{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/141 <br>KARAR NO\t: 2025/1518<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/10/2022<br>NUMARASI\t: 2016/1259 Esas 2022/752 Karar <br>DAVA:İTİRAZIN İPTALİ<br>DAVA TARİHİ: 16/11/2016<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; dava dışı ... ... Nakliyat Tic. Ltd. Şti. (asıl borçlu) ile banka arasında genel  kredi sözleşmesi  imzalandığını, davalıların asıl borçlunun müteselsil kefilleri olduğunu,borcun ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini, yine ödeme yapılmaması üzerine icra takibine başlandığını, ancak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu itirazın, takibi sürüncemede bırakarak borcu ödemekten kaçınmak amacıyla yapıldığını iddia ederek, itirazın iptaline ve takibin devamına, davalıların % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP : 1-Davalı ... ... vekili ,  2009 yılından beri uzak yol gemilerinde işçi olarak çalıştığını, kâğıt üzerinde asıl borçlunun ortağı olarak gözüktüğünü, hiçbir zaman fili bir bağı olmadığını,genel  kredi  sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını, icra dosyasına sunulan sözleşmenin tarihinin 02.11.2011 olduğunu, yurtdışına çıkış ve giriş yaptığı kayıtları sunduklarını, yurt dışına çıkış tarihinin 10.10.2011, giriş tarihinin de 06.03.2012 olduğunu, yani kredi sözleşmesinin akdedildiği tarihte yurt dışında olduğunu,  davanın reddine, kötü niyetli davacı alacaklının talep ettiği alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine  karar verilmesini talep etmiştir.2-Davalı ... ..., kefalet imzası üzerindeki 1.000.000-TL'lik ibarenin sonradan eklendiğini, şirket ortağı Talip Gökay'ın borcu tek başına üstlendiği yeni bir sözleşme imzalandığını, temerrüt faiz oranı ile ilgili sözleşmenin 12.nci maddenin genel işlem koşulu olduğunu savunarak davanın reddine, davacının alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:  Mahkemece; yapılan imza incelemesi sonucunda sözleşmelerde ... ...'a  atfen atılı imzaların ... ...  eli ürünü olmadığının kuvvetle muhtemel olduğunun  belirlendiği ,  davacı banka ile asıl borçlu arasında 02.11.2011 tarihli 1.000.000- TL  , yine aynı tarihte 500.000- TL limitli ikinci bir sözleşme imzalandığı, her iki sözleşmeye davalı  ... ...'in müteselsil kefil sıfatı ile imza attığı,  davalı ... ayrıca sözleşmedeki miktarın el yazısı ile yazılmadığını iddia etmiş ise de; sözleşme tanzim tarihinde yürürlükte olan 818 BK hükmüne göre kefalet sözleşmesinin geçerliliği için kefalet limitinin yazılı olmasının yeterli olduğu müteselsil kefilin el yazısı ile yazılması gerekmediği , kredilerin davalılar tarafından ödenmediği, talep edilen faiz oranının sözleşmede kararlaştırıldığı, davacı banka alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile toplam 143.526,69- TL olarak tespit edildiği, alacağın likit olduğu gerekçesi ile davalı ... ... aleyhine açılan davanın reddine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine,davalı ... ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, davalının asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:1- Davacı vekili; imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporunda imzanın ... ...'a ait olmadığının kuvvetle muhtemel olduğu şeklinde kesin olmayan bir kanaat bildirildiği, itirazlar giderilmeden hükme esas alınabilecek nitelikte olmayan bilirkişi raporuyla  karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda banka alacağının hatalı hesaplandığını ileri sürerek  davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.2-Davalı ... ... vekili; davacı bankanın sözleşmeleri huzurda imza ettirmesi gerektiğini, yurt dışında olduğu sırada imzalanan sözleşmelere dayalı başlatılan icra takibi nedeniyle davacının kötü niyetli olduğunu, davacı aleyhine % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.3-Davalı ... ... vekili; Mahkemece mükerrer şekilde peşin harca hükmedildiğini, reddedilen miktar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini,sözleşmenin 12. maddesinin bir genel işlem koşulu olduğunu, genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamayacağını, kefil sıfatıyla 02/11/2011 tarihinde imza atıldığını ve 10 yıldan fazla süre geçtiğini, bu nedenle sorumluluğu bulunmadığını, borcu kabul etmemekle birlikte yapılan hesapta neye göre hesap yapıldığının belirtilmediğini, kendisine ait olmayan  bir yazı ile  1.000.000-TL limit eklendiğini beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için müteselsil kefiller aleyhine başlatılan icra takibinin iptali istemine ilişkindir.Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... .....ltd. Şti. arasında 02.11.2011 tarihli iki ayrı  genel kredi sözleşmesini, davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları,  hesabın 30.11.2012 tarihi itibariyle kat edildiği, kat ihtarının davalı kefillere 24.12.2012 tarihinde tebliğ edildiği, 19/12/2012 tarihli ihtarname ile kefillere ödeme için 1 gün verildiği, ödeme yapılmaması üzerine davacı tarafından 03/08/2016 tarihinde İstanbul Anadolu 16.İcra Dairesinin 2016/15888 esas sayılı dosyası ile 34.466,25- TL asıl alacak,108.091,14- TL işlemiş faiz,5.404,54- TL BSMV, 202,42 TL masraf olmak üzere toplam 148.164,35 TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı davalıların itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.Davacı vekili imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağını, bu kapsamda Adli Tıp Kurumu Başkanlığından veya konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınacak raporla karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.\tGenel kredi sözleşmesindeki imzanın davalıya ait olduğunu ispat yükü, alacaklı davacı üzerindedir. Mahkemece alınan 19/02/2018 tarihli bilirkişi raporunda kredi sözleşmesinde davalıya atfen atılan imzanın davalının eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Davacının itirazı üzerine dosya ATK Fizik İhtisas Dairesine gönderilerek yeni bir rapor alınmış ve ATK Raporu ile de imzanın davalıya ait olmadığı tespit edilmiştir. Bilirkişi incelemesinde mukayeseye esas alınan belgelerin hem sözleşme tarihinden önce hem de resmi kurumlar önünde düzenlendiği,hükme elverişli bulunan raporlar kapsamında kefalet imzasının davalı ... ...'a ait olmadığının kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır.İİK'nın 67. maddesi, \"Davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir\" hükmünü haizdir. Takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek olmadan dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilebilir. Somut olayda ise bir finansman şirketi olarak kredi sözleşmesindeki imzanın huzurunda atılmasını sağlamayan davacı, sözleşmeye imzalar atılırken imzaların atan kişiye aidiyeti noktasında gerekli dikkat ve özeni göstermek mecburiyetinde olup, kredi sözleşmesindeki imzanın davalıya ait olup olmadığını da bilebilecek durumdadır. Bu durumda sözleşmedeki kefalet imzasının davalıya ait olmadığının belirlenmesi nedeniyle, davacının kötü niyetli olduğunun kabulü gerekmekte olup, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Davalı ... ... vekili, kefalet sözleşmesinin TBK'nın 20 vd maddeleri gereği  genel işlem koşulları kapsamında denetlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davaya dayanak kefalet sözleşmesi ise 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihinden önce imzalanmıştır. Bu nedenle söz konusu sözleşmenin, 818 sayılı BK'da bulunmayan ve sonradan yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'da düzenlenen genel işlem koşulları denetimine tabi tutulması mümkün değildir. Bu itibarla davacı vekilinin kefalet sözleşmesinin şekil şartlarına aykırı ve genel işlem koşulları bakımından geçersiz olduğu yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Kefalet sözleşmeleri 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihinden önce 02.11.2011 tarihinde imzalanmış olup, sözleşmenin geçerliliği bakımından o tarihte yürürlükte olan 818 sayılı BK hükümlerine tabidir.818 sayılı BK'nın 484. maddesi uyarınca ise, kefalet sözleşmesi nin geçerli olması için yazılı şekilde yapılması ve kefilin sorumlu olduğu kefalet limitinin gösterilmesi gereklidir. Somut olayda da kefalet sözleşmesi yazılı olarak düzenlenmiş olup kefalet limiti gösterildiğinden, sözleşme geçerli ve bağlayıcı niteliktedir. Bu nedenle müteselsil kefil sıfatı bulunan davalılar, asıl borçlunun borcundan (asıl borçlunun temerrüdü dahil) kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sorumludur.Davalı ... ...' vekilinin davalıya ait olmayan  bir yazı ile  1.000.000- TL limit eklendiği, kefalet tarihi 2011 yılına ilişkin olup ,10 yıllık süre dolmadan 2016 yılında icra takibi başlatıldığından hak düşürücü süreye ilişkin istinaf nedenleri yerinde değildir.Davacı vekilince, hesaplamanın hatalı yapıldığı, davalı ... ... vekilince hesaplamanın açık olmadığı ileri sürülmüştür. Davalıların kefalet limiti 1.000.000-TL olup, takip öncesi temerrüde düşürüldüklerinden temerrüt tarihi itibariyle kefalet limiti olan 1.000.000-TL ile bu tutarın ferilerinden sorumlu tutulmaları gerekmektedir. Somut olayda geri ödeme planında temerrüt faiz oranının % 39 oranda olduğu açıkça yazılmıştır. Davalının sorumlu tutulması gereken alacak; takip tarihi itibariyle 34.466,25- TL asıl alacak, 103.867,09- TL işlemiş faiz, 5.193,35 TL BSMV ve 202,42 TL masraf olmak üzere toplam 143.729,11- TLhesaplanmış olup hesaplama hatası bulunmamaktadır.Temerrüt faiz oranı da emsallere uygundur.   Dava değeri  148.164,35-TL olup, mahkemece davanın kısmen reddi nedeniyle davalı ... ... yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesinde, hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu halde red edilen miktar kadar davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretine hükmedilmemesi isabetsizdir.Dava değeri  148.164,35-TL üzerinden,alınması gereken harcın 10.121,10-TL olarak hesaplandığı , icra dosyasına740,82- TL,mahkeme veznesine yatırılan 1.789,46-peşin harç toplamnın 2.530,28-TL nin mahsubu sonucunda  7.590,82-TL nin davada aleyhine hüküm verilen davalıdan alınması gerekmektedir. Alınacak harç hesabı hatalı yapıldığı gibi dosyaya derkenar sunulduğu halde icra dosyasına yatırılan harcın hesaba katılmadığı anlaşılmaktadır.Harç eksikliği kamu düzenine  ilişkin olduğundan bu hata resen incelenerek düzeltilmiş,icra veznesine yatırılan harçda alınacak harçtan mahsup edilmiştir.Ayrıca mahkeme veznesine yatırılan peşin harcın davalı ... Şahinden tahsiline karar verilmesine rağmen ;bir kez daha yargı gideri hesabına katılarak mükerrer tahsile karar verildiğinden davalı ... ... vekilinin bu konuya ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle ;istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf  sebebleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden başvurusunun esastan reddine ;davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ;yapılan hata nedeniyle  yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın kaldırılmasına yeniden karar verilerek davalı ... ... hakkında ki davanın reddine, davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ,davalı ... ... bakımından itirazın kısmen iptaline,fazla istemin reddine , davacı tarafça istinaf edilmediğinden asıl alacak üzerinden %20 oranda icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Davalı  ... ... ve ... ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2022 Tarih 2016/1259 Esas 2022/752 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"1-Davacının davalı ... ... aleyhine açtığı davanın reddine,%20 oranda hesaplanan 28.788,06-TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalı ... ...'a verilmesine, 2-Davacının davalı ... ... aleyhine açtığı davanın kısmen kabulüne, İstanbul Anadolu 16. İcra Dairesinin 2016/15888 Esas sayılı dosyasında davalı/borçlunun 34.466,25-TL asıl alacak, 103.867,09-TL işlemiş temerrüt faizi, 5.404,54 TL BSMV ile 202,42-TL masraf olmak üzere toplam 143.940,30 TL alacak yönünden itirazının iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa  yıllık %39 oranında temerrüt faizi işletilerek takibin devamına, İtirazın iptaline karar verilen 34.466,25-TL asıl alacağın %20'si oranda hesaplanan 6.893,25-TL icra inkar tazminatının  davalıdan alınarak davacıya verilmesine,İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; \"Alınması gereken  10.121,10-TL-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 1.789,46-TL,icra veznesine yatırılan 740,82- TL olmak üzere  2.530,28-TL  peşin harcın mahsubuna ,kalan 7.590,82-TL'nin davalı ... ...'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 33,50-TL+ 1.789,46-TL olmak üzere toplam  1.822,96-TL peşin harçların  davalı ... ...'den alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan  473,40-TL tebligat-müzekkere-posta, 1.700-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.173,40-TL yargılama giderinden davanın kabulü oranında hesaplanan  2.110-TL sinin  davalı ... ...'den alınarak davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı lehine taktir olunan 22.591,05-TL vekalet ücretinin davalı ... ...'den alınarak davacıya verilmesine,Davalı ... ... lehine davanın reddedilen kısmı üzerinden takdir olunan 4.224,05-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ...'e verilmesine, Davalı ... ... lehine takdir olunan 23.224,65-TL'nin davacıdan alınarak davalı ... ...'a verilmesine, \" Davalılar tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının (Davalı ... ... 80,70-TL, davalı ... ... 2.458,14-TL) karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendilerine iadesine,\tAlınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı ve davalı  ... ... tarafından yapıla istinaf yargı giderinin üzerlerinde bırakılmasına, <br>Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, \tHMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025<br> \t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"91ca4e224839f564","SID":"3b8b4408d8643122"}}