{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA N\t: 2023/1361 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1404 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t:  2019/1174 Esas -  2023/209 Karar <br>TARİH: 15/03/2023<br>DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 18/09/2025                                                            <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davalılardan ... ... Turkey Otomobil Ltd. Şti. tarafından ithal edilerek yurtiçinde satışa sunulan ... marka, ... ...Koltuk ... model, ... şase numaralı ... motor numaralı aracın davacı tarafından davalı ... Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş.'den satın alınarak 03.10.2018 tarihinde teslim alınmış olunduğu ve teslim alındıktan bir hafta sonra araçla sadece 140 km yolculuk yapılmış olunduğu halde 10.10.2018 tarihinde saat 08:30'da aracını çalıştırıldığında akü şarj arızası ikazının (akü zayıf emniyetle dur uyarısı) görüldüğünü ve bu uyarı üzerine saat 08:33'te 444 48 58 numaralı ... müşteri hizmetlerini arayarak \"akü zayıf emniyetle dur uyarısı verdi, Uyar/Dikkat işareti verdi\" kaydının bırakıldığını, bu kaydın üzerinden yaklaşık 20 dakika sonra Ankara Samsun yolu ... Bayi teknik servis müdürü olan Özkan isimli bir çalışan tarafından davacı şirket yetkililerinin arandığını ve davacı şirket yetkililerince arayan kişiye aracın şerit takibi yapmadığının ve de şarj arızasının olduğunu söylediğini, Özkan isimli kişinin ise uzaktan aracın arızası olmadığını telefonda belirterek bir haftalık araç için yazılım güncellemesi yapılması gerektiğini belirttiğini ve akabinde kendisine yapılan davet üzerine davacının şirket merkezine giderek yazılım güncellemesi yaptığını ve yine de şarj/akü arızasının giderilemediğini, aküde sensör arızası olduğunun tespit edildiğini ancak ilgili şahıs tarafından parçanın ellerinde olmadığı belirtilerek yurt dışından sipariş edileceği söylenerek, \"isterseniz araç bizde kalsın\" şeklinde taraflarına bir teklif iletildiğini, davacı tarafın bir haftalık araçta meydana gelen bu tür sıkıntılardan dolayı davalı ... ... Turkey Otom. Ltd. Şti'ne yazılan dilekçede ayrıntısı yer alan saygısız ithamlarla karşılaştığını ve yaşanan tartışma neticesinde ise galeride duran başka bir araçtan sökülen bir parça ile söz konusu arabadaki arızalı parçanın değiştirildiğini, davacı tarafça 10.10.2018 tarihli dilekçedeki şikayetleri ile birlikte aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinin ... ... Turkey Otomobil Ltd. Şti'ne iletildiğini, 11.10.2018 tarihinde aracın bir önceki arıza bakımından geldikten sonra saat 17:00'da teslim alındığını ancak saat 19:00'da yeniden arıza yaparak yol yardımın arandığını, bu sefer ise önceki arızadan farklı olarak aracın çarpışma önleme sistemi dahil birçok özelliğinde ekranda uyarı işaretinin olduğunu ve bu özelliklerin çalışmadıklarının görüldüğünü, bir önceki gün ekrandan bakan kişilerin tekrar arandığını ve aracın tekrar servise getirilmesinin söylenildiğini, 24.12.2018 tarihinde araçta tekrar sıkıntıların başladığını ve 444 48 58 no'lu müşteri hizmetlerinin arandığını ancak belirtilmesine rağmen ilgililerle irtibat sağlanamadığını ve aynı gün ... çalışanı olduğunu söyleyen Mehmet isimli bir şahsın davacı şirket yetkilisini aradığını ve aracın güvenlik uyarısı verdiğini, dolayısıyla Güvenlik Sistemi'ne bakılması gerektiğini, bahsedilen arızanın kalibrasyonla ilgili olabileceğini belirtmiş olduğunu, o tarihte aracın çarpışma önleme sisteminin, yardım butonlarının ve farlarının çalışmadığını, el freni geçişinin devre dışı yazdığını ve çalışmadığının görüldüğünü, 03.03.2019 tarihinde aracın el freninin devre dışı kaldığını ve park asistanının da çalışmadığının uyarısının görüldüğünü, 02.05.2019 tarihinde aracın bakım zamanının geldiğini ve ön taraftan sesler geldiği için aracın servise bırakıldığını, birçok arızanın yanında ön fren disklerinde titreme olduğunun da tespit edillerek değiştirilmesine karar verildiğini, son servis bakımı üzerinden bir ay bile geçmediği halde 01.06.2019 tarihinde araç ekranından el freninin geçici olarak kullanılamadığını, çarpışma önlemenin devre dışı kaldığını ve araç elektriğinin 2-5 sn kesilerek ön konsoldaki bütün ışıkların söndüğünü ve aracın yalpaladığının görüldüğünü, yol yardım ekibinin gönderildiğini ve araçta akü ile ilgili arıza kodlarının görülerek aracın servise çağrıldığını, aracın 03.06.2019 tarihinde saat 10:40'da servise teslim edildiğini ve akşam saat 16:36'da tekrar teslim alındığını, bu servis işleminde ise davacıya ellerinde akü olmadığı için gerekli işlemi yapamadıklarının beyan edildiğini, akü olmadığı için neden servise çağrıldıklarının sorulması üzerine ise, aracın elektrik kesmesinden dolayı tehlike olacağını ve bu yüzden servis çağırma işlemi yapıldığının beyan edildiğini, servis formuna ise \"Müşterimizin zamanı olmadığından araca şu an işlem yapılamadı\" şeklinde belirtildiğini, yaşanan tüm bu aksaklıkların 444 48 58 numaralı müşteri hizmetleri aranarak ve hatta şirketin İsveç'teki merkezine e-posta gönderilerek defalarca bildirildiğini ve bununla ilgili kayıtların da taraflarınca muhafaza edildiğini, söz konusu aracın satın alındığı 03.10.2018 tarihinden bu yana aynı hatalarının defalarca ortaya çıktığını, aracın 8 defa servise götürüldüğünü ve yol yardım ekibinin arandığını, sundukları servis kayıtları incelendiğinde aracın ayıplı olmasından dolayı sürekli arıza verdiğinin ve de bu arızaların giderilmediklerinin görüleceğini ve gelinen noktada da davacının satın aldığı aracı kullanamadığının ve bu aracın sürekli arıza verdiğinin, dolayısıyla davacıyı sıkıntıya soktuğunun ortaya çıktığını, tüm bu yaşananlardan sonra Kadıköy 29. Noterliğinin 28.10.2019 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek aracın 5 iş günü içinde davalı taraflarca teslim alınmasını ve aracın değiştirilmesi talebinin iletildiğini, 10.10.2018 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile ödenmesini, aksi taktirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla hukuki yollara başvuracaklarının ihtar edildiğini ancak her iki davalının da arızaların kullanımdan kaynaklandığı şeklinde gerçek dışı beyanlarla taleplerine olumlu cevap vermediklerini, bunun üzerinde arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak bunun da anlaşmamazlıkla sonuçlandığı belirtilerek, müvekkillerine satışı yapılan ... marka, ... D5 ... Koltuk ... tipi, ... şase, ... motor numaralı aracın ayıplı olması nedeniyle davalılara iadesine, araç bedeli ile birlikte davacının araç için yapmış olduğu masraflarının, aracı kullanamayarak ikame araç kullanmasından kaynaklı zararının, davacının elde etmesi muhakkak olan fakat davalıların ayıplı mal satması nedeniyle elde edemediği malvarlığı değerinden doğan zararının, davacının davadan önce yaptığı noter, tebilag vs. masraflarının tanzimi için HMK 107 maddesi gereğince sonradan arttırılmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep  ve dava etmiştir.Davalı ... ... Turkey Otomobil Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava konusu aracı bayileri olan diğer davalı ... Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş.'den 03.10.2018 tarihinde teslim almış olduğunu, araca ilişkin servis geçmişinin kronolojik olarak şu şekilde olduğunu, 10.10.2018 araç 164 km.deyken düşük akü vermesine istinaden yardımcı destek aküsünü kontrol eden BCSM-Akü kontrol sviç modülünün değiştirildiğini, 25.12.2018 araç 6.175 km.deyken çarpışma önleme yardımcısı ve şehir içi güvenlik sistemi uyarısı şikayeti ile yazılım güncellemesinin yapıldığını ve sorunun giderildiğini, 26.12.2018 araç 6.175 km.deyken, müşteri isteği ile farların kontrol edildiğini, bir sorunun görülmediğini, 02.05.2019 araç 13.967 km.deyken periyodik bakım, ön düzenden takırtı sesi, arka koltuk tablet tutucularından ses, ön frenlerden ses ve ısınma, saat geri kalma, içeriye çok ses alma şikayetlerine istinaden, bakım yapıldığını, tablet tutucularının, ön fren disklerinin ve balataların değişim kararının verildiğini, diğer sorunların ise onarım yoluyla giderildiğini, 30.05.2019 araç 15.712 km. deyken, sol ön koltuk deri döşemede aşınma, park yardım sistemi çalışmama, arka orta kemer ters durma ve silecekler kötü siliyor şikayetlerine istinaden deri döşemenin değişimi, fren disklerinin siparişi sonrası değişimi, park yardımı ile ilgili de yazılım güncellemesinin yapıldığı, kemerin düzeltildiği, sileceklerin müşteri isteği ile değiştirilmediğini, 03.06.2019 araç 16.506 km.deyken ekrandan çeşitli sistemlere ait uyarı mesajlarına istinaden, otomobilin yardımcı aküsünün güç kaybına uğradığı ve şarj edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, müşterinin zaman sorunu nedeniyle yapılamadığını, davalı tarafça beyan edilen tüm arızaların şirketin yetkili servisi tarafından giderilmiş olunduğunu, yardımcı akü probleminin kullanıcı kaynaklı olarak değerlendirildiğini, keza otomobil motoru çalıştırılmadan uzun süre boyunca elektrik tüketeçlerinin açık bırakılmasının akü aksamının zarar görmesine, akü gücünün erken tükenmesine sebep olmakta olduğunu, buna rağmen değişim işlemlerinin bedelsiz olarak garanti kapsamında gerçekleştirilmiş olunduğunu, araçta tekrarlayan ve bedel iadesini gerektirecek bir arızanın olmadığının tespit edildiğini, dolayısıyla araçta davacının beklediği faydayı azaltacak veya ortadan kaldıracak bir ayıbın olmadığını, aracın kullanımına engel herhangi bir hususun da olmadığını, aksi halde 18.02.2020 tarihinde aracın 36.50 km.de olmasının mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesinde bedel iadesinin yanı sıra birtakım zararların tazminini de talep etmiş olsa da, davacının bu taleplerinin mesnetsiz olduğunu, davacının ikame araç talebinin haksız olduğunu, zira dava konusu aracın söz konusu arıza giderimleri için çok kısa sürelerde tamir servisinde kalmış olduğunu, yine davacının periyodik bakımlar ve sarf malzemeleri dışında araç için ödemiş olduğu herhangi bir bedelin mevcut olmadığını ve aracın tüm onarımlarının garanti kapsamında ücretsiz olarak giderildiğini belirtilerek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafından dava konusu aracın davacı tarafa 28.09.2018 tarihinde ayıptan ari olarak satılmış olunduğunu ve aracın davalının servisine sadece üç defa getirilmiş olunduğunu, ilk iş emri kaydında araçta sorun tespit edilerek giderildiğini, ikinci iş emrinde yazılım güncellemesinin yapıldığını, üçüncü iş emrinde ise far arızası şikayetinin olduğu ancak araçta arızaya rastlanılmadığını, onarım hakkını kullanan davacının aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakkının bulunmadığını, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinin TBK.nun 227/4. maddesine ve hakkaniyete aykırı olarak orantısızlık yaratacak mahiyette olduğunu, ayıbın kabulü halinde araçta oluşan değer kaybına karar verilmesi gerektiğini, davacının ikame araç kullanmasından kaynaklandığını iddia ettiği zarar ile malvarlığında zarar oluştuğu iddialarının tamamıyla mesnetsiz ve tazminat koparmaya yönelik iddialar olup reddi gerektiğini, dava konusu aracın servise ilk getiriliş tarihinin 10.10.2018 olup, aracın davacıya 11.10.2018 tarihinde teslim edildiğini, aracın ikinci iş emri kaydının 25.12.2018 olup, aracın 26.12.2018 tarihinde davacıya teslim edildiğini, son kaydının ise 26.12.2018 olup aracın davacıya 27.12.2018 tarihinde davacıya teslim edildiğini, dolayısıyla davacının ikame araç ve zarar bedeli tazminat talebinin kabul edilir olmadığını, davalı şirketin dava konusu araç üreticisi olmayıp bayi olduğunu, dolayısıyla da davanın aracın üreticisi olan diğer davalı ... ... Turkey Otomobil Ltd. Şti.ne yöneltilmesi gerektiğini belirtilerek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin 30/11/2022 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Islah taleplerinin kabulü ile davalılar tarafından müvekkiline satışı yapılan ... Marka ... ...Koltuk ... model ... Şase numaralı ... motor numaralı aracın ayıplı olması nedeniyle davalılara iadesi ile, aynı model ... Marka ... ...Koltuk ... model aracın ayıpsız mislinin davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ederek davasını ıslah etmiştir.Davalı ... ... Turkey Otomobil Ltd. Şti. vekilinin 15/12/2022 tarihli ıslaha karşı beyan dilekçesinde özetle; Davacının ıslah dilekçesinin kabulünün mümkün olmadığını, seçimlik hakkın bu şekilde değiştirilmesine muvafakat etmediklerini, HMK 182 maddesi uyarınca davasını kötünüyetle ıslah ettiğini ıslahın dikkate alınmamasını talep ve beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 15/03/2023 tarih ve  2019/1174 Esas -  2023/209 Karar  sayılı kararında;<br>\"Dava, başlangıçta, davacının davalı ... ........Ltd. Şti.tarafından ithal edilerek, davalılardan ... Otomotiv....Tic. A.Ş.'den satıl aldığı, aracın ayıplı olup olmadığı,  ayıp var ise gizli olup olmadığı, araçtaki arızanın devamlılık gösterip göstermediği,  davacının araçtan beklediği faydayı elde etmesini önleyecek ve aracın iadesini gerektirecek nitelikte bir ayıp olup olmadığı, araçta meydana gelen arızaların kullanıcı hatasından ileri gelip gelmediği, TTK 25/3 maddesi gereğince ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, davacının aracın tamiri nedeni ile ikame araç kullanmaktan  kaynaklanan zararının miktarının ne olduğu dair aracın bedelinin iadesi ve dava dilekçesindeki talep edilen masraflar yönünden HMK 107 uyarınca belirsiz alacak davası olup, yapılan ıslah ile aracın ayıpsız misli ile değişimi davasıdır.......Mahkememizce aldırılan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarının hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunmasına bağlı olarak tahkikatın tamamlandığı, davacının satın almış olduğu dava konusu araçta ayıp bulunduğu, bahse konu ayıbın ise ilk bakışta/muayenede anlaşılabilecek bir ayıp olmaması nedeniyle gizli ayıplı olduğu,  davalıların profesyonel olarak araç alım-satım işi ile iştigal eden tacir olmaları sebebiyle araçtaki kusuru biliyor olmasının/olabileceğinin kendilerinden bekleneceği, araçtaki ayıba bağlı olarak davalıların sorumlu tutulması gerektiği kanaatinin mahkememizde hasıl olduğu, sunulan servis kayıtlarına ve ihtarnameye göre davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, davacının ayıplı mal nedeniyle seçimlik hakkını kullanabileceği, seçimlik hak olarak ürünün ayıpsız misli ile değişim hakkının kullanıldığı ve usulüne uygun ıslah yapıldığı, her ne kadar ıslahtan sonra davalı ......Şti.vekili tarafından ıslah yönünden de zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerektiği yönünde beyanda bulunulmuş ise de, bu yönde ayrıca arabuluculuğa başvurulmasına yönelik yasal düzenleme söz konusu olmadığından itirazın reddine karar verildiği, netice olarak davaya konu aracın ayıplı olduğu ve yasal mevzuata göre ayıbı gidermekle yükümlü olan davalıların, bu yükümlülüğünü yerine getirmesi gerektiği tespitiyle beraber, davaya konu aracın davacı uhdesinde olduğu da nazara alınarak, davanın ıslah edilmiş haliyle kabulü ile; ... marka ... ...Koltuk ... model ... Şase numaralı ... motor numaralı aracın davalılara iadesine bağlı olarak aynı model ... marka ... ...Koltuk ... model aracın ayıpsız mislinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\"gerekçesi ile, ''1-Davanın ıslah edilmiş haliyle kabulü ile; ... marka ... ...Koltuk ... model ... Şase numaralı ... motor numaralı aracın davalılara iadesine bağlı olarak aynı model ... marka ... ...Koltuk ... model aracın ayıpsız mislinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı ... Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş.vekili  ve davalı ... ... Turkey Otomobil Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı ... Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle;Davacının, arabuluculuk tutanağında yer almayan talebi, yerel mahkeme tarafından kabul edilmiş olduğundan, yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak, davanın arabuluculuk şartının yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, <br>Dava konusu aracın, 28.09.2018 tarihinde satıldığını, 03.10.2018 tarihinde, davacıya teslim edildiğini; davacı, aracı teslim aldıktan bir yıl sonra 28.10.2019 tarihli ihtarname ile ayıp ihbarında bulunduğunu; TTK madde 20/ 3 uyarınca, yapılan işbu ayıp ihbarının süresinde olmadığı sabitken, Yerel Mahkeme tarafından, süresinde olduğuna karar verilmesinin hukuka ve kanuna aykırı olup, kararın ortadan kaldırılarak, davanın reddini talep ettiklerini, Yerel mahkeme tarafından, müvekkili şirket dışında yetkili olmayan servislerde yapılan onarım işlemlerinin karara esas teşkil etmesinin hatalı olduğu gibi, bk madde 227 uyarınca, seçimlik haklardan onarım hakkını kullanan davacının, ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakkının bulunmamakta olduğunu, Dava konusu aracın, davalı şirkete ilk olarak 71010009 numaralı iş emri ile  BSCM modülü arızası şikayetiyle getirilmiş olup, ilgili parça değişikliği yapılarak, araçtaki sorunun giderildiğini, 25.12.2018 tarihli, ... numaralı iş emriyle, totalupgrade adı altında araca yazılım yüklendiğini, bu yazılımın  araçtaki herhangi bir arızadan kaynaklı bir durum değil, modüllere güncelleme gereği yapıldığını, dava konusu aracın davalı şirkete en son 71226014 numaralı iş emriyle, 26.12.2018 tarihinde aracın farında arıza olduğu şikayetiyle getirilmiş ise de, araçta herhangi bir arızaya rastlanmadığını, dava konusu aracın 26.12.2018 tarihinden sonra, davalı şirkete herhangi bir servis şikayetiyle de getirilmediğini, BK madde 227 kapsamında, \"onarım hakkını kullanan davacının seçimlik hakkı bulunmaması\", \"araca yetkili olmayan servislerde yapılan işlemler\" nedeniyle de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, elirttilen istinaf sebepleri saklı kalmak kaydı ve şartıyla, şikayetlerin aracın ayıplı olarak değil, araçta değer kaybı yarattığı yönünde değerlendirilme yapılması kanuna ve hakkaniyete uygun olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun 227/4. maddesinin “Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.” düzenlemesi ile iyiniyet kuralları ve tarafların hak ve menfaatler dengesinin nazara alınmakta olduğunu,  Yargıtay içtihatları kapsamında da, belirtilen istinaf sebepleri saklı kalmak kaydıyla, araçtaki ayıp şikayetinin niteliği değerlendirildiğinde, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin kanuna, hakkaniyete ve orantılılık ilkesine aykırı olup, araçta ayıp olduğunun kabulü halinde dahi araçtaki değer kaybı yönünde karar verilmesi gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın ortadan kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... Turkey Otomobil Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle;Davacı her ne kadar ıslah ile bedel iadesi talebini araç değişimi talebi olarak değiştirmiş olsa da, arabuluculuk son tutanağında araç değişimi talebine ilişkin bir ibare yer almamakta olduğunu; yalnızca bedel iadesi talebi yer almakta olduğunu; ticari uyuşmazlıkların arabuluculuk dava şartına tabi olduğunu; son tutanak bu haliyle davacının ıslah ile değiştirdiği talebini kapsamadığını ve davanın dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine karar vermesi gerektiğini,Davacı tarafından davalı şirketin yetkili servisine beyan edilen tüm arızaların incelendiğini ve tespit edilen arızalara ilişkin onarımların gerçekleştirildiğini; ayrıca müvekkili şirket ve yetkili bayisi iyiniyetli ve sorumluluklarına uygun davranmak suretiyle, davacı tarafından talep edilmiş olan gerekli tüm işlemleri eksiksiz bir şekilde gerçekleştirdiğini; bu hususun davacının delilleri arasında bulunan servis fişleri ile sabit olduğunu, Yardımcı akü problemi kullanıcı kaynaklı olarak değerlendirilmekte olup, otomobilin motoru çalıştırılmadan uzun süre boyunca elektrik tüketeçlerinin açık bırakılması akü aksamının zarar görmesine, gücünün erken tükenmesine sebep olmakta olduğunu; buna rağmen, değişim işlemlerinin bedelsiz olarak garanti kapsamında gerçekleştirildiğini,Araçta tekrarlayan ve bedel iadesini gerektirecek bir arızanın olmadığının tespit edildiğini; araçta, davacının beklediği faydayı azaltacak veya ortadan kaldıran bir ayıp bulunmadığını ve misli ile değişim gerektiren bir arızanın araçta zaten mevcut olmadığını; araçta meydana gelmiş olan arızaların ise kullanıma engel arızalar olmayıp, zaten garanti kapsamında da giderildiğini; aracın her servis girişinde daha yüksek kilometreler ile servise giriş yapmış olmasının da bunu ispatlar nitelikte olduğunu; yerel mahkeme tarafından bu hususun tamamen göz ardı edilerek, hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu neticesinde hüküm kurulduğunu,Davacı tarafından dosyaya ibraz edilmiş olan iş emirleri incelendiğinde görüleceğini, davacının, 25.12.2018, 26.12.2018, 30.05.2019, 03.06.2019 tarihli iş emirlerine ‘’Haklarımı saklı tutuyorum’’ gibi ifadeler yazdığını; anılan tarihler ile davanın ikame edildiği tarih arasında 1 senelik bir zaman dilimi olduğunu; davacının iddia ettiği gibi gerçekten aracın kullanımını engelleyen bir arıza olmuş olsaydı aracın bu kilometreye gelmiş olmasının da mümkün olmayacağını; 18.02.2020 tarihi itibariyle aracın 36.507 KM’de olduğunu,  Dosyada mübrez 30.06.2021 tarihli bilirkişi raporunun 10. Sayfasında 12.03.2021 tarihinde aracın 57.063 kilometrede olduğunun belirtildiğini; Bu kullanımın olağan hayatın akışına göre çoğu aracın üzerinde olup, davacının iddialarının gerçeğe aykırı olduğu noktasında da ciddi bir kanıt olduğunu,  Diğer yandan seçimlik hakların kullanmakla tükenen ve bir kere kullanılabilen haklar olduğunu; davacı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 227. Maddesinin 1. Fıkrasında belirtilen ‘’bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme’’ hakkını kullanmıştır. Dava konusu araç onarılmış ve kullanılır vaziyetteyken bu kez kalkıp bedel iadesi istenmesi hakkın kötüye kullanımından başka bir şey değildir. Servis fişlerine ‘’haklarımı saklı tutuyorum’’ gibi ibareler yazmasını hiçbir anlamı bulunmamakta olduğunu; eğer gerçekten ifade ettikleri gibi kullanıma engel bir durum varsa bunca zaman onarımlar ile aracı kullanıp, araçtan fayda etmelerinin nasıl açıklanabileceğini, Medeni Kanun’un 2. maddesine göre, herkesin haklarını kullanırken ve yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu, davacının davranışlarının çelişkili olduğu açık olmakla, hukuken himaye edilmesinin mümkün olmadığını; onarım ile seçimlik haklarını tüketen davacının, aracın bedel iadesini talep ederek kötü niyetli şekilde kanunu dolanmak istemekte olduğunu, Davacı, Türk Ticaret Kanunu uyarınca bir tacir olup, aracı kullandığı tüm süre zarfında araçtan bir menfaat elde ettiğini; sanki aracı hiç kullanmamış, araçtan hiç fayda sağlamamış gibi gösterme çabalarının da yersiz olduğunu; aracı ticari işletmesinin faaliyetlerinde kullandığı yukarıda da belirtildiği gibi aracın ulaşmış olduğu kilometre ile de sabit olduğunu,  Davacının aracı halen de kullanmakta olup, hangi hukuk ilkesi ve prensibinin bunca yıl kullanılan bir aracın misli ile değiştirilmesini haklı kılmakta olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin 14. Hukuk Dairesi’nin 2019/743 E. ve 2020/1030 K. (EK) sayılı ilamının dava için son derece önem taşımakta olduğunu; söz konusu kararda araçtaki ayıbın satıcı tarafından ücretsiz onarım suretiyle giderildiği, aracın mevcut halinde kullanımı engeller veya araçtan beklenen faydayı azaltan bir ayıp bulunmadığı, onarım hakkının kullanıldığı, neticede araçtaki ayıbın giderildiği, sonrasında aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinin yerinde olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verildiğini, İleri sürerek, yukarıda açıklanan nedenlerle; usul ve esasa ilişkin tüm gerekçelerinin kabulüne; haksız ve hukuka aykırı, Bölge Adliye Mahkemeleri ve Yargıtay kararlarına açık bir şekilde aykırı olan kararının ortadan kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.                  <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı tarafından davalı ........A.Ş.'den satın alınan diğer davalı ... ........Ltd. Şti.'nin ithalatçısı olduğu dava konusu aracın ayıplı olduğu iddiası ile ayıpsız misli ile değişimine karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda aracın ayıpsız misli ile değişim talebinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, dava konusu aracın davalı  ........A.Ş.'den 03/10/2018 tarihinde sıfır km olarak satın alındığını, ancak üzerinden bir hafta geçmeden henüz 140 km iken akü şarj arıza uyarısı verdiğini, durumun davalı ... aranmak suretiyle ve yazılı olarak bildirildiğini, davalı ... yetkili servis tarafından kendilerine ulaşıldığını ve söz konusu arıza ile aracın yol şerit takibi yapmadığının iletildiği, yetkili servis personelinin kendi şirketlerine gelerek araçta güncelleme yaptığını, ancak akü arızasının giderilmediğini, bunun üzerine araca serviste başka bir araçtan sökülen parça takıldığını, ancak aracın teslim alındığı ertesi gün 11/10/2018 tarihinde yine arıza yaptığını ve yol yardım arandığını, aracın çarpışma önleme sistemi dâhil birçok sistemine ilişkin uyarı verdiğini ve aracın servise götürülmesinin talep edildiğini, daha sonra 24/12/2018 tarihinden itibaren sıkıntıların tekrar ortaya çıktığını ve aracın çarpışma önleme sistemi ve yardım butonlarının, farların çalışmadığını, el freni geçişinin devre dışı yazdığını ve çalışmadığını, 03/03/2019 tarihinde aracın el freninin devre dışı kaldığını ve park asistanının da çalışmadığı uyarısını verdiğini, 02/05/2019 tarihinde aracın bakım zamanı geldiğini ve ön taraftan sesler geldiği için aracın servise bırakıldığını, birçok arızanın yanında ön fren disklerinde titreme olduğu tespit edilerek değiştirilmesine karar verildiğini, 01/06/2019 tarihinde ise aracın ekranında el freninin geçici olarak kullanılamadığını, çarpışma önlemenin devre dışı kaldığını ve araç elektriğinin 2-5 saniye kesilerek ön konsoldaki bütün ışıkların söndüğünü ve aracın yalpaladığını, yol yardım ekibi gönderildiğini ve araçta akü ile ilgili arıza kodları görülerek aracın servise çağrıldığını, bunun üzerine aracın 03/06/2019 tarihinde aracın servise teslim edildiğini, ancak ellerinde akü bulunmadığından gerekli işlemi yapmadıklarının beyan edildiğini, buna rağmen servis kayıtlarına gerçeğe aykırı olarak müşteri zamanı olmadığından işlem yapılamadığına dair kayıt düşüldüğünü, söz konusu kayıt ve arızalar sebebiyle telefonla ve mail ile şikayetlerin iletildiğini, ancak dönüş olmayınca ihtarname ile aracın ayıpsız misli ile değişim talebinin iletildiğini, ancak yine talebinin cevapsız bırakıldığını, aracın üretiminden kaynaklı olarak ayıplı olduğunu, bu sebeple aracın davalılara iadesi ile bedelinin ve araç sebebiyle uğranılan zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında sunulan ıslah dilekçesi ile aracın ayıpsız misli ile değişimine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, aracın kullanımını engelleyen veya zorlaştıran bir arıza bulunmadığını, servis kayıtları incelendiğinde davacının aracı kullanmaya devam ettiğini, araca ilişkin arızaların garanti kapsamında ücretsiz olarak onarıldığını ve seçimlik hakkının kullanıldığını, davanın kötü niyetli açıldığını ve hakkaniyete uygun olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, araçta üretimden kaynaklı bir ayıp bulunmadığını, dava konusu aracın yalnızca üç kez servis hizmeti için davalı şirkete getirildiğini ve arızaların giderildiğini, davacının ücretsiz onarım hakkını kullanmak suretiyle seçimlik hakkını tükettiğini, bedel iadesi veya aracın değişim talebinin hakkaniyete aykırı olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili, arabulucuk dava şartının yerine getirilmediğini, aracın kendisinden faydalanmayı engel olacak şekilde ayıplı olmadığını, davacının ücretsiz onarım hakkını kullanmakla seçimlik hakkını tükettiğini, aracın misli ile değişiminin hakkaniyete uygun olmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş, davalı ... vekili de bu sebeplerin yanında ek olarak ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Mahkemece dava konusu araç üzerinde keşif ve test sürüşü de yapılmak suretiyle  incelemesi sonrası düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporları ve servis kayıtlarına göre, davacının sıfır km olarak satın aldığı dava konusu aracı satın aldıktan bir hafta gibi çok kısa bir sürede dava dilekçesinde belirtilen şikayetler ile davalı ... yetkili servisine üç kez, farklı ... yetkili servislerine üç kez olmak üzere altı kez götürdüğü, söz konusu servis kayıtlarına göre bir takım arızaların giderilmesi için işlem yapıldığı ve bir kısım arızaların giderildiği, ancak bilirkişi tarafından yapılan inceleme tarihinde dahi aracın şerit takip sistemi özelliğinin işlev görmediği, çarpma önleme hızlı yaklaşım sisteminin çalışmadığı, star-stop sisteminin çalışmadığı, söz konusu arızaların giderilmesi için daha garanti kapsamındaki araca başka bir araçtan çıkarılan beyin parçasının takıldığı, aracın alındıktan çok kısa bir süre sonra arıza giderilmesi için yazılım güncellenmesine maruz kaldığı, yine dava konusu aracın sağ arka kapısının açılma ve kapatılması esnasında bariz sürtünme sesi çıkardığı gibi, sol arka kapı iç taraftaki nikelaj parçasının da monte edildiği yerden ayrıştığının tespit edildiği, söz konusu ayıpların üretimden kaynaklı ve gizli ayıp olduğu, kullanıcıdan kaynaklı hata olmadığı, arızaların davalılar tarafından giderilmediği ve arızaların davacının araçtan beklediği faydayı elde etmesini önleyecek arızalar olduğu ve aracın iadesinin hakkaniyete uygun olduğu tespit edilmiştir. Gerçekten de davacı tarafından sıfır km olarak alınan ve üst segment bir araç olan dava konusu aracın satın alındıktan çok kısa bir süre sonra 164 km de iken arıza verdiği ve bu arızanın giderilmesi için yazılım güncellemesine maruz kaldığı, farklı arızalar sebebiyle tekrar tekrar servise gittiği, arızaların giderilmesi amacıyla garanti kapsamındaki araca başka bir araçtan çıkarılan beyin parçasının takıldığı, ancak raporda tespit edilen arızaların halen giderilmediği, davacının yüksek bedel ödeyerek aldığı üst segment araçta bulunması gereken ve vadedilen özelliklerin çalışmadığı ve sürekli arıza verdiği, arızanın keşif tarihi itibariyle devam ettiği, davacının araca olan güvenin sarsıldığı, araçtan beklenen performansın ve konforun sağlanamadığı, davacının aracı bu haliyle kullanmasının üst segment bir araçtan beklenen faydanın sağlandığı anlamına gelmediği ve sıfır km araç alan davacının aracı bu haliyle kabule zorlanamayacağı, bu durumda satım sözleşmesini feshetme hakkının doğduğu ve misliyle değişimin hakkaniyete uygun olduğunun kabulünün gerektiği, davalılar tarafından  arızaların kalıcı bir şekilde daimi olarak giderilmediğinden davacının yapılan ücretsiz onarımlar ile seçimlik hakkını da tüketmediği anlaşılmakla Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olup, davalılar vekillerinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Ayıp ihbarı defi niteliğinde olup, bu hususun davalı tarafından ileri sürülmesi gerekir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığına dair bir savunma öne sürmemiş olup, bu durum savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağına aykırı olduğundan artık davalının ayıp ihbarının süresinde yapılmadığına dair savunmasının dinlenilmesi  mümkün değildir. Kaldı ki, dava konusu ayıpların üretimden kaynaklı ve aracın kullanılması ile ortaya çıkması sebebiyle gizli ayıplar olduğu, söz konusu ayıpların ortaya çıkması üzerine davacı tarafından davalıların yetkili servislerine başvuru yapıldığı ve yetkili servis tarafından garanti kapsamında bir kısım işlemler yapıldığı, ancak ayıpların halen daha giderilemediği, bu durumda davalılar tarafından ayıbın ve süresinde ayıp ihbarında bulunulduğunun kabul edildiği anlaşılmakla davalı ... vekilinin ayıp ihbarının süresinde yapılmadığına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. TTK'nın  5/A maddesi uyarınca “Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" hükmü uyarınca konusu bir miktar para alacağı olan talepler hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirildiği, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde, aracın ayıplı olması sebebiyle aracın davalı tarafa iadesi ile ödenen bedelin ve uğranılan zararın tahsili talep edilmiş, davacı vekili yargılama aşamasında ıslah dilekçesi ile seçimlik hakkını aracın ayıpsız misli ile değişimi yönünde kullanmıştır. Temel uyuşmazlık olan ayıp sebebiyle dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş olup, ıslah ile seçimlik hakkının değiştirilmesi sebebiyle ayrıca bu talep için de arabuluculuk başvurusunda bulunulması zorunlu olmadığından davalılar vekillerinin aksi istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.   Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.     <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  72.681,84-TL istinaf karar harcından istinaf eden ... ... Turkey Otomobil Limited Şirketi tarafından peşin olarak yatırılan 18.170,46-TL harcın mahsubu ile bakiye 54.511,38-TL'nin davalı ... ... Turkey Otomobil Limited Şirketi'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  72.681,84-TL istinaf karar harcından istinaf eden ... Otomotiv Servis Ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından peşin olarak yatırılan 18.170,46-TL harcın mahsubu ile bakiye 54.511,38-TL'nin davalı  ... Otomotiv Servis Ve Ticaret Anonim Şirketi'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı  bulunması halinde karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 18/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.   <br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"81650a99a4c62827","SID":"fdb5b2780a78de28"}}