklar açılmak ve kredi sözleşmesinin sayfa numaraları da belirtilmek suretiyle tespit edildiği iddia edilen usulsüzlere değinildiği ve genel kredi sözleşme asıllarının ayrıntılı bir şekilde incelendiği anlaşılmakla davacı vekilinin sözleşme asıllarının incelenmesine izin verilmediğine ve sürenin kendi belirttikleri tarihten itibaren başlaması gerektiğine ilişkin istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Davacı tarafından yargılamanın iadesi talebi süresinde ileri sürülmediği gibi, ileri sürülen sebeplerin maddede sınırlı olarak sayılan sebepler kapsamına da girmediğinden Mahkemece davanın  bu gerekçeler ile reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 18/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.  <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9f85c85e732b1c52","SID":"8b753fb457cd6bcd"}}