{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1515 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1362 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t:  2025/700 Esas (Derdest Dava Dosyası)<br>TARİH:  23/07/2025 (Ara Karar Tarihi)<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 11/09/2025                                                    <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Firmanın alacağının Fatura ve Cari Hesaba dayalı olduğunu, Bakırköy 13. İcra Dairesi'nce takip edilen dosyanın dayanağının cari hesaba ilişkin faturalara itiraz edilmediğini ve borcun kesin olduğunun aşikar olduğunu, davalı – borçlu firmanın, haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini, bu itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu,  zaman kazanmaya yönelik oldğunu, ayrıca bilgi edindikleri üzere davalı - borçlu firmanın hem tapu ve sicil üzerinden hem de fiziken iş yeri adreslerinden mallarını kaçırdıklarını, bu sebeplerle davalı – borçlu firma'nın mal varlığı üzerine 452.078,93-TL (Takip Çıkışı olan 11.200,83 USD'nin 21.07.2025 ihtiyati haciz talep tarihinde TCMB efektif satış hesaplama kuru 1 USD = 40.3612-TL'dir) ihtiyati haciz koyulmasını, davalı – borçlu firma vekili tarafından, Bakırköy 13. İcra Dairesinin ... Esas Sayılı icra takibine karşı yapılan haksız itirazının iptali ile takibin devamını, haksız itirazından mütevellit % 20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalı – borçlu firmaya tahmilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 23/07/2025 (Ara Karar Tarihi) tarih ve 2025/700 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında; \"-Somut olay bakımından yapılan incelemede,  Bakırköy 13. İcra Dairesinin ... Esas Sayılı takip dosyasında cari hesap alacağına dayanarak başlattığı icra takibinde ihtiyati haciz isteminde bulunduğu görüldü. <br>İhtiyati haciz, ihtiyati tedbir koruma tedbirlerinin özel bir çeşidi olup İİK 257. maddesinde düzenlenmiştir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 258. maddesinde yer verilen yaklaşık ispat şartlarının gerçekleşmiş olması aranmaktadır.İİK'nın 257. maddesi uyarınca; alacağının vadesi gelmiş (alacak muaccel) ve alacak rehin ile güvence altına alınmamış ise, alacaklı mahkemeye başvurarak ihtiyati haciz kararı verilmesini isteyebilir (İİK m. 257/1). Bu halde alacaklı, mahkemede yalnız alacağın varlığını, vadesinin geldiğini ve alacak için bir rehin bulunmadığını ispat etmekle yetinecektir, alacaklının başka bir hususu ispat etmesine gerek yoktur. Alacağının vadesi henüz gelmemişse (alacak müeccel ise), alacaklı kural olarak borçlunun mallarına ihtiyati haciz konulmasını isteyemez. Ancak alacaklı borçlunun belli bir ikametgahının bulunmadığını, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığını ya da kaçtığını ve yahut da  alacaklanın haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu ispat ederse, ihtiyati haciz kararı verilebilir. İhtiyati haciz talebi bakımından; davacının talep ettiği alacağına ilişkin alacak istemi ve miktarı, dava konusu alacağın oluşup oluşmadığı, talep tarihi itibariyle sunulan belge ve delillerle birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin belirlenmesi, varsa bu alacağın miktarının ancak yargılama aşamasında tarafların delil ve beyanları ile belirlenebileceği,  sunulan bilgi ve belgelerin bu aşamada tek başına bir alacağın varlığını ve borcun ödenmediğini yaklaşık ispata elverişli olmadığı, bu nedenle muaccel bir alacağın varlığı hususunun bu aşamada yaklaşık olarak ispat edilemediği kanaatine varıldığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.\"gerekçesi ile, ''1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,  '' karar verilmiş ve karara karşı davacı/alacaklı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br> İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı/Alacaklı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece özetle alacağın yaklaşık olarak ispat edilemediğinden bahisle işbu Red kararı verilmişse de bu kanaatin isabetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, Müvekkili Firma'nın alacağı Fatura ve Cari Hesaba dayalı olup Bakırköy 13. İcra Dairesi'nde takibe koyulan alacağın dayanağı olan cari hesaba ilişkin faturalara itiraz edilmediği ve bu suretle borcun kesin olduğunu; taraflar arasındaki uzun süredir süren satış ilişkisini ile uzun süredir fatura kesildiği ve ödemeler yapıldığının da ortaya koyulmuş olup alacağın mevcut olduğunun işbu cari hesap kayıtları ile de ispatlandığını, tüm bunlara rağmen davalının, haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini; bu itirazının haksız ve mesnetsiz olup, zaman kazanmaya yönelik olduğunu; davalı tarafın, dava süresince alacağın tahsilini imkansız hale getirmeye çalışacağında şüphe bulunmamakta olduğunu, davalı firma'nın hem Tapu ve Sicil üzerinden hem de fiziken iş yeri adreslerinden mallarını kaçırmakta, firma merkezi de kapatıp tüm mal varlığını boşaltıldığının anlaşıldığını, ayrıca bu hususta davalı hakkında açılan İcra Takiplerinin UYAP'tan sorgusunun yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini; son dönemde davalı firmaya karşı bir çok icra takibi açılmış olması ve bu dosyaların da tahsilatsız kalmış olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu; tüm bu hususların davalının mal kaçırmaya yönelik davranış içerisinde olduğunun ispatı olduğunu,  İcra İflas Kanunumuzun 257. maddesindeki ihtiyati haciz şartlarının meydana geldiğini,  Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 15.12.2005 Tarihli, 2005/3183 Esas ve 2005/12547 Karar sayılı ilamının özet kısmında açıkça; “Alacak rehinle temin edilmemişse ve muaccel hale gelmişse alacaklı ihtiyati haciz isteyebilir. Alacak muaccel değilse aynı maddenin 2.fıkrasında öngörülen koşulların varlığı halinde ihtiyati haciz istenebilir. Borçluya karşı genel haciz yoluyla takip yapmış olan alacaklıların takip kesinleşmeden önce hakkının tehlikeye girmesi halinde ihtiyati haciz talep etmesine engel bulunmamaktadır.” denildiğini, tüm bu nedenlerle aylardır ödenmeye devam eden cari hesap ilişkisi ve itiraz edilmemiş 9 adet fatura ve diğer banka dekontları ile sabit olan bir alacağa rağmen Yerel Mahkemece alacağın yaklaşık ispat edilemediğinden bahisle davalının mal kaçırmasına olanak sağlayacak nitelikte ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmesinin  usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olup işbu kararın yapılacak istinaf incelemesi ile kaldırılmasına karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olacağını, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle ve re’sen tespit edilecek nedenlerle; ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına,  ihtiyati haciz  taleplerinin kabulüne, yargılama gideri ve mahkeme vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; davacının ticari satış ilişkisinden doğan bakiye açık hesap alacağının  tahsili amacıyla davalı aleyhine başlattığı ilamsız takibe vaki itirazın iptali davasında, takip konusu alacağın tahsilini teminen ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca;  rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nun 257/2 fıkrası; \"Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;\" düzenlemesini içermektedir. Müeccel alacaklar yönünden   İİK'nun 257/2 fıkrasının 1 ve 2 nolu bentlerinde sayılan sebepler sınırlı sayıda olup, müeccel alacaklar için başka herhangi bir sebebe dayalı ihtiyati haciz kararı verilemez(Bkz. Kuru/BAKİ, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, ikinci bası, Adalet Yayınevi, Ankara 2013, s. 1039). İİK'nun 258 maddesi uyarınca;  ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. Somut olayda; davacı yan davalıya fatura karşılığı satılıp teslim edilen iplik ürünüleri nedeniyle bakiye açık hesap alacağı doğduğunu, davalının faturalara itiraz etmediğini ve bakiye borcunu ödemediğini ileri sürmüş, davalı yan ise kendisine teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğunu ve ayıp bildirimi yapılarak iade faturası kesilmiş olduğunu savunmuş olup, dava ve cevap dilekçeleri ile ekinde sunulan cari hesap dökümü, fatura ve iade faturaları ile tüm dosya kapsamına göre; davacının takibe konu ettiği bakiye açık hesap alacağı ve fer'ileri bakımından takip tutarında muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacağının varlığı ve miktarı hususunda  bu aşamada yaklaşık düzeyde ispat koşulu oluşmadığı gibi, İİK'nun 257/2 fıkrasında aranan koşulların varlığının da yaklaşık düzeyde ispat olunmadığı, mahkemece ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış olup, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br> 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Dava dosyası dairemize UYAP sistemi üzerinden elektronik dosya olarak gönderildiğinden, ilk derece mahkemesine UYAP sistemi üzerinden iade edilmesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 11/09/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d7674ccafc19e06a","SID":"baeb5d747660fa44"}}