{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1116 <br>KARAR NO\t: 2025/1526<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/06/2023<br>NUMARASI\t: 2020/157 Esas - 2023/536 Karar\t<br>DAVA: Muarazanın Giderilmesi<br>DAVA TARİHİ: 02/03/2020<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/10/2025<br>Hukuk yarar  yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin kararın  davacılar ve davacı tereke temsilcisi vekili tarafından  istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacılar vekili; davalı banka ile müvekkili .....AŞ arasında 01/11/2010 tarihli genel kredi sözleşmesi ve 02/11/2010 tarihli ek sözleşme imzalandığını, diğer davacıların müteselsil kefil olduklarını,borcun teminatı olmak üzere ..... AŞ, Ahmet Sabri ..., ..., Enver ..., Fatma ... ... ve ....Ltd Şti'ne ait taşınmazlar üzerinde davalı lehine toplu rehin tesis edildiğini, davalı bankanın ilave kredi kullandırma sözü vererek 12/03 ve 15/03/2012 tarihlerinde davacılara ait 6 adet taşınmaz üzerinde rehin tesis ettikten bir gün sonra, temerrüt gerçekleşmeden 16/03/2012 tarihinde kat ederek İst25. ATM'nin 28/03/2012 tarihli, 2012/149 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararı aldığı,İstanbul 32. İcra  Dairesinde ...(yeni İstanbul 10. İcra Dairesi ...) esas sayılı dosyasından müteselsil kefiller aleyhine ilamsız takibe geçtiği, davalı bankanın ayrıca İstanbul 10. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından 29/08/2012 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçtiğini, davalı bankanın İstanbul 9. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından 17/12/2013 tarihinde kefiller aleyhine ilamsız icra takibine geçerek, hesabın kat edilmesinden sonra ipotek alacaklısının ödemekle yükümlü olduğu taşınmazın sigorta,güvenlik,işletme masraflarını ödeyerek şirkete borç yazdığı miktarların tahsilini ve kredi sözleşmesine dayalı üçüncü şahıslar lehine düzenlenen akreditif ve teminat mektuplarının depo edilmesini talep ettiğini, İstanbul 50. ATM'nin 2012/157 esas sayılı dosyasında ...'nın 17/09/2013 tarihinde iflasına karar verildiğini, kararın temyizi üzerine Yargıtay 23. HD'nin 30/05/2014 tarihli, 2014/332 esas ve 2014/4185 karar sayılı kararıyla bozulduğunu, bozma sonrası İstanbul 18. ATM'nce 08/02/2018 tarihinde 1190/118 sayılı iflas kararının Yargıtay 23. HD'nin 04/07/2019 tarih ve 1116/3288 sayılı kararıyla bozulduğunu, mahkemece ikinci bozmaya uyularak ... tarafından açılan İstanbul 18. ATM'nin 2019/490 esas sayılı dosyasında görülmekte olan iflasın ertelenmesi talepli davada 06/09/2019 tarihinde erteleme tedbirleri verildiğini, davalının talebi üzerine İstanbul 10. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasından ipotekli taşınmazdaki kiracılara 150/b muhtıraları gönderildiğini, İstanbul 10. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki 08/10/2019 tarihli bilirkişi raporu ile alacak tespiti yaptırıldığını,arazi üzerine kurulan ipoteğin üzerindeki binaları kapsamına alıp almadığı konusunda murazaa ortaya çıktığını, borç miktarı yönünden de taraflar arasında murazaa bulunduğunu, bu nedenle faiz talep edilemeyeceği ve kalan ana para borcunun miktarının tespiti gerektiğini , ipotek  tesis tarihinde arsa üzerinde yapı bulunmadığını, ipotek tesisindenn sonra imzalanan 01/11/2011 tarihli genel kredi sözleşmesinde taşınmaz üzerine yapılacak binaların ipotek kapsamında olmadığı, sonradan teminata dahil olacağı ve bu hususun borçludan alınacak taahhütname ile temin edileceğinin belirtildiği, davalı banka tarafından taşınmazların bedelinin ve gerçek rayiç bedelleri ile bankanın satış bedelleri arasındaki farkların tamamen ana para borcundan düşülmesi gerekirken, düşülmediğini ve alacak miktarının bildirildiğini; fazlaya dair her türlü hakları ve talepleri saklı kalmak kaydıyla ipoteğin,binaları ve müştemilatını kapsayıp kapsamadığı konusunda taraflar arasında çıkan murazaanın men'ini; kredi alacağına faiz yürütülüp yürütülmeyeceği konusunda taraflar arasında çıkan murazaanın, kredi alacağına faiz yürütülemeyeceği yönünde tespitini ve murazaanın bu şekilde men'ini;  ödenmemesi gereken akreditif ve teminat mektupları ve takip tarihi itibariyle nakde dönüşmeyen gayri nakdi risklerin bedellerinin ve diğer bedellerin; rayiçlerin düşük bedellerle satın aldığı veya sattığı kefillere ait taşınmazların satış bedelleri ile rayiç bedelleri arasındaki farkların ve düşülmeyen bu taşınmazlara ait satış bedellerinin; davalı bankanın iddia ettiği ana para alacağına dahil edilmemesi ve miktarlarının düşülmesi yönünde tespiti ile murazaanın bu şekilde men'ini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; müvekkili banka tarafından, davacı asıl borçlu şirkete  270.000.000-EUR nakdi/gayri nakdi kredi açılarak kullandırıldığını, asıl borçlu ve gerçek kişilere ait taşınmazlar üzerine bankaları lehine 675.000.000-EURO limitli ipotek tesis edildiğini, ayrıca diğer davacıların  müteselsil kefaletinin alındığını, Beyoğlu 36. Noterliği’nin 16.03.2012 tarihinde ... yevmiye numaralı muacceliyet ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnamenin davalılara 20.03.2012 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak ihtarname ile tanınan 7 günlük süre içinde ödeme yapılmaması üzerine davacıların temerrüde düştüklerini,müteselsil kefiller hakkında  04.04.2012 tarihinde 649.183.468,81-TL ana para olmak üzere  toplam  652.112.638,73-TL üzerinden genel haciz yoluyla ilamsız takibe başlanıldığını, anılan davacılar hakkında gayri nakdi kredi alacağının, bankalarınca ödenen işletme masrafları ve sigorta primlerinin tahsili istemiyle İstanbul 9. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında 17.12.2013 tarihinde toplam 11.487.142,05-TL, 164.369,76-EUR alacaklarının tahsili/depo edilmesi istemiyle   ilamsız takibe başlanıldığını, ayrıca ipotek verenler aleyhine  İstanbul 10. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden 29.08.2012 tarihinde, 649.183.468,81-TL ana para olmak üzere 28.03.2012 tarihinden itibaren işlemiş temerrüt faizi ve bsmv toplamı 713.625.206,83-TL üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takibe başlanıldığını, davacıların itirazlarının iptali için İstanbul 11.ATM nin 2012/115 esas, gayri nakdi kredi alacakları, işletme masrafları ve sigorta primlerinin  tahsili için başlatılan genel haciz yoluyla takibe itirazın iptali için İstanbul 5.ATM'nin 2015/111 esas, kredi borçlusu ve ipotek borçluları hakkında , ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibe itirazın iptali için İstanbul 4. ATM'nin 2013/16 esas sayılı dosyaları ile itirazın iptali davası açıldığını, İstanbul 11. ATM nin 2012/115esas  2013/355 karar sayılı,  24.12.2013 tarihli kararı ile borçluların itirazının iptaline ve 651.898.194,70-TL üzerinden takibin devamına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, İstanbul 4. ATM'nin 2013/16 esas ve 2014/150 karar sayılı, 28.05.2014 tarihli karar ile borçluların itirazının iptaline ve 713.526.206,83-TL  üzerinden takibin devamına karar verildiğini ve borçluların temyiz harcını yatırmamaları sebebiyle temyiz talebinde bulunmamış sayılmalarına dair verilen kararın borçlular tarafından temyizi nedeniyle dosyanın, Yargıtay 19. HD'nde temyiz incelemesinde olduğunu, İstanbul 5.ATM'nin 2015/111 esas  2019/347 karar sayılı 04.04.2019 kararı ile itirazın iptaline karar verildiğini, dosyanın istinaf aşamasında olduğunu, itirazın iptaline karar verildiğinden icra takiplerine devam edildiğini ve kefiller hakkında nakdi kredi alacağı için başlatılan genel haciz yoluyla takipte hacizli taşınmazların satış işlemlerine başlanıldığını İstanbul 32. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının, İstanbul 10. İcra Dairesinin ... esasına kaydedildiğini, şikayetlerin reddedildiğini,ihalenin feshi davalarının reddedildiğini,Yargıtay temyiz ve karar düzeltme incelemesinden de geçerek kesinleştiğini,davacıların tek amacının alacağın tahsiline engel olmak olduğunu,kesinleşmiş kararlara rağmen aynı nitelikte davaları farklı isimlerle açarak takip sürecini uzatmaya çalıştıklarını, taraflar arasındaki faize ilişkin uyuşmazlığın, biri kesinleşmiş, üç ayrı mahkeme kararı ile çözümlendiğini,... mirasçıları olarak Fatma ... ... ve Ahmet Sabri ...'un dava takip yetkisinin bulunmadığını, harcın eksik ödendiğini, ipoteğin kapsamı yönünden murazaa bulunmadığını, ipoteğin kapsamına binaların dahil olduğuna ilişkin hiç bir tereddüt bulunmadığını, tahsil edilmemiş bir tutarın borçtan düşülmesi gerektiğini,  işletmelerine ait elektrik faturalarını, güvenlik şirketine yapılan ödemeleri, maaş ödemelerini ve tesisin sigorta primlerini bankalarının kredi hesabına borç kaydederek ödediğini kabul etmekte ve fakat bu tutarlara ipotek alacaklısı olduğu için bankanın katlanması gerektiğini iddia ettiklerini belirterek davanın  usulden ,aksi halde esastan reddine reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; eldeki davada davacının taleplerinden birisi, ipoteğin kuruluşundan sonra yapılan taşınmazlar üzerindeki binaları, binaların müştemilatını ve bunlara monte edilen tüm makineler, alet ve edevat, teçhizat, tesisat ve binaların yedek parçalarını kapsayıp kapsamadığı yönünde tespit edilerek murazaanın bu şekilde men'ine ilişkin bulunduğu, İstanbul 10. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine itiraz üzerine İstanbul 4. ATM'nin 2013/16 esas sayılı dosyasında 28/05/2014 tarih ve 2014/150 karar  sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini, temyiz üzerine Yargıtay 11. HD'nin 18/12/2020 tarih ve 2020/4768 Esas, 2020/5966 karar sayılı kararı ile, kararın vekâlet ücretine yönelik kısmı bakımından düzeltilerek onanmasına,karar düzeltme talebinin 09/03/2022 tarih ve 2021/5766 esas, 2022/1660 Karar sayılı kararı ile reddine karar verildiğini,kararın kesinleştiği davacı tarafça, ipoteğin kapsamının belirlenmesi gerektiği yönündeki iddianın ileri sürülmesinde hukuki yarar bulunmadığını, diğer talebin, kredi alacağına faiz yürütülmeyeceğinin tesbiti istemine ilişkin olduğu, banka tarafından, nakit alacaklar için başlatılan İstanbul 32. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına itirazın İstanbul 11. ATM'nin 2012/115 Esas sayılı dosyasında  24/12/2013 tarih ve 2013/355 karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın 24/12/2015 tarihinde kesinleştiği, gayrinakit kredi alacağı, işletme masrafları ve sigorta primlerinin tahsili için İstanbul 9. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılan takibe itiraz üzerine İstanbul 5. ATM'nin 2015/11 Esas  04/04/2019 tarih ve 2015/111 esas, 2019/347 karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu, henüz kesinleşmediği,dosyada davacıların asıl alacak ve ferileri hakkında mahkemece değerlendirme yapıldığından davacıların, faiz ve ana para miktarının belirlenmesine yönelik talebinin yerinde olmadığı,davacıların iddialarının,İstanbul 4,5. ve 11. ATM dosyalarında değerlendirildiği, eldeki davadaki iddiaların,itirazın iptali davalarında değerlendirilmesi gereken hususlar olduğu,bu hususların tekrar ileri sürülmesinde davacı tarafın hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Bir kısım davacılar vekili;taşınmazın ipoteğin tesis edildiği tarihte sadece arsa olduğunu, ipotek vaadi sözleşmesi şekle uygun yapılmadığından geçersiz olduğunu,sözleşmenin \"bankaya ipotekli taşınmazlar üzerinde sonradan yapılacak binalar ile bunlara monte edilecek tüm makineler, alet ve edevat, teçhizat, tesisat ve bunların yedek parçalarının ipoteğin kapsamına alınmasını teminen Tapu Sicil Nizamnamesinin 85. maddesi gereğince tapu kütüğü sahifesinin beyanlar sütununa işlenmesi için gerekli yasal formalitelerin zamanında ve noksansız şekilde yapmayı ve Bankanın da aynı işlemleri yapmakta tam yetkili olduğu, taşınmaz malikleri kabul ve taahhüt eder.” hükmü bulunduğunu, taşınmaz üzerine kurulan ipotek hakkı kurulduğu sırada varolan bütünleyici parçaları ve kural olarak sonradan getirilen bütünleyici parçaları kapsamına aldığı  taşınmazlarda yer alan kiracılara, İİK 150/b muhtıraları gönderilmeye devam edildiğini, kredi hesabını dürüstlük kuralına aykırı olarak kateden bankanın, faiz talep edip edemeyeceği konusunda çıkan muarazanın da giderilmesi gerektiğini, ek kredi kullandırmak için 15.3.2012 tarihinde ek teminatlar alan bankanın ertesi gün 16.3.2012 tarihinde kredi hesabını katettiğini ihtarname keşide ederek bildirdiğini, 28.3.2012 tarihinde müteselsil kefiller aleyhine ihtiyati haciz kararı alıp uyguladığını, asıl borçlu ...'nın temerrüde düşmediğinden faiz yürütülemeyeceğini bankanın ödemelerden sonra kalan anapara alacağının miktarı konusunda çıkan muarazanın; ipotek alacaklısının ödemekle yükümlü olduğu ipotekli taşınmazlara ait(ipotekli taşınmazların sigorta primleri, ipotekli işletmenin zorunlu işletme masrafları ve diğer bedellerin, ödenmemesi gereken akreditif ve teminat mektupları miktarlarının ve takip tarihinde nakde dönüşmemiş gayri nakdi risklerin bedellerinin ve diğer bedellerin, rayiçlerinden düşük bedellerle satın aldığını veya sattığı kefillere ait taşınmazların satış bedelleri ile rayiç bedelleri arasındaki farkların ve düşülmeyen bu taşınmazlara ait satış bedellerinin bankanın iddia ettiği anapara alacağına dahil edilmemesi ve miktarlarının düşülmesi yönünde tespitine karar verilmesini talep etmiştir.2- Davacı ... tereke temsilcisi; mirasın en yakın mirasçılarının tamamı tarafından reddedilmesi nedeniyle, İstanbul 2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/33 Tereke sayılı dosyasında verilen 10.04.2018 tarihli karar ile terekenin iflas usulü ile tasfiyesine, ...’ün tasfiye memuru atanmasına karar verildiğini, müteveffanın vekili tarafından açılan huzurdaki davada;  bankanın ilave kredi kullandırma sözü vererek şirket ortaklarına ait 6 adet taşınmaz üzerinde rehin tesis ettikten bir gün sonra, temerrüt gerçekleşmeden hesabı 16.03.2012 tarihinde katettiğini, İstanbul 10. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasından ipotekli taşınmazlar üzerindeki binalarda kiracı olan firmalara 150/b muhtıraları gönderildiğini, şirketin kira sözleşmesine konu yerlerin ipotek kapsamında olmadığını bildirmesine rağmen tereddütün giderilemediğini,muarazanın genel kredi sözleşmesini, resmi ipotek senedinin içeriğini, ipotekli taşınmazları ve icra takiplerini doğrudan ilgilendirdiğinden bahisle muaraza giderilmesi gerektiğini ,şartları bulunmadığı halde hesabı kateden bankanın alacağına faiz talep edemeyeceğini, bankaya yapılan ödemelerden sonra ve bankanın kredi katedildikten sonra ... AŞ hesabına borç yazamayacağı miktarlar bakımından muaraza çıktığını, diğer dava dosyalarında,bu davada ileri sürülen iddiaların hiçbirisi ileri sürülüp karara bağlanmadığını, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takibe itirazın iptali davasında ipoteğin nereyi kapsadığının incelenmediğini, ipotek tesis tarihinde sadece arsa olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE : Dava ,alacaklı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinde; ipotek kapsamında olmadığı takdirde kiracılara gönderilen muhtıralar ile kira ödemelerinin alacaklıya yapılmasını istenildiği; ipotek alacaklısına ait olması gereken masrafların müvekkilinden istenemeyeceği, temerrüt gerçekleşmediğinden asıl alacağa faiz yürütülmesi gerekmediğinin tesbitine ve muarazanın menine karar verilmesi talebine ilişkindir.Davacı alacaklının nakit ve gayrinakit alacakların tahsili teminen asıl borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine başlattığı ilamsız icra takibi ve asıl borçlu hakkında başlattığı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takipte ilamsız takiplere itiraz edildiği ve itirazların  iptaline karar verildiği  kararların  ikisinin kesinleştiği hususunda uyuşmazlık yoktur.Mahkemenin itirazın iptali davasının reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden, davanın reddi hâlinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü hâlinde borçlu da alacaklıya karşı menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.İtirazın iptali davası ile alacaklı; icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yaptığı itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK m. 67/1)Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri dışında, itirazın iptali davasında başka itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden, mahkemenin borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi hâlinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerekir.İstanbul 11 ve 4 ATM lerinde görülen itirazın iptali davalarında verilen kararların kesin hüküm halini aldığı,asıl alacaklarda temerrüd gerçekleştiğinden asıl alacaklara faiz işletilmesine karar verilmiş olup,aksinin bir kez daha tartışılması kesin hüküm engeliyle karşılaşacağından; hesabın temerrüt gerçekleşmediğinden kat edildiği ,asıl alacaklara faiz işletilemeyeceğine ilişkin iddiaların bir kez daha incelenip muarazanın giderilmesi talebi kapsamında karara bağlanması mümkün değildir.Davacılar tarafından; alacaklı banka ile  ... ... Yatırım A.Ş. arasında imzalanan 270.000.000 euro bedelli genel  kredi sözleşmesinde, arazi üzerine yapılacak binalar ve monte edilecek alet, edevatın ipotek kapsamında olması için işlemlerin yapılacağı belirtilerek arsa üzerine sonradan yapılacak binaların ipotek kapsamında olmadığı ileri sürülmüştür.Davacılar  genel  kredi sözleşmesi ve ek sözleşmede yer alan hükümler nedeniyle , ipotekli taşınmaz üzerinde inşa edilecek binaların ipotek kapsamında olmadığı halde İcra Dosyasından  kiracılara  150/b muhtıraları  gönderildiğini ileri sürmektedir. İpotekli takiplerde \"ipotekli alacağın kapsamının \" belirlenmesinde mahkemeler görevli olup; somut olayda itirazın iptaline ilişkin yargılamada ipotekli alacağın miktarı işlemiş ve işleyecek faiz oranı belirlenmiş olup; ipotekli alacağın kapsamına kesinleşmiş karar nedeniyle  müdahale etmek de mümkün değildir.Davacılar İpoteğin kapsamını belirlemede tarafların ihtilafa düştüğünü ileri sürerek ipotekli taşınmaza (araziye) sonradan yapılan binaları ve müştemilatını kapsayıp kapsamadığı konusunda taraflar arasında çıkan muarazanın, ipoteğin kuruluşundan sonra yapılan taşınmazlar üzerindeki binaları ve müştemilatını ve bunlara monte edilen tüm makineler, alet ve edevat, tesisat ve bunların yedek parçalarını kapsamadığı yönünde tespitine ve muarazanın bu şekilde men’ine karar verilmesini talepleri bakımından itirazın iptali davasında bir inceleme yapılmadığını ileri sürmüşlerdir. İtirazın iptali davasında ipoteğin taşınmaz bakımından kapsamının belirlenmesine gerek bulunmamaktadır.İpoteğin paraya çevrilmesi talebiyle icra takibi başlatılıp kesinleştiğinden ,artık ipoteğin kapsamı icra takip hukukuna göre belirlenecektir. İİK'nın 84(2,) İİK'nın 150-b. maddesi uyarınca kiracılara muhtıra gönderilmesi  ile ilgili hükümler İİK nda düzenlenmiş olup ; sonradan taşınmaza yapılan binalar ipotek kapsamında olduğundan ;muhtıra işlemlerini yapmak icra müdürünün yetki ve görevindedir. İcra Müdürünün;kararının  hatalı olduğu iddiası var ise   tarafların İcra Hukuk mahkemesine şikayet yoluna başvuru hakkı bulunmaktadır. İcra Hukuk Mahkemesi; gayrimenkul üzerinde ki yapıların ipotek kapsamında olup olmadığına karar verebileceğinden maddi hukuka ilişkin muarazanın giderilmesi davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddine ilişkin karardahukuka aykırılık görülmemiş,davacılar ve davacı  tereke temsilcisi vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davacılar ve davacı ... tereke temsilcisi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Davacılar tarafından yatırılan peşin harçların karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 93,50-TL istinaf yargı giderinin davacılar ve davacı ... tereke temsilcisinden müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,  Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.  03/10/2025<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a1ebe6fb32946f97","SID":"223aeb13f1c06f83"}}